Türkiye Ev Sahibi: Ortadoğu’da Yeni İttifaklar Nasıl Kuruluyor? | Zeynep Gürcanlı
Nasıl Bir Ekonomi TV · 2026-10-23
💡 Hızlı Bilgi
1. Körfez enerji yatırımlarında yeni pozisyon açma; rafinerilere yönelik İran füze tehdidi riski katlıyor.
2. Orta Doğu odaklı fonlarda bekle; ABD elçiliklerinin tahliyesi sıcak çatışma riskini artırıyor.
3. Doğu Akdeniz enerji projelerine yatırım için acele etme; Libya ve Mısır restleşmesi belirsizliği tırmandırıyor.
4. Küresel petrol kontratlarında yön arayışı için APEC zirvesindeki ABD, Çin ve Rusya temaslarını bekle.
5. Savunma sanayisi hisselerini radarında tut; Körfez ülkelerinin dış güvenlik arayışı siparişleri canlı tutacak.
📊 Detaylı Açıklama
Zeynep Gürcanlı, piyasaların gözünü APEC zirvesindeki ikili ve üçlü temaslara çevirdiğini söylüyor. ABD, Rusya ve Çin arasındaki görüşmelerden çıkacak kararlar hem Orta Doğu’yu hem küresel ticareti doğrudan sarsacak güçte. Donald Trump’ın bölgede havuç-sopa taktiği izleyeceğini belirten Gürcanlı, Amerikan elçiliklerinin tahliyesini sıcak saldırı ihtimalinin somut işareti sayıyor. Eğer büyük güçler İran üzerindeki baskıyı artırırsa, Tahran’ın direnç kapasitesi tüm dengeleri altüst edebilir.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun çizdiği tehdit haritası ittifakların ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor. Netanyahu bir yanda İran’ı, diğer yanda Mekke Anlaşması çevresindeki Sünni bloğu tehdit sayıyor. Kendi yanına ise Birleşik Arap Emirlikleri ve bazı Afrika ülkelerini koyuyor. Gürcanlı bu denkleme Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın da eklendiğini vurguluyor. Türkiye bölgede güçlendikçe Atina ve Rum tarafında alarm zilleri çalıyor; bu da kalıcı bir uzlaşmayı engelliyor.
Mısır cephesindeki zikzaklar bölgesel riskleri daha karmaşık hale getiriyor. Mısır, Mekke Anlaşması’na imza atmadığı halde Suudi Arabistan’a fiilen askeri destek veriyor. Türkiye ise anlaşması varken henüz sahaya asker sürmüş değil. Gürcanlı, aynı Mısır’ın deniz yetki alanları konusunda ise hızla Yunanistan safına geçtiğini hatırlatıyor. Bir masada müttefik görünen aktörler, diğer masada en sert rakiplere dönüşüyor.
Doğu Akdeniz’deki son hamleler enerji hatlarının geleceğini yeniden tartışmaya açtı. Libya parlamentosu, uzun süredir beklettiği Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasını geçen hafta sürpriz şekilde onayladı. Bu adım Doğu Akdeniz’i anında hareketlendirdi. Yunanistan ve Mısır Dışişleri Bakanları vakit kaybetmeden mevcut anlaşmalarını Türkiye aleyhine doğuya doğru genişletme kararı aldı. Gürcanlı’ya göre Akdeniz’deki bu satranç, enerji güvenliği yatırımlarını doğrudan kilitliyor.
Suudi Arabistan devasa petrol gelirine rağmen ciddi bir güvenlik açığıyla karşı karşıya bulunuyor. Riyad yönetimi yıllarca petrol çıkartıp satmayı da savunmasını da tamamen Amerikan şirketlerine havale etti. Gürcanlı, Suudilerin elinde Türkiye’den bile gelişmiş silahlar olduğunu ama bunları kullanacak yerli kadroların bulunmadığını söylüyor. ABD bölgeden çekilme eğilimine girdikçe Suudiler savunmasız kalıyor. İran füzeleri rafinerileri vurduğunda veya deniz yolları kapandığında kasadaki milyarlar güvenliği sağlamaya yetmiyor.
Riyad’ı koruma yarışında İsrail, Türkiye ve Fransa gibi ülkeler farklı şartlarla öne çıkıyor. İsrail, koruma karşılığında İbrahim Anlaşmaları’na katılım ve Filistin davasından vazgeçilmesini şart koşuyor. Türkiye ise Pakistan’ın nükleer gücünü de arkasına alarak üçlü bir savunma kalkanı teklif ediyor. Hatta Gürcanlı, ileride İsrail istihbaratı ile Türk askerinin fiilen aynı ülkede örtüşen görevler üstlenebileceğini belirtiyor. Bölgedeki bu akışkan durum, uzun süre hiçbir yatırımcıya net bir istikrar garantisi vermiyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Zeynep Gürcanlı’nın çizdiği tablo, Orta Doğu jeopolitiğinin yatırım yapılabilir bir istikrardan fersah fersah uzak olduğunu gösteriyor. Bir yanda petrol gelirinin üstünde oturan ama kendi rafinerisini korumaktan aciz bir Körfez bloku var. Diğer yanda ise deniz yetki alanları yüzünden her an karşı karşıya gelebilecek Akdeniz ülkeleri bulunuyor. Gürcanlı’nın "bu pilav çok su kaldırır" tespiti, bölgeye sermaye bağlayacak aktörler için net bir bekle ve gör sinyali niteliği taşıyor.
ABD büyükelçiliklerinin tahliye edilmesi ve Trump’ın olası sert hamleleri, küresel petrol piyasasında arz şoklarını her an tetikleyebilir. Rafinerilerin vurulması ya da Hürmüz gibi kritik deniz yollarının kapanması ihtimali piyasalarda henüz tam fiyatlanmış değil. Bu ortamda enerji kontratlarında yön tahmin etmek yerine tedbirli kalmak gerekiyor. Konuşmacının işaret ettiği savunma açığı ise sadece küresel savunma sanayisi üreticileri ve askeri lojistik sağlayıcıları için sınırlı bir getiri fırsatı barındırıyor.
Sonuç olarak bölgeye dair genel yatırım pozisyonu kesinlikle temkinli ve beklemede kalma yönünde şekillenmeli. Mısır ile Yunanistan’ın Akdeniz adımları ve İran’ın köşeye sıkışma senaryoları belirsizlik primini zirvede tutuyor. Diplomatik ittifakların geceden sabaha değiştiği bu zeminde ne Doğu Akdeniz enerji koridorlarına ne de Körfez sermaye projelerine erken giriş yapılmamalı. Portföylerde likit kalmak ve sıcak çatışma risklerinin realize olmasını beklemek en rasyonel strateji olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Nasıl Bir Ekonomi TV