Seans Notları - Eylül'de Yıllık Enflasyon Yüzde 29,73 Aylık Enflasyon Yüzde 1,84 Oldu | 5 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-06
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 endeksinde 12.500 – 12.600 direnç bölgesini takip et; düşük hacimli yükselişte temkinli bekle.
2. Bankacılık hisselerinde düşen enflasyon ve faiz indirimi beklentisiyle alım ve biriktirme pozisyonunu koru.
3. Akbank için 87 TL hedef fiyat ve %28 getiri potansiyeliyle HSBC'nin "Al" tavsiyesine paralel pozisyon al.
4. Garanti Bankası için 160 TL hedef fiyat ve %26 potansiyelle "Al" yönlü duruşu sürdür.
5. İş Bankası (15 TL hedef) ve Yapı Kredi (41 TL hedef) için aşağı yönlü revizyonlara rağmen "Al" pozisyonunu koru.
📊 Detaylı Açıklama
Türkiye'de Eylül ayı enflasyon verisi piyasa beklentilerinin belirgin şekilde altında gerçekleşti. Piyasa konsensüsü aylık %2,2 artış yönündeyken, gerçekleşen aylık TÜFE %1,84 oldu. Bu sonuçla birlikte yıllık enflasyon %29,73 seviyesine gerileyerek Kasım 2021'den bu yana ilk kez %30 sınırının altına indi. Verinin aşağı gelmesinde işlenmemiş meyve-sebze kalemindeki deflatif etkinin yanı sıra hizmet enflasyonundaki ılımlı seyrin belirleyici olduğu ifade edildi. Bu gelişme, TCMB'nin Ekim ayı toplantısında yaklaşık 100 baz puanlık bir faiz indirimi yapabileceği konsensüsünü güçlendirdi.
BIST 100 endeksi enflasyon verisinin desteğiyle günü %1,42 yükselişle 12.443 puandan tamamladı. Gün içerisinde 12.373 ile 12.528 puan aralığında dalgalanan endekste, özellikle 12.500 – 12.600 bandının önemli bir teknik direnç bölgesi olarak çalıştığı vurgulandı. Ancak endeksteki bu yükselişe işlem hacminin tam anlamıyla eşlik etmediği görüldü; günlük işlem hacmi 118 milyar TL seviyesinde kalarak önceki cuma gününün yaklaşık %5 altında gerçekleşti. Uzmanlar, hacimsiz yükselişlerin direnç aşımında temkinli karşılanması gerektiğine dikkat çekti.
Günün ana sürükleyicisi bankacılık endeksi oldu ve gün içinde primler %3,5 seviyelerine kadar tırmandıktan sonra günü %2,64 artışla tamamladı. HSBC Yatırım tarafından yayımlanan kapsamlı sektör raporunda, Türk bankalarında son dönemde görülen satış baskısının banka temellerinden ziyade yerel varlık yönetimi ve fon tarafındaki likidite sıkışıklığından kaynaklandığı belirtildi. Raporda yüksek faiz ortamının marj toparlanmasını ortadan kaldırmayıp yalnızca ötelediği, Türk bankalarının gelişmekte olan piyasa emsallerine kıyasla %25 iskontolu işlem gördüğü vurgulandı.
HSBC raporunda dört özel Türk bankası için "Al" tavsiyesi yinelendi. Akbank, sağlam varlık kalitesi ve faiz indirimlerine yüksek duyarlılığı nedeniyle sektörün en çok tercih edilen hissesi olarak öne çıkarıldı; hedef fiyatı 100 TL'den 87 TL'ye revize edilerek %28 yükseliş potansiyeli öngörüldü. Garanti Bankası için 160 TL hedef fiyat ve %26 potansiyel korunurken, İş Bankası'nda hedef fiyat 18,5 TL'den 15 TL'ye, Yapı Kredi'de ise 47 TL'den 41 TL'ye (%17,7 potansiyel) indirildi ancak "Al" tavsiyeleri korundu. Bankacılık karlarında 2026-2028 döneminde yıllık bileşik %70 büyüme modellendi.
Sanayi ve perakende sektörleri bankacılık rallisine ayak uyduramadı. BİM gibi gıda perakendecilerinde ve sanayi şirketlerinde baskılı fiyatlamalar sürerken, Euro/Dolar paritesinin son 17 ayın en düşük seviyelerini test ederek 1.12 sınırına gerilemesi sanayici açısından temel risk faktörü olarak değerlendirildi. Girdisi ağırlıklı dolar, çıktısı euro olan Türk ihracatçı sanayisi için Avrupa'daki büyüme durgunluğu ve parite baskısının kar marjlarını daralttığı, bu nedenle sanayi hisselerine geçiş için küresel toparlanmanın beklenmesi gerektiği ifade edildi.
Şirket haberleri tarafında önemli gelişmeler paylaşıldı. Aselsan'ın Savunma Sanayii Başkanlığı ile 2,46 milyar euro tutarında dev bir sözleşme imzaladığı bildirildi. Türk Hava Yolları'nın 150 adede kadar Boeing 737 MAX siparişi için müzakereleri sürdürdüğü aktarıldı. Öte yandan Astor Enerji, ABD'ye 90 milyon dolarlık transformatör siparişi almasına rağmen gün içinde taban fiyata gerileyerek BIST 100 üzerinde 18 puanlık negatif baskı yarattı. Endeks geneline bakıldığında ise taban serisi yaşayan hisse sayısının azaldığı ve piyasanın denge arayışında olduğu belirtildi.
Küresel piyasalarda ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde pozitif ayrıştı; S&P 500 %0,39 artışla 7.751 puana, Nasdaq ise %0,69 yükselişe ulaştı. Tahvil getirilerindeki yükselişe rağmen hisse senedi piyasalarının güçlü kalması, piyasalar arasındaki geleneksel korelasyonun koptuğunu gösterdi. Avrupa tarafında CAC 40 ve DAX seans içi dip seviyelerden toparlanırken, oynaklık göstergesi VIX endeksi 15,61 seviyesinde kalarak piyasadaki belirsizliğin henüz tamamen dağılmadığını işaret etti.
Emtia ve kripto para cephesinde dalgalı fiyatlamalar izlendi. Hürmüz Boğazı gerilimleri ve jeopolitik gelişmelerin odağındaki Brent petrol %0,56 düşüşle 101,67 dolara, WTI tipi ham petrol ise 90,42 dolara geriledikten sonra taban arayışına girdi. Spot altın 2.414 dolar seviyesinde yatay-pozitif seyrederken, spot gümüş %1,38 primle güçlü kaldı. Bitcoin ise gün içinde test ettiği 86.000 dolar seviyesinin üzerinde tutunamayarak %0,22 kayıpla 85.630 dolara geri çekildi.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Eylül ayı enflasyonunun %1,84 ile beklentilerin altında kalması ve yıllık oranın %29,73'e inmesi, dezenflasyon sürecinin makro düzeyde zemin kazandığını kanıtlıyor. Ancak piyasanın bu veriye verdiği tepki homojen bir borsa rallisinden ziyade, net bir sektör ayrışmasını yansıtıyor. Bankacılık sektörü, fonlama maliyetlerinin gerileyeceği ve TCMB'nin faiz indirim patikasına alan açıldığı beklentisiyle ana katalizör işlevini üstlenirken, sanayi tarafının bu harekete katılamaması yükselişin genele yayılmasını engelliyor.
HSBC'nin Türk bankalarına yönelik analizi, son dönemde yaşanan sert satışların yapısal bir temerrüt veya karlılık krizinden değil, yerel portföy yönetim şirketlerindeki likidite ve fon baskısından kaynaklandığını net biçimde ortaya koyuyor. Çarpan bazında gelişmekte olan piyasalara göre %25 iskontolu kalan bankacılık hisseleri, 2026 son çeyreğinden itibaren net faiz marjlarında beklenen toparlanmayla birlikte orta-uzun vadeli portföyler için en güçlü "biriktir" ve "pozisyon koru" teması olmaya devam ediyor. Özellikle Akbank ve Garanti Bankası'nın sunduğu getiri potansiyelleri risk-getiri dengesi açısından cazip kalıyor.
Buna karşın reel sektör ve sanayi hisseleri açısından tablo aynı pembe renge sahip değil. Euro/Dolar paritesinin 1.12 civarında seyretmesi, girdi maliyetleri döviz bazlı artarken ihracat gelirleri euro cinsinden baskılanan Türk sanayicisinin operasyonel karlılığını doğrudan törpülüyor. Üstelik Avrupa pazarındaki yavaşlama da eklenince, sanayi şirketlerinde kar marjlarının daralması kaçınılmaz hale geliyor. Bu nedenle sanayi endeksinde agresif alım yapmak yerine, küresel talep ve kur dengesi oturana kadar "bekle" stratejisi izlenmelidir.
Genel pozisyonlanma açısından, BIST 100 endeksinin 12.500 – 12.600 direnç bandına düşük işlem hacmiyle yaklaşması kısa vadeli bir kırılganlık yaratıyor. Yatırımcıların genele yayılan körü körüne bir alım yerine; faiz indiriminden doğrudan nemalanacak seçici özel bankalarda biriktirme yapması, parite baskısı altındaki sanayi hisselerinden ve taban volatilitesi süren şirketlerden uzak durarak beklemede kalması en dengeli yaklaşım olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT