Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Samsung Türkiye Başkan Yardımcısı: Kullanıcılarımızın %90'ı Günde En Az Bir Yapay Zeka Kullanıyor!

CNBC-e · 2026-10-13

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Katlanabilir cihaz segmentinde pozisyon: Biriktir ve büyümeden pay al; küresel pazar payının %5'ten %25-30 bandına çıkması bekleniyor.

2. Geleneksel sabit ekranlı mobil donanım yatırımları: Bekle ve ağırlığı azalt; pazar değişken ekranlara ve giyilebilir ekosistemlere kayıyor.

3. Cihaz içi (on-device) yapay zeka teknolojileri: Al ve portföyde ağırlık artır; kullanıcıların %90'ı günde en az bir kez aktif kullanıyor.

4. Yarı iletken ve çip üreticileri: Biriktir; uç cihazlarda çalışan yapay zekanın artan işlemci ve bellek talebi sektörü doğrudan destekliyor.

5. Sadece bulut tabanlı (cloud-only) yapay zeka çözümleri: Bu seviyeden doğrudan alma ve veri güvenliği riskleri nedeniyle temkinli kal.


📊 Detaylı Açıklama

Mobil ekosistemde tüketici davranışları radikal bir değişimden geçiyor; masa başı çalışma modelinden mobil çalışma düzenine geçilmesiyle birlikte akıllı telefonlar birer cep ofisi ve ana eğlence merkezine dönüştü. Murat Azdemir, mobil cihazların artık salt birer donanım olmaktan çıkıp vücudun bir uzantısı haline geldiğini vurguluyor. Bu yapısal dönüşüm, cihazların gün içinde çok daha uzun süre elde taşınmasını ve kullanılmasını zorunlu kıldığı için üreticilerin daha hafif, daha hızlı, daha dayanıklı ve uzun ömürlü tasarımlara odaklanmasını gerektiriyor.

Katlanabilir akıllı telefon pazarı, şirketlerin uzun vadeli stratejilerinde büyüme motoru olarak konumlanıyor. 2019 yılında başlayan ticari serüvenin arkasında 15 yıllık bir AR-GE geçmişi olduğunu belirten Azdemir, şu anda küresel akıllı telefon pazarında yaklaşık %5 paya sahip olan katlanabilir form faktörünün, önümüzdeki 4-5 yıl içinde %25 ila %30 seviyelerine tırmanacağını öngörüyor. 2030 yılı projeksiyonlarında satılması beklenen 1,2 - 1,3 milyar adetlik küresel pazarın en az 300 - 350 milyon adedini katlanabilir cihazların oluşturacağı tahmin ediliyor; bu da segmentte güçlü bir biriktirme ve büyüme sinyali veriyor.

Yapay zekanın cihazlara entegrasyonu tarafında Samsung, devasa bir sermaye harcaması yürütüyor. Yıllık yaklaşık 52 milyar dolarlık (haftalık 1 milyar dolar) AR-GE bütçesinin yaklaşık %50-55'lik dilimi doğrudan yapay zeka geliştirmelerine tahsis ediliyor. Şirket, yapay zekanın karmaşık algoritmalarını arka planda tutarak kullanıcıya tek bir daire çizme hareketi (Circle to Search) veya basit sesli komutlarla görsel düzenleme gibi sürtünmesiz deneyimler sunmayı hedefliyor. Bir teknolojinin başarısının indirme sayısıyla değil, gündelik hayatta refleks haline gelmesiyle ölçüldüğü belirtiliyor.

Türkiye pazarı, yapay zeka adaptasyonunda küresel ortalamanın oldukça üzerinde bir performans sergiliyor. Aktif Samsung kullanıcılarının %90'ının gün içinde en az bir kez bir yapay zeka fonksiyonunu kullandığı tespit edilmiş durumda. Bu yüksek etkileşim, Türkiye'yi canlı bir tüketici laboratuvarı haline getirirken, yapay zeka tabanlı servislerin ticarileşme ve yaygınlaşma hızının beklenenden çok daha yüksek olduğunu somut verilerle kanıtlıyor.

Veri gizliliği ve güvenlik mimarisi, yapay zeka stratejisinin merkezinde yer alıyor. Verilerin harici bulut sunucularına aktarılması yerine doğrudan cihaz içinde (on-device) işlenmesi yaklaşımı benimseniyor. Bu strateji, AR-GE bütçesinin %25'inin güvenlik teknolojilerine ayrılmasına neden olurken, cihazların işlemci, bellek ve pil kapasitelerinin bu ağır yerel yükü kaldıracak şekilde yeniden tasarlanmasını zorunlu kılıyor. Şirket, donanımlarına 7 yıl boyunca güvenlik ve yazılım desteği sunarak ürün ömrünü uzatmayı taahhüt ediyor.

Kullanıcı arayüzlerinde "yazmanın sonu" (end of typing) dönemine girildiği ve sesli komutların ana kontrol mekanizması haline geldiği aktarılıyor. Artık kullanıcılar menüler arasında manuel gezinmek yerine sesle talimat veriyor. Bu eğilim, telefonun tek merkez olma durumunu esneterek ses ve yapay zeka yeteneklerinin akıllı saat, kulaklık ve gelecekte akıllı gözlük gibi giyilebilir çevre birimlerine dağılmasını tetikliyor. Saat üzerinden sağlık verilerinin izlenmesi ve kulaklık üzerinden anlık çift yönlü çeviri yapılması bu dağıtık yapının ilk güçlü örnekleri olarak öne çıkıyor.

Yarı iletken sektörü, uç cihazlardaki yapay zeka devriminin en kritik yapı taşı konumunda bulunuyor. Dünyanın en büyük çip üreticilerinden biri olan Samsung'un stratejisinde, ev aletlerinden otomotiv içi bağlantılara kadar tüm donanımların birbiriyle konuştuğu bütünleşik bir ekosistem hedefleniyor. Eve yaklaşıldığında klimanın çalışması veya uykuya dalındığında televizyonun sesinin kısılması gibi proaktif senaryolar, güçlü yarı iletken altyapısı ve sensör ağları sayesinde mümkün kılınıyor; bu durum çip talebinin yapısal olarak güçlü kalacağını gösteriyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Samsung Türkiye Başkan Yardımcısı Murat Azdemir'in sunduğu veriler, tüketici elektroniğinde salt donanım satışına dayalı marjların daraldığını ve katma değerin cihaz içi yapay zeka ile esnek form faktörlerine kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yıllık 52 milyar dolarlık devasa AR-GE bütçesinin yarıdan fazlasının yapay zekaya, dörtte birinin ise güvenliğe ayrılması, teknoloji devlerinin rekabet avantajını yazılım-donanım optimizasyonunda aradığını gösteriyor. Şirketin ana tezi, donanımın sadece bir araç olduğu ve asıl değerin gündelik sürtünmeyi kaldıran yerel yapay zeka deneyiminde yattığı yönündedir; bu yaklaşım kurumsal sürdürülebilirlik açısından oldukça rasyoneldir.

Konuşmacının ve temsil ettiği grubun piyasa pozisyonu, geleneksel sabit ekranlı akıllı telefon pazarı için "bekle / ağırlık azalt", katlanabilir cihazlar ve giyilebilir ekosistemler için ise net bir şekilde "biriktir / agresif büyü" şeklindedir. Katlanabilir pazar payının %5'ten %30'a çıkacağı öngörüsü, bu alandaki tedarik zincirleri, menteşe mekanizmaları ve esnek ekran üreticileri için çok yıllı bir büyüme trendine işaret ediyor. Öte yandan, sadece cihaz satıp yazılım ve güvenlik ekosistemi kuramayan üreticiler için marj erozyonu kaçınılmaz görünmektedir.

Bu yatırım ve ürün stratejisinin taşıdığı temel risk, devasa AR-GE harcamalarının doğrudan nakit akışına ve birim kârlılığına dönüşüm hızındaki belirsizliktir. Yerel yapay zeka çalıştırmak cihazların bellek ve işlemci maliyetlerini artırırken, tüketicinin alım gücündeki dalgalanmalar yüksek fiyatlı tepe modellerin satış hacmini baskılayabilir. 7 yıllık güvenlik desteği sunmak kullanıcı sadakatini artırsa da yenileme döngülerini uzatma riski taşımaktadır. Bu dinamik, özellikle kısa vadeli kâr patlaması bekleyen yatırımcılar için bir kısıt oluştururken, uzun vadeli ekosistem yatırımcıları için defansif bir kale yaratmaktadır.

Sonuç olarak finansal perspektiften; uç birimlerde yapay zeka çalıştıran yarı iletken üreticileri ile katlanabilir ekran tedarik zincirinde pozisyonların "biriktir" modunda tutulması stratejik olarak doğrudur. Salt bulut bağımlı çalışan ve veri güvenliği çözümü üretemeyen yazılımlara mesafeli kalınmalı, Ar-Ge bütçesini pazar payına dönüştürebilen ekosistem liderlerinde kalınmalıdır. Sektör genelinde agresif bir "hemen al" coşkusundan ziyade, form faktörü değişimini ve yerel yapay zeka adaptasyonunu yakalayan oyuncuları kademeli portföye ekleme pozisyonu korunmalıdır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: CNBC-e