İsrail Medyası / KANN: Netanyahu Büyük Kaybetti! | Gece Ajansı
A Haber · 2026-10-28
💡 Hızlı Bilgi
1. Sandık çıkış anketlerine göre muhalefet bloku 52-53, Netanyahu'nun sağ ittifakı ise 50 sandalyede kaldı.
2. İki taraf da mecliste çoğunluğu kurmak için gereken 61 sandalye barajını aşamadı.
3. Netanyahu'nun partisi Likud 25 vekille birinci parti çıksa da 2022 seçimlerine kıyasla sert oy kaybetti.
4. Arap partileri seçmenin yoğun ilgisiyle 18 vekile ulaştı ve hükümet denkleminin en kritik aktörü haline geldi.
5. Muhalefet lideri Gadi Eisenkot hükümeti hemen devirme çağrısı yaparken, uzlaşma olmazsa erken seçim ihtimali belirdi.
📊 Detaylı Açıklama
İsrail genel seçimlerinde oy verme süreci tamamlandı. 120 sandalyeli mecliste resmi olmayan çıkış anketleri yayınlandı. Kanal 13 ve devlet televizyonu KAN verilerine göre meclis son derece parçalı bir tablo sundu. Muhalefet bloku 52 ile 53 arasında vekil kazandı. Başbakan Binyamin Netanyahu önderliğindeki sağ koalisyon bloku ise 50 sandalyede takıldı.
Tek başına iktidar için gereken 61 vekillik eşiğe hiçbir blok erişemedi. Parti bazında bakıldığında mevcut Başbakan Netanyahu'nun partisi Likud 25 sandalye ile meclisin en büyüğü oldu. Fakat Likud, 1 Kasım 2022 seçimlerindeki 32 sandalyelik gücünden tam 7 vekil kaybetti. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un ittifakı ise 21 vekille ikinci sırada yer aldı.
Seçimin en büyük sürprizini Arap partileri yaptı. Katılım oranının yüzde 73 seviyesine fırlamasıyla Arap partileri meclise 18 vekil sokmayı başardı. Birleşik Liste ve Ra'am partisi kritik eşikleri aştı. Ta'al Partisi lideri Ahmet Tibi, sosyal medyadan "Ya Bibi ya Tibi" mesajı paylaştı. Tibi, Netanyahu'yu göndermek isteyen muhalefetin Arap partilerine muhtaç olduğunu açıkça vurguladı.
Kudüs'ten yayına bağlanan Faruk Hanedar, Netanyahu cephesinin ilk saatlerde derin bir sessizliğe büründüğünü bildirdi. Muhalefet lideri Eisenkot ise gecikmeden harekete geçeceklerini ve bu iktidarı bitireceklerini duyurdu. Eski Genelkurmay Başkanı Yair Golan da halkın değişim kararı verdiğini savundu. Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Kanal 14 ise kendi anketlerinde sağ blokun 61 vekile ulaşacağını iddia ederek sonuçları sorgulatmak istedi.
Hükümet kurma pazarlıkları için tarafların önünde 28 günlük yasal bir süre bulunuyor. Cumhurbaşkanı İzak Herzog'un görevi kime vereceği henüz netleşmedi. Eğer taraflar anlaşamazsa ülke yeniden sandığa gidecek. Kudüs muhabiri Hanedar'a göre erken seçim kararı çıkarsa süreç en az beş ay sürecek. Bu beş ay boyunca Netanyahu geçici başbakan koltuğunda oturmayı sürdürecek.
Siyaset bilimci Elif Şahin, Netanyahu'nun kaybetmesini vicdani açıdan olumlu bulsa da Gazze politikasının değişmeyeceğini vurguladı. Şahin'e göre muhalefet ile iktidar arasında Filistin politikası bakımından hiçbir temel fark yok. İsrail siyaseti sağ ile aşırı sağın rekabetine sahne oldu. Muhalefet sadece iç yönetim ve müdahale yöntemleri konusunda Netanyahu'dan ayrışıyor.
Doçent Doktor Kemal Olçar, İsrail devlet aklının Siyonist ideoloji üzerine kurulu olduğunu hatırlattı. Olçar'a göre başbakan değişse bile devletin yayılmacı politikası değişmeyecek. Eisenkot'un Lübnan, Gazze, Batı Şeria ve Yemen hattında askeri varlığı gevşetmesi beklenmiyor. Tek fark, Eisenkot'un iç siyasette sol ve merkez gruplara karşı Netanyahu kadar dışlayıcı olmaması gösteriliyor.
Doktor Anar Ali ise Eisenkot profilinin geçmişine dikkat çekti. Eisenkot, 2006 Lübnan Savaşı'nda sivil altyapıyı yok eden Dahiye doktrininin mimarları arasında yer alıyor. Ayrıca Gazze'deki Dökme Kurşun saldırısının da başındaki isimlerden biriydi. 7 Ekim sonrası kurulan savaş kabinesinde görev aldı. Oğlunu Gazze'deki çatışmalarda kaybeden eski generalin Filistin meselesinde ılımlı adımlar atması imkansız görülüyor.
Doktor Ali, İsrail toplumunun yüzde 80'den fazlasının Gazze ve Batı Şeria'daki sert adımları desteklediğini aktardı. Seçmenin tepkisi Gazze'deki katliamlara değil; Netanyahu'nun 7 Ekim öncesindeki istihbarat zaafına ve devleti yıpratmasına yönelik oldu. Muhalefet partileri iktidara gelir gelmez 7 Ekim saldırılarını araştırmak üzere mecliste bağımsız komisyon kurma vaadi verdi.
Washington muhabiri İrfan Sapmaz, Donald Trump yönetiminin seçimleri sessizlikle takip ettiğini bildirdi. Trump, son iki haftada Truth Social üzerinden Netanyahu'ya zorunlu destek mesajları attı. Sapmaz'a göre Trump bu mesajları sadece ABD'deki Kongre seçimleri ve Yahudi lobisinin baskısı yüzünden paylaştı. Trump aslında Netanyahu'nun kendisini savaşa sürükleme çabalarından uzun süredir rahatsızlık duyuyor.
Amerikan siyasetinde AIPAC gibi lobilerin bütçelerini 230 milyon dolara çıkardığı ve vekiller üzerinde ağır baskı kurduğu açıklandı. Buna rağmen JD Vance gibi MAGA (Trump'ın taban hareketi) çizgisindeki güçlü isimler Netanyahu'ya tek kuruş destek vermedi. Sapmaz, Beyaz Saray Özel Kalemi Susie Wiles ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine gibi isimlerin Trump'ı Netanyahu'nun oyunlarına gelmemesi için sürekli uyardığını belirtti.
İran cephesinden gelen analizleri Ekber Karabağ aktardı. Tahran yönetimi İsrail seçimlerini resmi olarak tanımadığı için sonuçlara kayıtsız kaldı. İran Dışişleri Sözcüsü, kim kazanırsa kazansın sahadaki politikanın değişmeyeceğini bildirdi. İranlılar, Netanyahu ile diğer generaller arasında Tahran'ı hedef alma konusunda sadece takvim ve yöntem farkı görüyor.
Yorumcular son olarak Netanyahu'nun hapse girmemek için her yola başvuracağını ekledi. Hakkında rüşvet ve yolsuzluk davaları süren Netanyahu, koltuğu bırakmamak adına yeni bir askeri kriz yaratabilir. Önümüzdeki günlerde geçici başbakanlık yetkisiyle İran veya Lübnan'a yeni bir saldırı dalgası başlatıp koalisyon görüşmelerini kilitleme tehlikesi masada duruyor.
🎯 Haber Analisti Yorumu
Netanyahu'nun sandıkta çoğunluğu kaybetmesi ilk bakışta tarihi bir hezimet gibi duruyor. Ancak bu sonuç İsrail toplumunun vicdana geldiğini ya da savaşı reddettiğini göstermez. İsrail seçmeni Gazze kasabını cezalandırdı ama soykırım politikasını reddetmedi. Sandıktan çıkan öfke, 7 Ekim'deki güvenlik zaafına, bozulan kurumlara ve Netanyahu'nun kendi bekası uğruna devleti rehin almasına yönelik bir tepkiden ibarettir.
Ortaya çıkan sandalye dağılımı ülkeyi tam bir siyasi felce sürüklüyor. Muhalefetin hükümet kurabilmesi için Arap partileriyle doğrudan masaya oturması şart. Ne var ki Eisenkot'un ittifakındaki aşırı sağcı ve şahin figürler Arap vekillerin desteğiyle ayakta duran bir kabineyi asla kabullenmeyecektir. Bu ırkçı refleks, muhalefetin zaferini daha ilk günden çıkmaza sokuyor ve meclisi tıkıyor.
Eisenkot'u bir kurtarıcı ya da barış güvercini gibi görmek vahim bir yanılgı olur. Karşımızdaki isim Dahiye doktrini ile sivil şehirlerin haritadan silinmesini askeri kural haline getiren eski bir generaldir. İktidar değişse bile Gazze'deki abluka, Batı Şeria'daki yerleşimci terörü ve bölgesel suikastlar aynen devam eder. Yeni bir lider sadece Batı başkentleriyle ilişkileri onaracak daha diplomatik bir maske sunar.
En büyük tehlike, geçici başbakan koltuğunda oturacak olan Netanyahu'nun köşeye sıkışmışlığıdır. Hakkındaki ağır yolsuzluk davalarından kaçmak isteyen bir Netanyahu, bölgeyi ateşe atmaktan asla çekinmez. Koalisyon pazarlıklarını dağıtmak ve olağanüstü hal yaratarak ulusal birlik hükümeti dayatmak için İran'a yönelik doğrudan bir hava saldırısı başlatması son derece yüksek bir ihtimaldir.
Washington tarafında ise Trump yönetimi bu kilitlenmeden aslında gizli bir memnuniyet duyuyor. Beyaz Saray, kendi Kongre seçimleri öncesinde Netanyahu'nun savaş dayatmalarından fazlasıyla yoruldu. Netanyahu devrilirse Amerikan yönetimi daha kolay kontrol edebileceği bir muhatap bulmuş olur. Aksi takdirde İsrail lobisiyle Beyaz Saray arasındaki çekişme çok daha derin krizler doğuracaktır.
Bundan sonra gözler Cumhurbaşkanı Herzog'un hükümet kurma görevini ilk olarak kime tevdi edeceğinde olacak. Verilen 28 günlük sürede hiçbir taraf çoğunluğu sağlayamazsa İsrail beşinci kez erken seçime yuvarlanacaktır. Kaos uzadıkça geçici görevdeki Netanyahu'nun askeri tırmandırma kozunu sahaya sürmesi kaçınılmaz hale gelir.
Kanal: A Haber