Piyasalarda Fon Depremi! | Kerim Rota, Erdal Sağlam & Semih Sakallı
Mesele Ekonomi · 2026-09-16
💡 Hızlı Bilgi
1. Manipülatif ve şişirilmiş serbest hisse senedi fonlarını kesinlikle ALMA; temerrüt, likidite krizi ve fon değerleme durdurma riski zirvede.
2. Dolaşımı toplanarak yapay fiyatlanan 10'un üzerindeki spekülatif hisseyi bu seviyelerden ALMA / SAT; taban serilerinde alıcı bulunamayacağı için anapara sıfırlanabilir.
3. Şüpheli portföy yönetim şirketlerine ait para piyasası fonlarını SAT / KALİTEYE GEÇ; çöp hisselerin teminat verildiği repolar nedeniyle ödeme aksaması ve değer kaybı riski var.
4. Büyük bankaların ve kurumsal aracı kurumların para piyasası fonlarında BEKLE; sistemik bir bankacılık krizi beklenmiyor, güvenli limanlara ("flight to quality") geçiş öne çıkıyor.
5. BIST 30 / BIST 29 temel analize uygun reel şirket hisselerinde panik satışı yapma, BEKLE ve orta-uzun vade için kademeli BİRİKTİR.
6. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fonları konusunda panik yapma, BEKLE; bu manipülatif serbest fonlar ve işlemler BES portföylerine dahil değildir.
7. Tasarruf finansman şirketlerindeki varlıklar için BEKLE ve kamu/BDDK/TMSF kararlarını izle; toplanan kaynakların ilişkili şirket fonlarına aktarılmış olma riski bulunuyor.
8. Borsa genelinde yeni alım yapmak için kamu otoritelerinin (SPK/BDDK) net müdahalesini ve yangını söndürmesini BEKLE; acele alım yapma.
9. TCMB faiz indirimi beklentileri için BEKLE; Brent petrolün 107 dolara çıkması ve kur/enflasyon baskıları nedeniyle Ekim faiz indirimi ihtimali zayıfladı.
📊 Detaylı Açıklama
Piyasalarda yaşanan fon depreminin temelinde, Kerim Rota'nın "Türk tipi Ponzi" ve "Daha Büyük Ahmak Teorisi" (Greater Fool Theory) olarak nitelendirdiği ikili bir manipülasyon mekanizması yatıyor. Süreç, fiili dolaşımı çok düşük olan halka açık şirket hisselerinin toplanması, şirket sahipleriyle anlaşılarak dolaşımın fiilen bitirilmesi ve şirketlerin içi boşaltılarak sadece 4 harfli borsa kodları üzerinden yapay fiyat hareketleri üretilmesiyle başladı. İlk etapta birkaç hisseyle sınırlı kalan bu sermaye piyasası suçu, denetleyici otoritelerin zamanında müdahale etmemesi nedeniyle cesaret bularak 10'un üzerinde şirkete yayıldı.
Bu yapay hisselerin değer artışları serbest yatırım fonlarına taşındı. Başlangıçta TEFAS'a kapalı olan bu fonlar, portföylerindeki sığ hisseleri her gün suni şekilde yükselterek dolar bazında 500 kat gibi akıl dışı performanslar üretti. Asıl kırılma noktası ise Temmuz 2025'te bu fonların SPK onayıyla TEFAS üzerinden genel nitelikli yatırımcılara açılmasıyla yaşandı. İçerideki manipülatörler yüksek fiyattan kâr realize edip çıkarken, fiyatların şişik olduğunu bilmesine rağmen "daha yüksek fiyattan satacak bir ahmak bulurum" düşüncesiyle sisteme yeni yatırımcılar girdi ve Ponzi çarkı genişledi.
Sistemin çöküşü, likiditenin tıkanması ve yatırımcı çıkışlarının karşılanamamasıyla başladı. Pusula fonlarının fon rehberi değişikliği sonrası eksi getiri yazması tetikleyici unsur oldu. Günlük yüzde 10 taban yiyen ve tahtasında alıcı olmayan bu manipülatif hisseler nakde dönüştürülemediği için fonlar temerrüde düşmeye başladı. SPK'nın fon rehberinde getirdiği esneklikle, bazı fonların çıkışları karşılayamadığı için günlük fiyat açıklamasını bırakıp aylık fiyatlamaya geçtiği aktarıldı. Bu durum, önce satış emri verenin yüzde 10 kayıpla kurtulmasını engellemek ve zararı tüm katılımcılara yaymak anlamına gelse de son dönemde giren yatırımcıların anaparasının erimesini kaçınılmaz kılıyor.
Krizin en tehlikeli boyutu ise para piyasası fonlarına sıçramış olmasıdır. Normal şartlarda mevduat, ters repo ve kısa vadeli borçlanma araçları taşıması gereken bazı para piyasası fonlarının, ilişkili hisse senedi fonlarına kaynak aktarmak için değerlemesi şişirilmiş "çöp" hisseleri teminat alarak repo yaptığı ortaya çıktı. Örnek olarak, piyasa değeri yapay şekilde 16-17 milyar dolara şişirilen 250 kişilik bir finans şirketinin hisseleri teminat kabul edildiğinde, hisse çökünce 50 milyar liralık teminatın piyasa karşılığı belki 5 milyar liraya düşüyor. Bu teminat açığı ve tahsilat imkansızlığı, söz konusu portföy yönetim şirketlerinin para piyasası fonlarında ödeme gecikmelerine ve doğrudan anapara kayıplarına yol açma riski taşıyor.
Bulaşıcılığın ikinci kritik ayağını tasarruf finansman sektörü oluşturuyor. Pusula Holding bünyesindeki Katılımevim örneğinde olduğu gibi, halktan mevduat benzeri toplanan tasarruf havuzlarının BDDK'nın kısıtlayıcı tebliğleri yürürlüğe girmeden önce grup şirketlerinin hisselerine veya ilişkisiz fonlarına yatırıldığına dair ciddi şüpheler bulunuyor. Bir altın günü mantığıyla çalışması gereken bu yapıların fon kayıplarına maruz kalması durumunda, sisteme para yatıran vatandaşların mağduriyet yaşamaması için BDDK ve TMSF'nin acilen devreye girerek yönetime el koyması veya süreci enterne etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Zararın telafisi ve faturanın kime çıkacağı konusunda net bir ayrım yapılıyor. Serbest hisse senedi fonlarına yüzde 5000'lik getirilerin peşinden koşarak yüksek risk profiliyle (risk değeri 6-7) giren nitelikli yatırımcıların zararının kamu tarafından karşılanmayacağı ve karşılanmaması gerektiği ifade ediliyor. Ancak düşük riskli diye para piyasası fonlarına ya da tasarruf finansman şirketlerine para yatıran vatandaşların durumu farklı değerlendiriliyor. Köprülerin satıldığı bir bütçe ortamında kamunun doğrudan zararı üstlenmesi adaletsiz bulunsa da nihai çözümün siyasi iradenin kararına kalacağı ve muhtemelen dolaylı kamu/katılım bankası desteğiyle halkın sırtına yüklenebileceği endişesi paylaşılıyor.
Borsa İstanbul genelinde yaşanan sert satış dalgasının süresi kamu otoritelerinin tavrına bağlı görülüyor. SPK ve BDDK'nın problemli fonları ve işlemleri hızla tespit edip ödemeleri dondurması ve piyasaya güvence vermesi durumunda panik birkaç gün içinde yatışabilir. Ayrıca bu süreçte, şişirilen hisselerden kaynaklanan fon emiliminin sona ermesiyle, piyasanın "BIST 29 / BIST 30" olarak adlandırılan gerçek ve bilançosu sağlam temel analiz şirketlerine döneceği, bu hisselerin orta ve uzun vadede bu temizlikten pozitif ayrışacağı öngörülüyor.
Bankacılık sistemi genelinde sistemik bir çöküş riski beklenmiyor; adı geçen kuruluşların sahip olduğu küçük yatırım bankaları veya katılım lisansları genele yayılacak bir batık riski taşımıyor. BES fonları ise mevzuat ve portföy kısıtları nedeniyle bu tür serbest manipülatif işlemlerden tamamen muaf tutulduğu için emeklilik yatırımcılarının endişelenmesini gerektirecek bir durum bulunmuyor. Piyasadaki sağlıklı portföy yönetim şirketlerinde sadece kısa vadeli bir likidite ve kaliteye kaçış ("flight to quality") dalgalanması yaşanması bekleniyor.
Makroekonomik cephede ise Erdal Sağlam ve Semih Sakallı'nın aktardığı üzere, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın mesajları ve küresel gelişmeler faiz indirim sürecini tehlikeye atmış durumda. Brent petrolün 107 dolara fırlaması, akaryakıt zamları ve enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki ikincil etkileri sebebiyle Ekim ayında beklenen olası bir TCMB faiz indiriminin rafa kalktığı veya oldukça zorlaştığı belirtiliyor. Maliye politikasının enflasyon hedeflerinden uzaklaştığı bir ortamda, fon skandallarının yarattığı güven kaybının genel piyasa faizleri ve finansman maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturacağı değerlendiriliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasadaki bu sarsıntı, sermaye piyasası regülasyonunun ve denetim mekanizmalarının zamanında çalışmamasının kaçınılmaz bir sonucudur. Göz göre göre büyüyen bir piyasa dolandırıcılığı modelinin serbest fonlar ve ardından TEFAS kılıfıyla genele yayılmasına izin verilmesi, finansal mimaride ciddi bir denetim zafiyetini kanıtlamaktadır. Yapay piyasa oluşumu Türk Ceza Kanunu ve SPK Kanunu nezdinde açıkça suç teşkil etmesine rağmen idari tedbirlerin aylar boyunca geciktirilmesi, piyasadaki ahlaki çöküşü (moral hazard) körüklemiş ve faturanın büyümesine yol açmıştır.
Varlık bazında duruş son derece nettir: Spekülatif, sığ ve son dönemde fonlar aracılığıyla astronomik prim yaptırılmış hisselerden ve ilişkili serbest fonlardan KESİNLİKLE UZAK DURULMALI (ALINMAMALI) ve varsa likidite bulunduğu an çıkılmalıdır. Para piyasası fonu yatırımcıları ise "nasılsa para piyasası, risk yoktur" yanılgısına düşmemeli; portföy dağılımında şüpheli özel sektör tahvili veya şaibeli hisse repo teminatı barındıran butik portföy şirketlerinden derhal çıkıp, portföyü Hazine kağıdı ve sağlam banka mevduatından oluşan büyük kurumsal banka fonlarına geçmelidir.
Krizin yayılma riskinde en kritik halka tasarruf finansman ve repo teminatlarıdır. Nitelikli yatırımcının yüksek getiri hırsıyla serbest fonda batırdığı parayı kamunun tazmin etmesi sermaye piyasası mantığına tamamen aykırıdır; burada piyasa disiplini işlemelidir. Ancak para piyasası fonları ve tasarruf finansman şirketleri üzerinden habersizce bu riske maruz bırakılan tabandaki tasarruf sahipleri korunmazsa, sisteme olan genel güven kalıcı hasar alacaktır. BDDK ve TMSF'nin acilen devreye girerek bu varlıkları enterne etmesi sistemik riskin önüne geçmek için şarttır.
Borsa İstanbul tarafında ise panik satışları bir süre daha devam edebilecek olsa da, temizlik bittiğinde ortaya çıkacak rasyonel zemin BIST 30 gibi temel rasyoları sağlam şirketler için bir fırsat penceresi açacaktır. Yıllardır manipülatif hisselere yönelen haksız likidite akışının kesilmesi, kurumsal hisseleri yeniden cazip kılacaktır. Ancak makro tarafta Brent petrolün 107 dolar seviyesine tırmanması, TCMB'nin faiz indirim alanını tamamen daraltmış ve enflasyonla mücadeleyi zora sokmuştur. Bu nedenle genel piyasada agresif bir alım dalgası yerine, kamu adımlarını izleyen temkinli bir BEKLE ve sağlam hisselerde seçici BİRİKTİR stratejisi izlenmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Mesele Ekonomi