Türkiye'de Tahvil Piyasası Dediğimiz Bir Piyasa Aslında Yok, Çünkü Likidite Yok!
CNBC-e · 2026-11-03
💡 Hızlı Bilgi
1. Küresel piyasalar ve BIST: Yüksek jeopolitik risk ve likidite yokluğu yüzünden yeni pozisyon açma, bekle.
2. Borsa İstanbul (BIST 100): Alıcı derinliği yok, iyi bilanço bile satılıyor; hisse tarafında agresif alım yapma, bekle.
3. Ons Altın: Kaldıraçsız olmak şartıyla bu seviyelerden al; ancak kaldıraçlı işlemden kesinlikle uzak dur.
4. Değerli metaller (Altın ve Gümüş): Jeopolitik kriz çözülmeden ve fonlara bireysel giriş olmadan kalıcı ralli bekleme.
5. ABD 10 Yıllık Tahviller: Faizlerin kalıcı düşüşünü bekleme; seçim sonrası yüzde beş üzerine yeniden çıkışa hazırlıklı ol.
📊 Detaylı Açıklama
Kerem Aksoy, piyasaların önündeki en büyük tehdidin küresel jeopolitik gerginlikler olduğunu söylüyor. Konuşmacıya göre ABD seçimlerinin kimin kazandığından bağımsız olarak hızla netleşmesi gerekiyor. Aksi halde petrol fiyatlarının yüz doların üzerinde kalıcılaşması küresel enflasyonu körüklüyor. Bu durum merkez bankalarını faiz indiriminde çaresiz bırakıyor. Yatırımcıların mevcut belirsizlik kalkana kadar genel piyasada agresif pozisyon almayıp beklemesi öneriliyor.
ABD tahvil piyasasında son dönemde faizlerin yüzde beşin altına gerilemesi bir iyileşme işareti taşımıyor. Aksoy, bu düşüşün tamamen seçim öncesi riskten kaçınma güdüsünden kaynaklandığını belirtiyor. Amerikan kamu borcunun yüksekliği ve bütçe açıkları yapısal olarak yerinde duruyor. Seçim belirsizliği bittiğinde on yıllık tahvil faizlerinin yeniden yüzde beş seviyesinin üzerine fırlaması yüksek ihtimal olarak görülüyor.
Teknoloji ve yapay zeka sektöründe yatırımcıların artık net kâra değil, serbest nakit akışına (şirketin elinde harcamalar sonrası kalan net para) baktığı vurgulanıyor. Sermaye harcamalarını gerçek nakde çeviremeyen yapay zeka şirketleri ciddi satış baskısı altında kalıyor. Konuşmacı, bu hisselerde aceleci alım yapılmamasını, Dow Jones gibi geleneksel sanayi şirketlerine doğru başlayan rotasyonun dikkatle takip edilmesini istiyor.
Altın ve gümüş tarafında yaşanan geri çekilmeler, genel bir likidite ihtiyacından kaynaklanıyor. Piyasada sıkışan fonlar ve yatırımcılar, son yıllarda en çok kâr ettikleri varlık olan altını nakde dönmek için satıyor. Aksoy, kaldıraç kullanmayan yatırımcılar için mevcut seviyelerin alım fırsatı sunduğunu ifade ediyor. Ancak jeopolitik kriz tamamen sönümlenmeden ve borsa yatırım fonlarına bireysel yatırımcı girmeden kalıcı bir yükseliş beklenmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Çin piyasalarındaki teşvik paketlerinin ekonomiyi canlandırmada yetersiz kaldığı belirtiliyor. Aksoy, Çin'in gayrimenkul krizi ve zayıf iç tüketim sebebiyle küresel ölçekte yeni bir hikaye yazamadığını aktarıyor. Küresel faizlerin yüksek seyrettiği bir ortamda, teknoloji ihracatı yapamayan gelişmekte olan ülkeler gibi Çin hisselerinin de yatırımcı için çekici bir fırsat sunmadığı savunuluyor.
Türkiye ekonomisinde Merkez Bankası'nın alanının giderek daraldığına dikkat çekiliyor. Yüzde elliden başlayan politika faizinin sembolik indirimlerle aşağı çekilmesi piyasadaki borçlanma maliyetlerini düşürmüyor. Konuşmacı; otomotiv, beyaz eşya ve konut satışlarındaki sert daralmaların reel sektörde nakit döngüsünü tamamen kilitlediğini, şirketlerin borçlarını çeklerle çevirmeye çalıştığı zorlu bir döneme girildiğini belirtiyor.
Türkiye'de gerçek anlamda bir tahvil piyasasının bulunmadığı açıkça ifade ediliyor. Yabancı yatırımcının neredeyse sıfıra inmesi ve yerli oyuncuların sadece kısa vadede sıkışması sebebiyle piyasada likidite tamamen tükenmiş durumda. Gösterge faizlerin piyasa gerçeğini yansıtmadığını belirten Aksoy, derinlik olmadığı için tahvil tarafında anlamlı bir fiyatlama mekanizmasının kalmadığını vurguluyor.
Borsa İstanbul'daki sert fiyat dalgalanmaları da doğrudan likidite eksikliğine bağlanıyor. Piyasada alıcı derinliği bulunmadığı için tek bir kurumun satışı endeksi aşağı sürüklüyor, küçük bir haber akışı üç katı kaldıraç etkisi yaratıyor. İki yıldır uygulanan enflasyon muhasebesi ve jeopolitik baskılar yüzünden bilançoların iyi gelse bile ödüllendirilmediği bir ortamda, hisse senedi piyasasında seçici ve çok temkinli kalınması tavsiye ediliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Kerem Aksoy'un piyasa analizi, mevcut piyasa coşkusuna kapılmayan, son derece gerçekçi ve defansif bir temele dayanıyor. Küresel finans sisteminin ana motoru olan likiditenin çekildiği ve paranın maliyetinin rekor kırdığı bu dönemde, pembe tablolar çizmek yerine risk yönetimini merkeze koyması çok isabetli. Özellikle ABD seçimleri ve Orta Doğu gerilimi eksenindeki jeopolitik risklerin her türlü makro verinin önüne geçtiği tespiti piyasanın ana yönünü belirliyor.
Konuşmacının pozisyonu genel hatlarıyla riskli varlıklardan uzak durma ve nakit akışını koruma üzerine kurulu. Borsa İstanbul ve teknoloji hisselerinde doğrudan bir alım iştahı sergilemiyor; aksine derinliksiz piyasada sermayeyi korumayı ve beklemeyi öğütlüyor. Tek pozitif ayrışmayı ons altın için yapıyor. Ancak buradaki alım tavsiyesini de kesinlikle kaldıraçsız olma ve portföy sınırlarını iyi çizme şartına bağlıyor; yani piyasada yaygın olan körü körüne bir yükseliş beklentisi taşımıyor.
Bu analiz özellikle elindeki sermayeyi hızlı zenginleşme hayaliyle BIST'e veya aşırı değerlenmiş yapay zeka hisselerine yatırmak isteyen küçük yatırımcı için hayati uyarılar içeriyor. Türkiye'de tahvil ve hisse tarafındaki yabancı takasının düşüklüğü, en ufak satış dalgasında taban seviyelerin hızla delinmesine yol açıyor. Şirketlerin nakit üretemediği ve reel sektörün birbirine çek yazarak ayakta kaldığı bir ekonomik tabloda, hisse seçimi yaparken sadece kâra değil şirketin kasasındaki net nakde bakmayan yatırımcılar çok ciddi kayıplar yaşayabilir.
Mevcut piyasa koşullarında konuşmacının çizdiği çerçeveye paralel olarak en doğru strateji "bekle ve nakdini koru" yaklaşımıdır. Yatırımcılar Borsa İstanbul'da alıcı derinliği oluşmadan ve fon tasfiyelerindeki sis bulutu dağılmadan yeni pozisyon açmamalıdır. Portföylerde riskleri dengelemek adına yalnızca fiziki veya kaldıraçsız altın biriktirilebilir; bunun dışındaki tüm büyüme odaklı hisse ve tahvil varlıklarında ise yeni alım için küresel sis bulutunun dağılması beklenmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e