Yunanistan'ı korkutan ittifak: Türkiye ve Fransa savunmada ortak mı oluyor?
GZT · 2026-10-20
💡 Hızlı Bilgi
1. Yunan gazetesi Kathimerini, Türkiye ile Fransa arasındaki askeri yakınlaşma ve savunma sanayisi görüşmelerini manşetine taşıdı.
2. İtalya, SAMP/T yeni nesil hava savunma sisteminin Türkiye'ye verilmesine onay verdi; Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafı ise henüz nihai kararını vermedi.
3. Yunanistan, ABD ile 7 Ekim 2026 tarihli yeni bir savunma işbirliği yaparak adalardaki hareketliliği artıracak Stryker zırhlı araçlarını envanterine katmaya girişti.
4. Türkiye, milli muharip uçak KAAN tam operasyonel olana kadar hava sahasındaki dengeleri korumak amacıyla Eurofighter tedarik sürecini hızlandırdı.
5. Ankara ile Paris hattındaki olası uzlaşma, Baykar ve Safran gibi dev şirketlerin ortaklıklarına ve Doğu Akdeniz'den Afrika'ya kadar uzanan diplomasi trafiğine kapı araladı.
📊 Detaylı Açıklama
Yunanistan'ın önde gelen gazetesi Kathimerini, Türkiye ile Fransa arasında filizlenen askeri diyaloğu gündeme taşıdı. Bu haber Atina tarafında ciddi bir tedirginlik yarattı. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Furkan Kaya'ya göre Atina yönetimi, uzun süredir Paris'in desteğine yaslanıyordu. Şimdi ise Fransa'nın Türkiye ile savunma alanında masaya oturması, Yunan kamuoyunda "Fransa bizi satıyor mu?" sorusunu doğrudan akıllara getirdi.
Atina'nın duyduğu bu korku sebepsiz değil. Fransa ile Yunanistan arasında 2021 yılında imzalanan stratejik ortaklık anlaşması vardı. Bu anlaşmayla Yunanistan, Fransa'dan aldığı Rafale savaş uçaklarıyla Ege ve Doğu Akdeniz'de hava üstünlüğünü eline geçirmeyi hedefliyordu. Ancak Paris yönetimi, Türkiye'yi tamamen karşısına alarak sadece Yunanistan'a yaslanmanın kendi uzun vadeli çıkarlarına uymadığını görmeye başladı. Furkan Kaya, Fransa'nın Yunanistan'ı tamamen terk etmeyeceğini fakat Türkiye gibi dev bir askeri gücü de artık görmezden gelemeyeceğini vurguluyor.
Görüşmelerin en somut başlığını SAMP/T hava savunma sistemi oluşturuyor. Fransa ve İtalya ortaklığıyla üretilen bu sistem, Aster füze ailesini kullanıyor ve Rus yapımı S-400 füzelerine doğrudan rakip gösteriliyor. İtalya bu sistemin Türkiye'ye verilmesine ve ortak üretime onay verdi. Fransa tarafında ise Macron yönetimi konuyu henüz değerlendirme aşamasında tutuyor. Türkiye bu projede sadece alıcı olmak istemiyor; teknoloji transferi ve sanayi ortaklığı talep ediyor.
Macron yönetiminin masada frene basmasının arkasında belirli çekinceler yer alıyor. Fransa bir yandan Türkiye gibi devasa bir savunma pazarını kaçırmak istemiyor. Diğer yandan ise Türkiye'ye stratejik bir hava savunma teknolojisi vermenin NATO içindeki dengelerini ve kendi savunma sanayisinin sırlarını koruma hesabını yapıyor. Ayrıca Paris, Atina ve Güney Kıbrıs hattında kontrol edemeyeceği yeni bir krizin patlak vermesinden de çekiniyor.
Avrupa genelinde yükselen Rusya tehdidi ve ABD'ye olan askeri bağımlılık, yeni bir savunma arayışını tetikledi. Furkan Kaya, Avrupa'nın konuşmaya başladığı "drone duvarı" gibi projelerin Rusya'ya karşı tek başına işe yaramayacağını savunuyor. Türkiye'nin sahada kendini ispatlamış SİHA'ları, zırhlı araçları, mühimmatları ve deniz sistemleri Avrupa için hazır bir imkan sunuyor. Fakat Avrupalı liderler, bu entegrasyon gerçekleşirse savunma sistemlerinin anahtarını Türkiye'ye kaptırmaktan da korkuyor.
Yunanistan tarafı ise boş durmuyor ve ABD ile olan savunma işbirliğini derinleştiriyor. Atina, 7 Ekim 2026 tarihinde ABD ile imzaladığı mutabakatla Stryker zırhlı araçlarını ordusuna katmak için anlaştı. Kathimerini gazetesi, bu araçların Doğu Ege adalarındaki birliklerin hareket kabiliyetini artıracağını yazdı. Furkan Kaya, adaların silahlandırılmasının ve 12 mil tartışmalarının 1995 yılındaki Meclis kararına göre savaş sebebi (casus belli) olduğunu hatırlatarak, Yunanistan'ın gerilimi körükleyerek kendine zarar verdiğini belirtti.
Türkiye ise F-35 programındaki tıkanıklık ve F-16 modernizasyon süreçlerindeki bürokratik gecikmelere karşı alternatiflerini masada tutuyor. KAAN gökyüzüne tamamen yerleşene kadar Eurofighter Typhoon tedariki bir köprü olarak görülüyor. Rusya'nın ise SAMP/T girişiminden huzursuz olsa bile Türkiye'nin Ukrayna krizindeki kilit arabulucu rolü nedeniyle Ankara'ya karşı sert bir tavır alamayacağı belirtiliyor.
Ankara ile Paris arasındaki bu temaslar üçüncü ülkelerle yapılacak ortaklıkların önünü açabilir. Baykar ile Fransız motor üreticisi Safran arasındaki temaslar bu duruma zemin hazırlıyor. Ayrıca iki ülkenin uzlaşması, geçmişte sert kutuplaşmaların yaşandığı Libya, Suriye, Doğu Akdeniz ve Afrika sahalarında daha dengeli bir diplomatik diyaloğun kurulmasını sağlayabilir.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Türkiye ile Fransa arasındaki bu temaslar, Avrupa'nın stratejik uyanışının gecikmiş bir itirafıdır. Avrupa, Rusya tehlikesi kapıya dayandığında ABD güvencesinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gördü. Türkiye'nin üretim gücünü ve operasyonel derinliğini dışarıda bırakarak bağımsız bir Avrupa güvenlik mimarisi kurulamayacağı artık anlaşılıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un bir yandan Atina'yı yatıştırmaya çalışırken diğer yandan Ankara ile ortak zemin araması iki yüzlü bir tereddüt değil, tam aksine katıksız bir reel politik zorunluluktur.
Bu gelişmeler Yunanistan için ciddi bir stratejik hayal kırıklığı üretecektir. Atina yönetimi, milyarlarca avroluk Rafale ve F-35 alımlarıyla Ege'de mutlak bir hava üstünlüğü kurabileceğini zannetti. Ancak büyük güçlerin diplomasisinde kalıcı dostluklar değil, dönemsel çıkarlar belirleyicidir. Fransa'nın Türkiye ile masaya oturması dahi, Atina'nın "Batı'nın şımarık çocuğu" konfor alanını daraltır. Türkiye'nin masada olduğu bir denklemde Yunanistan'ın Ege adalarını silahlandırarak kurmaya çalıştığı baskı politikası kendi aleyhine bir askeri maliyete dönüşecektir.
Sürecin önündeki en büyük risk, Fransa ve genel olarak Avrupa bürokrasisinin Türkiye'ye teknoloji kaptırma korkusudur. Türkiye artık sadece hazır sistem satın alan bir pazar değil; yazılımını, algoritmasını ve üretim lisansını isteyen bir güç konumunda. Paris yönetimi SAMP/T gibi kritik bir hava savunma mimarisini ortak üretime açarsa, Türkiye'nin kendi sistemlerini üretme hızını daha da artıracağını biliyor. Dolayısıyla görüşmelerin teknik boyutu ilerlese bile siyasi onay sürecinin sancılı ve gecikmeli ilerlemesi kuvvetle muhtemeldir.
Bundan sonraki süreçte izlenecek tek kritik gelişme, Fransa'nın SAMP/T hava savunma sistemi için İtalya gibi nihai ve resmi ihracat ile teknoloji paylaşım onayını verip vermeyeceğidir. Eğer Paris yeşil ışık yakarsa, bu durum sadece Ege'deki güç dengesini kökten değiştirmekle kalmayacak; aynı zamanda Doğu Akdeniz ve Afrika'da Türkiye ile Fransa arasındaki rekabeti doğrudan bir işbirliğine dönüştürecektir.
Kanal: GZT