İlk Söz - "Fed'in Faiz Artırması Bizim Borçlanma Maliyeti İçin Negatif" | 18 Eylül 2026
BloombergHT · 2026-09-21
💡 Hızlı Bilgi
1. S&P 500 ve ABD hisselerinde her düşüş bir alım fırsatı; önümüzdeki 2 haftalık ve seçim öncesi 2 aylık pencereyi değerlendirip alım yönünde pozisyon al.
2. Avrupa benzin kontratlarında 2027 ortası vadeli uzun (long/al) pozisyon aç; motorin yerine benzinde prim potansiyelini biriktir.
3. Spot altında Goldman Sachs 2027 sonu için 5.400 dolar hedefini koruyor; orta-uzun vade için pozisyonları tut ve biriktir.
4. Ham petrolde (Brent 103,87$, WTI 101,20$) arz artışı ve 3 günlük düşüş sürüyor; yeni alım için acele etme, jeopolitik riskler nedeniyle temkinli bekle.
5. Japon Yeni (USD/JPY 156,95 - 157,50) BoJ'un faiz artırımına rağmen güvercin algıyla değer kaybediyor; yende alım yönlü pozisyon alma, zayıflığın sürmesini bekle.
6. ABD 10 yıllık tahvillerinde getiri %5 civarından %4,93'e indi; nominal büyüme fiyatlandığı için tahvil tarafında kal ve faiz zirvelerini bekle.
7. Fed faiz artırım döngüsü riski ve küresel faiz baskısı Türkiye'nin borçlanma maliyeti için negatif; TL varlıklarda dış finansman risklerine karşı temkinli dur, bekle.
8. Tasfiyeye giren 131 yatırım fonundaki varlıklar için panik satış yapma; 3 aylık yasal tasfiye ve takas sürecinin sonucunu bekle.
9. BIST 100 endeksi 13.509 seviyesinde regülasyon ve likidite destekleriyle toparlanıyor; sığ hisselerden kaçın, likit banka ve büyük hisselerde bekle/pozisyon koru.
10. İngiltere tahvillerinde (Gilt) BoE'nin aktif satışları durdurmasıyla faizler gevşedi; faiz sabit kalsa da şahin riskler nedeniyle tahvilde temkinli bekle.
11. Kripto paralarda (Bitcoin 77.254$, Ethereum 2.473$) toparlanma eğilimi sürüyor; yukarı yönlü trend teyidi için mevcut seviyelerde bekle.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul tarafında SPK, BDDK ve TCMB'nin koordineli likidite adımları sonrasında BIST 100 endeksi günü %2,95 artışla 13.509 puandan tamamladı. Bankacılık endeksi %8,88 prim yaparak yükselişi sırtladı. TCMB'nin haftalık repo fonlamasını 300 milyar TL'ye çıkarması, bankaların borçlanma limitini 10 kat artırarak 510 milyar TL'ye yükseltmesi ve BDDK'nın hisse geri alımlarında sermaye indirimi zorunluluğunu esnetmesi piyasaya doğrudan can suyu oldu. Ancak piyasa uzmanları, manipülatif ve taban serisi yapan sığ tahtalardan uzak durulması gerektiğini, ağırlığın derinliği yüksek büyük hisselerde kalmasının önemini vurguluyor.
Yatırım fonları krizinde SPK, aralarında Tera, A1 Portföy, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy'ün yer aldığı 7 şirkete ait 131 fon (Tera hisse fonu THF dahil edilerek toplam büyüklük yaklaşık 930 milyar TL) için tasfiye esaslarını yayımladı. Tasfiye sürecini yürütmek üzere İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirildi. Yaklaşık 500 bin tasarruf sahibini ilgilendiren süreçte azami 3 aylık bir tasfiye takvimi öngörülüyor. Yetkililer, 13.30 öncesinde emri onaylanmış yatırımcıların ödemelerinin ilk iş günlerinde yapılacağını, diğer pay sahiplerinin ise likidasyona paralel hak edişlerini alacağını bildirerek sistemik risk olmadığını ve panikle hareket edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
ABD hisse senedi piyasalarında Makro Stratejist Berk Dinçtürk, S&P 500 için geleneksel çarpanlar yerine PEG (fiyat/kazanç büyüme) rasyosuna bakılması gerektiğini ve bu oranın son 30 yılın tarihi diplerinde olduğunu ifade ediyor. ABD ekonomisinin %6,5 nominal büyümeyle ilerlediğini ve ana motorun yapay zeka ve teknoloji olduğunu savunan Dinçtürk, hisse piyasalarında "her düşüşün bir alım fırsatı" olduğunu söylüyor. Önümüzdeki 2 haftanın son dip fırsatı olabileceğini ve seçim öncesi 2 aylık pencerede piyasaya girecek likiditeyle endekslerin zirve yapacağını öngörerek net "al" pozisyonunu savunuyor.
Altın ve değerli metallerde Goldman Sachs, jeopolitik risklerin sürdüğü ortamda 2027 sonu için ons altında 5.400 dolar hedefini koruduğunu açıkladı. Spot altın 4.355 dolar, gram altın ise 6.834 TL seviyelerinde dengelenirken, emtiadaki yukarı yönlü trendin korunduğu ifade ediliyor. Gümüşte ise altı haftanın en düşük seviyelerinin ardından %1 primle 65,92 dolara doğru bir toparlanma görülüyor. Uzmanlar, küresel risk primleri ve merkez bankalarının adımları karşısında altında orta-uzun vadeli pozisyonların tutulması ve biriktirilmesi görüşünde.
Petrol cephesinde Suudi Arabistan'ın arzı artırma hamleleri ve küresel talepteki yavaşlama nedeniyle geri çekilme yaşanıyor. Brent petrol 103,87 dolara, WTI ham petrol 101,20 dolara gerileyerek üç günlük düşüş serisini sürdürdü. Ancak Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, jeopolitik tablonun son derece kırılgan olduğunu, Orta Doğu'daki tansiyona bağlı olarak petrolün hem 70 dolara hem de 170 dolara gitme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Yüksek enerji fiyatlarının iç piyasada enflasyon ve cari açık üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu uyarısı yapılırken, net yön tayini için petrol piyasasında beklemede kalınması tavsiye ediliyor.
Goldman Sachs analistleri Yulia Zhestkova Grigsby ve Dan Struyven, enerji türevleri tarafında önemli bir taktiksel pozisyon değişikliğine gitti. Rafinerilerin motorin üretimine ağırlık vermesi sebebiyle benzin piyasasının hızla daraldığını belirten banka, dizel spread işlemlerini sonlandırarak Avrupa benzininde 2027 ortası vadeli "uzun pozisyon" (long) açılmasını önerdi. Dayanıklı tüketim talebi ve stok seviyelerindeki düşüşün benzinde daha yüksek getiri fırsatı sunduğu, yüksek motorin fiyatlarının nihayetinde benzin fiyatlarını da yukarı çekeceği gerekçe gösterildi.
Japonya Merkez Bankası (BoJ), politika faizini çeyrek puan artırarak %1,25 ile 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Ancak Para Politikası Kurulu'nda iki üyenin (Asano ve Sato) karara muhalefet etmesi ve kararın 7'ye karşı 2 oyla alınması piyasalarda sürpriz bir "güvercin" algı yarattı. Faiz artışına rağmen Japon Yeni değer kaybederek USD/JPY paritesinde 157,50 sınırına yaklaştı. Asya temsilcisi Sadi Kaymaz, faiz artırım döngüsüne içeriden direnç geldiğini, bu tablonun tahvil getiri eğrisini dikleştirdiğini ve carry trade çözülmelerini karmaşıklaştırdığını ifade ediyor.
Fed'in sürpriz 25 baz puanlık faiz artışı sonrası küresel faiz patikası sertleşti. Aralık ayı için faiz artırım ihtimali %75,7 olarak fiyatlanırken, piyasa politika faizinin yılı %4,20 seviyesinde kapatmasını bekliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %5 sınırını test ettikten sonra %4,93'e geriledi. Kevin Warsh liderliğindeki Fed'in şahinleştiği süreçte Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Fed faiz artışlarının Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini doğrudan artıracağını, sermaye girişlerini sınırlayacağını ve rezervler üzerindeki baskıyı tırmandıracağını vurgulayarak dış finansmanda temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini beklentiler doğrultusunda 6'ya karşı 3 oyla %3,75 seviyesinde sabit tuttu. BoE'nin asıl kritik hamlesi, piyasaya doğrudan tahvil satışı (aktif QT) yapmayı durdurup 488 milyar sterlinlik portföyü vadesi geldikçe itfa etme (doğal tasfiye) kararı alması oldu. Bu duyuru sonrasında İngiltere 30 yıllık tahvil faizlerinde 10 baz puanı aşan sert bir düşüş görüldü ve borçlanma faizleri rahatladı. Bununla birlikte BoE Başkanı Andrew Bailey, Orta Doğu krizinin uzaması durumunda faiz artırımlarının yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Kripto para piyasasında toparlanma çabası izleniyor. Bitcoin 77.254 dolar, Ethereum ise 2.473 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Küresel piyasalarda tahvil faizlerindeki kısa vadeli gevşeme ve risk iştahındaki kıpırdanma kripto varlıklara destek veriyor. Ancak piyasa analistleri, makro oynaklığın yüksek olduğu ve Fed'in şahin tonunu koruduğu bu aşamada kaldıraçlı işlemlerden kaçınılması ve ana direnç seviyeleri aşılana kadar mevcut pozisyonların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye'nin makroekonomik görünümüne değinen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda öngörülenin üzerinde bir katılık olduğunu ve dezenflasyon sürecinin iç ve dış jeopolitik şoklar sebebiyle yavaşladığını kaydetti. Savaş etkisi olmasaydı enflasyonun 7 puan daha aşağıda olacağını savunan Şimşek, seçim döneminde de bütçe disiplininden sapılmayacağını vurguladı. Ancak Prof. Dr. Aslanoğlu, OVP'deki bütçe açığı hedeflerinin, sosyal transfer harcamalarının ve artan petrol faturasının iç talep ve cari açık üzerinden enflasyonist riskleri yukarı yönlü beslemeye devam ettiğini hatırlatıyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yayınlanan veriler ve konukların paylaştığı analizler doğrultusunda ana tez son derece açıktır: Küresel ölçekte merkez bankalarının faizleri zirve seviyelerde tutma hatta artırma eğilimi sürerken, bu tablonun Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki borçlanma maliyeti baskısı derinleşmektedir. Erhan Aslanoğlu'nun net bir dille ifade ettiği gibi, Fed'in faiz artırım döngüsünü sürdürme ihtimali dış finansman gereksinimi duyan TL varlıklar açısından net bir negatif unsurdur. Dolayısıyla yurt içi piyasalarda sağlanan geçici likidite rahatlamalarının küresel rüzgarların tersine döndüğü gerçeğini unutturmaması gerekir.
Hisse senetleri tarafında konuşmacıların pozisyonu ikiye ayrılmaktadır. Berk Dinçtürk ABD endeksleri için kuvvetli bir "AL" ve "her düşüşü değerlendir" çağrısı yaparken, BIST tarafında yerel otoritelerin aldığı koordineli kararlar piyasayı taban arayışından kurtarmış olsa da genel duruş "temkinli bekle ve seçici ol" çizgisindedir. Fon tasfiyelerinin yarattığı yaklaşık 930 milyar liralık portföy çözülmesi, sığ ve spekülatif yan tahtalarda likidite krizinin hemen bitmeyeceğini göstermektedir. Bu sebeple yerli yatırımcının endeks ağırlığı yüksek, likit ve derinliği olan BIST 30 hisselerine sığınması, sığ hisselerden ise kesinlikle uzak durması elzemdir.
Emtia piyasalarında Goldman Sachs'ın altın için 5.400 dolar hedefiyle sunduğu "biriktir/tut" duruşu mantıklı bir sığınak olarak öne çıkmaktadır. Jeopolitik risklerin tırmandığı ve enflasyon beklentilerinin yapışkan kaldığı bu dönemde altın, portföylerin sigortası olmayı sürdürmektedir. Enerji tarafında ise petroldeki geri çekilmeye aldanmamak gerekir; 100 dolar üzerinde tutunan Brent petrol, iç piyasada hem gıda enflasyonunu hem de cari dengeyi bozacak bir dinamiktir. Goldman Sachs'ın benzin lehine açtığı uzun pozisyon önerisi, sektör içi rafineri arbitrajı açısından kurumsal yatırımcılar için uygulanabilir bir stratejidir.
Döviz ve faiz cephesinde Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırmasına rağmen piyasanın karar metnindeki iki muhalif üye nedeniyle bunu "güvercin" okuması ve yenin hızla 157 bandına gerilemesi, para politikasında iletişimin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. USD/JPY tarafında zayıflık sürdüğü için yende aceleci bir dip alımı yapmak ciddi risk barındırır. ABD 10 yıllık tahvillerinin %5 eşiğinden %4,93'e çekilmesi piyasayı bir miktar soluklandırsa da enflasyon katılığının devam etmesi durumunda getirilerin yeniden yukarı fırlama riski saklıdır.
Özetle mevcut konjonktür; agresif risk almaktan ziyade portföy savunmasını ön planda tutmayı, sermaye koruma odaklı kalmayı gerektirmektedir. ABD hisselerinde düşüşler alım için fırsat olarak değerlendirilebilirken, yurt içinde fon tasfiyesi süreci sonuçlanana kadar yüksek kaldıraçtan ve sığ varlıklardan kaçınılmalı; portföylerde altın biriktirme stratejisi korunmalı ve Fed kaynaklı borçlanma riskleri nedeniyle TL varlıklarda temkinli bekleme pozisyonu sürdürülmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT