Tasfiye Edilen Fonla İçin Süreç Nasıl İşleyecek? | Ekonomi Kulübü
EKOTÜRK TV · 2026-09-17
💡 Hızlı Bilgi
1. Tasfiye kapsamındaki ve yapay fiyatlanan serbest/hisse fonları: ALMA — Şişirilmiş değerlemelerle kurulan kapalı devre ponzi mekanizmalarından kesinlikle uzak durun.
2. Tasfiyeye giren fonlarda parası kalan yatırımcılar: BEKLE — Ekrandaki son pay fiyatının tamamını almayı beklemeyin; tasfiye memurunun varlıkları satıp MKK üzerinden hesaba aktarmasını bekleyin.
3. Panik satışına yönelen BIST yatırımcıları: SATMA — En kötü dalganın büyük kısmı atlatıldı; likidite krizi nedeniyle tabana giden kaliteli hisseleri panikle elden çıkarmayın.
4. Hikayesi ve analist raporu olmayan sığ şirket hisseleri: ALMA — Defter değerinin 50-100 katına çıkmış, arkasında reel üretim hikayesi bulunmayan hisselere hiçbir seviyeden girmeyin.
5. TEFAS'ta piyasa faizinin çok üzerinde getiri sunan para piyasası fonları: ALMA — Yüksek getiri uğruna hisse senedi teminatlı repo (pay repo) riski taşıyan fonları almayın.
6. Bankacılık sektörü ve BIST 30 hisseleri: BEKLE — BDDK'nın hisse geri alım teşviki ve Ziraat alımlarıyla gelen %8,89'luk tepkiyi izleyin, piyasa oturmadan agresif alıma geçmeyin.
7. B tipi ve saf mevduat/bono ağırlıklı likit fonlar: BEKLE — Portföyünde hisse teminatlı repo taşımayan geleneksel fonlarda kayıp riski oldukça sınırlı, panik yapmadan kalın.
8. Tavan serisi beklentisiyle girilen küçük halka arzlar: ALMA — Sosyal sorumluluk projesi gibi dağıtılan ve kurumsal yabancı ilgisi olmayan sığ halka arz modellerinden kaçının.
9. Reel ihracat ve kârlılık hikayesi olan büyük sanayi şirketleri: BİRİKTİR — Tüpraş ve Aselsan gibi küresel hikayesi, nakit akışı ve temel analizi güçlü hisseleri kademeli olarak değerlendirin.
10. Portföy yönetim şirketi (PYŞ) seçimi yapacak yatırımcılar: BEKLE — Şirketlerin 500 milyon TL'lik sermaye tamponuna uyumunu ve portföy yöneticilerinin geçmiş sicilini incelemeden yatırım yapmayın.
11. Yeni sermaye ile borsaya giriş planlayanlar: BEKLE — SPK ve tasfiye kurullarının belirleyeceği somut yol haritası netleşip piyasa tabanı teyit edilene kadar nakitte kalın.
📊 Detaylı Açıklama
Programda, 1986 yılında kurulan Borsa İstanbul'un tarihsel gelişiminden günümüzdeki fon krizine uzanan geniş bir çerçeve çizildi. Mustafa Avcı, 1991 Körfez Savaşı krizi ve 1994 yılındaki devalüasyon dönemlerinden örnekler vererek piyasalarda yatay veya kriz dönemlerinin ilk kez yaşanmadığını, ancak pandemiden bu yana gevşetilen regülasyonların bugün sermaye piyasasında yapısal hasarlara yol açtığını ifade etti.
Piyasayı sarsan krizin merkezinde Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 60 nolu bülteniyle tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 130 civarındaki yatırım fonu yer alıyor. Mahmut Çiftçi, bu kararın 850 milyar TL nominal büyüklüğü ve yaklaşık 350 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, temerrüt ve alım-satım durdurma adımlarının otoyolda zincirleme kazayı önlemek amacıyla yolu kapatan polis bariyerine benzediğini vurguladı.
Tasfiye edilen fonların toplam büyüklüğü olarak telaffuz edilen 800-850 milyar TL'lik rakamın gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Mustafa Avcı, bir bardağın elden ele devredilerek fiyatının 5 TL'den 100 TL'ye çıkarılması örneğini vererek, hisse yoğun ve serbest fonların nominal değerlerinin şişirme olduğunu, reel varlık değerinin belki de 100 milyar TL seviyesinde bulunduğunu dile getirdi. Likit ve para piyasası fonlarındaki aşınmanın ise mevduat ve bono içeriği sebebiyle %20-30 ile sınırlı kalabileceği tahmin edildi.
Krizin temel mekanizmasını oluşturan "pay repo" ve ponzi döngüsü detaylandırıldı. Para piyasası fonlarının mevzuattaki faiz sınırlarının çok üzerinde (%4-4,5 aylık) getiri sağlamak için hisse senedi teminatlı repo işlemlerine girdiği, bu yolla elde edilen kaynakla sığ ve hikayesiz hisselerin yukarı taşındığı anlatıldı. TEFAS'ta yüksek getiri gören özel bankacılık ve bireysel yatırımcıların bu fonlara hücum etmesiyle devir-daim makinesinin büyüdüğü, hisseler düşüşe geçip teminat tamamlama çağrıları (margin call) karşılanamayınca sistemin çöktüğü belirtildi.
Tasfiye sürecinin hukuki işleyişine değinen Mahmut Çiftçi, SPK tarafından atanacak tasfiye memuru veya kurulunun fon varlıklarını müzayede mantığıyla, piyasayı ezmeden ve zamana yayarak nakde çevireceğini aktardı. Yatırımcıların banka ekranında gördükleri son pay değerini birebir alamayabilecekleri, portföydeki varlıkların piyasada satıldığı adil değer üzerinden yeni bir pay birim değeri hesaplanıp ödemelerin MKK sicil numarası üzerinden banka vadesiz hesaplarına aktarılacağı kaydedildi.
Yayına bağlanan finansal danışman Sadık Mazanoğlu, piyasadaki sert satışların tabanının boş kalmasından kaynaklandığını, alıcının bulunmadığı panik anlarında fiyatların kontrolsüzce gerilediğini belirtti. Sabah saatlerinde Finansal İstikrar Komitesi'nin toplanması, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın mesajları ve BDDK ile SPK kararları sayesinde piyasanın bir miktar nefes aldığını, sürecin sağlıklı ilerlemesi için resmi yol haritasının acilen duyurulması gerektiğini vurguladı.
Borsa İstanbul'da bankacılık endeksinin %8,89 yükselişle toparlanmasında Ziraat Portföy'ün borsa yatırım fonları (özellikle BIST 30 ve Likit Banka BYF) üzerinden yaptığı kurumsal alımların belirleyici olduğu ifade edildi. Mustafa Avcı, bu devlet destekli müdahalelerin deprem döneminde de yapıldığını, likidite sağlayarak marjin kolların ve stop-out zincirinin kırılmasını engellemek adına kısa vadede faydalı olduğunu ancak kalıcı bir çözüm üretmediğini ekledi.
BDDK'nın bankalara kendi hisselerini geri alırken öz kaynak hesaplamasında tanıdığı muafiyetin piyasaya moral verdiği ifade edildi. Bankaların Borsa İstanbul'un en likit enstrümanları olduğu, küçük ve manipülatif hisselerde yaşanan likidasyon tıkanıklığının aksine büyük montanlı sermayenin bankalar üzerinden piyasayı dengeleyebileceği kaydedildi.
Konuklar, yatırımcıların hisse ve fon seçerken pazardan sebze alır gibi araştırma yapması gerektiğinin altını çizdi. Mustafa Avcı, şirketlerin piyasa değeri / defter değeri oranına, reel hikayesine ve aracı kurum analiz raporlarına bakılması gerektiğini vurgulayarak; Tüpraş'ın rafineri marjları veya Aselsan'ın sipariş büyümesi gibi somut verileri örnek gösterdi. Fon içindeki sığ hisselerin hiçbir bağımsız analist raporuna sahip olmadığı gerçeği eleştirildi.
Sadık Mazanoğlu, hisse senetlerinde ve fonlarda seçici olmanın önemine değinerek dört temel kritere dikkat çekti: Şirket veya sektörün hikayesi, teknik seviyelerin ucuzluğu, temel finansal tablolar ve şirket sahiplik yapısının (patronun) yatırımcı dostu olup olmaması. Sadece TEFAS geçmiş getiri sıralamasına bakarak fon seçmenin yatırımcıyı doğrudan tuzağa çektiği belirtildi.
Türkiye'nin MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'nden düşürülme riskine karşı atılan bu hızlı tasfiye adımlarının olumlu olduğu savunuldu. Mahmut Çiftçi, Türkiye'nin reformlara biraz geç başlasa da devreye girdiğinde batı normlarına hızla uyum sağladığını ve küresel regülatörlere net bir güven mesajı verildiğini söyledi. Mustafa Avcı ise kötü paranın iyi parayı kovduğu dönemin sonlandırılması ve doğrudan yabancı sermayeyi çekecek derinliğe ulaşılması gerektiğini belirtti.
Halka arz mekanizmasının mevcut durumuna sert eleştiriler getirildi. Mustafa Avcı, herkese eşit pay dağıtan mevcut yapının halka arzdan ziyade "kitle fonlaması" olduğunu, 20-30 milyon dolarlık küçük KOBİ'lerin borsaya gelip tahtacıların elinde manipüle edildiğini söyledi. Çözüm olarak ISO 500 ölçeğindeki en az 500 milyon dolarlık dev şirketlerin oransal (pro-rata) dağıtımla ve kurumsal yabancı katılımıyla borsaya kazandırılması gerektiği savunuldu.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 130'un üzerinde fonu hızla tasfiye sürecine alması, Türkiye sermaye piyasalarının son yıllarda gördüğü en kritik regülasyon müdahalesidir. Programdaki konukların açıkça ortaya koyduğu üzere, ortada küçümsenebilecek bir dalgalanma değil, sığ hisselerin likit para piyasası fonları üzerinden finanse edildiği sistematik bir kaldıraç ve değerleme balonu mevcuttur. Düzenleyici kurumun ameliyatı gecikmeli de olsa kararlılıkla yapması, sistemik çöküş riskini bertaraf etmek adına gecikmiş ancak şart olan bir adımdır.
Piyasadaki pozisyonlanma açısından konuşmacıların dili kesinlikle genel bir "al" tavsiyesi içermemekte, tam aksine net bir "bekle, incele ve sığ varlıkları alma" duruşunu yansıtmaktadır. Yatırımcıların panikle taban seviyelerden BIST 30 veya köklü bankacılık hisselerini satması ne kadar yanlışsa, tasfiye sürecinin getirdiği belirsizlik dağılmadan agresif alıma geçmesi de o kadar risklidir. Tasfiye memurlarının satacağı varlıkların piyasada yaratacağı arz baskısı tamamen absorbe edilmeden yeni pozisyon açmak erken bir hamle olacaktır.
Özellikle fon piyasasında yaşanan tahribat, "düşük riskli" olarak pazarlanan enstrümanların dahi denetimsiz mekanizmalarla nasıl yüksek riskli hale gelebileceğini acı biçimde göstermiştir. TEFAS'taki geçmiş getiri listelerinin bir başarı metriği olarak değil, anomalileri tespit eden bir uyarı sistemi olarak okunması gerektiği anlaşılmıştır. Risksiz kabul edilen 1-2 risk skorlu para piyasası fonlarının portföyünde hisse teminatlı repoların yer alması kabul edilemez bir yapısal kusurdur ve bu ayrım SPK tarafından kesin çizgilerle yeniden çizilmelidir.
Sürecin mikro ölçekteki mağdurları için en can alıcı nokta içsel değer farkıdır. Tasfiye edilen fonlarda parası bulunan bireysel yatırımcılar, banka ekranlarındaki birim pay değerlerini nakit olarak tahsil edemeyecektir; çünkü varlıklar piyasa derinliği olmayan sığ tahtalarda gerçek adil değerlerine doğru çekilerek tasfiye edilecektir. Dolayısıyla sermayesini korumak isteyen rasyonel yatırımcının yapması gereken tek şey, MKK süreçlerini takip etmek ve panik işlemlerden kaçınarak resmi açıklamaları beklemektir.
Kapanış değerlendirmesi olarak piyasanın genel yönü için duruşumuz "bekle ve seçici biriktir" çizgisindedir. Temeli sağlam, yabancı ilgisine açık, küresel ölçekte iş yapan BIST sanayi ve likit bankacılık hisselerinde panik satışlarından kaçınılmalı, uzun vadeli pozisyonlar korunmalıdır. Ancak hikayesiz, çarpanları astronomik seviyelere ulaşmış, analist desteği bulunmayan sığ yan tahtalardan ve şüpheli getiri üreten portföy yönetim yapılarından tamamen uzak durulmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: EKOTÜRK TV