İlk Söz - "İşlenmemiş Gıda Enflasyonu Yukarı Yönlü Etkiliyor" | 24 Eylül 2026
BloombergHT · 2026-09-25
💡 Hızlı Bilgi
1. Küresel Tahviller: ABD 10 yıllık getirisi %5,11'e, 5 yıllık %5,03'e tırmanırken küresel tahvil satış dalgasında alım için acele etme, bekle.
2. Borsa İstanbul (13.252 puan): Düşük işlem hacmi (133,2 milyar TL) ve holding baskısı sürerken endeks geneline agresif giriş yapma; hisse bazlı seçici kal.
3. TCMB ve Faiz Politikası: Fon piyasası çalkantısı ve zayıf beklenti yönetimi nedeniyle TCMB'den erken ve agresif faiz indirimi bekleme; faizlerin sabit kalmasını bekle.
4. Brent Petrol (102 Dolar üstü): Jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı riskleriyle 100 doların üzerine yerleşen petrolde düşüş yönlü pozisyon alma.
5. Ons Altın (4.286 Dolar): Güçlenen dolar endeksi ve sıçrayan tahvil faizlerinin yarattığı kâr satışı baskısında yeni alım için geri çekilmeyi bekle.
6. Bitcoin (83.859 Dolar): 87.000 dolar seviyesinin test edilmesinin ardından gelen kâr realizasyonunda temkinli ol, yeni zirve onayı gelmeden agresif alım yapma.
7. ABD Hisse Senetleri: Şirket kâr büyümeleri ve yapay zeka teması güçlü kaldıkça piyasa pahalı değil; teknoloji liderlerinde pozisyonunu koru ve seçici biriktir.
8. Çin ve Hong Kong Hisseleri: Trump-Şi görüşmesindeki 2 aylık ateşkese rağmen somut uzlaşı çıkmaması ve teknoloji sürtüşmesi nedeniyle Çin varlıklarında alım için bekle.
9. Dolar Endeksi (DXY 101,14): Fed'den Ekim ayında faiz artırımı ihtimalinin %71'e çıkmasıyla 8 haftanın zirvesine çıkan dolara karşı majör paritelerde (EUR/USD) alım için acele etme.
10. Konut ve Gayrimenkul: ABD'de %7 üzerindeki mortgage faizleri ve Türkiye'de reel kira/fiyat gerilemesi nedeniyle gayrimenkulde spekülatif alım yapma, dengelenmeyi bekle.
11. Yerel Fon Piyasası: Tasfiyeye giden 131 fon ve itfası yaklaşan aracı kurum bonoları sürecinde yüksek riskli fonlardan uzak dur, likit ve mevduat tarafında kal.
📊 Detaylı Açıklama
Küresel piyasalar, ABD tahvil getirilerindeki sert yükselişin tetiklediği geniş tabanlı bir satış dalgasıyla çalkalanıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi 2007'den bu yana en yüksek seviyelerine tırmanarak %5,11'i görürken, 5 yıllık tahvil faizi 70 milyar dolarlık zayıf ihalenin (2,21 kat talep) ardından %5,03'e ulaştı. 30 yıllık mortgage faizlerini besleyen uzun vadeli tahviller %5,40'ın üzerine çıktı. Bu durum, 2 Nisan 2025 tarihindeki tarife şokundan bu yana tahvil piyasasında görülen en şiddetli çalkantı olarak kaydedildi ve hisse senedi piyasalarında risk iştahını ciddi şekilde baskıladı.
Fed'in faiz patikasına dair beklentiler, gelen sıcak makro verilerle birlikte radikal bir şahin dönüşüme uğradı. ABD Birleşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 58,4 ile 52 ayın zirvesine çıkması ve girdi maliyetlerinin Ekim 2022'den bu yana en hızlı artışını kaydetmesi enflasyon endişelerini canlandırdı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr'ın baz senaryosunda faiz artırımının yer aldığını belirtmesiyle birlikte, piyasada Ekim ayı faiz artırım ihtimali %50'den %71'e fırladı; aralık ayı için ise %77-78 civarında bir artırım olasılığı fiyatlanıyor. Yıl sonu politika faizinin %4,25'e ulaşabileceği öngörülüyor.
Borsa İstanbul tarafında ise BIST 100 endeksi günü %0,40 yükselişle 13.252 puandan tamamlarken, 133,2 milyar TL'lik işlem hacmi piyasadaki katılımın zayıf kaldığını ortaya koydu. Endekste Tüpraş, Aselsan, Astor, Bim ve Petkim puan bazlı yükselişi sırtlarken; finansal kiralama, faktoring ve holdingler (%-1,65) negatif ayrıştı. Piyasada 43 hisse yükselirken 53 hissenin değer kaybetmesi, endeksteki yukarı yönlü hareketin genele yayılmadığını ve seçici hisse hareketlerinin belirleyici olduğunu gösteriyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararları öncesinde yerel fon piyasasında patlak veren kriz ana tartışma konularından biri oldu. SPK tarafından tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455.758 tekil yatırımcının etkilendiği açıklandı. Finansal danışman Ali Ağaoğlu ve Prof. Dr. Burak Arzova, bu durumun bir servet kaybı hissi yaratarak iç talebi teorik olarak kısabileceğini ancak hesapların büyük kısmının 1 milyon TL altı likidite yönetiminden oluşması nedeniyle harcama gücünü dramatik etkilemeyeceğini belirtti. TCMB'nin dolarizasyon riskini ve kur baskısını tetiklememek adına faiz indiriminde temkinli kalması, agresif adımlardan kaçınması bekleniyor.
Enflasyon beklentilerindeki bozulma Türkiye cephesinde en kritik kırılganlık alanı olmaya devam ediyor. Açıklanan sektörel enflasyon beklentilerine göre, piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası TÜFE beklentisi %23,70, reel sektörün %32,5 olurken; hanehalkının beklentisi %45,60 seviyesinde bulunuyor. Hanehalkının %83,75'i önümüzdeki bir yılda enflasyonun düşmeyeceğine inanıyor. Prof. Dr. Burak Arzova, işlenmemiş gıda enflasyonundaki olumlu hasat etkisinin dezenflasyona katkı verdiğini ancak işlenmiş gıda, kira ve hizmetler sektöründeki katılığın Merkez Bankası'nın elini kolunu bağladığını vurguluyor.
Kıymetli madenler cephesinde, DXY'nin 101,14 seviyesine çıkarak 8 haftanın zirvesine yerleşmesi ve tahvil faizlerinin tırmanması kâr satışlarını beraberinde getirdi. Spot altın fiyatı günlük bazda yaklaşık %1,7 gerileyerek 4.286 dolara inerken, gram altın 6.729 TL, ons gümüş ise 64,12 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Doların küresel çapta güçlenmesi ve faiz getirisi sunan risksiz varlıkların getirisinin artması, değerli metallerdeki yukarı yönlü hareketi kısa vadede frenlemiş durumda.
Petrol piyasasında jeopolitik fay hatları yeniden kırılganlığı artırdı. Brent petrol 100 dolar eşiğini aşarak 102,10 dolara, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 91,45 dolara yükseldi. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın yaptırımlar kalkmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçişin bedelsiz olmayacağına yönelik uyarıları, İran Ulusal Güvenlik yetkililerinin ABD'ye tanıdığı süre ve ABD'de dizel ihracat yasağı spekülasyonları arz tarafındaki riskleri tırmandırıyor. Ali Ağaoğlu, 94-100 dolar bandındaki petrolün Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelesini zorlaştıran en büyük faktör olduğunu vurguluyor.
Kripto para piyasasında bu hafta içinde 87.000 doları test eden Bitcoin, küresel faiz şoku ve likidite baskısıyla 83.859 dolara geri çekildi; Ethereum ise 2.672 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor. AK Yatırım Stratejisti Uras Çay, teknoloji hisselerinden kriptoya ani bir fon kaçışı beklemediğini, tahvil faizlerindeki satış baskısının tüm riskli varlıkları ortak biçimde etkilediğini, kriptodaki hareketlerin daha çok tahvil pozisyonlanmalarının bir yansıması olduğunu ifade ediyor.
ABD hisse senedi piyasalarında değerlemeler tartışılırken Uras Çay, piyasanın ne çok ucuz ne de aşırı pahalı olduğu değerlendirmesinde bulunuyor. Eğer hisse başı kâr büyümeleri ve ciro artışları beklentileri karşılamaya devam ederse temel tarafta yükseliş trendini bozacak büyük bir risk faktörü görülmüyor. Ancak MarketWatch verilerinde dikkat çekildiği üzere, S&P 500 zirveye yakın seyrederken 52 haftanın en düşüğündeki hisse sayısının en yükseğindekileri aşması, piyasa derinliğinin zayıfladığına ve az sayıda teknoloji hissesinin endeksi taşıdığına dair uyarı niteliğinde.
Uluslararası siyasette ABD Hazine Bakanı Scott Bessant'ın Çin ile ticaret ateşkesini 10 Ocak'a kadar uzattıklarını duyurmasına karşın, Asya piyasaları güne temkinli başladı. Çin'de Şanghay, Shenzhen (%-2) ve Hong Kong borsalarında satışlar izleniyor. Sadi Kaymaz, nadir toprak elementleri ve yarı iletken çipler konusundaki müzakerelerde Washington'ın Çin'in tekliflerinden memnun olmadığını ve piyasanın Trump-Şi zirvesinden somut bir kazanım beklemediğini aktardı.
Avrupa ve Asya tahvil piyasaları da küresel şoktan kaçamadı. Almanya 10 yıllık tahvil faizi %3,5'i aşarak 2009 ortasından bu yana en yüksek düzeye ulaştı; Fransa'da %4,61, İngiltere'de ise 5 baz puan artışla %5,29 seviyeleri görüldü. Asya'da Japonya 10 yıllık getirisi 1996'dan bu yana en yüksek seviyesine fırlarken, Yeni Zelanda ve Avustralya tahvillerinde sert satışlar izlendi. Piyasa, Avrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) Ekim 2027'ye kadar 4 faiz artışı fiyatlamaya başladı.
Konut ve gayrimenkul sektöründe yüksek faizlerin yarattığı tahribat belirginleşiyor. Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, ABD'de 2020-2026 döneminde ev fiyatlarının %70 artarken hanehalkı gelirlerinin yalnızca %17 arttığına dikkat çekerek mortgage faizlerinin %7 üzerinde kalmasının piyasayı kilitlediğini belirtti. Türkiye'de ise BETAM raporuna göre reel konut fiyatlarında yıllık %8,4, reel kiralarda ise %6,6 gerileme izleniyor; piyasada pazarlık marjları açılsa da nominal kiralardaki katılık süreci uzatıyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasaların ana dinamiklerini incelediğimizde, sermaye piyasalarının aşırı iyimserliği ile tahvil piyasasının fiyatladığı makro gerçeklik arasındaki makasın tehlikeli şekilde açıldığını görüyoruz. ABD 10 yıllık getirilerinin %5,10 üzerine yerleşmesi ve 5 yıllık faizlerin %5 eşiğini aşması, küresel finansal koşulların uzun süre kısıtlayıcı kalacağının teyididir. OECD'nin faizlerin sabit kalacağı yönündeki durağan varsayımlarının aksine, piyasanın Fed'den yeni artırımlar fiyatlaması haklı bir gerekçeye dayanıyor; sıcak PMI verileri ve girdi maliyetlerindeki sıçrama enflasyon riskinin sönmediğini kanıtlıyor.
Konuşmacıların ve uzmanların çizdiği tablo, ne küresel hisse senetlerinde ne de kripto varlıklarda tek yönlü bir boğa coşkusuna yer olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Uras Çay'ın kurumsal kâr büyümelerine atıfla temel risk görmediği teknoloji tarafı güçlü kalsa bile, piyasa derinliğindeki daralma ve hisselerin genele yayılamayan yükselişi ciddi bir uyarı işaretidir. Tahvil getirilerinin bu denli cazip ve risksiz bir alternatif sunduğu ortamda, hisse senedi değerlemelerinin yukarı yönlü hareket alanı oldukça sınırlıdır.
Türkiye açısından portföy yönetim şirketlerindeki tasfiye süreci ve yaklaşan aracı kurum bono itfaları yerel likiditeyi tehdit eden bir mikro enfeksiyon durumundadır. Prof. Dr. Burak Arzova'nın da altını çizdiği üzere, bu krizin servet etkisi yaratarak tüketimi kısacağı tezi zayıftır çünkü içerideki sermayenin önemli bölümü küçük tasarruf sahibinin kısa vadeli nakit koruma refleksidir. Hanehalkının %83,75'inin dezenflasyona inanmadığı bir ortamda, TCMB'nin erken veya agresif bir faiz indirimi adımına girişmesi yabancı para talebini yeniden hortlatır; bu nedenle Merkez Bankası'nın en azından yılın son çeyreğinde pasif ve temkinli kalarak faizleri sabit tutması elzemdir.
Emtia tarafında Brent petrolün 100 dolar üzerine yerleşmesi, küresel merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini doğrudan baltalayacak en kritik jeopolitik değişkendir. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz eksenindeki tıkanıklıklar enerji maliyetlerini kalıcı kıldıkça, ne Fed ne de Avrupa Merkez Bankası faiz indirimlerini rahatça tartışabilir. Petrolün bu seviyelerde seyretmesi, altına gelen tahvil kaynaklı satış baskısının bir süre sonra jeopolitik güvenli liman talebiyle dengelenmesine yol açabilir; ancak kısa vadede DXY baskısı emtia grubunda temkinli kalmayı gerektiriyor.
Sonuç olarak piyasadaki net pozisyon "agresif risk alma" değil, "likiditeyi koruma ve bekle-gör" stratejisi olmalıdır. Tahvil faizlerinde tepe seviyeler teyit edilmeden uzun vadeli borçlanma araçlarına girilmemeli, hisse senetlerinde genele yayılan alım yerine yalnızca nakit akışı kuvvetli ve borçsuz şirketlerde seçici biriktirme yapılmalıdır. BIST tarafında düşük hacim ve fon tasfiyesi süreci risk yaratırken, döviz ve para piyasası fonları gibi likit enstrümanlarda güvenli liman pozisyonu sürdürülmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT