HAFTAYA BAŞLARKEN - 14.09.2026 - İLAYDA ÖZDEMİR İŞLEK
İş Yatırım · 2026-09-14
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100'de 14.500 direnci öncesinde temkinli kal; fon girişleri büyük hisseleri desteklese de kırılımı bekle.
2. Bankalar ve Emlak GYO hisselerinde acele alım yapma; faiz indirimi sinyali gelmemesi sebebiyle baskı sürebilir.
3. Petrol 100–120 dolar bandında kalırsa bankacılık ve havacılık hisselerinden uzak dur; negatif ayrışma riski yüksek.
4. Cam, otomotiv, petrokimya, rafineri ve telekomünikasyon sektörlerinde güçlü seyre paralel pozisyonları koru.
5. ABD hisse senetlerinde teknoloji hisselerine yönelik ilgiyi izle; Fed öncesi alımlarda seçici ol.
6. Küresel piyasalarda Fed'in 25 baz puanlık olası faiz artışı öncesinde risk iştahındaki baskıya karşı bekle-gör yaklaşımını benimse.
7. Altında yükseliş eğilimi sürse de ABD tahvil faizlerindeki ayrışma ve Fed belirsizliği nedeniyle temkinli pozisyon al.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul tarafında geçtiğimiz hafta SPK düzenlemeleri neticesinde fonların küçük ölçekli hisselerden büyük ölçekli şirketlere geçiş yapması endeksteki yükselişin ana motoru oldu. Hafta başında PPK öncesinde faiz indirimi beklentileriyle faize duyarlı sektörler prim yapsa da Merkez Bankası'ndan beklenen gevşeme sinyalinin gelmemesi bu hareketi tersine çevirdi. PPK sonrasında bankalar ile Emlak GYO hisselerinde satışlar derinleşirken, BIST 100 küresel satış dalgasına direnerek 14.300 desteğinin üzerinde kalmayı başardı ve haftayı 14.500 direncinin hemen altında kapattı. Yatırımcıların 14.500 direnç aşılmadan genele yayılan agresif alımlardan kaçınması gerekiyor.
Sektörel bazda cam, otomotiv, petrokimya, rafineri ve telekomünikasyon hisseleri güçlü duruşlarıyla endeksi yukarı taşıyan gruplar oldu. Buna karşılık faiz indirimi beklentisinin zayıflaması nedeniyle özel bankalar ve tahvil piyasası yükselişe katılamayarak negatif tarafta kaldı. Yabancı takas oranlarına bakıldığında BIST 100 içerisinde Türk Telekom en çok yabancı payı artan hisse olurken, Girişim Elektrik Sanayi yabancı payının en çok azaldığı hisse olarak dikkat çekti. Şirket haberlerinde ise Mega Metal, Kordsa, Hareket Proje Taşımacılığı ve İnfo Yatırım'ın bedelsiz sermaye artırımı başvuruları SPK tarafından onaylandı.
Makroekonomik dinamiklerde Türkiye'de Ekim ve Aralık aylarında toplam 200 baz puanlık faiz indirimi beklentisi masada kalmaya devam ediyor. Ancak küresel tarafta petrol fiyatlarının 100–120 dolar bandında seyretmesi enflasyon görünümünü bozarak bu faiz indirimlerinin ertelenmesine yol açabilir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde faiz indiriminden faydalanması beklenen bankacılık ve yakıt maliyetleri artan havacılık hisselerinin net bir şekilde negatif ayrışacağı vurgulanıyor. Bu nedenle enerji fiyatları gerilemeden bu sektörlerde yeni pozisyon açmak risk taşıyor.
Küresel piyasalar tarafında ABD Ağustos ayı çekirdek TÜFE verisinin aylık %0,3 ile beklentileri aşması sonrası Fed'in Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırma ihtimali %90 seviyesine yükseldi. Ancak İran ile Körfez ülkeleri arasındaki müzakere haberlerinin petrol fiyatlarında sert düşüş yaratması enflasyonist baskıyı hafifletti ve teknoloji hisseleri öncülüğünde (%2,5 yükseliş) ABD endeksleri haftayı primle kapattı. Tahvil tarafında ise çekirdek enflasyon sonrası kısa ve uzun vadeli faizler ayrışırken, yatırımcılar sıkılaşmanın enflasyonu dize getireceği beklentisiyle uzun vadeli tahvillere yöneldi; JPMorgan'ın Eylül ve Aralık için 25'er baz puanlık iki faiz artışı öngörmesi sıkılaşmanın sürebileceğine işaret ediyor.
Emtia ve döviz piyasalarında jeopolitik müzakere haberleri petrol fiyatlarını sert bir şekilde aşağı çekerken, ons altın haftayı %0,58 kazançla tamamladı, bakır ise %0,5 düşüşle yatay-negatif kapandı. Döviz cephesinde ABD çekirdek enflasyonuna rağmen Dolar Endeksi gücünü koruyamadı; Euro/Dolar paritesi %0,15 gerilerken, büyüme verisiyle desteklenen Sterlin/Dolar %0,10 prim yaptı ve Dolar/Yen paritesi %0,45 düşüş kaydederek Japon Yeninin değer kazandığını gösterdi.
Önümüzdeki haftanın ajandasında yurt içinde Salı günkü bütçe dengesi, Perşembe günkü brüt rezervler ve özellikle Merkez Bankası'nın son faiz kararının arka planını aydınlatacak PPK toplantı özeti öne çıkıyor. Borsa İstanbul'da ayrıca Akfen GYO, Bulls Girişim, BİM ve Big Chefs temettü ödemeleri takip edilecek. Küresel tarafta ise Çarşamba günkü Fed faiz kararı ve para politikası mesajları haftanın en kritik olayıyken; İngiltere TÜFE, İngiltere ve Japonya Merkez Bankalarının faiz kararları ile ABD perakende satış ve üretim verileri volatiliteyi belirleyecek temel unsurlar olacak.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasa dinamiklerini incelediğimizde, Borsa İstanbul'un fon düzenlemeleri sayesinde endeks ağırlığı yüksek hisselere yönelen likiditeyle 14.500 direnç bandına kadar tırmandığı ancak iç dinamiklerin henüz genele yayılan risksiz bir boğa piyasasını teyit etmediği görülüyor. Özellikle PPK toplantısından beklenen faiz indirim sinyalinin çıkmaması, son haftalarda yükseliş beklentisinin lokomotifi olan bankacılık ve GYO sektörlerini zayıflatmıştır. Bu aşamada endeksin 14.300 üzerinde kalması teknik açıdan pozitif görünse de 14.500 direncinin kırılamamış olması kâr realizasyonu riskini masada tutuyor.
Konuşmacının duruşu genel hatlarıyla temkinli ve seçici bir "bekle-gör" pozisyonunu işaret etmektedir. Bankacılık ve havacılık hisselerinde petrol fiyatlarının yarattığı enflasyonist ve operasyonel maliyet baskısı neticesinde aceleci alımlardan kaçınılması gerektiği aşikardır; faiz indirim beklentisinin ertelenme riski bu iki sektörü doğrudan baskılayacaktır. Buna karşılık sanayi, rafineri ve telekomünikasyon gibi kendi hikayesi olan ve fon akışından doğrudan pay alan büyük ölçekli hisselerde mevcut pozisyonların korunması mantıklı görünse de küresel faiz patikası netleşmeden yeni maliyetlenmeler risk barındırmaktadır.
Küresel risk iştahı, Fed'in Eylül toplantısındaki 25 baz puanlık olası faiz artışı ve sonrasında izleyeceği şahin politikalarla doğrudan baskı altındadır. Çekirdek TÜFE'nin katılığı Fed'in tek artırımla yetinmeyebileceğini gösterirken, JPMorgan gibi kurumların ek artış beklentileri küresel hisse senedi piyasalarında ralli kovalayan yatırımcılar için ciddi bir bariyer oluşturmaktadır. Bu konjonktür, risk toleransı düşük yatırımcıların küresel varlıklarda agresif "al" stratejisi yerine uzun vadeli tahviller veya savunmacı varlıklarda beklemede kalmasını gerektirmektedir.
Özetle piyasa sinyalleri, Borsa İstanbul'da 14.500 direnci aşılana kadar ve Fed toplantısı atlatılana kadar beklemede kalınması gerektiğini vurguluyor. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki seyri sürdükçe bankacılık ve havacılık hisselerinde "alma/bekle", güçlü sanayi ve ihracatçı şirketlerde "pozisyonu koru", küresel hisse senetlerinde ise Fed kararı ve yönlendirmeleri görülene kadar yeni pozisyon açmama stratejisi en rasyonel yaklaşım olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İş Yatırım