TRUMP’IN HEZİMETİ BİZE ÇOK PAHALIYA MAL OLACAK
Can ATAKLI · 2026-11-05
💡 Hızlı Bilgi
1. ABD Kongre seçimlerinde Cumhuriyetçiler Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu kaybetti; Trump'ın zayıflaması Ankara'nın F-16, F-35 ve Kaan motoru taleplerini çıkmaza soktu.
2. Borsa ve fon skandalında kriz patlamadan hemen önce yaklaşık 400 kişinin sistemden 480 milyar lira (yaklaşık 8 milyar dolar) çektiği iddia edildi.
3. Fon skandalını haberleştiren gazeteciler Murat Ağırel, İsmail Saymaz, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında iktidar mensuplarının şikayetiyle ağır hapis cezaları istendi.
4. Cezaevinde bulunan Emir Sarıgül itirafçı olduktan sonra tahliye edilerek ev hapsine alındı.
5. AFAD koordinasyonunda 81 il genelinde nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere dayanıklı 83 bin 500 sığınak inşa edildiği açıklandı.
📊 Detaylı Açıklama
Gazeteci Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore ziyaretinden dönüşünü hatırlatarak söze giriyor. Kritik yargı hamleleri ve skandalların Erdoğan yurt dışındayken patlak vermesi artık yerleşik bir alışkanlık oldu. Nitekim Erdoğan yokken Akın Gürlek önemli duyurular yaptı ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi borsa fonu soruşturmasında yeniden ifadeye çağrıldı.
Ataklı, borsa ve fon vurgunundaki devasa rakamlara işaret ediyor. İfadeye çağrılan isimlerin 150-160 milyon liralık kazançlarını ve bu parayı sonradan TMSF fonuna neden iade ettiklerini sorguluyor. Üstelik bu tür haksız kazançlar için dini çevrelerden fetva arandığını ve faizsiz finans adı altında usulsüzlüklere meşruiyet sağlandığını belirtiyor.
Vurgunun boyutları resmi sınırları çoktan aştı. Ataklı'nın aktardığı verilere göre, kriz patlamadan hemen önceki iki haftada yaklaşık 400 imtiyazlı kişi organize biçimde 480 milyar lirayı çekti. Hazine Bakanı Mehmet Şimşek Londra sokaklarında 2 milyar dolar kaynak ararken, içeride 8 milyar doları aşkın servet gizlice el değiştirdi.
İktidar bu büyük soygunu aydınlatmak yerine basını hedef alıyor. Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gibi isimler Ömer Çelik'in tatil fotoğraflarını paylaştıkları için 10 yılı aşkın hapisle yargılanıyor. Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında ise Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın başvurusuyla 14 yıla varan cezalar isteniyor. Ataklı'ya göre amaç asıl suç şebekesini unutturup konuyu sulandırmak.
Yurt dışındaki en kritik kırılma ise ABD seçimlerinde yaşandı. Cumhuriyetçiler Kongre'nin iki kanadında da üstünlüğü kaybetti. Trump'ın koltuğu sarsıldı ve Washington'daki dengeler altüst oldu. Ataklı, Erdoğan'ın tüm dış meşruiyetini Trump ile kurduğu kişisel diyaloğa bağladığını ancak bu hesabın boşa düştüğünü vurguluyor.
Trump zayıflayınca Ankara'nın savunma sanayisi projeleri doğrudan kilitlendi. Zaten F-35, F-16 modernizasyonu, CAATSA yaptırımları ve Kaan savaş uçağının motoru Amerikan Kongresi'nde bekletiliyordu. Temsilciler Meclisi ve Senato'yu ele geçiren Demokratlar Türkiye'ye karşı çok daha mesafeli duruyor. Bu nedenle askeri tedarik süreçlerinin tamamen donması bekleniyor.
Gündemdeki bir diğer sarsıntı Emir Sarıgül cephesinde yaşandı. Sarıgül, cezaevinde can güvenliği olmadığını belirterek itirafçı oldu ve ev hapsine çıktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e para aktarıldığı yönündeki iddialara Özel'in verdiği "yazın Vakko'da atkı satılmaz" cevabını Ataklı son derece zayıf ve temelsiz bir savunma olarak nitelendiriyor.
Ataklı köşesine taşıdığı kritik bir altyapı bilgisini de paylaşıyor. Türkiye'de 81 ilde tam 83 bin 500 sığınak yapılıyor. Bu sığınaklar nükleer, biyolojik ve kimyasal filtrelere sahip olacak. İçlerinde insanlara en az 21 gün yetecek su, gıda ve acil tıbbi müdahale alanları yer alacak. Ataklı, geçmişte deprem konteynerlerinin yağmalandığını hatırlatarak bu sığınakların sıkı korunması gerektiğini söylüyor.
Son olarak Filiz Makarna ambalajlarındaki "Türk buğdayı" ibaresinin "Türkiye'nin buğdayı" şeklinde değiştirilmesine gelen tepkiler ele alınıyor. İtalyan Barilla firması gelen yoğun tepkiler üzerine geri adım atıp hatasını düzeltti. Ancak Çaykur'un "bizim çayımız" ısrarı sürüyor; Ataklı bürokrasideki bu tavrı Türk kimliğine karşı yapay bir alerji olarak tanımlıyor.
🎯 Siyaset Analisti Yorumu
Ataklı'nın Washington merkezli güç kaybı tespiti son derece yerindedir. Ankara uzun süredir dış politikasını kurumlar yerine Trump'ın şahsi sempatisi üzerine kuruyordu. Kongre'nin kontrolünü kaybeden bir Trump, Türkiye'nin savunma taleplerini bürokratik engellerden kurtaramaz. Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Demokrat çoğunluk, F-16 ve Kaan motoru gibi dosyaları Ankara'nın dış politika tavizlerine bağlayacaktır.
Borsa ve fon skandalındaki 480 milyar liralık çıkış, Cumhur İttifakı içindeki sermaye elitlerinin ciddi bir panik yaşadığını kanıtlıyor. Bu çapta bir tasfiye içeriden sızdırılan bir istihbarat olmadan yapılamaz. Bürokratik atamaların tek merkezden yapıldığı bir sistemde, ortaya saçılan mali kayıpların siyasi sorumluluğunu alt düzey görevlilere yıkmak artık tabanı ikna etmiyor.
İktidarın yargı sopasını gazetecilere yöneltmesi, kriz yönetiminde klasik bir hedef saptırma taktiğidir. Murat Ağırel ve İsmail Saymaz gibi araştırmacı figürlerin hapis tehdidiyle susturulmak istenmesi, skandalın siyasi uzantılarının ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Ancak yargıyı bakanların kişisel kalkanı haline getirmek kurumların meşruiyetini daha da zedeliyor.
Muhalefet cephesi ise Emir Sarıgül'ün iddialarına karşı hazırlıksız ve amatörce tepkiler veriyor. Özgür Özel'in somut iddialara mağaza alışverişi detaylarıyla savunma getirmesi, seçmende şüphe uyandırıyor. Kapsamlı ve hukuki belgelerle yanıt vermek yerine aceleci polemiklere girmek, iktidarın yargı eliyle kurduğu tuzağa düşme riskini artırıyor.
Önümüzdeki süreçte takip edilecek ana gelişme, ABD Kongresi'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım paketlerinde alacağı yeni tavırdır. İç siyasette ise fon soruşturmasının TMSF ve SPK ayağının siyasi figürlere uzanıp uzanmayacağı iktidar içi dengeleri doğrudan belirleyecektir.
Kanal: Can ATAKLI