Seans Ortası - Tasfiye Edilecek Fonlar Hakkında Kanun Teklifi TBMM'ye Sunuluyor | 9 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-12
💡 Hızlı Bilgi
1. 131 tasfiye fonundaki yatırımcılar için 1 milyon TL'ye kadar ara ödemede net yatırım tutarı enflasyonla (TÜFE+ÜFE/2) güncellenecek; bu sınırın altındakiler tam, üstündekiler ise 1 milyon TL alacak.
2. Taban serisi yaşayan likit olmayan hisseleri taşıyan fonlarda varlık açığı oluşursa ödemeler oransal dağıtılacak; tam tahsilat garantisi yok, kayıplar kaçınılmaz.
3. SPK borsa dışı satış, toptan satış ve ihale yetkisi aldı; fon varlığı olan hisselerin tahtaya doğrudan satışı engellenerek BIST taban baskısı sınırlandırılacak.
4. Fahiş getiri elde edip fondan çıkanlara isteğe bağlı iade tebligatları gönderildi; fon portföy yöneticileri ve koordineli işlem yapanların sorumluluğu görevden ayrılsalar bile sürüyor.
5. Para piyasası fonlarında (PPF) pay teminatlı ters repo taşımayan temiz fonlarda %96-%97 oranında hızlı ve sorunsuz nakde dönüş bekleniyor.
📊 Detaylı Açıklama
TBMM'ye sunulan 9 maddelik geçici kanun teklifi, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla SPK kararıyla tasfiyesine karar verilen 131 yatırım fonunu kapsamaktadır. Düzenleme, genel ve sürekli bir fon tasfiye rejimi getirmek yerine bu olağanüstü krizi çözmeyi hedeflemektedir. Yasayla birlikte fon süreçleriyle bağlantılı suçlar kapsamında el konulan tüm nakit ve sermaye piyasası araçları, Hazine yerine doğrudan fonun geri kazanım hesaplarına aktarılacaktır. Ayrıca bu hesapların haczedilemeyeceği ve TMSF'nin kayyım olarak atanabileceği hükme bağlanarak kamusal bir mali yük oluşturulmadan çözüm hedeflenmiştir.
Kanun teklifinin en kritik maddesi yaklaşık 355 bin kişiyi kapsayan 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme planıdır. Bu ara ödemede yatırımcının yatırdığı ve çektiği tutarlar TÜFE ile yurt içi ÜFE ortalaması alınarak bugünkü değere getirilecek ve ilk giren ilk çıkar (FIFO) yöntemiyle net yatırım tutarı hesaplanacaktır. Net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan hak sahipleri bu tutarın tamamını alırken, 1 milyon TL'nin üzerindekilere tavan olarak 1 milyon TL ödenecektir. Ancak fon bazında yapılacak değerlendirmede dağıtılabilir nakit toplam ara ödemeyi karşılamazsa, mevcut nakit hak sahiplerinin alacak tutarı oranında tenzil edilerek dağıtılacaktır.
Hisse senedi ve serbest fonlarda yaşanan derin likidite tıkanıklığı, özellikle 26 gündür taban olan ve değeri %80 eriyen hisseleri taşıyan fonlarda ciddi ana para kayıplarına yol açmaktadır. Tera ve Pusula Yatırım bünyesindeki fonlar başta olmak üzere, bu varlıkların piyasa fiyatı ana paraları dahi karşılayamaz durumdadır. Kanun teklifiyle SPK'ya hisseleri borsa dışında toptan satış pazarında satma, ihale açma veya şirket hâkim ortaklarına doğrudan devretme yetkisi tanınmıştır. Bu adım, fon portföyündeki hisselerin BIST işlem sıralarına kontrolsüzce yığılmasını ve hisse fiyatlarındaki taban serisinin borsanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla atılmıştır.
Fonlardan olağan dışı fiyatlamalarla çıkış yapan aktörler için geriye dönük hesaplaşma mekanizması kurulmaktadır. İlgili fonun getirisi piyasa göstergeleri ve benzer fon ortalamalarıyla kıyaslanacak, olağan piyasa getirisinin üzerinde fahiş kazanç elde edenlere tebligat yapılarak bu tutarların isteğe bağlı iade hesaplarına aktarılması talep edilecektir. Sabah saatlerinde 100 milyon TL'nin üzerinde olağan dışı getiriyle çıkış yaptığı tespit edilen kişilere tebligatların ulaştırıldığı belirtilmiştir. Portföy yönetim şirketlerinin ortakları, yöneticileri ve koordineli işlem yapanların sorumluluğu görevden ayrılsalar dahi devam edecek, tahsil edilen tüm paralar tasfiye havuzundaki yatırımcıların ana para açığını kapatmak için kullanılacaktır.
Gedik Yatırım Başekonomisti Serkan Gönençler'in sunduğu araştırma raporu, tasfiye sürecindeki fonların menkul kıymet içeriklerine dayalı kritik likidite analizlerini ortaya koymaktadır. İncelenen fonların genelinde nakde dönüşü zor, likiditesi düşük varlık rasyosu %58,6 seviyesindedir. Ancak bu portföyden ağırlığı çok yüksek olan 2-3 büyük fon (özellikle Tera fonları) ayrıştırıldığında bu risk oranı %23'e gerilemektedir. En kötü senaryoda bile serbest fonlar dahil toplam portföyün %81'inin geri kazanılabileceği, olumlu senaryolarda ise bu geri dönüş oranının %95-%97 bandına kadar çıkabileceği hesaplanmaktadır.
Para piyasası fonları (PPF) tarafında ayrışma oldukça belirgindir. Pay teminatı tutmayan standart PPF'lerde likiditesi düşük varlık oranı yalnızca %3 seviyesindedir ve bu fonların çok hızlı bir şekilde nakde çevrilerek tasfiye edilebileceği öngörülmektedir. Buna karşın serbest fonlara borç verip karşılığında hisse senedi teminatı (pay repo / ters repo) tutan para piyasası fonlarında, karşı tarafın borcunu ödeyememesi riski nedeniyle likidite riski %40'ın üzerine çıkmaktadır. Karşı taraf borcunu kapatamadığında PPF'nin elinde satılması güç hisse senetleri kalacağı için bu spesifik fonlardaki geri ödemelerin daha uzun zamana yayılacağı ve kesintiye uğrayabileceği vurgulanmaktadır.
Kanun teklifinde 15 ve 16 Eylül tarihlerinde satış talimatı vermiş ancak tasfiye kararı nedeniyle parası blokede kalmış yatırımcılara ilişkin net bir düzenleme yer almamaktadır. Tasarının yalnızca acil ara ödemeler ile varlık tasfiyesine odaklandığı, blokeli tutarlarla ilgili kararın SPK'nın daha sonra açıklayacağı idari süreçlere kaldığı belirtilmektedir. Borsa İstanbul geneli için ise fon kaynaklı satış baskısının hafiflemesi, SPK'nın borsa dışı satış mekanizmaları ve fon bazlı nakit ödemelerinin başlamasıyla birlikte BIST 30 ve BIST 50 hisselerinde bir taban oluşumu ve dengelenme sürecinin destekleneceği ifade edilmektedir.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
TBMM'ye sunulan tasfiye kanun teklifi, Türk sermaye piyasalarında sistemik bir çöküşü engellemek adına kamu kaynaklarına (Hazine) dokunmadan kurgulanmış rasyonel bir acil eylem planıdır. Fahiş kâr elde edenlerden kaynağın geri çağrılması ve zararın portföy yönetim şirketlerinin yönetim kurullarına rücu ettirilmesi ahlaki tehlikeyi (moral hazard) frenlemek açısından kritik bir adımdır. Ancak "dağıtılabilir nakdin yetersizliği halinde oransal indirim" maddesi, piyasada oluşan "devlet herkesin ana parasını tam kurtaracak" yanılgısını net biçimde çürütmektedir; dolayısıyla yatırımcıların gerçekçi beklentilere sahip olması elzemdir.
Yatırımcı pozisyonu açısından bakıldığında, tasfiye sürecindeki problemli fonlarda kalan yatırımcıların herhangi bir aktif hamle yapma imkanı zaten bulunmamaktadır ve bu varlıklar için mecburi bir bekleme pozisyonu geçerlidir. Standart ve likit para piyasası fonlarında bulunan yatırımcıların %95 ve üzeri tahsilat beklentisiyle panik yapmasına gerek yoktur; ancak hisse senedi teminatlı ters repo taşıyan PPF'ler ile spekülatif hisselerde yoğunlaşmış serbest fonlardaki yatırımcılar ciddi sermaye kaybını kabullenmek durumundadır. Bu portföylerde ana paranın dahi tam korunamayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.
Borsa İstanbul genelindeki hisse senedi pozisyonları içinse "panikle satma, dengelenmeyi bekle ve kademeli biriktir" yaklaşımı öne çıkmaktadır. Fonların elindeki taban hisselerin tahtaya boca edilmeyip SPK yetkisiyle borsa dışında blok olarak elden çıkarılacak olması, endeks üzerindeki zincirleme teminat tamamlama çağrısı (margin call) baskısını büyük ölçüde kırmaktadır. BIST 30 ve BIST 50 tarafında fiyatlanan bu yapay fon likidasyon iskontosu, orta-uzun vadeli yatırımcılar için birikim zeminine dönüşebilir; fakat spekülatif ve sığ hisselerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Özetle piyasa sinyalleri, fon krizi kaynaklı en sert likidite şokunun geride kalmakta olduğunu ancak bilanço hasarının fon bazında bireysel yatırımcılara yansıyacağını göstermektedir. 15-16 Eylül blokeli bakiyeleri ve serbest fon varlık açıkları piyasada bir süre daha dava ve uzlaşma süreçleriyle sürtünme yaratacaktır. Yatırımcıların genel piyasa tarafında BIST ana endekslerinde sakin kalıp beklemesi, fon tarafında ise resmi ara ödeme takvimini ve SPK tebliğlerini takip ederek rasyonel pozisyon alması gerekmektedir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT