Wall Street'teki Satış Dalgası Küresel Piyasaları Nasıl Etkiliyor? | İlk Seans
EKOTÜRK TV · 2026-11-06
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul için acele etme ve bekle; 11.000 desteği korunmaya çalışılsa da kalıcı dip henüz teyit edilmedi.
2. Ons altında panik satış yapma, geri çekilmeleri kademeli biriktir; orta vadede 4.500 ve uzun vadede 5.000 dolar hedefi korunuyor.
3. BIST 30 hisselerini (banka ve holding) endekse tercih et; piyasa toparlanırken güçlü likiditeyle pozitif ayrışacakları için biriktir.
4. Brent petrolde yeni yükseliş kovalamaktan kaçın; Hürmüz gerilimi yatışınca fiyatın 80-85 dolar bandına inmesi bekleniyor.
5. ABD teknoloji hisselerindeki yüzde 5'e varan sert satışta acele satış yapma; regülasyon baskısının kalıcı olması beklenmiyor.
📊 Detaylı Açıklama
Wall Street cephesinde dün gece sert bir satış fırtınası koptu. Nasdaq endeksi yüzde 5, S&P 500 ise yüzde 4 değer kaybetti. Korku endeksi VIX aniden 28,5 seviyesine fırladı. Demokratların yapay zeka yatırımlarına karbon ayak izi ve temiz enerji denetimi getireceği endişesi teknoloji hisselerini vurdu. Soner Kuru bu satış dalgasının kalıcı olmayacağını düşünüyor. Şirket karları sorgulansa bile bu panik havasının dağılmasını bekliyor.
Borsa İstanbul yeni güne dışarıdan gelen bu satış dalgasıyla başladı. Vadeli tarafta kayıplar yüzde 1'i aştı. Soner Kuru, düşüşün içerideki bir haberden değil doğrudan küresel piyasalardan kaynaklandığını belirtiyor. Endeks 14.500 seviyelerinden 11.000 sınırına kadar çekildi. 11.000 puan seviyesi 2023 sonundan gelen yükselen kanalın kritik desteğini oluşturuyor. Ancak hacimler zayıf ve işlemlerin çoğu robotlar arasında dönüyor. Küçük yatırımcı küskün olduğu için kalıcı bir dip teyidi henüz yok.
Kötümser havaya rağmen BIST 30 şirketleri için pozitif ayrışma kapısı açık duruyor. Soner Kuru özellikle bankacılık, holding ve ulaştırma sektörlerini öne çıkarıyor. Bankalarda net faiz marjları toparlanıyor. Türk Hava Yolları ise güçlü kargo gelirleri ve geniş uçuş ağı sayesinde krizleri daha rahat atlatıyor. Piyasa yeniden yükselişe geçtiğinde veya düşerken likiditesi yüksek BIST 30 kağıtları çok daha dirençli kalacaktır.
Kıymetli madenler tarafında ise ons altın kısa vadeli bir baskı yaşıyor. Dün geceki teknoloji satışları fonlarda likidite açığı doğurdu. Yatırımcılar nakit bulmak için altına satış gönderdi. Soner Kuru buna rağmen ana yükseliş trendinin bozulmadığını söylüyor. Merkez bankaları yılda 1.000 ton altın almaya devam ediyor. Çin ve ABD gerilimi rezervlerde dolar yerine altını öne çıkarıyor. Altında geri çekilmeler orta vadede 4.500, uzun vadede ise 5.000 dolar hedefiyle alış fırsatıdır.
Petrol piyasasında ise dengeler yavaş yavaş değişiyor. İran seçim sürecinde Hürmüz Boğazı kozunu kullandı ve petrolü yüksek tutmayı başardı. Ancak Soner Kuru'ya göre limanları abluka altında kalan İran bu baskıyı daha fazla sürdüremez. Boğazdaki tanker trafiği açıldıkça Brent petrolün 80-85 dolar bandına gerilemesi bekleniyor. Dünyanın stok biriktirme ihtiyacı yüzünden 80 doların altı kalıcı görünmüyor. Ancak bu gerileme küresel enflasyonu rahatlatacaktır.
İçeride Merkez Bankası rezervlerinde dikkat çeken bir erime yaşanıyor. 30 Ekim haftasında brüt rezervler 158,1 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezervler ise 24,3 milyar dolara indi. Profesör Doktor Ege Yazgan, son haftalarda yaşanan fon krizinin yabancı çıkışını tetiklediğini vurguluyor. Güven kaybı yaşayan yabancılar hem tahvilden hem borsadan çıktı. Bu çıkışlar Merkez Bankası rezervleri üzerinde doğrudan baskı yarattı.
Ekim ayı enflasyonu yüzde 2,58 ile beklentilerin biraz üzerinde gerçekleşti. Enerji ve gıda fiyatları manşet veriyi yukarı çekti. Buna karşın Ege Yazgan çekirdek göstergelerin yıllık bazda yüzde 24 civarında bir ana eğilime işaret ettiğini söylüyor. Talep belirgin şekilde soğuyor. Zayıflayan talep sayesinde döviz kurundaki ufak hareketlerin enflasyona geçişkenliği azaldı. Merkez Bankası ihracatçıyı rahatlatmak için kurun kontrollü yükselmesine izin veriyor.
Faiz indirimi konusunda Merkez Bankası çok dar bir alanda hareket etmek zorunda. Yurt dışı faizler ve Türkiye'deki Eurobond getirileri hala yüksek seyrediyor. Ege Yazgan'a göre Merkez Bankası'nın elinde TL'nin cazibesini bozmayacak en fazla 1 puanlık bir faiz indirim alanı bulunuyor. Rezerv kayıpları sürerken kontrolsüz bir faiz indirimi kuru zıplatabilir. Bu yüzden para yönetiminin son derece hassas bir denge gütmesi gerekiyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasadaki fiyatlamalar bize klasik bir güven ve likidite sıkışmasını gösteriyor. Soner Kuru ve Ege Yazgan'ın altını çizdiği ortak sorun sermaye piyasalarındaki güven kaybıdır. Yaşanan fon krizi sadece küçük yatırımcıyı küstürmedi; tahvil ve bono piyasasında çarkların durmasına yol açtı. Aracı kurumların kredi musluklarını kısması hisse senedi piyasasını yakıtsız bıraktı. Likiditenin kuruduğu bir ortamda hisseler ne kadar ucuz olursa olsun yeni bir boğa piyasası başlamaz.
Borsa İstanbul tarafında konuşmacıların temkinli duruşu tamamen haklı bir temele dayanıyor. 11.000 seviyesinden gelen tepki alımları henüz kalıcı bir trend değişimi müjdelemiyor. Yabancı yatırımcının tahvil ve hisseden çıkış yapması, fonların ise alım gücünü kaybetmesi yukarı yönlü hareketleri cılız bırakıyor. Bu tabloda yan tahtalarda yeni pozisyon açmak ciddi risk taşır. Portföy taşıyanlar için panikle satmak yerine beklemek, yeni para sokacaklar içinse sadece BIST 30 hisselerine kademeli yanaşmak en rasyonel yoldur.
Kıymetli metaller cephesinde ise kısa vadeli likidite satışlarını stratejik bir fırsat olarak görmek gerekir. ABD teknoloji hisselerindeki kaldıraçlı pozisyonların yarattığı teminat açığı altını geçici olarak hırpalıyor. Ancak küresel ticaret savaşları ve rezerv para arayışı bitmiş değil. Merkez bankalarının rekor fiziki alımları devam ettikçe 4.000 dolar üzerindeki ons altın geri çekilmelerde güvenli liman olmayı sürdürür. Gram altın yatırımcısı bu dalgalanmaları alım yönünde kullanabilir.
Merkez Bankası açısından rezervlerdeki kan kaybı faiz politikasını doğrudan kilitliyor. Swap hariç net rezervlerin 24 milyar dolara gerilemesi, erken bir faiz indirimi ihtimalini oldukça zayıflatıyor. Yüksek TL mevduat faizi şu an döviz talebini engelleyen yegane barikat durumunda. Bu barikatı erken bir faiz indirimiyle zayıflatmak dövizde yeni bir atağa davetiye çıkarır. Dolayısıyla yatırımcılar için Türk lirası faiz getirisinde kalmak ve borsada net bir toparlanma teyidi alana kadar savunmada beklemek en doğru stratejidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: EKOTÜRK TV