Sürdürülebilir Gelecek - Türkiye'de Yenilenebilir Enerji Sektörünün Görünümü | 2 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-02
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST elektrik şirketleri hisseleri için bekle ve temkinli ol; yüksek iletim maliyetleri nedeniyle son çeyrek bilançolarında ciddi zararlar görülecek.
2. Yeni YEKA projelerine girmeme eğilimi hakim; mevcut şartlarda agresif teklif vermekten kaçın.
3. Santral operasyonlarında maliyetleri kısmak adına üretimi durdurma ve bekleme pozisyonu tercih ediliyor.
4. Yenilenebilir enerji altyapı yatırımlarında 7,3 dolar cent seviyesi görülmeden yeni kapasite açma.
5. Mevcut YEKA taban fiyatı olan 3,5 dolar cent seviyesinden yatırım yapma; kârlılık marjı yetersiz.
6. Batarya ve enerji depolama alanında ortaklıkları ve fabrika yatırımlarını biriktir; 30 GW'lık kapasite tahsisi önemli bir büyüme alanı sunuyor.
7. Yapay zeka altyapı ve güvenlik segmentinde kanıta dayalı test verilerini bekle; regülasyonsuz aşırı hızlı adımlardan kaçın.
8. Açık ağırlıklı yapay zeka modellerindeki riskler fiyatlanana kadar körü körüne alım yapma; siber ve biyolojik tehdit denetimlerini takip et.
📊 Detaylı Açıklama
Türkiye'nin 2035 yılı için belirlediği 120 GW güneş ve rüzgar enerjisi kurulu güç hedefi, yıllık bazda yaklaşık 8 GW yeni santral kurulumunu ve buna paralel devasa iletim hattı yatırımlarını zorunlu kılmaktadır. TEİAŞ bu dönüşümün finansmanı için Dünya Bankası başta olmak üzere uluslararası kreditörlerle temaslarını sürdürse de, Türkiye'deki mevcut enflasyon ve yüksek faiz ortamı finansman maliyetlerini ciddi biçimde yukarı çekmektedir. Bu durum, sermaye yoğun enerji yatırımlarının geri dönüş sürelerini uzatırken sektörün finansman yükünü artırmaktadır.
Enerji Yatırımcıları Derneği Başkanı Cem Özkök, Türkiye'de elektrik fiyatlarının Avrupa geneline kıyasla en ucuz seviyelerde bulunduğunu, ancak sağlıklı ve sürdürülebilir bir yatırım ortamı için eski YEKDEM seviyesi olan 7,3 dolar cent düzeyinde bir fiyatlamanın şart olduğunu belirtmektedir. Yatırımcıların mevcut fiyat seviyeleriyle yeni santral devreye almasının ekonomik rasyoneli bulunmadığı için yeni yatırımlarda bekleme ve temkinli duruş tavsiye edilmektedir.
Borsa İstanbul'da işlem gören elektrik üreticileri için kısa vadeli görünüm oldukça negatiftir. Aşırı yükselen iletim ve orman kullanım bedelleri, santrallerin operasyonel kâr marjlarını tamamen silmiş durumdadır. Birçok üretici iletim bedeli ödememek adına santrallerini kapatma yoluna gitmiştir. Bu operasyonel tıkanıklığın doğrudan bir sonucu olarak, halka açık elektrik şirketlerinin yılın son çeyrek bilançolarında belirgin net zararlar açıklayacağı ifade edilmekte ve yatırımcıların bu hisselerde temkinli kalması gerektiği vurgulanmaktadır.
Enerji Bakanlığı tarafından yürütülen YEKA ihalelerinde uygulanan 3,5 dolar centlik sabit taban fiyat modeli ve açık artırmalardaki aşırı kırım dinamikleri eleştirilmektedir. Geçmişte yaşanan aşırı fiyat kırımları nedeniyle 1.000 MW'lık projenin iptal edildiği hatırlatılmakta; ehil olmayan firmaların yol açtığı rekabet ortamı sebebiyle tecrübeli oyuncuların bu ihalelere girmekten çekindiği aktarılmaktadır. Demir, çelik, bakır, gümüş gibi ana girdi maliyetleri ile işçilik giderleri artarken bu seviyelerden proje üstlenilmesi tavsiye edilmemektedir.
Sektörde büyüme hikayesi barındıran en kritik alan olarak batarya depolama sistemleri öne çıkmaktadır. EPDK'nın 30 GW'a yakın depolamalı güneş ve rüzgar projesinde izin süreçlerini hızlandırması ve bürokratik onay süresini iki yıldan bir yıla indirmesi sektöre ivme kazandırmaktadır. Sanayicinin düşük tarife saatlerinde depolayıp yüksek tarife saatlerinde tüketim yapma isteği talebi canlı tutarken, 500 milyon dolarlık Çin-Alman ortaklı batarya fabrikası gibi yatırımlar bu alanda pozisyon biriktirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Bölgesel jeopolitik krizler maliyet baskılarını derinleştirmektedir. Hürmüz Boğazı ve Karadeniz hattındaki askeri gerilimler nedeniyle Rusya'dan ithal kömür sevkiyatının dron saldırılarıyla aksaması ve LNG tedarik zincirindeki problemler, yerli üretim santrallerinin birincil yakıt maliyetlerini yukarı çekmiştir. Baraj doluluk oranlarının yüksek olması geçici bir rahatlama sağlasa da ithal kaynaklı santraller kış aylarında kâr marjı baskısı altında kalacaktır.
Yapay zeka tarafında Scale AI CEO'su Francis deSouza, teknoloji hisselerine yönelik aşırı iyimser veya panik odaklı yaklaşımlar yerine kanıta dayalı stratejilerin beklenmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Beyaz Saray'da teknoloji devleriyle yapılan gönüllü güvenlik mutabakatı olumlu bir adım olsa da, modellerin siber güvenlik, biyoloji ve radyoloji alanlarında oluşturabileceği risklerin bağımsız kurumlarca test edilmeden tam olarak ölçülemeyeceği belirtilmektedir.
Yapay zeka sektöründe özellikle açık ağırlıklı (open-weights) modellerin yarattığı risklerin piyasada yeterince fiyatlanmadığı ifade edilmektedir. Yalnızca öncü kapalı modellere odaklanmanın piyasayı yanıltabileceği, klinik ve kritik karar mekanizmalarında modellerin süreci atlayarak tahminde bulunmasının büyük tehlikeler içerdiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla yapay zeka yatırımlarında aceleci olmak yerine bağımsız denetim ve risk hafifletme araçlarının netleşmesini beklemek gerekmektedir.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yenilenebilir enerji sektörüne ilişkin aktarılan veriler, makroekonomik gerçeklerle regülasyon çerçevesi arasındaki makasın tehlikeli biçimde açıldığını göstermektedir. 2035 yılı için konulan yıllık 8 GW'lık kapasite artışı teorik olarak cazip bir büyüme hikayesi sunsa da, mevcut sermaye maliyeti ve iletim tarifeleri altında bu hedefin özel sektör eliyle finanse edilmesi imkansıza yakındır. Santral kapatma noktasına gelen operasyonel ortam, sermaye kârlılığının tamamen çöktüğünü ve sistemin tıkanma eşiğinde olduğunu teyit etmektedir.
Konuşmacının pozisyonu açıkça "bekle ve mevcut şartlarda yeni yatırımdan kaçın" çizgisindedir. Elektrik üreticilerinin 3,5 dolar cent gibi baskılanmış YEKA fiyatlarıyla ve 7,3 dolar cent seviyesinin altındaki tarifelerle karlı kalması mümkün görünmemektedir. İletim bedellerinin şirket bilançolarını erittiği bu ortamda, borsada işlem gören enerji üretim şirketleri için kısa ve orta vadeli pozisyon almak ciddi risk taşımaktadır; yatırımcıların son çeyrek bilançolarındaki zarar tablolarını görmeden agresif alım yapmaması rasyonel bir yaklaşımdır.
Sektör içinde ayrışabilecek yegane alt segment depolama ve batarya teknolojileridir. 30 GW'lık tahsis ve bürokratik süreçlerin kısaltılması, ayrıca yabancı sermaye ortaklı 500 milyon dolarlık üretim tesisi girişimi, bu alandaki yapısal dönüşümü desteklemektedir. Ancak bu tarafta dahi yüksek faiz oranları ve hammadde enflasyonu göz ardı edilmemelidir. Sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini optimize etme zorunluluğu depolama yatırımlarını savunmacı bir ihtiyaç haline getirse de, geniş çaplı kârlılık dönüşümü zaman alacaktır.
Yapay zeka ve enerji altyapısına yönelik genel piyasa duruşu "temkinli bekle" olarak özetlenmelidir. Enerji tarafında tarife güncellemeleri ve iletim bedeli revizyonları gerçekleşmeden elektrik üreticilerinden uzak durulmalı; yapay zeka tarafında ise regülasyon belirsizlikleri ile açık kaynaklı modellerin getirdiği siber güvenlik maliyetleri netleşene kadar yüksek değerlemelerden kaçınılmalıdır. Portföylerde enerji hisselerini artırmak için net regülatif teşvikler ve bilanço toparlanmaları beklenmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT