Mehmetçik Yemen'e Gidecek Mi? TSK Yemen'de Sahaya Mı İniyor? | A Haber
A Haber · 2026-10-26
💡 Hızlı Bilgi
1. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu.
2. Anlaşma üç ülkeden birine saldırıyı hepsine yapılmış sayıyor ve taraflara ilk 10 yıl çekilmeme şartı getiriyor.
3. Uzmanlar Türk askerinin Yemen'e savaşa gitmeyeceğini, Suudi Arabistan'a caydırıcılık ve teknik destek sağlanacağını açıkladı.
4. Suudi hava sahasındaki açıkları kapatmak için Koral, Hisar ve Siper gibi Türk elektronik harp ve savunma sistemleri devreye girecek.
5. Husilerin Aramco ve havalimanı saldırılarını artırması ile İsrail'in normalleşme baskısının Mekke İttifakı'nı doğrudan test ettiği belirtildi.
📊 Detaylı Açıklama
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geldi. Ağustos ayında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan bu 16 maddelik metin, üç ülkenin askeri ve siyasi ilişkilerini kurumsal bir zemine taşıyor. Metinde yer alan ilk 10 yıl anlaşmadan çekilmeme kuralı, tarafların uzun vadeli bir taahhüt altına girdiğini gösteriyor.
Anlaşmanın en çok tartışılan maddesi, ülkelerden birine yapılacak saldırının diğer iki ülkeye de yapılmış sayılacak olması. İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Gökhan Çetinsaya bu maddenin doğrudan otomatik bir savaşa giriş yaratmadığını söylüyor. Türkiye'de yurt dışına asker göndermek için Cumhurbaşkanlığı tezkeresi şart. Anlaşma bir ülkenin toprağı tehdit altındayken ona savunma ve caydırıcılık desteği vermeyi öngörüyor.
Kamuoyundaki "Mehmetçik Yemen çöllerine mi gidecek?" tartışmalarına gazeteci Ercan Gürses açıklık getirdi. Gürses, bizzat Suudi Arabistan'ın bile şu an Yemen içinde askeri bulunmadığını hatırlattı. Amaç Yemen dağlarında piyade çatışmasına girmek değil. Öncelik Mekke, Medine gibi kutsal mekanları ve Suudi topraklarını dış saldırılara karşı koruma altına almak.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, Suudi Arabistan'ın 2019'dan bu yana ciddi bir hava savunma açığı yaşadığını aktardı. Suudiler çok geniş bir coğrafyaya sahip. Husiler bu genişlikten ve asimetrik savaş taktiklerinden yararlanarak havalimanlarına ve petrol rafinerilerine balistik füzeler fırlatıyor. Amerikan üretimi Patriot bataryaları hem teknik sınırları hem de azalan füze stokları yüzünden bu saldırıları tek başına durduramıyor.
Hava savunma açığını kapatmak için Türkiye'nin geliştirdiği yerli teknolojiler masaya geliyor. Necmettin Mutlu'ya göre Koral elektronik harp sistemi ile Hisar ve Siper hava savunma ağları Suudi Arabistan'a sevk edilebilir. Türkiye zaten Somali Mogadişu'daki Türksom üssü, Katar askeri varlığı ve Sudan Sevakin Adası projeleriyle Kızıldeniz hattında yıllardır güç biriktiriyor.
İttifak kurulur kurulmaz Husilerin Suudi Arabistan'ın Aramco petrol tesislerine ve limanlarına yönelik füze saldırılarını sıklaştırması dikkat çekti. Ercan Gürses, normalde İsrail'e düşman olduğunu öne süren bir örgütün tam bu süreçte Suudileri vurmasını şüpheli buluyor. Uzmanlar bu saldırıların Mekke İttifakı'nı daha başlangıç aşamasında zayıflatmayı hedefleyen bir test olduğunu belirtiyor.
Eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Netanyahu, Suudi Arabistan'a Husilere karşı koruma vaat etti ve İbrahim Anlaşmaları üzerinden normalleşme çağrısı yaptı. Necmettin Mutlu, Türkiye'nin 36 ay boyunca titizlikle çalıştığı Mekke Paktı'nın tam da bu baskıya karşı kurulduğunu söylüyor. Ankara, İsrail eksenli İbrahim Anlaşmaları yerine bölge ülkelerinin kendi kurduğu bağımsız bir güvenlik kalkanı üretti.
Bu üçlü ittifak Doğu Akdeniz ve Körfez'deki dengeleri de altüst etti. Dr. Gökhan Çetinsaya, Türkiye'nin askeri olarak Suudi Arabistan'la kenetlenmesinden en çok İsrail ve Yunanistan'ın rahatsızlık duyduğunu belirtti. İsrail ile 3 milyar dolarlık savunma anlaşması yapan Atina yönetimi, Türkiye'nin Libya'daki gibi oyun kurucu hamleler yapmasından çekiniyor.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Mekke Paktı, Ortadoğu'da Batı ve İsrail güdümündeki güvenlik düzenine karşı atılmış en cesur yerli hamledir. Türkiye askeri doktrinini ve savunma sanayiini, Pakistan nükleer caydırıcılığını, Suudi Arabistan ise mali gücünü ortaya koyuyor. Masadaki bu denge, yabancı güçlerin bölgeye sürekli müdahale etme bahanesini ellerinden alabilir.
Gelişmeler Suudi Arabistan'ın savunma politikasında tarihi bir dönüşüm yaratacaktır. Yıllarca milyarlarca dolar harcanan Amerikan Patriot sistemlerinin Husilerin asimetrik füze saldırılarına karşı yetersiz kaldığı netleşti. Türk savunma sanayiinin Koral ve Siper gibi ürünlerinin Körfez semalarına yerleşmesi, Türk savunma şirketleri için tarihin en büyük pazar kapılarını açarken Suudileri de tek bir merkeze bağımlı kalmaktan kurtarır.
Sürecin en büyük riski İran ve Yemen ekseninde yatıyor. Tahran yönetimine bağlı Devrim Muhafızları, bölgedeki nüfuz alanını korumak için Husileri Suudi hedeflerine daha yoğun şekilde kışkırtabilir. Türkiye'nin Suudi Arabistan'a hava kalkanı sağlarken İran ile diplomatik temas kanallarını açık tutması ve bu ittifakın bir mezhep kutuplaşmasına dönüşmesini engellemesi gerekiyor.
Bundan sonra dikkatle takip edilecek tek kritik gelişme, TBMM'den geçecek kanun teklifinin ardından sahaya gönderilecek Türk hava savunma unsurlarının büyüklüğü ve Riyad'ın İsrail'den gelen normalleşme baskısına karşı takınacağı tavırdır.
Kanal: A Haber