ŞİMŞEK BİST HAREKATI SİNYALİNİ DÜN BLOOMBERG'DE VERDİ...
Ekonomist TV Artunç Kocabalkan · 2026-09-17
💡 Hızlı Bilgi
1. Dolar/TL — Devalüasyon beklentisine girme; TL'de kalmaya ve Dolar/TL'de kısa (short) pozisyonu korumaya devam et.
2. BIST ve Serbest Fonlar — Temerrüt ve fon krizinde bıçak düşerken tutulmaz; bu aşamada kesinlikle ALMA, bekle.
3. Altın — 4.450 - 4.500 dolar direnci aşılmadan yeni ekleme yapma; mevcut pozisyonu koru ama alım için bekle.
4. Euro/Dolar Paritesi — 1,15 seviyesinin altına inse de yeniden 1,15 - 1,20 bandına toparlanmasını bekle; dolarda kalıcı güçlenme bekleme.
5. Para Piyasası Fonları (PPF) — Yaşanan likidite ve temerrüt söylentilerine kapılıp panik satışı yapma; fonda kalmaya devam et.
6. Borsa İstanbul (Genel) — Spekülatif hisse ve fonlardan uzak dur; sistemik arınma ve denetim sonuçlanana kadar acele alım yapma.
7. TCMB Faiz Politikası — Küresel faiz baskısı ve petrol fiyatları nedeniyle Merkez Bankası'ndan uzun süre faiz indirimi bekleme.
📊 Detaylı Açıklama
Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetimindeki temel hedefinin Türkiye'yi gri listeden çıkarmak, yabancı sermaye girişini engelleyen kara para ve suni piyasa mekanizmalarını temizlemek olduğu vurgulanıyor. Kamuoyunda dolaşan devalüasyon söylentilerinin hiçbir gerçekliği bulunmuyor; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin son kuruşuna kadar kuru savunacak güçte ve kurun patlamasına kesinlikle izin verilmeyecek. Erken seçim veya seçim ekonomisi senaryoları masada olmadığı gibi, döviz kurlarında sert sıçrama bekleyenlerin yanılacağı açıkça ifade ediliyor.
Borsa İstanbul'da Tera ve Pusula ekseninde yaşanan temerrüt ve fon krizleri, kontrolsüz yükselen serbest fonlardaki şişkinliğin kaçınılmaz bir sonucu olarak görülüyor. Yüzde binlerce prim yapmış, derinliği olmayan enstrümanlarda satış dalgası başladığında piyasa yapıcı mekanizmanın kilitlendiği, bu sebeple fon çıkışlarında gecikmeler yaşandığı belirtiliyor. Yatırımcılara net bir dille "bıçak düşerken tutulmaz, yara kapanmadan kaşınmaz" uyarısı yapılarak, sorunlu fonlara ve hisselere taban seviyeler teyit edilmeden kesinlikle girilmemesi, kenarda beklenmesi gerektiği aktarılıyor.
Altın cephesinde ise faiz kararları öncesinde 4.300 dolar bandının üzerine çıkılsa da kalıcılık sağlanamadığı ve 4.250-4.300 bandına geri çekilme yaşandığı görülüyor. 4.400 dolar seviyesinin altında kalındığı sürece kısa vadede altından güçlü bir momentum ya da getiri beklenmemesi gerektiği, orta vadeli yükseliş tezi sürse bile 4.450 - 4.500 dolar bandı yukarı yönlü kırılmadıkça yeni pozisyon açılmaması veya ekleme yapılmaması tavsiye ediliyor.
Euro/Dolar paritesinde yaşanan gerilemenin kalıcı bir trend oluşturmayacağı değerlendiriliyor. Paritenin 1,15 seviyesinin altına sarkmış olması geçici bir dalgalanma olarak yorumlanırken, ana hareket bandının yeniden 1,15 - 1,20 aralığına yerleşeceği öngörülüyor. Dolar endeksinde küresel çapta tek yönlü ve agresif bir değer kazancı sürecinin devam etmeyeceği savunuluyor.
Para piyasası fonları (PPF) tarafında yatırımcıların karşılaştığı gecikmeler ve para çekme kısıtlamaları ise sistemik bir batıştan ziyade dönemsel bir likidite sıkışıklığı ve takas mekanizması gecikmesi olarak nitelendiriliyor. SPK kuralları gereği portföy yönetim şirketlerinin olağanüstü durumlarda fon çıkışlarını geçici durdurma yetkisi olduğu hatırlatılarak, para piyasası fonlarının ana yapısına bir zarar gelmeyeceği ve yatırımcıların gereksiz bir paniğe kapılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Küresel merkez bankalarının faiz patikası ve yüksek seyreden petrol fiyatları Türkiye'nin borçlanma maliyetleri üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Bu makroekonomik görünüm altında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın piyasa beklentilerinin aksine uzun bir süre faiz indirimine gitmeyeceği, sıkı para politikasının tavizsiz korunacağı belirtiliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasadaki devalüasyon beklentilerinin temelsiz olduğu ve Merkez Bankası'nın kur istikrarını koruma kararlılığı tezi son derece rasyoneldir. Rezerv birikimi, ortodoks para politikası adımları ve yabancı sermaye çekme zorunluluğu göz önüne alındığında, döviz kurunun kontrolsüz şekilde serbest bırakılması mevcut dezenflasyon programının çökmesi anlamına gelir. Bu nedenle kur tarafında sert bir devalüasyon fiyatlamasına girmek yerine TL faiz getirisine odaklanmak mevcut konjonktürde en tutarlı stratejidir.
Borsa İstanbul'daki fon kaynaklı temerrüt süreçleri, piyasanın belirli köşelerinde oluşan kontrolsüz spekülasyonun temizlenme sancısıdır. Konuşmacının "erken satan rahat eder" ve "düşen bıçak tutulmaz" yaklaşımı, risk yönetimi açısından tam yerindedir. Yüksek getiri vadeden serbest fonlardaki likidite darboğazı çözülmeden, SPK ve regülatörlerin denetim sonuçları netleşmeden bu varlıklara alıcı olmak ciddi sermaye kayıplarına yol açabilir. BIST genelinde de manipülatif fiyatlamaların arındırılması beklenmeli, acele alımlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Altın ve Euro/Dolar tarafındaki temkinli duruş da teknik gerçeklerle örtüşmektedir. Altında 4.450 - 4.500 dolar eşiği geçilmeden agresif alım yapmak sermayeyi yatay-aşağı yönlü bir konsolidasyonda kilitleme riski taşır. Aynı şekilde küresel dolar gücünün bir süre daha baskı yaratabileceği unutulmamalı, paritede 1,15 üzerine kalıcı yerleşme görülmeden aşırı iyimser pozisyonlar taşınmamalıdır.
Özetle mevcut piyasa şartlarında izlenmesi gereken pozisyon "temkinli bekleme" ve "likit TL'de kalma" stratejisidir. Spekülatif hisse ve fonlardan uzak durulmalı (kesinlikle ALMA), para piyasası fonları gibi risksiz getirilerde panik yapılmadan beklenmeli, altın ve dövizde ise yeni alım için direnç seviyelerinin aşılması sabırla gözlenmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.