#OdakNoktası EYLÜL 2026 TÜKETİCİ ENFLASYONU DEĞERLENDİRMESİ - İLAYDA ÖZDEMİR İŞLEK, DAĞLAR ÖZKAN
İş Yatırım · 2026-10-05
💡 Hızlı Bilgi
1. TCMB faiz kararında 100 baz puan indirimi baz senaryo olarak koruyun; 22 Ekim PPK toplantısında 100 baz puanlık indirim cepte görülüyor.
2. Agresif faiz indirimi beklentisine girmeyin; piyasadaki 150-200 baz puanlık erken gevşeme spekülasyonları mevcut konjonktürde riskli bulunuyor.
3. Politika faizinde kademeli geri çekilmeyi izleyin; politika faizinin yıl sonunda %35'e, 2027 sonunda ise %27 seviyesine inmesi bekleniyor.
4. Manşet enflasyondaki hızlı düşüşe temkinli yaklaşın; gerilemenin ana kaynağı taze sebze ve meyvedeki %9'luk geçici ve iklimsel fiyat düşüşüdür.
5. Hizmet ve çekirdek kalemlerdeki katılığa karşı uyanık olun; kira bacağı ve küresel çip maliyetli elektronik ürün zamları baskı yaratmaya devam ediyor.
📊 Detaylı Açıklama
Eylül ayı tüketici enflasyonu piyasa beklentilerinin belirgin şekilde altında kalarak aylık bazda %1,84 seviyesinde gerçekleşti. Bu pozitif sapmanın neredeyse tamamı gıda grubundan, özellikle de taze sebze ve meyve fiyatlarındaki sert geri çekilmeden kaynaklandı. Tarımsal arzın iklim koşulları desteğiyle kuvvetli seyretmesi sonucu taze sebze ve meyvede beklenen %3'lük düşüş yerine %9'luk sert bir düşüş görüldü. Piyasa genelinde gıda enflasyonunun %2 civarında veya üzerinde gelmesi beklenirken verinin sıfırın hemen altında kalması, manşet rakamdaki sapmanın temel belirleyicisi oldu.
Gıda kaynaklı geçici baz etkilerine ve mevsimsel sapmalara her zaman ihtiyatla yaklaşılması gerekse de mevsimsellikten arındırılmış göstergelerin ortalaması olan aylık ana eğilim oldukça güçlü bir iyileşmeye işaret ediyor. Enflasyonun aylık ana eğilimi yaklaşık 60 ayın dip seviyesi olan %1,7 düzeyine gerilemiş durumda. Bu tablo, piyasada uzun süredir tartışılan ve endişe yaratan "aylık enflasyon %2 bandına takıldı kaldı" algısını çürütürken, enflasyonun kademeli şekilde %2'nin altına inebildiğini somut olarak teyit etti.
Olumlu ana eğilime karşın alt kalemlerde katılık sinyalleri sürmektedir. Hizmet sektöründe özellikle kira bacağı öngörülenin üzerinde katılık göstermeye devam ederken, küresel tedarik zinciri ve çip fiyatlarındaki artışlar elektronik eşya grubunda fiyat artışlarına yol açıyor. Bununla birlikte küresel petrol şokunun ve Brent petrolün yüksek seyrinin yarattığı maliyet baskısına rağmen ana eğilimin %1,7'ye inmesi, genel dezenflasyon sürecinin dayanıklılığını kanıtlıyor.
Açıklanan veriler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na faiz indirimi konusunda belirgin bir hareket alanı tanımaktadır. Politika faizinin aylık bileşikte %3'ün üzerinde seyrettiği, ana enflasyon eğiliminin ise %2'nin altına indiği bir denklemde reel faiz marjı oldukça geniştir. Bu doğrultuda 22 Ekim PPK toplantısında 100 baz puanlık faiz indirimi neredeyse kesinleşmiş olarak değerlendirilmektedir. Petrol fiyatlarında gevşeme görülmesi durumunda piyasada 150-200 baz puanlık indirim spekülasyonları başlasa da konuşmacı bu denli agresif adımları riskli bularak 100'er baz puanlık temkinli indirim patikasının sürmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Faiz patikasında her toplantıda 100 baz puanlık indirimlerle yıl sonunda politika faizinin %35'e, 2027 sonunda ise %27 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Enflasyon tarafında ise petrol maliyetleriyle %30'a dayanma riski taşıyan 2026 yıl sonu tahmini, gıda verisinin desteğiyle %29,5 seviyesine çekilmiş durumdadır. 2027 yılı içinse ekonomik yavaşlama ve arz koşullarındaki normalleşmeyle %23 seviyesi hedeflenirken, yaklaşan seçim döngüsü nedeniyle dezenflasyon sürecinin çok hızlı değil, istikrarlı fakat yavaş bir tempoda ilerleyeceği öngörülmektedir.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Eylül ayı enflasyon verisi ilk bakışta manşet bazında oldukça sevindirici görünse de içeriğindeki gıda anomalisi dikkatle ayrıştırılmalıdır. Taze sebze ve meyvedeki %9'luk sert düşüş gibi iklim ve arz kaynaklı geçici faktörler, sonraki aylarda baz etkisi ve mevsimsellik nedeniyle tersine dönebilir. Ancak mevsimsellikten arındırılmış ana eğilimin 60 ayın dip seviyesi olan %1,7'ye inmesi, talep koşullarındaki zayıflamanın ve parasal sıkılaşmanın nihayet çekirdek dinamiklere sirayet ettiğini göstermesi açısından son derece kritiktir.
Merkez Bankası'nın faiz patikasına yönelik değerlendirmeler piyasa gerçekleriyle birebir örtüşmektedir. Reel faiz tamponunun aylık bazda belirginleştiği bir ortamda 100 baz puanlık indirimler para politikasının gevşediği anlamına gelmemekte, aksine kısıtlayıcılık düzeyini kontrollü biçimde optimize etmektedir. Piyasanın olası petrol gevşemeleriyle birlikte 150-200 baz puanlık agresif indirimleri fiyatlama hevesine konuşmacının mesafeli durması ve bunu "riskli" olarak etiketlemesi, makro ihtiyati duruşun korunması adına son derece isabetli bir uyarıdır.
Orta ve uzun vadeli projeksiyonlarda 2026 sonu için %29,5 ve 2027 sonu için %23 enflasyon hedefleri gerçekçi bir zemine oturmaktadır. Özellikle hizmet ve kira enflasyonundaki katılık henüz tam olarak kırılmamışken ve ufukta seçim döngüsünün getireceği mali gevşeme riskleri belirirken, dezenflasyonun mucizevi bir hızda gerçekleşmesini beklemek yanıltıcı olur. Bu süreçte politika faizinin 2027'de %27'ye ineceği patikada sabit getirili enstrümanlar ve TL cinsi varlıklar kademeli getiri normalleşmesine hazırlanmalı, agresif gevşeme spekülasyonlarına kapılmadan kontrollü pozisyonlanma sürdürülmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İş Yatırım