Özgür Özel, İsrail-FETÖ Planlarını Mı Uyguluyor? | A Haber
A Haber · 2026-10-22
💡 Hızlı Bilgi
1. Gazeteci Sinan Burhan, Özgür Özel ve ekibinin danışmanlarıyla özel bir toplantı yaparak Erdoğan ile normalleşme sürecini bitirme ve sert muhalefete dönme kararı aldığını açıkladı.
2. CHP yönetimi içindeki yeni stratejinin, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarını savunmak yerine mağduriyet söylemi kurup doğrudan iktidara ve medyaya saldırmak olduğu belirtildi.
3. Faik Öztrak ve Ümit Özlale'nin Borsa İstanbul ile Varlık Fonu üzerinden eski Bakan Berat Albayrak'ı hedef alan açıklamalarının FETÖ firarisi Cevheri Güven'in iddialarıyla örtüştüğü vurgulandı.
4. Programda Özgür Özel'in mitinglerdeki sokak çağrıları ve A Haber'i hedef alan sert çıkışları masaya yatırıldı; bu tavrın toplumsal gerilimi tırmandırma riski taşıdığı kaydedildi.
5. Berat Albayrak döneminde yurt dışından Türkiye'ye getirilen 350 ton altın ve Doğu Akdeniz ile Libya hamlelerinin küresel finans odaklarını rahatsız ettiği savunuldu.
📊 Detaylı Açıklama
Programın açılışında ana muhalefet cephesindeki iç çekişmeler ele alındı. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki sert polemikler hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu'nun partiyi pavyon masalarına meze edenlerden ve ajanlardan temizleme sözleri ile Özel'in Kılıçdaroğlu için gönlünde yer kalmadığını söylemesi masaya yatırıldı. Gazeteci Güngör Yavuzaslan, iki taraf arasındaki mücadelenin artık siyasi bir kan davasına dönüştüğünü ve dilin olağanüstü sertleştiğini ifade etti.
Sinan Burhan, Özgür Özel ve ekibinin yakın zamanda bir strateji toplantısı yaptığını aktardı. Bu toplantıda danışmanlar, 31 Mart yerel seçimleri sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başlatılan normalleşme sürecinin partiye oy kaybettirdiğini öne sürdü. Bu analiz doğrultusunda tabanı konsolide etmek için seçimlere kadar dilin bilinçli olarak sertleştirilmesi ve Kılıçdaroğlu ekibinin marjinalleştirilmesi kararı alındı.
Yayında paylaşılan kulis bilgilerine göre yeni stratejinin bir diğer ayağı yolsuzluk tartışmalarını gölgelemek oldu. CHP yönetiminin Ekrem İmamoğlu'nun villaları, Manavgat'taki para iddiaları ve çeşitli belediye başkanlarının görüntülerine savunma yapmakta zorlandığı belirtildi. Yönetimin savunmada kalmak yerine iktidarın baskı kurduğu algısını işleyerek mağduriyet söylemine sığınmayı tercih ettiği dile getirildi.
Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yönelik yeniden başlayan eleştiriler ayrıntılı şekilde irdelendi. Faik Öztrak ve Ümit Özlale'nin Borsa İstanbul, Varlık Fonu ve Erişah Arıcan üzerinden kurduğu söylemlerin perde arkası konuşuldu. Bu iddiaların firari FETÖ mensubu Cevheri Güven'in yurt dışından dolaşıma soktuğu şemalarla birebir örtüştüğü öne sürüldü. Albayrak'ın altı yıl önce görevden ayrılmasına rağmen yeniden hedefe konmasının planlı bir zamanlama olduğu savunuldu.
Berat Albayrak'ın bakanlık dönemindeki icraatları hatırlatıldı. Yurt dışındaki 350 ton Türk altınının ülkeye getirilmesinin bugün küresel kriz şartlarında hayati bir adım olduğu vurgulandı. Almanya ve Fransa'nın dahi ABD'deki altınlarını geri almakta zorlandığı bir dönemde bu kararın önemi belirtildi. Karadeniz doğalgazı, Gabar petrolü, yerli sondaj gemileri ve Mavi Vatan stratejisinin temellerinin o dönemde atıldığı kaydedildi.
Siyaset bilimci Elif Şahin, dış politikadaki Libya zaferine dikkat çekti. 2019'da Trablus hükümetiyle imzalanan deniz yetki anlaşmasının yedi yıl sonra Hafter kontrolündeki Doğu Libya tarafından da kabul edildiğini anlattı. Yunanistan ile yakın ilişkilerine rağmen Doğu Libya'nın bu anlaşmaya imza atmasının Türkiye için tarihi bir diplomatik kazanım olduğu, buna rağmen muhalefetin başarıları görmezden gelip iç gerilim ürettiği belirtildi.
Özgür Özel'in mitinglerdeki konuşmalarından video kesitleri ekrana getirildi. Özel'in meydanlarda halkı toplaması, uykumuz gelirse dağılırız ama icap ederse dağılmayız ve sokak çağrısı yapıyorum ifadeleri sert biçimde eleştirildi. Yavuzaslan, Gezi olaylarının Türkiye ekonomisine faturasının 53 milyar doları aştığını hatırlatarak siyasetçilerin sokak çağrısı yaparken son derece sorumlu davranması gerektiğini söyledi.
Elif Şahin, Batı ülkelerindeki toplumsal yapı ile Türkiye'nin şartlarının karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Fransa'daki Sarı Yelekliler hareketinde sokakların yağmalandığını ancak hükümetin devrilmediğini anımsattı. Türkiye'de sandıkta kazanamayan muhalefet unsurlarının sokak baskısıyla sonuç almaya çalışmasının siyasi acizlik olduğunu ve Türk toplumunun bu tür provokasyonlara prim vermeyeceğini savundu.
Programın son bölümünde Sinan Burhan, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hem içeride hem küresel düzeyde büyük kırılmalara gebe olduğunu anlattı. Türkiye'nin Suriye, Karabağ, Somali ve Doğu Akdeniz'deki bağımsız adımlarının küresel aktörleri tedirgin ettiğini dile getirdi. Muhalefetin sertleşen söylemlerinin ve sokak çağrılarının bu küresel denklemden bağımsız okunamayacağı vurgulanarak yayın noktalandı.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Yayın boyunca ortaya konan temel tez, muhalefetin iktidara alternatif somut politikalar üretemediği için kriz, sokak ve mağduriyet stratejisine sarıldığı yönündedir. Konukların aktardığı toplantı kulisi son derece kritik bir göstergedir. Normalleşme sürecinin tabanda çözülme yarattığı algısı, CHP'yi kaçınılmaz olarak kutuplaşma ve gerilim siyasetine geri itmiştir. İktidar alternatifi olmak yerine iktidarın altındaki zemini sarsmaya odaklanan bu yaklaşım, siyaset kurumunun inandırıcılığını aşındırmaktadır.
Belediyeler üzerinden yürüyen fon ve usulsüzlük soruşturmalarının üstünü sokak çağrılarıyla örtme çabası ciddi yönetimsel riskler barındırmaktadır. Türkiye'nin siyasi hafızasında sokak hareketlerinin her zaman çok ağır ekonomik ve sosyal bedelleri olmuştur. Kendi teşkilat tabanını diri tutmak adına kullanılan sokak ve fragman tehdidi dili, kontrolü zor provokasyonlara davetiye çıkarma potansiyeli taşır. Sorumlu bir ana muhalefet aklının hukuk zemininde hesap vermeyi ve hesap sormayı öncelemesi beklenir.
Berat Albayrak üzerinden yürütülen tartışmaların FETÖ söylemleriyle benzeşmesi ise muhalefet adına en kırılgan alanı oluşturmaktadır. Yurt dışı kaynaklı dezenformasyon ağlarının servis ettiği iddiaların yerli aktörlerce doğrudan meclis kürsüsüne taşınması siyasi intihardır. Enerji bağımsızlığı ve altın rezervleri gibi devletin stratejik güvenlik adımlarının günlük polemiklere kurban edilmesi, muhalefetin milli meselelerdeki ortak akıl refleksini zayıflatmaktadır.
Önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanlığı seçim süreci yaklaştıkça CHP içindeki klik kavgalarının daha da sertleşeceği görülmektedir. Özgür Özel yönetiminin hem parti içi Kılıçdaroğlu muhalefetini bastırmak hem de seçmeni konsolide etmek için gerilim dozunu artırması kaçınılmaz durmaktadır. Bu noktada kamuoyunun takip etmesi gereken asıl gelişme, belediyelerdeki soruşturmaların hukuki neticeleri ve muhalefetin sokak ısrarının tabanda karşılık bulup bulmayacağıdır.
Kanal: A Haber