Sertaç Ekeke: Finansal Piyasalara Küsme Lüksümüz Yok!
CNBC-e · 2026-10-05
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 için bu yıl 13.200 puan üzerinde hareket bekleme; 11.900 ile 13.200 aralığında sıkışma sürecini izle.
2. Borsa İstanbul genelinde taban seviyelere yakın olunsa da yeni zirveler için henüz çok erken; agresif alım yapma, bekle.
3. Tedbirleri kalkan ve taban serisi yaşayan tartışmalı 9 hisseyi bu seviyelerden alma; tahtalara yeni alıcı gelmesi oldukça zor.
4. Dolar/TL'de 52 seviyesi üzerinde kalıcı kapanış bekleme; nakit döviz tutma zamanı değil, dövizde kalma.
5. Döviz cinsi varlık değerlendirenler için saf döviz yerine yüksek faiz veren Eurobond ve borçlanma araçlarını tercih et.
📊 Detaylı Açıklama
Piyasalarda yaşanan fon soruşturması ve son dönemdeki sarsıntı, yalnızca yüzde 10'luk fon büyüklüğü ya da 400 bin yatırımcıyla sınırlı kalmayan çok derin bir tahribat yarattı. Özellikle para piyasası fonları ve hisse senedi piyasasında BIST 30 dahil genele yayılan satışlar kamu vicdanını ve güven mekanizmasını ciddi şekilde zedeledi. Kredili pozisyon taşıyan ve taban taban gerileyen hisselerde yakalanan yatırımcıların geçmiş birikimlerini kaybetmelerinin yanı sıra eksi bakiyelerle geleceklerine de ambargo konuldu. Bu sürecin olağanüstü bir kriz olduğu kabul edilmeli ve bu hasarlar sarılmadan piyasada kalıcı bir rahatlama beklenmemelidir.
Borsa İstanbul'da volatilite bazlı tedbir sistemi kapsamında cezaları sona eren Özata Denizcilik, Pasifik Eurasia, Kardemir, Odin Teknoloji, Girişim Elektrik, LDR Turizm, Europower Enerji, Dap Gayrimenkul ve Martı Otel İşletmeleri hisselerine yönelik beklentiler temkinli kalmayı gerektiriyor. Bu kağıtların bir kısmı piyasanın kanayan yarası durumunda ve mevcut koşullarda bu tahtalara yeni kurumsal veya güçlü bireysel alıcıların gelmesi oldukça zor bir ihtimal olarak öne çıkıyor. Taban serisinde kol kesme imkanı dahi bulamayan yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi adına daha proaktif ve mikro bazlı çözümlere ihtiyaç duyuluyor.
BIST 100 endeksi teknik açıdan incelendiğinde, 11.900 seviyesi bir taban oluşumu göstermiş olsa da yukarı yönlü bir ivmenin teyidi için 12.400 eşiğinin aşılması şarttır. Yatırımcılardan gelen dönüşler ikiye ayrılmış durumdadır; bir grup zararların telafisini ararken diğer grup buraların dip olup alım fırsatı yaratıp yaratmadığını sorgulamaktadır. Dip seviyelere yakın olunduğu kabul edilse de yeni bir zirve hareketi için henüz çok erkendir. Kötü senaryoda 11.400 seviyesi risk masasında kalırken, yılın geri kalan 3 aylık döneminde endeksin 11.900 ile 13.200 aralığında sıkışması beklenmekte, 13.200 üzeri hareketler sürpriz olarak değerlendirilmektedir.
Yükselişin niteliği konusunda ise "biz bize borsa" döneminin sonuna gelinmiştir. Geçmişte endeksin 15.000 seviyelerine konuşulurken hisselerin 11.000 seviyesinde kalması şeklindeki anomali piyasayı acı bir tecrübeyle gerçeğe döndürmüştür. Türkiye potansiyeli ölçüsünde büyüme konjonktürüne girene kadar Borsa İstanbul'daki herhangi bir kalıcı yükselişin tek itici gücü yabancı alımları ve bankacılık sektörü olacaktır. FTSE Russell ve Kasım ayındaki MSCI süreçlerinde yabancının tatmin olacağı bir zemin oluşsa da bankacılığın sürüklemediği ve yabancının katılmadığı bir rallinin gerçekleşmesi mümkün görünmemektedir.
Döviz piyasası ve kur beklentilerine bakıldığında, piyasadaki döviz tevdiat hesabı (DTH) hareketlenmesine rağmen döviz tutma zamanı değildir. Dolar Endeksi'nin (DXY) 100 ile 102 bandı arasında sıkışık bir hareket sergilemesi beklenirken, ABD'deki güçlü verilere rağmen doların aşırı değerlenmesi öngörülmemektedir. Swap piyasalarında ve 12 aylık projeksiyonlarda 56 seviyeleri konuşulsa dahi Dolar/TL'de 52 seviyesinin üzerinde bir yıl sonu kapanışı beklenmemektedir. Bu çerçevede nakit dövizde beklemek cazip değildir; döviz taşıyanların yüksek getirili Eurobond veya özel sektör borçlanma araçlarına yönelerek faiz geliri elde etmesi daha rasyonel bir pozisyondur.
Yurt dışı hisse senedi piyasaları için pozitif görünüm devam etmektedir. Küresel piyasalarda en az iki çeyrek daha yurt dışı hisselerindeki yukarı yönlü ivmenin sürmesi öngörülmektedir. Ancak iki çeyreklik bu periyodun tamamlanmasının ardından küresel hisse senedi piyasalarında çok ciddi bir dalgalanma sürecine girilecektir; bu nedenle yatırımcıların bu vadede pozisyonlarını güncelleyerek risk yönetimini sıkılaştırması gerekecektir.
Enflasyon ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası cephesinde aylık yüzde 2,05 seviyesi kritik bir göstergedir. Tüketici harcamalarının soğuması, AVM harcamalarındaki geri çekilme ve baz etkisiyle birlikte enflasyonun yüzde 2'nin altına sarkması ve yıllıkta yüzde 30'un altına doğru eğilmesi piyasaya nefes aldıracaktır. Merkez Bankası'nın faizi yüzde 35 seviyesine kadar indirebilecek bir manevra alanı bulunmakla birlikte, küresel faiz döngüsü ve belirsizlikler nedeniyle toplantıları pas geçme imkanına da sahiptir; ancak 36 ile 37 politika faizi arasındaki fark Türk piyasalarında belirgin bir ayrışma yaratmayacaktır.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacının Borsa İstanbul ve genel makroekonomik dinamiklere yönelik yaklaşımı, piyasanın içinde bulunduğu güven bunalımını ve likidite sıkışıklığını son derece rasyonel bir zeminde ele almaktadır. Son dönemde hem fon tarafında patlak veren kriz hem de taban serileriyle eksi bakiyelere düşen kredili bireysel yatırımcı profili, piyasada psikolojik ve yapısal bir enkaz yaratmıştır. Bu bağlamda, piyasaya hemen yeni bir boğa hikayesi yazmak yerine "önce yaraların sarılması" gerektiği vurgusu fazlasıyla yerindedir; zira güven mekanizması onarılmadan tabandan gelen tepki alımları kalıcı bir trende dönüşemez.
Varlık bazındaki pozisyonlanma değerlendirildiğinde analistin duruşu ağırlıklı olarak "temkinli bekle" ve "seçici ol" eksenindedir. Endekste 11.900 desteği korunsa dahi 13.200 tavanının bu yıl aşılamayacağı öngörüsü, yatırımcıya agresif alımlardan kaçınması gerektiğini açıkça işaret etmektedir. Özellikle ceza süresi dolan veya manipülatif dalgalanmalara konu olan yan tahtalardan kesinlikle uzak durulması gerektiği, buralarda yeni alıcı tabanı oluşamayacağı uyarısı hayati bir risk yönetimi kuralıdır. Nakit döviz tutma stratejisine karşı çıkılarak Eurobond tarafına işaret edilmesi de reel getiri arayışı açısından tutarlı bir yaklaşımdır.
Göz ardı edilmemesi gereken temel risk ise küresel faiz ve likidite dinamiklerinin Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskısıdır. Yapay zeka yatırımlarının küresel sermayeyi ve borçlanma likiditesini emdiği bir konjonktürde, yabancı yatırımcının Türk varlıklarına yönelmesi sadece enflasyonda 2'nin altı rakamların görülmesine ve bankacılık çarpanlarına bağlı kalmayabilir. Ayrıca içerideki güven kaybı nedeniyle yerli yatırımcının finansal piyasalara küsmesi, işlem hacimlerini kurutarak BIST'te öngörülen 11.900 - 13.200 bandının alt sınırını daha kırılgan hale getirebilir.
Sonuç olarak piyasa için net strateji; Borsa İstanbul genelinde yeni bir ralli beklentisiyle aceleci alım yapmamak, 12.400 üzeri ivme teyit edilene kadar hisse pozisyonlarında beklemek, taban yemiş spekülatif hisselerden uzak durmaktır. Döviz bazlı varlıklarda saf döviz yerine Eurobond faizine odaklanılmalı, hisse tarafında ise yalnızca yabancı girişinin muhatabı olabilecek büyük bankalar ve en az iki çeyrek vadeli yurt dışı hisse senetleri seçici şekilde elde tutulmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e