YOL VE SÖZ BİTİYOR! ÇOK DİKKATLİ OLMALI! NELER OLUYOR?
Abdullah Çiftçi · 2026-09-30
💡 Hızlı Bilgi
1. ABD, 23 yıllık işgalin ardından Irak'tan resmi olarak çekildi ve Irak yönetimi ülkenin Egemenlik Günü'nü ilan etti.
2. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD'nin Katar aracılığıyla ilettiği uzlaşı teklifini aldıklarını ve konunun Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan tarafından değerlendirildiğini açıkladı.
3. Dubai'den İsrail'e gitmekte olan bir yolcu uçağında pilotlar arasında kavga ve bıçaklı saldırı girişimi yaşandı; İsrail tarafı olayı bir uçak kaçırma ve saldırı girişimi olarak sunarken, olay şüpheli ve karanlık bir nitelik taşıyor.
4. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları Mekke Savunma Anlaşması kapsamında acil kodla bir araya geldi.
5. İsrail basınının Netanyahu'nun BAE'ye giderek Körfez temsilcileriyle görüştüğü yönündeki iddiaları Suudi Arabistan ve Ürdün tarafından resmi olarak yalanlandı.
6. Rusya'nın savunma sanayi ihracatı 2021-2025 döneminde yüzde 64 gerilerken, Türk Cumhuriyetleri Rusya boşluğunu doldurmak üzere Çin'den hava savunma sistemleri satın almaya başladı.
7. Fransa'da Cumhurbaşkanı Macron'un onay oranı yüzde 18'e gerilerken, lise öğrencilerinin katıldığı kitlesel protestolarda 440 kişi gözaltına alındı ve aşırı sağcı Le Pen partisi en büyük siyasi güç haline geldi.
8. Yanlış bilinen / Mit: Batılı liderlerin Ukrayna üzerinden yürüttüğü askeri yardımlar ve silah transferleri yalnızca cepheyle sınırlı kalmayıp, küresel çapta devlet dışı silahlı aktörlere ve Afrika'daki ayrılıkçı gruplara (Mali örneği) akmaktadır.
9. Kazakistan lideri Tokayev, Almanya Şansölyesi Merz ile görüşmesinde Rusya lideri Putin'i "olağanüstü bir devlet adamı" olarak nitelendirdi ve Putin'in olası düşüşünün Avrupa için çok daha sert milliyetçi ve Bolşevik hizipleri tetikleyebileceğini vurguladı.
📊 Detaylı Açıklama
Amerika Birleşik Devletleri, 2003 yılında kitle imha silahı yalanıyla başlattığı Irak işgalini 23 yılın ardından sonlandırarak ülkeden çekildi. Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair yıllar sonra bu istihbarat yalanı nedeniyle özür dilese de, ülke büyük bir yıkımla baş başa bırakıldı. Irak yönetimi bu gelişmeyi Egemenlik Günü ilan ederken, Sünni ve Şii lider Mukteda es-Sadr devlet dışı silahlı aktörlerin ve İran yanlısı milislerin silahlarını devlete teslim etmesi çağrısında bulundu. Ancak İran destekli Hizbullah Tugayları (Ali ez-Zeydi), hükümeti devirmek ve komşu sınır kapılarını kapatmakla tehdit ederek bu çağrıyı reddetti. ABD ise Peşmerge güçlerine sağladığı 62 milyon dolarlık desteği keserek bu milislerin Irak ordusuna entegre edilmesini şart koştu.
Orta Doğu'daki gerilim hatlarından biri olan İran cephesinde sıcak gelişmeler yaşanıyor. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD'den Katar aracılığıyla bir teklif aldıklarını ve bunu Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın değerlendirdiğini belirtti. Buna karşın Axios, Trump'ın seçim sonrasında İran'a yönelik büyük bir saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve petrol sevkiyatı tartışılırken, Suudi Arabistan Doğu-Batı boru hattını devreye soktu ve Umman açıklarında gemiden gemiye petrol transferleriyle ihracatını sürdürdü. Öte yandan Yemen'deki Husiler ile Somali'deki Eş-Şebab örgütünün Aden Körfezi ve Kızıldeniz'de silah ticareti ve İHA eğitimi üzerinden ortaklık kurması, devlet dışı aktörlerin bölgesel ittifak ağlarını genişlettiğini gösterdi.
İsrail iç siyasetinde Netanyahu yönetimi, yaklaşan seçimler öncesinde toplumu kriz ve dış tehdit algısıyla konsolide etmeye çalışıyor. Netanyahu, BM nezdinde Körfez ülkeleriyle görüştüğünü ve İbrahim Anlaşmaları'nı genişleteceğini iddia etse de, Suudi Arabistan ve Ürdün bu iddiaları hızla yalanladı. Bu propagandanın bir parçası olarak sunulan Dubai-İsrail seferini yapan Flydubai uçağında pilotlar arasında çıkan bıçaklı kavga ve alçalma olayı, İsrail medyası tarafından bir uçak kaçırma ve bombalı eylem girişimi olarak lanse edildi. Ancak uçak Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na inmek zorunda kaldı ve İsrail'in buraya kendi uçaklarını gönderme talebi Suudi makamlarınca reddedildi. Uzmanlar bu tür olayların İsrail iç siyasetini manipüle etmek için kurgulanan psikolojik operasyonlar olabileceğine dikkat çekiyor.
Kafkasya ve Orta Asya hattında jeopolitik dengeler Çin lehine değişiyor. Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle kendi askeri teçhizata odaklanması ve savunma ihracatının 2021-2025 döneminde yüzde 64 düşmesi, Moskova'nın eski Sovyet coğrafyasındaki etkisini zayıflattı. Bu boşluğu değerlendiren Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Kırgızistan gibi Türk Cumhuriyetleri, daha ucuz ve maliyetsiz olan Çin yapımı hava savunma sistemlerini satın almaya başladı. Kazakistan lideri Tokayev'in Almanya ziyareti sırasında Putin'i öven açıklamaları ve Rusya'daki siyasi hiziplerin (Silovikler, Bolşevikler ve Ortodoks milliyetçiler) yapısı, Batı'nın Putin sonrasına yönelik hesaplarının ne denli riskli olduğunu gözler önüne serdi.
Ukrayna savaşı, küresel devlet dışı aktörlerin silahlandırıldığı bir laboratuvar işlevi görmeye devam ediyor. Afrika ülkesi Mali, Ukrayna'nın ülkedeki ayrılıkçı terör gruplarına silah ve eğitim desteği sağladığını resmi olarak Birleşmiş Milletler'e taşıdı. Savaş ortamındaki denetimsizlik ve yolsuzluklar yüzünden Batı menşeli tonlarca silahın karaborsa yoluyla Afrika ve diğer çatışma bölgelerine akması, küresel güvenlik mimarisini tehdit eden en büyük unsurlar arasında yer alıyor. Benzer şekilde, Suriye sınırında Golan Tepeleri yakınlarında roket atarları kurmaya çalışan Hizbullah hücrelerinin yakalanması, bölgeyi savaşa sürüklemek isteyen provokasyonların kesintisiz sürdüğünü kanıtladı.
Avrupa'nın iç siyaseti ve ekonomik yapısı derin bir çöküş sürecinden geçiyor. Fransa'da enerji krizi ve sosyal patlamalar nedeniyle Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un halk desteği yüzde 18'e kadar düştü. Ülke genelinde grevler sürerken, lise öğrencilerinin sınıfların kalabalığı ve öğretmen eksikliği nedeniyle başlattığı protestolarda 440 kişi gözaltına alındı. İngiltere'de Brexit'in maliyeti masaya yatırılırken, aşırı sağcı Marine Le Pen'in Fransa'da en güçlü siyasi aktör haline gelmesi ve Fas gibi monarşilerde dahi yüzyıllık geleneklerin sarsılması, küresel sistemdeki statükonun çözüldüğünü gösteriyor.
Küresel teknoloji rekabetinde yapay zeka ve siber güvenlik en kritik cepheyi oluşturuyor. ABD'de Trump, yapay zeka CEO'ları ile görüşerek federal güvenlik düzenlemeleri yerine şirketlerin kendi iç denetimlerini yapmasını isterken, Federal Ticaret Komisyonu Avustralya'daki sağlık bakanlığının hacklenmesi olayına karışan yapay zeka şirketleri hakkında soruşturma başlattı. OpenAI gibi firmaların güvenlik riskleri nedeniyle yeni modellerini ertelemesi bu alanın risklerini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde Ramazan ve Kurban bayramlarının resmi tatil ilan edilmesi, Batı içindeki demografik ve kültürel kimlik mücadelesinin kurumsal düzeyde yansımaları olarak okunmaktadır.
🎯 Tarih Uzmanı Yorumu
Videoda ele alınan küresel gelişmeler ve coğrafi kırılmalar, 20. yüzyıldan devralınan klasik jeopolitik ezberlerin 21. yüzyılın teknolojik, ekonomik ve asimetrik savaş dinamikleri altında tamamen eridiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Abdullah Çiftçi'nin sunduğu veriler, ABD'nin Irak'tan çekilişinin bir zafer değil, bölgede tutunamayan geleneksel emperyal gücün alan daraltma stratejisi olduğunu doğrulamaktadır. Tarihsel perspektiften bakıldığında, devlet dışı aktörlerin (milisler, kabile konfederasyonları, korsanlar ve radikal ağlar) ulus devletlerin egemenlik alanlarını domine etmesi, Westphalia düzeninin sonunu getiren en belirgin eşiktir. Bu bağlamda, Orta Doğu'da ve Afrika'da yaşanan her çatışma, merkezi otoritelerin zayıfladığı, bunun yerine yapay zeka destekli siber harp ve lojistik tedarik zincirlerinin egemen olduğu yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır.
Tarihsel süreklilik açısından videonun en çarpıcı analizi, Rusya'nın iç politik yapısına ve liderlik hiyerarşisine yöneliktir. Batı medyasının Putin'i devirerek Rusya'yı zayıflatma stratejisinin tarihi bir miyopluk olduğunu, Putin'in aslında ülkedeki en mutedil figür olduğunu anlamak hayati önem taşır. Rusya'da Putin sonrası dönemin kapısını aralayabilecek olan Bolşevik ve Ortodoks milliyetçi hiziplerin nükleer silah kullanımı dahil çok daha radikal reflekslere sahip olduğu tarihi bir gerçektir. Tokayev'in Almanya'daki uyarıları ve Rusya'nın savunma ihracatındaki yüzde 64'lük düşüşe rağmen Çin'in Asya coğrafyasındaki silah pazarını domine etmesi, Avrasya coğrafyasında geleneksel Rus merkezli hegemonyanın yerini çok kutuplu, Çin ve yerel aktörlerin dengelediği yeni bir güç mimarisine bıraktığının tarihsel kanıtıdır.
Bu konjonktür, ulus devletler için hem varoluşsal fırsatlar hem de ağır riskler barındırmaktadır. Türkiye gibi bir ateş çemberinin ortasında yer alan ülkeler için en büyük tehlike, dışarıdaki jeopolitik fırtınalardan ziyade iç yönetim mekanizmalarındaki liyakatsizlik, kurumsal hafıza kaybı ve rasyonel olmayan bürokratik atamalardır. Yunanistan'ın diplomatik ve istihbari provokasyonlarının arkasındaki küreselci mekanizmalar ile içerideki makam sahiplerinin kişisel çıkar hırsları birleştiğinde, tarihsel fırsat pencereleri kaçırılabilmektedir. Bu nedenle risk, yalnızca dışarıdaki düşman devletlerin eylemleri değil, devlet yönetiminde liyakat ve hesap verebilirliğin ihmal edilmesidir; zira tarih, iç bünyesini liyakatle tahkim etmeyen devletlerin dışarıdaki krizler karşısında ne denli kırılgan olduğunu defalarca kanıtlamıştır.
Sonuç olarak, izleyiciler ve karar alıcılar için bu süreçte izlenmesi gereken stratejik tutum; "izle-geç" lüksünün kalmadığı, aksine her an her olasılığa karşı kurumsal direncin ve rasyonel yönetim modellerinin en üst seviyede tutulması gerektiği gerçeğidir. Küresel sistemde para, enerji ve gıda tedarik zincirlerinin çöktüğü, yapay zeka ile siber güvenliğin ulusal güvenliğin merkezine yerleştiği bu dönemde; duygusal reaksiyonlarla değil, soğukkanlı, disiplinli, liyakata dayalı ve çok boyutlu bir akılla hareket edilmelidir. Tarih, hazırlıksız yakalanan toplumları affetmez; bu nedenle Türkiye'nin kendi iç yapılandırmasını hızla rasyonel bir zemine oturtması, önümüzdeki dönemin en kritik hayatta kalma refleksidir.
Kanal: Abdullah Çiftçi