Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Lojistik Sektörünün Sorunları Neler? | Akşam Masası

EKOTÜRK TV · 2026-09-11

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Akaryakıt ve Petrol Oynaklığı — Günde iki kez değişen fiyatlar ve sert dalgalanmalar nedeniyle navlun sözleşmelerinde risk alma, eskalasyon koruması olmadan uzun vadeli sabit fiyat verme.

2. Yurt İçi Dayanıklı Tüketim Lojistiği — Yüksek faizler sebebiyle mobilya ve beyaz eşya talebinde belirgin düşüş var; iç pazar odaklı kapasite artırımında bekle, temkinli kal.

3. E-İhracat ve Yurt Dışı Dağıtım Ağı — Ticaret Bakanlığı lisanslı yurt dışı depo ve fulfillment yatırımlarında pozisyon artır, yerinde stoklama modeline geç.

4. E-Ticaret Otomasyon Altyapısı — Dalgalı kampanya taleplerini karşılamak için manuel işgücü yerine mekatronik, konveyör ve sorting sistemlerine yatırım yap / biriktir.

5. İşgücü ve İstihdam Maliyeti — Asgari ücret ve ortalama işçilik maliyetlerinin küresel rekabeti zorlaması sebebiyle verimsiz operasyonlarda istihdamı büyütme, otomasyonla dengele.

6. Jeopolitik Koridorlar ve Transit Taşımacılık — Süveyş ve Hürmüz krizleri alternatif rotaları öne çıkarıyor; Fav Limanı ve Kalkınma Yolu projelerine yönelik transit lojistikte pozisyon al.

7. Tedarik Zinciri Çeşitlendirmesi ("Çin+1") — Uzak Doğu'ya tam bağımlılığı azaltıp Türkiye aktarmalı hibrit tedarik modellerini tercih eden küresel müşterilere odaklan.

8. Geleneksel Taşımacılıktan Teknolojiye Geçiş — Standart lojistik marjları eriyor; Ar-Ge, pazar yeri entegrasyon yazılımları ve yapay zeka araçlarına bütçe ayır.


📊 Detaylı Açıklama

Horoz Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Taner Horoz, Çerkezköy’de faaliyete geçirilen 60 bin metrekarelik yeni e-ticaret lojistik merkezinin operasyonel detaylarını paylaştı. Merkez bünyesinde 780 bin e-ihracat kolisinin barındırıldığını ve günlük 250 binden fazla tekil ürünün ayrıştırılarak sevk edildiğini belirten Horoz, bu ölçekteki hacimlerin geleneksel insan gücüyle yönetilemeyeceğini vurguladı. Özellikle kasım indirimleri, bayramlar ve özel günlerde siparişlerin aniden 5 ila 10 katına çıkabildiğini, bu ani sıçramaların ancak konveyör, sorting ve yapay zeka destekli mekatronik sistemlerle karşılanabileceğini ifade etti.

Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YLDA) projesi kapsamında lisans alan beş şirketten biri olduklarını aktaran Horoz; Almanya, İngiltere, Fransa, Romanya, Hollanda ve ABD’de lojistik depolar kurduklarını açıkladı. Türk ihracatçısının Uzak Doğu ile rekabet edebilmesinin temel şartının teslimat hızı olduğunu belirten konuşmacı, ürünlerin hedef pazarlarda yerinde stoklanıp hem B2B zincir marketlere hem de doğrudan B2C e-ticaret tüketicilerine hızlı fulfillment süreçleriyle ulaştırıldığını kaydetti.

Türkiye'nin e-ihracat hacminin henüz hedeflenen seviyelere ulaşamadığına dikkat çeken Horoz, bu açığı kapatmak amacıyla e-ihracat konsorsiyum liderliği lisansı aldıklarını belirtti. KOBİ'lerin ve bireysel üreticilerin küresel pazar yerlerinde dil, şirket kurulumu ve entegrasyon bariyerlerine takıldığını söyleyen Horoz, kendi geliştirdikleri yazılımlarla Türk ürünlerinin Amazon benzeri platformlarda öne çıkmasını, fiyat ve ürün analizlerini, gümrükleme ile iade süreçlerini uçtan uca üstlendiklerini dile getirdi.

Yurt içi piyasadaki talep daralmasına değinen Taner Horoz, yüksek faiz ortamının tüketici finansmanını kilitlemesi nedeniyle özellikle taksitli ve vadeli satılan mobilya ile beyaz eşya gibi dayanıklı tüketim mallarında ciddi bir yavaşlama yaşandığını vurguladı. İç piyasa perakendesindeki bu gerilemenin lojistik hacimlerine doğrudan yansıdığını belirterek, sektörün bu zorlu dönemi aşabilmesi için finansal dengelerin yeniden oturması gerektiğini aktardı.

Lojistik operasyonlarını en çok zorlayan maliyet kaleminin akaryakıt ve petrol fiyatlarındaki aşırı volatilite olduğu ifade edildi. Haftalık bazda yüzde 20-30’lara varan ve hatta gün içinde iki kez değişen akaryakıt fiyatlarının müşteri ve tedarikçi sözleşme yönetimini imkansız hale getirdiğini belirten Horoz, geçmişte uygulanan eskalasyon formüllerinin bile bu hızdaki oynaklığı yönetmekte yetersiz kaldığını vurguladı.

İşgücü piyasasındaki maliyet açmazına işaret eden Horoz, enflasyonist ortamda asgari ücretin çalışan açısından geçimi zorlaştırdığını, işveren açısından ise döviz bazında uluslararası rakiplerle kıyaslandığında rekabet gücünü ciddi şekilde aşındırdığını söyledi. Her iki tarafın da zorlandığı bu ortamda maliyet artışlarının müşteriye yansıtılmak zorunda kalındığını ve sektör kârlılıklarının baskı altında olduğunu belirtti.

Küresel krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin Türkiye için sunduğu fırsatları değerlendiren konuşmacı; Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerinin Türkiye üzerinden geçen güzergahları zorunlu hale getirdiğini söyledi. Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlanacak Kalkınma Yolu Projesi ile Orta Koridor'un önemine dikkat çekerek, Bahreyn’den Fas’a gidecek bir yükün dahi Mersin ve İskenderun limanları üzerinden sevk edilmeye başlandığını örnek gösterdi.

Son olarak Türkiye'nin küresel bir transit lojistik üssü olabilmesi için mevzuat ve bürokrasinin sadeleştirilmesi gerektiğini belirten Horoz, antrepo zorunluluklarının esnetilmesi ve Dubai modelinde olduğu gibi çok uluslu şirketleri çekecek vergi teşviklerinin getirilmesi çağrısında bulundu. Şirket bünyesinde 85 kişilik bir Ar-Ge ve IT kadrosu kurduklarını, yapay zeka ajanları ve otomasyon alanında üniversitelerden danışmanlık alarak klasik lojistikten teknoloji odaklı bir yapıya evrildiklerini ifade etti.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Taner Horoz’un değerlendirmeleri, lojistik sektörünün klasik hacim büyümesinden ziyade sermaye verimliliği ve marj savunmasına odaklanması gereken zorlu bir konjonktürden geçtiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüksek faiz oranları iç pazarda özellikle mobilya, beyaz eşya ve yatırım malları talebini doğrudan frenlerken, şirketin yurt içi hacim kayıplarını yurt dışı dağıtım ağları (fulfillment) ve e-ihracat konsorsiyumu üzerinden dengeleme stratejisi son derece rasyonel bir risk dağıtımıdır.

Finansal açıdan en kritik tehdit, kontrol edilemeyen girdi maliyetleridir. Petrol fiyatlarındaki gün içi oynaklık ve döviz bazında yükselen işçilik maliyetleri, şirketlerin serbest nakit akışını ve faaliyet kâr marjlarını ciddi şekilde yıpratmaktadır. Horoz'un sözleşmelerdeki eskalasyon formüllerinin bile yetersiz kaldığını belirtmesi, operasyonel kârlılığı korumak için sabit fiyatlı taahhütlerden kesinlikle kaçınılması ve dinamik fiyatlama mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini göstermektedir.

Jeopolitik düzlemde ise Süveyş ve Hürmüz eksenindeki tıkanmalar Türkiye’nin "Kalkınma Yolu" ve "Orta Koridor" üzerindeki transit hub konumunu güçlendirmektedir. Ancak bu potansiyelin şirket bilançolarına net kâr olarak dönebilmesi, gümrük bürokrasisinin azaltılmasına ve transit ticareti teşvik edecek vergi reformlarına bağlıdır. Altyapı yatırımları tamamlanmadan ve regülasyonlar Dubai standartlarına yaklaştırılmadan jeopolitik rüzgarın kalıcı bir finansal avantaja dönüşmesi sınırlı kalacaktır.

Yatırımcı ve sektör perspektifinden bakıldığında; yalnızca kamyon ve depo barındıran geleneksel lojistik firmaları için pozisyon "bekle ve temkinli kal" seviyesindedir. Buna karşın, Horoz Lojistik örneğinde olduğu gibi operasyonlarını yapay zeka, mekatronik ayrıştırma ve uçtan uca e-ihracat yazılımlarıyla dönüştüren teknoloji tabanlı lojistik modelleri orta-uzun vadede değer üretme potansiyeline sahiptir. Şirketlerin agresif fiziki büyüme yerine otomasyon ve verimlilik odaklı yatırımları kademeli olarak biriktirmesi en sağlıklı yaklaşım olacaktır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: EKOTÜRK TV