Zonguldak'ta Maden Ocağında GRİZU Patlaması! A Haber Olay Yerinde | A Haber
A Haber · 2026-10-23
💡 Hızlı Bilgi
1. Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel bir maden ocağında sabah saat 10 civarında grizu patlaması meydana geldi.
2. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ocakta toplam sekiz işçinin bulunduğunu, iki işçinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
3. Ocaktan yaralı çıkarılan işçilerden durumu ağır olan ve vücudunda yanıklar bulunan iki kişi entübe edildi; yaralılar Ankara'daki yanık merkezine sevk edildi.
4. Yerin altında mahsur kalan son madenciye ulaşmak için ekipler zehirli gaz ve yüksek ısı riskine karşı kurtarma çalışması yürütüyor.
5. Olayın hemen ardından patlamayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı, maden sahasına girişler sınırlandırıldı.
📊 Detaylı Açıklama
Olay Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde faaliyet gösteren özel bir kömür işletmesinde yaşandı. Sabah vardiyası için saat 10 sıralarında ocağa inen madenciler çalıştığı sırada yerin yüzlerce metre altında grizu patlaması meydana geldi. Taş kömürü havzasında üç vardiya halinde süren mesainin ilk saatlerinde patlama sesiyle birlikte bölgeden dumanlar yükseldi.
Hastanede yaralıları ziyaret eden Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu can kaybını kamuoyuna açıkladı. Vali Hacıbektaşoğlu o sırada ocakta toplam sekiz madencinin çalıştığını söyledi. Yapılan ilk müdahalelerle yedi işçi yüzeye çıkarıldı ancak bu işçilerden ikisi hastaneye ulaştırılamadan hayatını kaybetti. Sağlık ekipleri ilk müdahaleleri Atatürk Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan acil hat üzerinden yaptı.
Patlamadan sağ kurtulan madencilerin sağlık durumu hakkında da somut veriler paylaşıldı. Yaralılardan ikisinin vücudunda şiddetli alev etkisiyle ağır yanıklar oluştuğu için doktorlar tarafından entübe edildiği bildirildi. Durumu kritik olan bu işçiler vakit kaybedilmeden özel yanık ünitesi bulunan Ankara'daki hastanelere sevk edildi. Tedavisi süren diğer üç işçinin ise bilincinin açık olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı açıklandı.
A Haber Yurt Haber Müdürü Kerim Ulak yayına bağlanarak grizu tehlikesinin teknik arka planını anlattı. Madenlerde havada yüzde 5 ila 15 oranında metan gazı biriktiğinde ortamın patlayıcı hale geldiğini belirtti. Özellikle metan oranının yüzde 9,5 civarına ulaştığı anlarda en ufak bir kazma darbesi veya kıvılcımın bile 100-150 metrelik tünel boyunca öldürücü bir alev dalgası yarattığını vurguladı.
Kurtarma çalışmalarının neden temkinli yürütüldüğünü iş güvenliği uzmanı Hacı Latif İşçen açıkladı. Patlamanın ardından ocakta alev ve zehirli gaz biriktiğini belirten İşçen, içeriye kontrolsüz hava basmanın yangını körükleyeceğini söyledi. Isı ve gaz sensörleri normal seviyeyi göstermeden kurtarma ekiplerinin galerilere girmesi yeni can kayıpları doğurabileceği için çalışmalar adım adım ilerliyor.
Olay yerine giden muhabir Cengiz Çağlayan bölgedeki son durumu sahadan aktardı. Maden sahası çevresinde güvenlik güçleri, AFAD ve madenci yakınları bekleyişini sürdürüyor. Çağlayan ocak girişinde sinirlerin çok gergin olduğunu, güvenlik gerekçesiyle görüntü alımına izin verilmediğini ve yetkililerin sahadan uzaklaşmalarını istediğini bildirdi. Muhabir çekimlerini ocağı gören hakim bir tepeden sürdürmek zorunda kaldı.
Uzman Hacı Latif İşçen madendeki teknik ihmallere dikkat çekti. Normal şartlarda metan oranı yüzde 1'e ulaştığında ölçümlerin yenilenmesi, yüzde 1,5'te işin durması, yüzde 2'de ise ocağın boşaltılması gerekiyor. İşçen, kayaç arkasındaki gaz boşluklarını tespit eden düzenli sondajlar yapılmış ve merkezi izleme sistemleri çalıştırılmış olsaydı bu patlamanın önüne geçilebileceğini ifade etti.
Maden sahasında sığınma odalarının bulunup bulunmadığı konusu da tartışıldı. Uzmanlar küçük çaplı özel işletmelerde galeri boyu kısa tutulduğu için bu tip yaşam odalarının çoğu zaman inşa edilmediğine değindi. Yerin altında kalan son işçinin hayatta kalabilmesi için patlama anında ilk 15 dakikalık kaçış maskesini kullanmış olması veya alev dalgasının ulaşamadığı korunaklı bir kör noktaya sığınmış olması umut ediliyor.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Bu facia küçük ve orta ölçekli özel maden işletmelerinde denetim ile maliyet baskısının iş güvenliğini nasıl ezdiğini açıkça gösteriyor. Türkiye'deki madencilik mevzuatı kağıt üzerinde uluslararası standartları karşılıyor; metan oranına bağlı tahliye kademeleri ve sensör kuralları son derece net yazılmış durumda. Ancak sahadaki özel işletmeci gaz sondajını masraf, sensör alarmı nedeniyle üretimi durdurmayı da zarar olarak gördüğü sürece yönetmeliklerin tek başına can kurtarmadığını bir kez daha acı biçimde tecrübe ediyoruz.
Patlamanın sonuçları madencilik sektöründeki kurumsal denetim eksikliğini doğrudan hedef alacak. Kamu eliyle işletilen sahalarda modern merkezi izleme merkezleri bulunurken, taşeron veya küçük özel ocaklarda sistemlerin büyük ölçüde şirket yönetiminin inisiyatifine bırakıldığı görülüyor. İki can kaybı ve Ankara'ya sevk edilen ağır yanıklı madencilerin varlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin bölgedeki tüm özel ocak ruhsatlarını ve geçmiş gaz defteri kayıtlarını geriye dönük incelemesini zorunlu kılıyor.
Sahanın teknik sınırları kurtarma operasyonunu doğrudan kilitliyor. Grizu patlaması sonrası oluşan yüksek ısı ve karbonmonoksit birikimi, arama ekiplerinin hızını tamamen kesiyor. İçerideki havalandırmanın ayarsız açılması yangını yeniden büyüteceği için saatler aleyhe işliyor. Bu durum madenlerde alev almayan özel tulumların maliyet sebebiyle zorunlu tutulmamasının ve yaşam odası zorunluluğunun galeri uzunluğuna bağlanarak esnetilmesinin ne kadar ölümcül bir risk yarattığını kanıtlıyor.
Bundan sonraki süreçte izlenecek tek somut gelişme adli soruşturmanın maden defterleri ve dijital sensör kayıtları üzerinde yoğunlaşmasıdır. Ocağın son bir haftalık gaz takip grafikleri incelendiğinde metan yükselişinin önceden sinyal verip vermediği ortaya çıkacak. Eğer cihazların çalışmadığı ya da alarmlara rağmen madencilerin aşağıya sürüldüğü tespit edilirse, dava süreci sıradan bir iş kazası sınırını aşarak olası kast tartışmasına dönüşecek.
Kanal: A Haber