Sağanak İstanbul'u Felç Etti! Ayazağa'da Onlarca Araç Suya Gömüldü! | A Haber
A Haber · 2026-10-15
💡 Hızlı Bilgi
1. İstanbul genelinde metrekareye yer yer 240 kilogramı aşan son 41 yılın rekor yağışı sonucunda sel felaketi yaşandı; biri elektrik akımına kapılan çocuk olmak üzere iki kişi hayatını kaybetti ve olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
2. Ayazağa başta olmak üzere pek çok bölgede dere yatakları taştı, istinat duvarları ile yollar çöktü, onlarca otomobil ve kuryelere ait motosikletler sel sularıyla sürüklenerek otoparklarda üst üste yığıldı.
3. Şiddetli sel ve fırtına nedeniyle İstanbul genelinde okullar tatil edildi, 8 yaşından küçük çocuğu bulunan annelere idari izin verildi ve Valilik vatandaşlara zorunlu olmadıkça sokağa çıkmama çağrısı yaptı.
4. Metro istasyonları ile otobüslerin sular altında kaldığı megakentte toplu ulaşım durma noktasına gelirken, mahsur kalan vatandaşlar jandarma ve kurtarma ekiplerince botlar ve halatlarla tahliye edildi.
5. İBB ve resmi makamlara 2 bin 500'ün üzerinde acil durum ihbarı iletilirken, en yüksek yağış miktarları Beykoz (242 kg), Eyüpsultan (190,5 kg) ve Sarıyer (187,9 kg) ilçelerinde kaydedildi.
📊 Detaylı Açıklama
İstanbul'da Meteoroloji, Valilik ve AKOM'un yaptığı fırtına ve sağanak uyarılarının ardından kenti vuran yağış, beklenenin çok üzerinde bir şiddete ulaşarak afete dönüştü. Kent genelinde son 41 yılın yağış rekoru kırılırken, Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190,5 kilogram ve Sarıyer'de 187,9 kilogram yağış ölçüldü. Kısa sürede düşen bu devasa su kütlesi rögarların taşmasına, yolların göle dönmesine ve kentin pek çok noktasında altyapının tamamen kilitlenmesine yol açtı.
Felaketin en acı bilançosu can kayıpları oldu; su baskınları esnasında sokakta elektrik akımına kapılan küçük bir çocuk ile birlikte toplam iki kişi hayatını kaybetti. Yaşanan ölümlerin ardından yetkili makamlarca adli tahkikat başlatılırken, can pazarına sahne olan cadde ve sokaklarda vatandaşlar elektrik kaçakları ve sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Sarıyer Ayazağa mevkisi, sel felaketinin yıkıcı etkisinin en net görüldüğü merkezlerden biri haline geldi. Bölgedeki dere yatağının taşması ve debisinin tehlikeli biçimde yükselmesiyle asfalt yollar çöktü, yüksek istinat duvarları ve beton bloklar araçların üzerine devrildi. Sokaklar ve açık otoparklar balçıkla kaplanırken, park halindeki onlarca araç akıntıyla sürüklenip birbirinin üzerine fırlatıldı.
Özellikle dar gelirli çalışanların ve kuryelerin geçim kaynağı olan motosikletler selden büyük zarar gördü. Ayazağa'da motor park alanlarının sular altında kalmasıyla cadde adeta bir motosiklet hurdalığına dönüştü; bazı vatandaşlar sürüklenen motosiklet ve ticari araçlarını olay yerinden 500 metre ila 1 kilometre uzakta balçığa gömülmüş halde bulabildi. Bölgedeki dükkan ve kafelerin camları patlarken, iç mekanlar tamamen moloz ve çamurla doldu.
Toplu ulaşım ağının çökmesiyle birlikte metro istasyonlarına şelale gibi su sızdı, seferler aksadı ve AVM'ler güvenlik gerekçesiyle kapatıldı. Yollarda mahsur kalan halk otobüslerinin içini su basması üzerine yolcular durakların ve otobüs koltuklarının üzerine çıkarak yardım bekledi. İtfaiye ekipleri ve çevre sakinleri, boyu aşan suların ortasında kalan insanları halatlarla imece usulü birbirine bağlayarak tahliye etti.
Ayazağa ve çevre bölgelerde ana arterlerin tamamen kapanması sonucu kara yoluyla ulaşım imkansız hale geldi. Sel sularının binaların giriş katlarını yutması nedeniyle mahsur kalan vatandaşların imdadına jandarma ve sahil güvenlik ekipleri zodyak botlarla yetişti. Aralarında Demet Özdemir ve Murat Boz gibi ünlü isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi, suyun bir metreye ulaştığı stüdyo ve evlerinde mahsur kalarak sosyal medyadan durumlarını paylaştı ve ekiplerce botlarla güvenli alanlara taşındı.
Afet sonrasında kamu yönetimi hızlı tedbirler devreye soktu; İstanbul Valiliği kent genelinde okulların tatil edildiğini duyurdu. Çalışan annelere yönelik olarak 8 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın çalışanların çalıştıkları sektöre bakılmaksızın idari izinli sayılacağı açıklandı. Valilik ve AKOM, sürücülerin trafiğe çıkmaması yönündeki uyarılarını yinelerken, kent içi trafik yoğunluğunun uyarılara uyulması sebebiyle yüzde 40 seviyelerinde kaldığı bildirildi.
Yayın boyunca Atatürk Olimpiyat Stadı çevresi ve vadi yataklarındaki su akıntıları gösterilerek dere yataklarına yapılan yapılaşmaların riskine dikkat çekildi. Yıllar önce dere yatağı olan alanlara kurulan yerleşim yerlerinde suyun kendi tabii yatağına dönmesinin bu ağır bilançoyu yarattığı vurgulanırken, dere setlerinin molozlarla tıkanmasının yeni bir taşma tehlikesi barındırdığı kaydedildi.
🎯 Haber Analisti Yorumu
İstanbul'da kaydedilen 41 yıllık yağış rekoru, doğa olaylarının şiddetini küresel iklim kriziyle birlikte tahmin edilemez bir noktaya taşıdığını net bir biçimde kanıtlamaktadır. Ancak metrekareye düşen 240 kilogramlık yağışı yalnızca bir "doğal afet" olarak nitelemek, tablonun arkasındaki insan kaynaklı ihmalleri perdelememelidir. Olimpiyat Stadı etrafındaki taşkınlar ve Ayazağa'daki yıkım, suyun hafızasının silinemeyeceğini; dere yataklarına, vadi tabanlarına ve ormanlık alanlara inşa edilen kontrolsüz beton yapılaşmanın bedelinin er ya da geç ödeneceğini bir kez daha acı biçimde göstermiştir.
Gelişmelerin ekonomik ve toplumsal yansıması önümüzdeki günlerde çok daha sarsıcı hissedilecektir. İş yerleri balçık altında kalan yüzlerce esnaf, evleri oturulamaz hale gelen bodrum katı sakinleri ve ekmek teknesi olan motosikletleri kullanılamaz hale gelen kuryeler için devasa bir maddi kayıp söz konusudur. Sigorta ve kasko şirketleri açısından mali yükü yüksek bir tazminat süreci başlarken, poliçesi bulunmayan dar gelirli kesimlerin zararlarının kamu eliyle ivedilikle sübvanse edilmesi ve vergi kolaylıkları sağlanması sosyal devlet gereğidir.
Olayın en vahim kurumsal boyutu, sokak ortasında su birikintisinde bir çocuğun elektrik akımına kapılarak can vermesidir. Şehir altyapısında açıkta kalan veya izolasyonu yetersiz olan elektrik hatlarının, en ufak bir taşkında ölüm tuzağına dönüşmesi asla kabul edilemez bir denetim zafiyetidir. Ayrıca rögarların dakikalar içinde tıkanarak devre dışı kalması, merkezi yönetim ile İBB arasındaki siyasi çekişmelerin ötesine geçilerek İstanbul'un kentsel dönüşüm vizyonunun sadece bina yenilemekten ibaret olamayacağını, yer altı drenaj sistemlerinin sıfırdan revize edilmesinin şart olduğunu ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak; mega kentte aşırı hava olayları artık istisna değil yeni normaldir. Yerel yönetimlerin acilen dere yatakları üzerindeki riskli yapıları kamulaştırarak buraları doğal taşkın koridorlarına dönüştürmesi elzemdir. Vatandaşlar açısından ise kurumların yaptığı fırtına ve sel uyarıları ciddiye alınmalı, kriz saatlerinde bireysel tahliye çabası yerine güvenli yüksek noktalara sığınılmalı ve açıkta su bulunan zeminlerde elektrik kaçağı tehlikesine karşı son derece temkinli hareket edilmelidir.
Kanal: A Haber