Yatırım Kulübü - Tarım ÜFE Eylül'de Yıllık Yüzde 12,93 Arttı | 14 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-14
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 (11.900 - 12.500 bandı): Fon tasfiyelerinden gelen hisse satışları sürdüğü için piyasada acele alım yapma; sürecin sindirilmesini bekle.
2. Brent Petrol (106 dolar üzeri): Jeopolitik gerilimle yükselse de fiziki akış kesilmediği sürece gevşeme potansiyeli yüksek; bu seviyelerden petrol ve enerji türevlerini agresif alma.
3. Bankacılık Hisseleri: Takibe düşen alacaklar ve artan karşılıklar 3. çeyrek kârlarını baskılayacağı için banka tarafında alım için acele etme, temkinli bekle.
4. BIST Sanayi ve Endeks Ağırlıklı Şirketler: 3. çeyrek bilanço beklentileri bankalara kıyasla daha olumlu seyrettiğinden seçici hisselerde biriktir.
5. Para Piyasası Fonları: Çıkış dalgası duruldu ve likidite ihtiyacı geri dönüşleri tetikleyecek; panikle fon satışı yapma, kademeli şekilde biriktir.
📊 Detaylı Açıklama
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın Bangkok'ta gerçekleştirdiği sunumda, fon krizinden kaynaklanan finansal bulaşma risklerinin doğrudan alımlar ve likidite tedbirleriyle sınırlandırıldığı vurgulanıyor. Yerleşiklerin fon çıkışlarına rağmen TL varlıklara olan ilgisinin korunduğu belirtilirken, talep yönlü dezenflasyon sürecinin perakende satışlardaki sert yavaşlamayla (ilk çeyrekteki %2,6'dan üçüncü çeyrekte %0,3'e) teyit edildiği ifade ediliyor. Merkez Bankası'nın yüksek enerji maliyetlerine rağmen enflasyonun ana eğilimini gözeterek toplantı bazlı ve ihtiyatlı para politikası duruşunu sürdüreceği aktarılıyor.
Borsa İstanbul tarafında endeks 12.158 puanda %0,74'lük satıcılı bir seyir izlerken sanayi, ulaştırma, turizm ve hizmet sektörleri genelinde geri çekilmeler yaşanıyor. Eral Karayazıcı'nın değerlendirmesine göre endeks son 10 işlem gününde 11.900 ile 12.500 bandında kalarak şoklara karşı güçlü bir direnç gösterdi. Ancak olağanüstü tasfiyeye giden fonların portföylerindeki hisse senetlerinde satış ordinolarının fiilen başlamış olması, piyasadaki yeni alım iştahını ötelemekte ve baskı yaratmaktadır. Bu tasfiye satışlarının piyasayı çökertmeyeceği ancak belirsizlik bitene kadar yukarı yönlü hareketleri sınırlayacağı, bu nedenle yatırımcıların alım yönünde aceleci olmaması gerektiği vurgulanıyor.
Küresel enerji piyasalarında Suudi Arabistan'daki Aramco yönetim merkezinin hedef alınması, Riyad Havalimanı gelişmeleri ve ABD-Husi gerilimiyle Brent petrol yeniden 106 doların üzerine tırmandı. Nurol Portföy'den Ömer Yıldırım, 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki dinamiklere dikkat çekerek fiziki petrol ihracat akışı kesilmediği müddetçe fiyatların yeni şartlara uyum sağlayıp gerileyebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla petrolün arz güvenliği kesintiye uğramadıkça tepe seviyelerden kovalanmaması ve jeopolitik panik fiyatlamalarına karşı temkinli kalınması öneriliyor.
ABD tarafında açıklanacak eylül ayı TÜFE verisinde piyasa beklentisi yıllık bazda %3,6 seviyesinde şekilleniyor. Beklentilerin üzerinde gelebilecek bir verinin Fed tarafında yeniden ilave faiz artışı olasılıklarını masaya getirebileceği ve tahvil faizleri üzerinden küresel varlıklarda dalgalanma yaratabileceği uyarısı yapılıyor. New York Fed Başkanı Williams'ın da işaret ettiği üzere enerji ve tarifelerden kaynaklanan arz yönlü baskıların hafiflemesiyle enflasyonun orta vadede yavaşlayacağı öngörülse de kısa vadeli veri akışının piyasada oynaklık yaratacağı belirtiliyor.
Yurt içi şirketler için 3. çeyrek finansal sonuç sezonu başlarken sektörler bazında net bir ayrışma öne çıkıyor. Bankacılık sektöründe takibe düşen alacakların (NPL) artış göstermesi ve ayrılan karşılıkların yükselmesi nedeniyle kârlılıkların baskı altında kalacağı öngörülüyor. Buna karşılık endeks ağırlığı yüksek sanayi ve hizmet şirketlerinde beklentilerin daha dirençli olduğu aktarılıyor. Önümüzdeki hafta TCMB'den beklenen 100 baz puanlık faiz indiriminin, yüksek reel faiz nedeniyle daralan reel sektör finansmanı açısından kritik bir ihtiyaç haline geldiği ifade ediliyor.
Eylül ayı Tarım ÜFE verisi yıllık bazda %12,93 artışla bir önceki ayki %21,91 seviyesine kıyasla sert bir yavaşlama kaydederken, aylık bazda %1,99 geriledi. Başekonomist Aslı Savranoğlu Seren, taze meyve üretici fiyatlarında yıllık bazda %39'a varan düşüşlerin manşet enflasyonu aşağı çektiğini ancak üreticinin ciddi zarara uğradığını belirtiyor. Maliyet artışlarına rağmen bu fiyat baskısının sürdürülebilir olmadığı, ilerleyen çeyreklerde üretim daralması ve arz şoklarıyla gıda enflasyonunda sert oynaklıkların yeniden görülebileceği konusunda uyarıda bulunuluyor.
Yatırım fonları tasfiye sürecinin bilançosu incelendiğinde; para piyasası fonlarından yaklaşık 363 milyar TL, serbest ve katılım para piyasası fonlarından ise 289 milyar TL çıkış kaydedildi. Bu çıkışların 209 milyar TL'sinin TL mevduata yöneldiği, YP mevduata giden tutarın ise önemli bir bölümünün (158 milyar TL) zaten döviz fonlarından kaynaklandığı aktarılıyor. Fon krizinin ilk şokunda 12 milyar dolar döviz satan TCMB'nin sonraki haftada yaklaşık 5,5-6 milyar dolar geri alım yapması, sistemsel bir dolarizasyon dalgası yaşanmadığını ve likidite dengelenmesinin sağlandığını gösteriyor.
Para piyasası fonlarından çıkan kaynağın bankacılık sistemine mevduat olarak girmesi, özel sektör tahvil piyasasında ve aracı kurumların kredili işlem kapasitelerinde daralma yarattı. Tahvil faizlerindeki yukarı yönlü sıçramanın sonuna gelindiğini belirten Eral Karayazıcı, likidite esnekliğini özleyen tasarruf sahiplerinin en az %15-20'sinin yeniden para piyasası fonlarına döneceğini öngörüyor. Ayrıca yaşanan bu temizlik sürecinin Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler liginden düşme riskini ortadan kaldırdığı ve küresel fonlar nezdinde orta-uzun vadeli güveni artıracağı kaydediliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yayın boyunca sunulan tablo, Türkiye sermaye piyasalarının fon krizinden kaynaklanan en akut likidite travmasını kamu ve piyasa koordinasyonuyla geride bıraktığını ancak artçı etkilerin hisse ve tahvil fiyatlamalarında bir süre daha hissedileceğini gösteriyor. Konuşmacıların temel tezi, sistemik bir çöküş veya kontrolsüz bir dövize kaçış dalgasının engellendiği yönündedir; fakat bu durum piyasada agresif bir yükseliş trendinin başladığı anlamına gelmemektedir. Tersine, zorunlu hisse tasfiyeleri ve sıkılaşan kredi koşulları nedeniyle temkinli bir bekleme sürecinin içerisindeyiz.
Borsa İstanbul tarafında 11.900 - 12.500 bandının korunması teknik açıdan dayanıklılık emaresi olsa da fon tasfiyelerinden gelen hisse satış ordinoları netleşmeden yukarı yönlü kalıcı bir momentum beklenmemelidir. Eral Karayazıcı'nın da vurguladığı gibi satış baskısı borsayı yıkmıyor ancak yeni alıcıların pozisyon açmasını geciktiriyor. Dolayısıyla hisse senedi piyasasında 'hemen al' stratejisi yerine, fon satışlarının piyasa tarafından tamamen emilmesini beklemek ve 3. çeyrek bilançolarında karşılık baskısı yaşayacak bankalar yerine beklentisi güçlü endeks hisselerine kademeli odaklanmak rasyonel yaklaşımdır.
Tahvil ve para piyasası dinamiklerinde ise faizlerin tepeye ulaştığı tespiti oldukça kıymetlidir. Para piyasası fonlarından kaçan paranın mevduat yerine likit kalma ihtiyacıyla kademeli olarak sisteme dönecek olması, tahvil faizlerindeki yukarı yönlü risk primini sınırlayacaktır. Döviz tarafında ise Fatih Karahan'ın paylaştığı verilerin gösterdiği üzere kalıcı bir dolarizasyon eğilimi oluşmamış, TCMB döviz rezervlerini hızla toparlama evresine geçmiştir. Dolayısıyla döviz kurlarında spekülatif sıçrama beklentisiyle panik alım yapılması ciddi bir reel getiri kaybı riski taşımaktadır.
Sonuç olarak bu konjonktür, kaldıraçlı işlem yapanlar ve kısa vadeli ralli kovalayan agresif yatırımcılar için son derece risklidir; ancak nakit akışı güçlü, orta-uzun vadeli yatırımcılar için sabırla pozisyon inşa etme evresidir. Net strateji; BIST genelinde aceleci alımlardan kaçınarak tasfiye sürecinin bitişini beklemek, petrol gibi jeopolitik primle şişen emtialardan uzak durmak, dövize hücum etmemek ve yüksek getiri sunan tahvil ile toparlanma eğilimindeki para piyasası araçlarında temkinli kalarak süreci izlemektir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT