JP Morgan, Türkiye’deki aracı kurum faaliyetlerini sonlandırıyor | Deniz Zeyrek
Deniz Zeyrek · 2026-10-22
💡 Hızlı Bilgi
1. JP Morgan Menkul Değerler, Türkiye'deki aracı kurum lisansını iptal ettirmek için SPK'ya başvurdu.
2. Fon skandalı soruşturmasında eski bir maliye bürokratı ve aracı kurum yöneticilerinin de olduğu 26 kişi daha gözaltına alındı.
3. Meclis'ten gece yarısı geçen önergeyle, pay blokajı bulunan yaklaşık 200 bin fon yatırımcısının yasal alacak hakkı budandı.
4. Adı 600 bin dolarlık halka arz rüşveti iddiasına karışan eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Kamu Gözetimi Kurumu başkanlığından alındı.
5. Ahmet Eşref Fakıbaba, parti yönetiminin sert açıklaması sonrası hem İYİ Parti'den hem de milletvekilliğinden istifa etti.
📊 Detaylı Açıklama
JP Morgan Menkul Değerler AŞ, Türkiye pazarındaki aracı kurum faaliyetlerini resmen bitiriyor. Şirket, faaliyet izninin iptali için Sermaye Piyasası Kuruluna başvurdu. Hak ve alacak iddiasındaki müşterilere üç aylık bildirim süresi tanındı. Gazeteci Deniz Zeyrek'e göre şirketin işlem hacmi piyasayı sarsacak büyüklükte değil. Ancak küresel bir devin çekilmesi, yabancı yatırımcının Türk sermaye piyasalarına duyduğu güveni derinden zedeliyor.
Piyasalardaki güven krizini tetikleyen asıl olay fon skandalı oldu. Bloomberg'in haberine göre Borsa İstanbul yönetimi hisselerdeki olağandışı yoğunlaşmayı fark edip SPK'ya bildirdi. Buna rağmen kurum içindeki bazı yetkililer aracı şirketleri koruyup uyarıları sümen altı etti. Hatta şirket yönetiminde yumruklu kavgalar yaşandı. Kriz patlayınca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi yönetimini acil toplantıya çağırıp bakanlara sert çıktığı iddia ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise usulsüz kurtarma planı için randevu isteyen şirket yöneticileriyle görüşmedi.
Skandalın adli boyutu hızla genişliyor. Soruşturmada 26 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında Hazine ve Maliye Bakanlığının eski gelirler koordinatörü Eren Yeşilyurt ile daha önce serbest bırakılan Tera yöneticisi Ayşegül Kaya da var. Dosyada bugüne kadar 80'den fazla kişi tutuklandı. Mağdur sayısı ise 455 bini aştı. Muhalefet lideri Ali Babacan, bu vurgunun 7 milyon aileyi doğrudan sarstığını söylüyor.
Borsadaki usulsüzlük iddiaları Meclis kürsüsüne de taşındı. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün adı, Bursalı bir fabrikatörün halka arzı için 600 bin dolar rüşvet istendiği iddiasıyla anıldı. Saadet Partisi ve AK Parti milletvekilleri sanayicinin önünü açmak için çabalarken, araya giren başka bir ismin rüşvetle işi çözdüğü konuşuluyor. Bu iddiaların ardından İbrahim Ömer Gönül, mayıs ayında atandığı Kamu Gözetimi Kurumu başkanlığı görevinden alındı.
Meclis Genel Kurulunda gece yarısı kabul edilen bir önerge ise fon mağdurlarını yeni bir kayıpla yüzleştirdi. Düzenleme, pay blokajı (PBLK) kodlu hisseleri tasfiye kapsamına soktu. Muhalefet milletvekilleri, satış talimatı veren 200 bin yatırımcının yasal güvencedeki alacaklarının ellerinden alındığını vurguladı. Parasını tahsil etmek isteyen yurttaşlar, piyasa değeri yerine tasfiye kurulunun belirleyeceği çok daha düşük bir bedele mahkum ediliyor.
Yerel yönetimlerdeki siyasi tablo da hızla el değiştiriyor. Son yerel seçimlerin ardından muhalefet partilerinden seçilen 106 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı. Aynı süreçte 32 belediye başkanı tutuklandı ya da haklarında ceza davaları açıldı. Deniz Zeyrek, halkın oyuna saygı duyulmadığını ve transfer siyasetinin seçmen iradesini hiçe saydığını dile getiriyor.
İYİ Parti cephesinde ise dikkat çeken bir istifa yaşandı. Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun sosyal medya paylaşımından rahatsız oldu. Kendisini Meclis'e İYİ Parti seçmeninin taşıdığını belirten Fakıbaba, partisinden ayrılırken vekillik koltuğunda oturmayı ilkesel olarak reddedip milletvekilliğinden de istifa kararı aldı.
Gündemin diğer başlıklarında Anayasa Mahkemesi, Yeni Parti'nin ismine yapılan itirazı geri çevirdi. AK Partili vekil İrfan Çelikaslan'ın Gaziantep'teki çocuk işçiler için "işçi değil çırak, hayatın gerçeği bu" savunması kamuoyunda tepki topladı. Dış politikada ise Azerbaycan'ın 31 Türk vatandaşına getirdiği giriş yasağı iki liderin görüşmesiyle yumuşama eğilimine girdi.
🎯 Siyaset Analisti Yorumu
JP Morgan'ın çekilme hamlesi, sadece teknik bir şirket kararı olarak okunamaz. Türkiye'nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu doğrudan yabancı sermaye akışı, kurumsal şeffaflık eksikliğine takılıyor. Denetim kurumlarının zamanında refleks göstermemesi ve fon piyasasında patlayan skandallar, yabancı devlerin Türkiye riskini yeniden tartmasına yol açıyor. Güven bir kez kırıldığında bunu sadece faiz artışlarıyla onarmak mümkün olmuyor.
Bürokrasideki rüşvet iddiaları ve görevden almalar, AK Parti içindeki güç dengelerinin ne kadar kırılganlaştığını kanıtlıyor. Sermaye Piyasası Kurulundaki eski yöneticilere kadar uzanan şaibeler, piyasa denetiminin liyakatten koptuğunu gösteriyor. Bakanların bile uyarılara geç müdahale edebildiği bir yapıda, siyasi sorumluluğun nerede başlayıp nerede bittiği sorusu yanıtsız kalıyor. İktidar bu krizleri yargı operasyonlarıyla sınırlamak istese de fatura bizzat ekonomi yönetimine kesiliyor.
Meclis'teki gece yarısı önergeleri yasama kalitesinin dip yaptığını belgeliyor. PBLK düzenlemesinde görüldüğü gibi, yüz binlerce yatırımcının mülkiyet ve alacak hakkı etki analizi yapılmadan bir gecede törpüleniyor. Mağdurların zararı büyüyerken devletin regülasyon gücü güven tazelemek yerine hak gasbı şüphesi yaratıyor. Bu yöntem piyasada adalet duygusunu çürütürken yurttaşın devlete olan inancını sarsıyor.
Yerel yönetimlerdeki transfer furyası ise sandık meşruiyetini aşındırıyor. Halkın farklı partilere verdiği vekaletin masa başı pazarlıklarla iktidar partisine kaydırılması, tabanda derin bir apatiye neden oluyor. Fakıbaba'nın etik gerekçelerle milletvekilliğinden de ayrılması bu yozlaşmış transfer düzenine sert bir ayna tutuyor. Seçmen sandığı ilk gördüğünde iradesini yok sayan bu hamlelerin hesabını mutlaka soracaktır.
Önümüzdeki süreçte takip edilecek en kritik gelişme, fon soruşturmasında adı geçen bürokratların ve siyasi uzantıların nereye kadar soruşturulacağı olacak. İktidarın bu temizliği alt kademelerle mi sınırlayacağı, yoksa üst düzey siyasi ayağa da dokunup dokunmayacağı ekonominin geleceğini belirleyecek.
Kanal: Deniz Zeyrek