HAFTAYA BAŞLARKEN - 12.10.2026 - İLAYDA ÖZDEMİR İŞLEK
İş Yatırım · 2026-10-12
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 12.250 direncine yakın dengelenirken büyük hisselerde temkinli kal, BIST 30 dışı hisselerde seçici ol.
2. Tüpraş'ta petrol fiyatlarındaki olası geri çekilme nedeniyle satış baskısına karşı bekle veya pozisyon azalt.
3. Türk Hava Yolları için petrol maliyetlerindeki düşüş beklentisiyle pozitif ayrışmayı takip et, alım yönlü izle.
4. Astor Enerji tarafında yeni sipariş beklentileri ve yabancı payı artışıyla alım fırsatlarını değerlendir, biriktir.
5. Altın ve gümüşte ABD tahvil getirilerindeki düşüşle toparlanma sürse de küresel veri akışı öncesi temkinli bekle.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul tarafında geride kalan haftada dalgalı bir seyir izlendi. Beklentilerin altında gelen enflasyon verisiyle haftaya güçlü bir giriş yapılmasına rağmen, küresel satış dalgası ve fon tasfiyelerinin oluşturduğu baskı endeksin kazanımlarını törpüledi. Fon tasfiyelerine dair belirsizliklerin perşembe günü azalmasıyla birlikte tepki alımları güçlendi ve endeks 12.250 seviyesine yakın bir kapanış gerçekleştirdi. Ancak haftanın son gününde küresel toparlanmaya katılım sınırlı kaldı; bankacılık, holdingler, Petkim ve Tüpraş öncülüğündeki satışlar endeksi baskılarken, BIST 30 dışındaki hisselerin büyük şirketlere kıyasla daha dirençli durarak pozitif ayrıştığı gözlendi.
Yeni haftada hisse bazlı dinamiklerde enerji maliyetleri ve şirket haberleri belirleyici olacak. Petrol fiyatlarındaki olası gerilemelerin Türk Hava Yolları tarafında operasyonel maliyetleri düşürerek pozitif ayrışma yaratması beklenirken, Tüpraş üzerinde rafineri marjları ve stok etkisi nedeniyle negatif baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Diğer taraftan Astor Enerji'nin yeni sipariş beklentileriyle öne çıkması ve yabancı takas payının en çok arttığı BIST 100 hissesi konumunda bulunması dikkat çekiyor. Ayrıca Gübre Fabrikaları, Astor Enerji ve Ebebek hisselerinde gerçekleşecek temettü ödemeleri de piyasa likiditesi açısından yakından izlenecek.
Yurt içi makroekonomik takvimde iç talep, cari denge ve kamu maliyesine ilişkin kritik veriler öne çıkıyor. Ağustos ayı perakende satışları ve cari işlemler dengesi iç tüketim ve dış finansman dengesine ışık tutacak. Perşembe günü açıklanacak eylül ayı bütçe dengesi ile TCMB'nin brüt ve net döviz rezervleri kamu maliyesinin ve rezerv yapısının sürdürülebilirliğini test edecek. Cuma günü gelecek yıl sonu TÜFE beklentisi ve tüketici güveni ise para politikasının geleceğine dair yön verecek. Haftanın son işlem gününde yayımlanacak S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesinde ise kurumun not ve görünümde herhangi bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor.
Yurt dışı piyasalarda ABD hisse senetleri, Avrupa tahvil piyasasındaki satış dalgası ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklere rağmen haftayı sınırlı yükselişle kapattı. Sektörel dağılımda enerji yüzde 1,93, sanayi yüzde 1 ve teknoloji yüzde 0,76 prim yaparak yükselişi sırtlarken; sağlık ve iletişim hisseleri geriledi. Döviz cephesinde Fransa tahvillerindeki dalgalanmanın güvenli liman talebi yaratması ABD dolarını güçlendirirken, Japon yeni merkez bankasının güvercin duruşu sebebiyle zayıf kaldı. Emtia tarafında ise Orta Doğu riskleriyle petrol sert yükselirken, tahvil faizlerindeki gevşemeyle ons altın yüzde 0,54, gümüş ise yüzde 1,31 değer kazandı; buna karşın bakır ve doğalgazda kayıplar görüldü.
Tahvil piyasası ve merkez bankası beklentilerinde ise getiri eğrisinde dikleşme dikkat çekiyor. Fransa ve İtalya'daki bütçe ve mali risklerin tetiklediği güvenli liman alımlarıyla ABD 5 yıllık tahvil faizi yüzde 5,00'e, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,24'e ve 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,60'a geriledi. Fed yetkililerinin faiz artışında acele edilmemesi gerektiği yönündeki açıklamalarıyla 27-28 Ekim toplantısında faiz artırım olasılığı yüzde 38'e kadar geriledi. Ancak yüksek riskli şirket tahvillerinde (high yield) risk primlerinin 1000 baz puanın üzerinde kalmaya devam etmesi, finansal koşullardaki sıkılığın ve kredi riskinin halen yüksek seyrettiğini somut biçimde ortaya koyuyor.
Küresel piyasaların odağında bu hafta açıklanacak ABD eylül ayı TÜFE verisi yer alıyor. Enflasyon verisinin yanı sıra ABD perakende satışları, üretici fiyatları, işsizlik başvuruları ve sanayi üretimi verileri Fed'in faiz patikasına yönelik beklentileri şekillendirecek. Ayrıca Almanya TÜFE, İngiltere büyüme ve perakende satışları ile Çin'in enflasyon ve dış ticaret verileri küresel talep görünümü hakkında belirleyici sinyaller sunacak.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacının Borsa İstanbul'a yönelik genel yaklaşımı, agresif bir boğa piyasasından ziyade temkinli, seçici ve sektör/hisse bazlı bir ayrışmaya odaklanıyor. Endeksin 12.250 direncine yaklaşmasına karşın bankalar ve ağır sanayi hisselerindeki satış baskısının sürdüğü bir ortamda, BIST 30 dışı hisselerin ön plana çıkması piyasadaki ana akım likidite eksikliğini ve riskten kaçınma eğilimini gösteriyor. Bu tablo karşısında tüm endeksi toptan "al" moduna geçirmek yerine, fon tasfiyelerinin durulmasını beklemek ve genel piyasa pozisyonlarında defansif kalmak oldukça makul bir stratejidir.
Hisse senedi ve emtia tercihlerinde risk-getiri dengesi dikkat çekici bir şekilde kurgulanmış. THY'de maliyet odaklı pozitif ayrışma ve Astor Enerji'de sipariş potansiyeliyle yabancı girişi üzerinden seçici alım/biriktir sinyali verilirken; Tüpraş tarafında temkinli kalınıp satış baskısının vurgulanması doğru bir ayrışmadır. Küresel tarafta ise yüksek riskli şirket tahvillerindeki 1000 baz puanı aşan spread'ler, finansal stresin bitmediğini ve yüksek faiz ortamının şirket bilançolarını zorladığını teyit ediyor; dolayısıyla spekülatif şirket borçlanma araçlarından kesinlikle uzak durulması gereken bir evredeyiz.
Önümüzdeki günlerde açıklanacak olan ABD TÜFE verisi ve S&P değerlendirmesi gibi katalizörler, mevcut pozisyonların korunmasını zorunlu kılıyor. Fed'in faiz artırma ihtimalinin yüzde 38'e inmesi piyasaları rahatlatsa da tahvil faizlerinin yüzde 5 üzerinde kalması hisse senetleri için ciddi bir alternatif maliyet yaratıyor. Bu çerçevede yatırımcılar için en rasyonel pozisyon; BIST genelinde aceleci alımlardan kaçınarak "bekle", sipariş ve maliyet avantajı yakalayan THY ve Astor gibi hisselerde "seçici biriktir", yüksek riskli borçlanma araçlarında ise "kesinlikle alma" şeklinde konumlanmaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İş Yatırım