Kapanışa Doğru - ABD Tahvil Getirileri Hisselerin Kar Verimini Aştı | 24 Eylül 2026
BloombergHT · 2026-09-25
💡 Hızlı Bilgi
1. Küresel hisse senetlerinde aceleci olma ve bekle; tahvil getirileri hisse kâr verimini aştığı için risksiz varlıklara yöneliş güçleniyor.
2. BIST 100 endeksinde 13.000 puan altı zayıf seyir sürüyor; fon krizi ve teminat baskısı kaynaklı puslu havanın dağılması için 1-2 hafta bekle.
3. BIST 30 şirketlerinde son çeyrek için yabancı ilgisi beklentisiyle kademeli biriktir; ancak kısa vadede paniğe kapılmadan izlemede kal.
4. ABD 10 yıllık tahvil faizinde %5 üzerindeki yüksek seviyeler korunuyor; getiri kontrolü veya jeopolitik tansiyon düşene kadar tahvilde temkinli ol.
5. Brent petrolde 105 dolar ve ABD ham petrolde 94 dolar seviyeleri aşıldı; Hürmüz Boğazı ve Körfez riskleri nedeniyle yukarı yönlü tansiyonu takip et.
6. Altın (4.271 dolar) ve gümüş (63,50 dolar) tarafındaki geri çekilmelerde yeni agresif pozisyon açma; Fed faiz baskısı altında bekle.
7. Dolar/TL'de (48,53 seviyesi) yıl sonuna kadar sert ve parabolik bir yükseliş bekleme; TCMB rezervleri ve carry trade cazibesi kuru tutuyor.
8. Yatırım fonlarından son bir haftada 664 milyar TL çıkış yaşandı; tasfiye süreçleri ve para piyasası fonu ödemeleri netleşmeden fon tarafında acele işlem yapma.
📊 Detaylı Açıklama
Küresel piyasalarda en kritik başlık ABD tahvil faizlerindeki tırmanış olarak öne çıkıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %5,08 seviyesinde seyrederken, 30 yıllık tahviller 20 yılı aşkın sürenin zirvelerinde işlem görüyor ve 5 yıllık faizler de 2007'den bu yana ilk kez %5 eşiğini aştı. Tahvil piyasasındaki bu sert satış dalgası şirket tahvillerine de sıçramış durumda; dünyanın en büyük ihraçlarından olan Meta'nın veri merkezi tahvilinde dahi derin satışlar yaşanıyor. Bu tablonun hisse senetleri üzerindeki en net yansıması, S&P 500 eşit ağırlıklı endeksinin kâr veriminin 10 yıllık tahvil getirisinin 40 baz puan altına inmesi (-%0,4 puan) oldu. Risksiz getirinin hisse kâr verimini aşması, küresel hisse senedi piyasalarında yatırımcıların riskten kaçınarak risksiz faize yönelmesine neden oluyor.
Borsa İstanbul tarafında ise dış piyasalardan tamamen kopuk, iç dinamiklerle şekillenen negatif bir fiyatlama yaşanıyor. BIST 100 endeksi %2'yi aşan kayıpla 13.000 puan seviyesinin altına inerek 12.979 puana geriledi; seans kapanışına doğru 12.955 seviyeleri görüldü. İşlem hacmi 91 milyar TL ile sınırlı kalırken bankacılıkta %2,66, ulaştırmada %2,15 ve sanayide %1,81 düşüşler izlendi. MASAK'ın 21 Eylül itibarıyla 2,5 milyar TL'ye yakın şüpheli işlem teşebbüsünü durdurması ve savcılığa bilgi vermesiyle başlayan fon süreci, SPK'nın aracı kurumlara yönelik incelemeleriyle piyasayı baskılamayı sürdürüyor.
İç piyasadaki fon krizinin reel sektöre ve kredili pozisyonlara bulaşma riski dikkat çekiyor. Fonların değer kaybetmesi veya kilitlenmesi nedeniyle, bu enstrümanları veya ilişkili hisseleri kredi teminatı olarak kullanan halka açık şirketlerin teminat tamamlama çağrılarıyla (margin call) karşılaştığı ve ödeme güçlükleri doğduğu belirtiliyor. Rota Portföy Genel Müdür Yardımcısı Kerem Aksoy'un paylaştığı verilere göre, son bir haftada tüm yatırım fonu kategorilerinden toplamda 664 milyar TL'lik rekor bir net çıkış gerçekleşti ve hiçbir kategoriye para girişi olmadı. Aksoy, bu panik ve belirsizlik havasının 1-2 hafta daha sürebileceğini, tasfiye sürecindeki para piyasası fonu ödemeleri tamamlandıkça piyasanın rahatlayacağını vurguluyor.
Yabancı yatırımcıların BIST'e bakışı ve orta vadeli stratejiler açısından dengelenme süreci önem taşıyor. Kerem Aksoy, yabancıların mevcut kriz ortamında öncelikle "ne oluyor" diyerek kenarda bekleyip anlamaya çalışacağını belirtiyor. Ancak regülasyon adımları ve endeks temizlikleriyle daha şeffaf ve anlaşılabilir bir BIST 30 yapısı oluştuğunda, yılın son çeyreğinde (1-1,5 ay sonra) büyük ve kurumsal BIST 30 hisselerine yabancı girişinin başlayabileceği öngörülüyor. Dolayısıyla BIST tarafında kısa vadede bekleme, orta-uzun vadede ise kaliteli BIST 30 hisselerinde biriktirme yaklaşımı öne çıkıyor.
Emtia piyasasında petrol fiyatları küresel enflasyon kaygılarını yeniden körüklüyor. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, Hürmüz Boğazı ve tanker geçişlerine yönelik risklerin artmasıyla Brent petrol %2,13 yükselerek 105,28 dolara, ABD ham petrolü ise %2,07 artışla 94 doların üzerine çıktı. Bu yükseliş, Fed'in Ekim toplantısında faiz artırma ihtimalini swap piyasalarında %50'den %70'e taşıdı ve gelecek yılın Haziran ayına kadar 3 ila 4 faiz artırımı senaryosunun fiyatlara girmesine yol açtı. Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, hem küresel merkez bankalarının hem de TCMB'nin faiz indirimi hareket alanını ciddi ölçüde daraltıyor.
Değerli metaller ve kripto para tarafında ise satıcılı ve yatay bir eğilim hakim. Spot altın 4.300 dolar psikolojik eşiğinin altında 4.271 dolardan işlem görürken, gümüş %1,5 gerileyerek 63,50 dolar seviyesine çekildi. Yüksek seyreden tahvil getirileri ve güçlenen dolar endeksi (101,31) değerli metaller üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Bitcoin ise 104 dolarlık sınırlı bir primle 84.303 dolar seviyesinde yatay-pozitif bir seyir izliyor ve risk iştahındaki zayıflıktan payını alıyor.
Döviz kurları ve TCMB rezervleri cephesinde Dolar/TL 48,53, Euro/TL 55,72 ve Euro/Dolar paritesi 1,137 seviyelerinde bulunuyor. Kerem Aksoy, fonlardan çıkan paranın bir kısmının mevduat ve döviz mevduatına kaymasına rağmen Dolar/TL tarafında yıl sonuna kadar sert veya parabolik bir sıçrama beklenmediğini ifade ediyor. Türkiye'nin carry trade yatırımcısına sunduğu net yüksek getiri ve TCMB'nin swap hariç net rezervlerindeki dalgalanmaları hızla telafi edebilecek cephaneye sahip olması, kurdaki ani hareketleri frenleyen temel unsur olarak gösteriliyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları ve Türk-Amerikan iş ilişkileri kapsamında TABA Başkanı Süleyman Sanlı, New York'taki görüşmelerin detaylarını aktardı. Trump-Şi görüşmesinde ticari ateşkesin 3 ay uzatılması ve LNG vergilerinde muafiyet adımları öne çıkarken, yapay zeka yatırımlarının regülasyonsuz büyümesi savunuluyor. Türkiye açısından ise ABD'nin "friendly shoring" (dost ülkeden tedarik) stratejisi doğrultusunda SMR nükleer enerji projeleri, LNG tedariği, Section 301 muafiyetleri ve Meta'nın Türkiye'de planladığı veri merkezi yatırımları masadaki kritik işbirliği alanları olarak değerlendiriliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Videoda aktarılan veriler ve piyasa dinamikleri, küresel finans sisteminde risk primlerinin yeniden fiyatlandığı oldukça sancılı bir geçiş dönemine işaret ediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %5'in üzerine yerleşmesi ve en önemlisi S&P 500 kâr veriminin 40 baz puan üzerinde getiri sunması, hisse senedi piyasaları için klasik değerleme modellerini altüst etmiştir. Risksiz devlet tahvilinin getirisinin hisse senedinin beklenen kâr getirisini aştığı bir ortamda, hisse piyasalarında kalıcı bir ralli beklemek finans matematiğine aykırıdır; bu nedenle küresel pay piyasaları için temkinli ve savunmacı duruş kesinlikle doğru bir yaklaşımdır.
Türkiye piyasası açısından Kerem Aksoy'un çizdiği çerçeve son derece gerçekçi ve rasyoneldir. Son bir haftada yatırım fonlarından 664 milyar TL gibi devasa bir kaynağın çekilmesi, piyasadaki likidite dengesini ve güven mekanizmasını ciddi şekilde sarsmıştır. MASAK ve SPK soruşturmalarının reel sektördeki teminat krizlerine dönüşme riski, BIST 100 üzerindeki 13.000 puan altı baskıyı teknik bir düzeltmeden ziyade yapısal bir likidite sıkışıklığına çevirmektedir. Konuşmacının "1-2 hafta daha bu puslu hava sürer" uyarısı, yatırımcıların kısa vadede dipten alım aceleciliğine kapılmaması gerektiğini teyit etmektedir.
Brent petrolün 105 doları aşması ve jeopolitik tansiyonun tırmanması, TCMB'nin son çeyrekteki olası faiz indirimi beklentilerini fiilen rafa kaldırma riski taşımaktadır. Enerji kaynaklı enflasyonist baskılar, politikanın %37 faiz seviyesinde daha uzun süre sıkı kalmasını zorunlu kılabilir. Bununla birlikte, yabancı yatırımcının carry trade yoluyla yüksek TL faizinden yararlanmaya devam etmesi ve TCMB'nin rezerv yönetim kabiliyeti, Dolar/TL'de kontrol dışı bir kur şokunu engellese de borsa şirketlerinin finansman maliyetlerini yüksek tutmaya devam edecektir.
Stratejik pozisyonlama açısından özet şudur: Küresel hisse senetlerinde ve BIST genelinde yeni agresif alım yapma, nakitte ve kısa vadeli risksiz getiride kalarak 1-2 haftalık kriz temizliğinin sonuçlanmasını "bekle". Ancak orta-uzun vadeli düşünen yatırımcılar için, kriz sonrası regülasyonla temizlenecek ve dengelenecek olan BIST 30 lokomotif hisselerinde son çeyreğe yönelik panik satışları fırsat bilip kademeli "biriktir" stratejisi uygulanmalıdır. Kısa vadeli al-sat veya kaldıraçlı işlemlerden ise yüksek volatilite ve teminat riskleri nedeniyle kesinlikle uzak durulmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT