İstanbul'da Rekor Yağış, Afetin Boyutu Gün Aydınlanınca Ortaya Çıktı! | A Haber
A Haber · 2026-10-15
💡 Hızlı Bilgi
1. İstanbul'da etkili olan rekor şiddetteki sağanak yağış ve sel felaketi, günün ağarmasıyla birlikte Ayazağ ve Kağıthane başta olmak üzere kent genelindeki büyük maddi hasarı ve tabloyu gözler önüne serdi.
2. Yaşanan sel ve su baskınlarında Fatih'te 14 yaşındaki bir çocuğun elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle birlikte toplam iki can kaybı yaşandı.
3. Uzmanlar Ayazağ bölgesindeki dere yatağı kanal kapasitesinin yetersiz kaldığını ve çevredeki beton blokajlar ile tıkanıklıkların suların kanala ulaşmasını engellediğini belirtti.
4. İstanbul'daki olumsuz hava koşulları ve sel nedeniyle dün durdurulan T3 Kadıköy-Moda, T1 Kabataş-Bağcılar tramvay hatları ile M9 Ataköy-Olimpiyat metro hattı seferleri normale döndü.
📊 Detaylı Açıklama
İstanbul'da gece boyunca etkisini sürdüren şiddetli sağanak yağış, sabah saatleriyle birlikte megakentte adeta savaş alanını andıran manzaralar bıraktı. A Haber ekipleri Ayazağ ve Kağıthane başta olmak üzere felaketin izlerini canlı yayınlarla ekrana taşıdı, özellikle Ayazağ bölgesinde hasarın ve balçık yığınlarının çok daha büyük olduğu görüldü.
Sel felaketinin en acı bilançosu can kayıpları oldu. Fatih'te su birikintisine basan 14 yaşındaki bir çocuğun elektrik akımına kapılması sonucunda yaşamını yitirdiği, benzer risklerin ve elektrik kaçağı tehlikelerinin su biriken sokaklarda hâlâ büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Meteoroloji uzmanı Adil Tek'in aktardığı bilgilere göre, Ayazağ'daki dere yatağı kanalının kapasitesi bu denli şiddetli bir yağış için yetersiz kaldı. Ayrıca kanal etrafının beton bloklarla kapatılmış olması ve suyun kanala akışını engelleyen tıkanıklıklar taşkın riskini ve su baskınlarını tetikledi.
Kağıthane bölgesinde ise derenin ıslah çalışmaları ve kanal genişliğinin görece daha elverişli olması sayesinde Ayazağ'daki kadar vahim bir tablonun yaşanmadığı, ancak yine de çevredeki su birikintileri ve debi yükselmelerinin dikkatle takip edildiği ifade edildi.
Selin şiddeti sokaktaki kamyonet, taksi ve otomobil gibi araçları, çöp konteynerlerini, demir parmaklıkları ve hatta motosikletleri yerinden sökerek sürükledi. Birçok dükkan, kafe, depo ve televizyon tamir atölyesi metrelerce yükseklikteki sular altında kalarak kullanılamaz hâle geldi; esnaf sabahın erken saatlerinden itibaren balçık temizleme çalışmalarına başladı.
Ulaşım ve trafik tarafında ise İstanbul genelinde trafik yoğunluğu %48-49 seviyelerine gerilerken, TEM Otoyolu Başakşehir bağlantısı ve Avcılar güzergahında sıkışıklıklar yaşandı. Toplu taşımada dün durdurulan T3 Kadıköy-Moda, T1 Kabataş-Bağcılar tramvay hatları ile M9 Ataköy-Olimpiyat metro hattında seferlerin yeniden başladığı duyuruldu.
Uzmanlar, araç sahiplerinin 30-40 santimetreyi aşan su birikintilerinden geçmeye çalışmaması gerektiği konusunda uyardı. Yaklaşık 60 santimetre su yüksekliğinde araçların sürüklenebileceği, bu nedenle sürücülerin araçlarını terk ederek yüksek ve güvenli alanlara çıkmasının hayati önem taşıdığı hatırlatıldı.
Gün ilerledikçe yağışın şiddetini azaltarak çisentiye dönmesi ve dere yataklarının su seviyesinin 1 metrelik emniyet payı bırakarak şimdilik taşkın riskini azaltması sevindirici bir gelişme olarak kaydedildi; yetkililer ve ekipler yaraların sarılması için sahada teyakkuz halinde olmayı sürdürdü.
🎯 Haber Analisti Yorumu
İstanbul'da yaşanan bu son rekor yağış ve sel felaketi, megakentin altyapı direncinin aşırı hava olayları karşısında hâlâ ne kadar kırılgan olduğunu çok net bir şekilde gözler önüne sermiştir. Özellikle Ayazağ gibi daraltılmış dere yatakları, hatalı şehirleşme politikaları ve yetersiz kanal kapasiteleri, her sağanakta aynı trajik tablonun tekrarlanmasına zemin hazırlamaktadır.
Maddi zararların yanı sıra can kayıplarının yaşanması, yerel yönetimler ile altyapıdan sorumlu kurumların kriz anlarındaki reflekslerinin ve erken uyarı sistemlerinin gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle sokaklardaki elektrik akımı riskine karşı sensör bazlı otomatik devre kesici sistemlerin acilen yaygınlaştırılması, benzer acıların önlenmesi adına hayati bir gerekliliktir.
Vatandaşlar ve sürücüler açısından bakıldığında, meteorolojik uyarıların ciddiye alınması, su basan bölgelerde araçla seyahat etmekten kaçınılması ve toplu taşımaya yönelinmesi hem can güvenliği hem de trafik yükünün azaltılması bakımından en doğru yaklaşımdır. Bireysel tedbirler hayat kurtarıcı olsa da kalıcı çözüm urbanistik planlamanın iklim krizine uyarlanmasından geçmektedir.
Sonuç olarak; İstanbul'da yaralar sarılırken, yerel ve merkezi yönetimlerin derhal kapsamlı bir altyapı ve dere yatağı rehabilitasyon seferberliği başlatması şarttır. Vatandaşlar ve esnaf için bu süreçte en rasyonel yaklaşım resmi kurumların uyarılarını yakından izlemek, riskli bölgelerden uzak durmak ve yetkililerin yönlendirmelerine harfiyen uymaktır.
Kanal: A Haber