ÜNLÜ EKONOMİSTLER PPK FAİZ KARARINI YORUMLUYOR | İnfo Yatırım
İnfo Yatırım · 2026-10-22
💡 Hızlı Bilgi
1. TCMB politika faizi 100 baz puan indi; aralık toplantısı için yeni bir indirim bekleniyor.
2. Bankacılık hisselerinde karar sonrası satış baskısı arttı; hisse tarafında acele alım yapma, bekle.
3. Havacılık hisselerinde (THY, Pegasus, TAV) kârlar iyi gelse de petrol maliyeti eziyor; sektörde pozisyon için bekle-gör.
4. Gösterge tahvil faizi yüzde 39 seviyesine tırmandı; tahvil piyasasında alım için acele etme.
5. Dolar ve Euro tarafında kısa vadede sert bir kur atağı beklenmiyor; panikle döviz alma.
📊 Detaylı Açıklama
Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesinden yüzde 36'ya çekti. Gecelik borç verme faizi de yüzde 34,5 düzeyine indi. Metin ne aşırı şahin ne de tamamen güvercin bir tonda kurgulandı. Mert Yılmaz bu kararın piyasa beklentisiyle tam örtüştüğünü söylüyor. Aralık ayındaki son toplantıda da şartlar bozulmazsa 100 baz puanlık bir indirim daha masada duruyor.
Brent petrolün 108 doların üzerine yerleşmesi Merkez Bankası'nın en büyük baş ağrısı olmaya devam ediyor. Mert Yılmaz petroldeki her 10 dolarlık artışın Türkiye'de enflasyona yaklaşık 1,5 puan yük getirdiğini vurguluyor. Enerji faturasının kabarması faiz indirim alanını daraltıyor. Yine de iç talepteki sert yavaşlama bankaya bu 100 baz puanlık adımı atma fırsatı sundu.
Para piyasası fonlarında yaşanan son kriz ve tasfiye süreci iç piyasada talebi bıçak gibi kesti. Piyasada yıl sonu enflasyon beklentisi hızla yüzde 28,5 ile yüzde 29 bandına geriledi. Mert Yılmaz kötü bir fon olayının talebi soğutarak faiz indirimi için Merkez'e istemeden alan açtığını belirtiyor. Yıl sonuna kadar aylık enflasyon rakamlarının kademeli şekilde gerilemesi bekleniyor.
Döviz cephesinde dolar 49,62 ve Euro 55,73 lira bandında işlem görüyor. Doların yıllık getirisi yüzde 18,5 seviyesinde kalırken enflasyon yüzde 30 civarında geziniyor. Mert Yılmaz Merkez Bankası rezervlerinin kuvvetli olduğunu, buradan yeni bir döviz atağı çıkmayacağını açıkça ifade ediyor. Kurdaki hafif hızlanma ihracatçıyı rahatlatmak için kontrollü bir politika tercihi olarak okunuyor.
Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu faiz kararına reel sektörün penceresinden bakıyor. Politika faizi tabelada yüzde 36 görünse de haftalık bileşik fonlama maliyeti aslında yüzde 43,15 seviyesindedir. KOBİ'ler ve esnaf yüzde 60-70 bandındaki kredi faizleri altında eziliyor. Şirketlerin ciroları reel olarak düşerken finansmana erişim neredeyse imkansız hale geldi.
Vatandaşın nakit sıkışıklığı da korkutucu boyutlara ulaştı. Sadi Hoca sadece bir ayda 280 bin kişinin yeni kredi kartı ve KMH başvurusunda bulunduğunu hatırlatıyor. Kredili mevduat hesabının yıllık bileşik maliyeti yüzde 90'a ulaşıyor. Hoca işletmelerin batmaması ve istihdamın korunması için Merkez'in faizi 200 baz puan bile indirebileceğini savunuyor.
Caner Hoca ise kararı futboldaki 'Sabri tarzı orta şut karışımı bir taç' pozisyonuna benzetiyor. Ona göre enflasyon hedefi hala yüzde 5 iken bu toplantının pas geçilmesi gerekiyordu. Caner Hoca ekonominin tamamen borç döndürmeye odaklı bir yüzdürme ekonomisine dönüştüğünü vurguluyor. Yapısal adımlar atılmadan sadece faiz indirerek bu çarkın dönmeyeceğini savunuyor.
İsmail Güner borsa ve sektör fiyatlamalarındaki garipliğe dikkat çekiyor. Faiz indirimi normalde bankalara yarar ama kararın ardından bankacılık hisselerine yüzde 1,5'i aşan satış geldi. Gösterge tahvil faizi de düşmek yerine yüzde 39 seviyesine tırmandı. Piyasada genel bir risk iştahsızlığı ve temkinli duruş hâkim durumda.
Havacılık hisseleri de bu olumsuz havadan payını alıyor. TAV Havalimanları beklentilerin üzerinde kâr açıklamasına rağmen hissesi yüzde 3 civarında düştü. İsmail Güner petrol fiyatlarının 108 dolar olmasının THY ve Pegasus üzerinde ağır bir yakıt maliyeti yarattığını söylüyor. Bilançolar iyi gelse bile havacılık hisselerinde şimdilik bekle-gör taktiği öneriliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Merkez Bankası reel sektörün feryadı ile yüksek petrol maliyetleri arasına sıkışmış durumda. Yüzde 36 politika faizi kâğıt üzerinde gevşeme gibi dursa da piyasadaki gerçek bileşik faizler hâlâ çok yüksek. İç talebin fon kriziyle aniden çökmesi geçici bir dezenflasyon alanı yarattı. Ancak bu durum kalıcı bir fiyat istikrarı sağlandığı anlamına gelmiyor.
Uzmanların genel duruşu piyasada yeni ve agresif pozisyon açmaktan kaçınmak yönünde. Bankacılık hisselerinin faiz indirimine bile satışla yanıt vermesi yatırımcı güvensizliğini gösteriyor. Borsa tarafında bilançolar güçlü gelse dahi yüksek maliyetler kârları hemen eritiyor. Bu yüzden hisse senedi piyasasında seçici olmadan alım yapmak ciddi risk barındırıyor.
Bireysel yatırımcı için en büyük tehlike yüzde 90 maliyetli kredili hesaplarla günü kurtarma çabasıdır. Şirketlerin ciroları erirken borçlanma maliyetleri hızla yukarı tırmanıyor. Jeopolitik gerilimler petrolü 110 dolarda tuttukça içeride faiz indirimlerinin hızlanması döviz talebini yeniden tetikleyebilir. Önümüzdeki ilk çeyrekte gelecek zamlar enflasyon eğilimini tekrar bozabilir.
Mevcut konjonktürde panikle dövize hücum etmek yerine getirisi daralan TL mevduat veya para piyasası araçlarında temkinli beklemek en makul yoldur. Borsa tarafında özellikle havacılık ve sanayi hisselerinde yeni alım için acele edilmemeli. Piyasa yönünü netleştirene kadar pozisyonları korumak ve nakit dengesini sıkı tutmak gerekiyor.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İnfo Yatırım