Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

İŞ PORTFÖY - EKİM AYI FON DAĞILIM ÖNERİLERİ - NİLÜFER SEZGİN, AYSUN TUZCU ATALAY

İş Yatırım · 2026-10-08

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Borsa İstanbul: İskontolar tarihi dip seviyelere yaklaştı; 6-12 ay vadeli bakan ve risk toleransı uygun yatırımcılar için kademeli pozisyon alma ve biriktirme fırsatı.

2. Ons Altın: Yüksek küresel tahvil faizleri ve sıkı para politikaları nedeniyle baskı altında kalmaya devam edecek; orta vadeli yüksek hedeflere rağmen kısa vadede acele alım yapma, bekle.

3. TL Para Piyasası: Pozitif reel getiri sunmaya devam ediyor; portföylerde savunma ve likidite aracı olarak ağırlığını koru ve tut.

4. TCMB Faiz Beklentisi: Rezerv hassasiyeti ve finansal istikrar sebebiyle Ekim ve Aralık aylarında 100'er baz puanlık temkinli indirim bekleniyor; 200 baz puanlık agresif indirim bekleme.

5. Yerli Borçlanma Araçları (Tahvil): Faiz indirim döngüsünün sürecek olması sebebiyle orta ve uzun vadeli TL tahvil fonlarında pozisyon al ve ağırlık artır.


📊 Detaylı Açıklama

Ağustos sonunda SPK'nın yayımladığı rehber değişiklikleri ve ardından yaşanan likidite sıkışıklığı, 130'dan fazla fonun tasfiye sürecine girmesine yol açtı. Fonların portföy ayarlamaları sırasında hisse senetlerinde satış baskısı oluşması, BIST genelinde değer kayıplarına, tahvil faizlerinde artışa, CDS priminin yükselmesine ve TCMB rezervlerinde erimeye neden oldu. Ancak bu krizin sistemik bir problem olmadığı, kurallara tam uyumlu kurumsal portföy şirketlerini bağlamadığı ve 1 milyon TL altı bakiyelerden başlanarak tasfiye ödemelerinin hızla tamamlanacağı vurgulanıyor. Yaşanan bu sarsıntının ardından regülasyona uyumlu çalışan kurumların ve sermaye piyasalarının daha sağlıklı bir zemine oturacağı ifade ediliyor.

Hisse senedi piyasası tarafında, fon tasfiyeleri kaynaklı sert satışlar hisselerdeki mevcut iskontoları çok daha cazip seviyelere çekti. Makro göstergelerdeki toparlanma ve faiz indirim sürecinin devam edecek olması göz önüne alındığında, 6 ay ile 1 yıllık vade perspektifine sahip olan ve risk profili uygun yatırımcılar için mevcut fiyatlamalar önemli bir pozisyon alma ve kademeli biriktirme fırsatı yaratıyor. Model portföylerde hisse senedi ağırlığı orta riskli grupta %20, yüksek riskli grupta ise %30 oranında korunarak bu iskonto potansiyelinden yararlanılması öneriliyor.

Enflasyon verisinin %1,84 ile beklentilerin altında kalması ve yıllık bazda 2021'den bu yana ilk defa %30 sınırının altına inmesi faiz indirim beklentilerini güçlendirdi. Piyasa kulislerinde 200 baz puanlık indirim senaryoları konuşulsa da, TCMB'nin fon krizinde döviz kuru istikrarını korumak için rezerv harcamış olması ilave baskı yaratılmasını engelliyor. Merkez Bankası'nın finansal istikrarı gözeterek 22 Ekim'de 100 baz puan ve Aralık ayında bir 100 baz puan daha indirim yapması bekleniyor. Faiz indirimlerine rağmen TL tarafında pozitif reel faiz korunacağı için para piyasası fonlarının portföylerin temel nakit yönetiminde tutulması gerektiği belirtiliyor.

Tahvil ve borçlanma araçları cephesinde ise faiz indirim sürecinin başlamış olması orta ve uzun vadede tahvil getirilerini destekliyor. Çalkantı döneminde getiri eğrisinde yaşanan yukarı yönlü hareketler geçici olarak değerlendiriliyor ve yatırımcılara portföy yöneticisi tarafından aktif vade optimizasyonu yapılan borçlanma araçları fonlarında kalmaları tavsiye ediliyor. Önerilen dağılımlarda borçlanma araçları fonlarına düşük risk profilinde %5, orta risk profilinde %20 ve yüksek risk profilinde %15 oranında yer verilerek faiz düşüşünden sermaye kazancı sağlanması amaçlanıyor.

Küresel piyasalarda ABD 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerinin rekor seviyelere yükselmesi bir kriz işareti olarak değil, dünya ve ABD ekonomisindeki büyümenin şoklara karşı yüksek dayanıklılığı olarak yorumlanıyor. Nötr faiz seviyesinin kalıcı olarak yukarı kaydığı bir ortamda hisse piyasalarında genel bir bozulma görülmüyor. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken temalı teknoloji hisselerinin küresel faiz baskısına meydan okuduğu ve orta-uzun vadeli büyüme hikayesini koruduğu ifade edilerek, yabancı hisse senedi fonlarında pozisyon taşınması ve bu tematik fonların değerlendirilmesi öneriliyor.

Emtia ve Eurobond tarafında ise dinamikler faiz ortamından doğrudan etkileniyor. Fed, ECB ve BOE gibi majör merkez bankalarının sıkı para politikaları ile yüksek seyreden tahvil faizleri ons altın üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor; uzun vadede 4.600 - 4.700 dolar beklentileri bulunsa da kısa vadede altının işinin zor olduğu ve getirinin baskılanacağı vurgulanıyor. Diğer taraftan, artan küresel faizler ve yükselen ülke risk primi (CDS), elinde daha önceden Eurobond bulunduranların getirilerini hırpalasa da döviz cinsi orta-uzun vadeli getiri arayan yeni yatırımcılar için oldukça cazip bir giriş fırsatı sunuyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Ekim ayı portföy stratejisi, yerel fon piyasasında yaşanan regülasyon kaynaklı tasfiye krizinin makro piyasalara yaydığı dalgalanmanın gölgesinde şekilleniyor. BIST'teki zorunlu satışların, tahvil faizlerindeki sıçramanın ve TCMB rezervlerindeki gerilemenin geçici bir likidite şoku olarak teşhis edilmesi doğru bir yaklaşımdır. Enflasyonun %30 altına inmesi politika alanını genişletse de, Merkez Bankası'nın rezerv savunması nedeniyle faiz indirimlerinde agresif davranamayacak olması, TL varlıklarda pozitif reel faizin bir süre daha piyasanın ana çıpası olacağını teyit ediyor.

Konuşmacıların varlık bazındaki duruşları incelendiğinde; TL para piyasasında güçlü bir "tut", borçlanma araçlarında faiz indirim döngüsüne paralel "ağırlık artır", yerli hisse senetlerinde ise derinleşen iskonto nedeniyle 6-12 ay vadeli "kademeli biriktir" pozisyonu öne çıkıyor. Yabancı hisselerde yapay zeka odaklı "pozisyonu koru/al" tavsiyesi korunurken, altında küresel yüksek faizlerin baskısı nedeniyle net bir şekilde "acele etme / bekle" sinyali verilmesi, piyasa gerçekleriyle son derece uyumlu bir temkinlilik barındırıyor.

Stratejinin en hassas risk noktası, tasfiye sürecindeki fon ödemeleri tamamlanana kadar yerli hisse senedi piyasasında devam edebilecek volatilitedir. Kısa vadeli nakit ihtiyacı olan veya risk toleransı düşük yatırımcıların BIST'te agresif alımlara girmesi ciddi yıpranma yaratabilir; bu profil için özel sektör borçlanma araçları ve para piyasası fonları çok daha korunaklı bir limandır. Küresel tarafta ise tahvil faizlerindeki kalıcı yükseklik, yapay zeka haricindeki hisseleri ve ons altını bir süre daha baskılamaya devam edecektir.

Sonuç olarak önerilen çerçeve; yerel hisse senetlerinde dipten biriktirme sabrına sahip, altında kısa vadeli getiri kovalamaktan kaçınan, döviz tarafında ise CDS artışını Eurobond ile getiriye dönüştürmek isteyen dengeli portföy yatırımcıları için uygundur. Para piyasası fonlarının sağladığı pozitif reel faiz kalkanı korunurken, hisse ve tahvil tarafına yapılacak kademeli geçişler önümüzdeki faiz indirim sürecinin en rasyonel getiri motorunu oluşturacaktır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: İş Yatırım