TEMSİLCİLERİMİZE BAŞARILAR DİLİYORUZ! DEVLER LİGİ BAŞLIYOR
Cüneyt Özdemir · 2026-09-08
💡 Hızlı Bilgi
1. Türk futbolu, 18 yıl aradan sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi grup aşamasında aynı haftada hem Galatasaray hem de Fenerbahçe ile temsil ediliyor.
2. Galatasaray, zorlu Sporting Lizbon deplasmanı öncesinde sakatlıkları bulunan Victor Osimhen, Mario Lemina ve Wilfried Singo'dan yoksun bir kadroyla Portekiz'e hareket etti.
3. Fenerbahçe, ligdeki Beşiktaş derbisinde sergilenen sönük futbol ve fiziksel düşüşün ardından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Roma ile Kadıköy'de oynayacağı maça odaklandı.
4. Trabzonspor'da Fatih Tekke'nin istifası ve takım içindeki maaş dengesizlikleri krizinin ardından geçici olarak göreve getirilen Hüseyin Çimşir ile alınan 5-0'lık galibiyet değerlendirildi.
5. A Milli Kadın Voleybol Takımı, Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
📊 Detaylı Açıklama
Programın açılışında A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın tarihi başarısı ele alındı. Filenin Sultanları'nın önce Sırbistan'ı, ardından finalde İtalya'yı 3-2'lik beş setlik kıran kırana bir mücadele sonunda mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olması büyük bir gururla karşılandı. Sinan Erdem Spor Salonu'ndaki 17 bin kişilik kapalı gişe atmosferin ve ev sahibi olmanın getirdiği favori baskısının mükemmel yönetildiği vurgulanırken, bir sonraki hedeflerin ABD'deki Dünya Şampiyonası ve 2028 Los Angeles Olimpiyatları'nda kürsüye çıkmak olduğu ifade edildi.
Futbol gündeminde ise Türk futbol tarihi açısından çok özel bir eşiğe dikkat çekildi. 2008 yılından bu yana, yani tam 18 yıl sonra ilk kez iki Türk takımı aynı haftada Şampiyonlar Ligi arenasına çıkıyor. Temsilcilerimizden Galatasaray Çarşamba günü deplasmanda Sporting Lizbon ile karşılaşırken, Fenerbahçe ise Perşembe günü sahasında İtalyan devi Roma'yı ağırlayacak. Avrupa'da kupa 1'e aynı anda iki takımla katılabilen sadece 8-9 ülkeden biri olmanın uluslararası prestij açısından kritik bir kazanım olduğu vurgulandı.
Galatasaray'ın ligdeki son Başakşehir galibiyeti detaylıca masaya yatırıldı. Karşılaşmanın ilk 33 dakikasında sarı-kırmızılıların Lemina'nın stoperdeki varlığı ve ön alan baskısıyla maçı koparacak pozisyonlar bulduğu ancak 33. dakikada Victor Osimhen'in sakatlanarak kenara gelmesiyle oyunun tamamen dengelendiği belirtildi. Lemina'nın da devrede sakatlık nedeniyle çıkması ve yerine giren Abdülkerim Bardakcı'nın formsuz ve rahatsız görüntüsü sonrası Başakşehir'in savunma arkası toplarla ciddi tehlikeler ürettiği, Galatasaray'ın ise Gabriel Sara'nın son anlardaki frikik golü ve Rafael Leao'nun oyuna getirdiği hareketlilikle 3 puanı kurtardığı açıklandı.
Sporting Lizbon maçı öncesinde Galatasaray'ın kamp kadrosundaki ağır eksikler değerlendirildi. Sakatlıkları bulunan Osimhen, Lemina ve Singo'nun Lizbon kafilesine alınmaması ciddi bir handikap olarak nitelendirildi. Okan Buruk'un bu eksikler karşısında savunmada İsmail Jakobs'u sol stopere çekip sol bekte Eren Elmalı'ya görev verebileceği ihtimali üzerinde duruldu. Portekiz ekibinin hücum hattında Jerry St. Juste/Catamo, Quenda/Gonçalves ve Luis Suarez gibi son derece atletik ve hareketli isimlerin bulunduğu, ancak Debast ve Inacio gibi yumuşak kalan stoper tandemine karşı Barış Alper Yılmaz'ın fiziki gücü ve Leao'nun patlayıcılığıyla Galatasaray'ın fırsatlar yakalayabileceği vurgulandı.
Fenerbahçe cephesinde ise ligde Beşiktaş'a karşı kaybedilen derbinin yarattığı moralsizlik ve sahadaki fiziksel çöküş konuşuldu. Sarı-lacivertli ekibin Lyon deplasmanındaki disiplinli ve dinamik görüntüsünden çok uzak olduğu, Vincenzo Italiano'nun çalıştırdığı Beşiktaş'ın ön alan baskısına karşılık veremediği ve ikinci topların tamamını kaybettiği ifade edildi. Kante ve Guendouzi ikilisinin orta sahada yetersiz kaldığı, 55. dakikadan sonra takımın kondisyon olarak tamamen tükendiği ve yaş ortalamasının getirdiği ağırlığın özellikle Semedo gibi isimlerde net biçimde görüldüğü aktarıldı.
Şampiyonlar Ligi'ndeki Roma sınavı öncesinde Fenerbahçe'nin muhtemel planları tartışıldı. Asensio'nun sakatlığı ve Guendouzi'nin cezası nedeniyle orta sahada İsmail Yüksek'in Kante ile partner olması, 10 numara bölgesinde ise Kerem Aktürkoğlu yerine Oğuz Aydın'ın denenmesi ihtimali öne sürüldü. Gian Piero Gasperini yönetimindeki Roma'nın Serie A'da 3'te 3 yaparak ve son maçında Atalanta kalesine 38 şut çekerek Kadıköy'e son derece formda geleceği belirtildi. Donyell Malen'in 2026 yılındaki olağanüstü gol formu ve hücumdaki hareketliliğe karşı Fenerbahçe'nin kontrolü elden bırakmadan, sabırlı bir geçiş oyunu oynaması gerektiği ifade edildi.
Programın diğer bölümlerinde ise Şampiyonlar Ligi fikstüründeki öne çıkan maçlar, Arda Turan'ın Shakhtar Donetsk ile yürüttüğü başarılı Avrupa yürüyüşü ve Acun Ilıcalı'nın takımı Hull City'nin sezona 3 maçta 7 puanla yaptığı sürpriz başlangıç kutlandı. Süper Lig tarafında ise Trabzonspor'da Fatih Tekke'nin şok ayrılığının perde arkasında Paul Onuachu ve Pedro Malheiro (Pina) gibi oyuncuların maaş dengesizliklerinden doğan huzursuzlukların yattığı iddia edildi. Takımın başına vekaleten geçen Hüseyin Çimşir'in 5-0'lık galibiyetle lige tutunduğu, öte yandan ligde kriz yaşayan ekiplerden Göztepe'nin kurumsal metodolojisi sayesinde toparlanacağı ancak kadrosu zayıflayan Samsunspor'u zorlu bir kümede kalma savaşının beklediği tahlil edildi.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Türk futbolunun 18 yıl sonra Devler Ligi'nde iki takımla birden boy gösterecek olması şüphesiz ülke puanı ve futbol ekonomisi adına muazzam bir vitrindir. Ancak bu ışıltılı sahneye çıkarken iki temsilcimizin de arkasında ciddi yapısal ve fiziksel soru işaretleri taşıdığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. Galatasaray ligde kazanmasına rağmen en büyük hücum gücü Osimhen'i ve savunmanın omurgasını Lizbon uçağına bindiremedi; Fenerbahçe ise Beşiktaş karşısında adeta fiziksel bir çöküş yaşayarak taktiksel ve mental açıdan alarm verdi. Kupa 1'in acımasız temposu, yerel ligdeki eksiklikleri ve konsantrasyon kayıplarını asla affetmez.
Galatasaray açısından Sporting deplasmanı, Okan Buruk'un taktiksel esnekliğinin en büyük sınavı olacaktır. Osimhen'in yokluğunda rakip stoperleri yıpratma ve topu önde tutma görevinin Barış Alper Yılmaz'a kalması, sarı-kırmızılıların doğrudan hücum yerine daha fazla geçiş odaklı oynamasını zorunlu kılıyor. Jakobs'un stopere evrilmesi ve sol beke Eren Elmalı'nın geçmesi savunma tandeminin uyumunu riske atsa da, Sporting'in arkada bıraktığı geniş alanlar Rafael Leao ve Barış Alper gibi patlayıcı güçler için bir avantaja dönüşebilir. Temsilcimizin bu deplasmanda ilk 20 dakikalık yoğun Portekiz baskısını hasarsız atlatması durumunda puanla dönmesi sürpriz olmayacaktır.
Fenerbahçe cephesinde ise İsmail Kartal'ın derbideki şablonu hızla revize etmesi şarttır. Beşiktaş'ın dinamik orta sahası karşısında yürümekte dahi zorlanan yaşlı ve durağan omurga, Gasperini'nin acımasız pres makinesi Roma karşısında aynı hatayı tekrarlarsa Kadıköy'de telafisi imkansız bir hezimet yaşanabilir. Guendouzi'nin cezası ve Asensio'nun yokluğu bir dezavantaj gibi dursa da, İsmail Yüksek'in dinamizmi orta sahaya ihtiyaç duyulan direnci katabilir. Sarı-lacivertlilerin açık bir hücum futbolu yerine merkezi kapatan, geçiş kovalayan ve Malen gibi formda hücumculara adım alanı bırakmayan pragmatik bir anlayışla sahada kalması hayati önemdedir.
Genel tabloda, Türk kulüplerinin Avrupa'daki başarı şansını belirleyen temel unsurun "fiziksel dayanıklılık ve maç ritmi" olduğu bir kez daha kanıtlanıyor. Süper Lig'in düşük temposuna alışmış kadroların Şampiyonlar Ligi'ndeki elit takımlara karşı ayakta kalabilmesi, taktiksel disiplinden ve azami mücadeleden geçmektedir. Bu hafta her iki temsilcimiz adına da beraberlikler dahi yeni lig formatında çok değerli birer kazanım olacaktır; izleyicilerin ve camiaların skordan bağımsız olarak sahadaki fiziksel direnci ve mücadele seviyesini ölçüt alarak takımları değerlendirmesi en gerçekçi yaklaşım olacaktır.
Kanal: Cüneyt Özdemir