Yabancı Yatırımcıların Carry Trade İşlemlerinde Türk Lirasına Yatırım Yapma Konusunda Kararlı!
CNBC-e · 2026-10-27
💡 Hızlı Bilgi
1. Türk Lirası: Yabancı carry trade pozisyonunda kalıyor, ancak uzun vadeli Türk tahvillerinden uzak duruyor.
2. S&P 500 ve ABD Hisseleri: Kısa vadeli düzeltme riskini bekle, ara seçim sonrasında 8.000 hedefli rahatlamayı izle.
3. EUR/USD Paritesi: Euro alma; paritenin 1,08–1,0850 seviyelerine doğru geri çekilmesini bekle.
4. Güvenli Limanlar: Küresel çalkantıda sığınak arıyorsan İsviçre Frangı ve Japon Yeni biriktir.
5. Petrol: İran gerilimi sürdükçe 115 dolara fırlama riski yüksek; enerji maliyetleri düşmeden rahatlama bekleme.
📊 Detaylı Açıklama
Ozan Korman Tarman, piyasaları şu an üç büyük riskin yönettiğini söylüyor. Bunlar yapay zekanın maliyeti, petrol üzerinden tırmanan İran krizi ve Fransa kaynaklı Avrupa tahvil baskısı. Özellikle hızlı para yöneten serbest fonlar (hedge fund) son dönemde büyük darbeler aldı. Faizlerin dikleşmesine oynayanlar, Avrupa kredisine güvenenler ve Brezilya'ya sığınanlar ciddi zararlar yazdı. Bu yüzden piyasanın ana spekülatörlerinde yeni risk alacak güç kalmadı.
ABD borsalarında hava aniden terse döndü. Birkaç ay önce S&P endeksinin 8.200 puana gideceğini düşünen fonlar, şimdi hem faizlerin hem hisselerin sert düşmesinden korkuyor. Tarman kişisel olarak bu kadar karamsar değil. Kısa vadeli bir korku dalgası ve düzeltme gelse bile, ara seçimlerin ardından S&P 500 tarafında 8.000 seviyesine doğru bir yıl sonu rallisi bekliyor.
Döviz tarafında ibre yeniden dolardan yana dönüyor. Piyasa analistlerinin bir kısmı paritenin 1,15 seviyesine çıkacağını savunsa da Londra'daki büyük fonlar buna katılmıyor. Tarman, Avrupa'daki siyasi açmazlar ve petrol baskısı yüzünden EUR/USD paritesinin önce 1,08–1,0850 bandına ineceğini düşünüyor. Küresel çalkantıda gerçek sığınak arayanlar içinse Japon Yeni ve İsviçre Frangı yeniden öne çıkıyor.
Petrol fiyatları küresel enflasyonun kilit anahtarı olmayı sürdürüyor. İran gerilimi tırmanırsa petrolün 115 dolara çıkması an meselesi. Böyle bir senaryoda merkez bankalarının işi iyice sarpa sarar. Tarman, petrol şoku yaşanırsa piyasadaki faizlerin kendi kendine yükseleceğini ve bunun zorunlu bir parasal sıkılaşma etkisi yaratacağını belirtiyor.
Merkez bankalarının para politikası henüz rahat bir nefes aldırmıyor. Deutsche Bank'ın resmi tahminine göre Fed, Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası aralık ayında faiz artırabilir. Çünkü hizmet ve çekirdek enflasyon hala yapışkan. Hızlı para oyuncuları Fed'den sert indirimler beklerken, gerçek kurumsal para sadece 50 baz puanlık sınırlı bir adım öngörüyor.
Türk Lirası cephesinde yabancı yatırımcının ilgisi sürüyor. Londra ve Boğaziçi'ndeki temaslarını aktaran Tarman, yabancıların carry trade (yüksek faizli paraya yatırım) işlemlerinde TL'de kalmaya kararlı olduğunu vurguluyor. Ancak yabancı fonlar Türkiye'nin uzun vadeli tahvillerine kesinlikle girmiyor. En fazla 12 ila 18 aylık vadeleri tercih ediyorlar. Küresel sarsıntı nedeniyle Türkiye'deki carry trade büyüklüğü 50 milyar dolardan 35 milyar dolar seviyesine geriledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafında ise faiz indirim süreci yakından izleniyor. Deutsche Bank analistleri politika faizinin kademeli olarak yüzde 35 seviyesine doğru çekilmesini bekliyor. Ancak Türkiye net enerji ithalatçısı bir ülke. Petrolün 115 dolara dayandığı bir tabloda ekonomi yönetiminin manevra alanı oldukça daralır. Bu nedenle TL varlıklarda temkini elden bırakmamak gerekiyor.
Yapay zeka çılgınlığı Tarman'a göre 1999 yılındaki teknoloji balonunu andırıyor. O dönemde nasıl Amazon ve Google ayakta kalıp diğerleri silindiyse, bugün de aynı süreç yaşanacak. Ekranlarda konuşulan popüler teknoloji hisselerinin birçoğu batacak, sadece sağlam iş modeline sahip az sayıda dev kazanacak. Bu alanda körü körüne her şirketi almak büyük bir sermaye kaybı getirir.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Ozan Korman Tarman'ın çizdiği küresel çerçeve oldukça gerçekçi ve ayakları yere basıyor. Piyasalarda likiditenin çekildiği ve büyük fonların ağır yaralar aldığı bir dönemdeyiz. Böyle zamanlarda geleneksel korelasyonlar kopar. Petrol artarken hisselerin düşmesi, tahvillerin değer kaybetmesi tamamen savunma refleksidir. Dolayısıyla küresel hisse senedi piyasalarında agresif alım yapmak yerine nakit disiplinini korumak en doğru adımdır.
Türk Lirası tarafındaki yabancı duruşunu iyi okumak gerekiyor. Yabancı yatırımcı Türk tahviline kalıcı olarak güvenip bilançosuna yazmıyor. Yalnızca yüksek TL faizini alıp kur riskini yönettiği vadeli işlemlerde kalıyor. Carry trade hacminin 50 milyar dolardan 35 milyar dolara inmesi, risk iştahının sınırlandığını gösteriyor. Yurt içi yerleşikler için TL mevduat hala güçlü bir getiri sunsa da dışarıdan gelen sıcak paranın her an çıkabileceği gerçeği unutulmamalı.
En büyük risk açıkça jeopolitik ve enerji maliyetleri olarak önümüzde duruyor. Petrolün 100 doların üzerine yerleştiği bir dünya, hem gelişmiş ülkelerde faiz indirimlerini rafa kaldırır hem de Türkiye gibi enerjiye bağımlı ülkelerde cari dengeyi bozar. Böyle bir tabloda Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini hızlandırması kuru savunmasız bırakabilir. Bu yüzden portföylerde emtia şoklarına karşı koruma sağlayacak varlıklara yer açılmalı.
Yapay zeka tarafındaki 1999 benzetmesi yatırımcı için en hayati uyarıdır. Her teknoloji dalgası önce devasa bir coşku yaratır, ardından sadece nakit akışı üreten şirketler hayatta kalır. Yatırımcıların popüler her yapay zeka hissesine atlamak yerine, bilançosu güçlü olanları beklemesi gerekir. Kısa vadeli işlemlerden kaçınıp güvenli liman olarak İsviçre Frangı, Japon Yeni ve seçici TL pozisyonlarıyla bekleme modunda kalmak en mantıklı stratejidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e