Fonlarla İlgili Çok Hızlı Kararlar Alınabilirse Borsada Tepki Yükselişi Görebiliriz!
CNBC-e · 2026-10-13
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 için acele etme; net yön için 12.500 direncinin aşılmasını bekle.
2. BIST 100'de en kötü senaryoda 11.400 desteğine kadar sarkma riski var; temkinli ol.
3. Halka arz hisselerinden uzak dur; değerleme sapmaları ve fon krizi çözülmeden alma.
4. 200 ve 60 günlük ortalamalarını koruyan, bilançosu güçlü hisselerde pozisyon biriktir.
5. Küçük ölçekli şirketlerin hisse geri alımlarına aldanma; piyasayı taşıyamazlar, temkini elden bırakma.
📊 Detaylı Açıklama
Sermaye piyasalarının ana gündem maddesi olan fon krizine dair hükümet yetkilileri ve SPK tarafından gelen açıklamalar, sorunun kamu kaynağı kullanılmadan ve ivedilikle çözüleceğini ortaya koyuyor. Yetkililer, fahiş getiri peşinde koşanların bedel ödeyeceğini ve piyasa mikroplarının temizleneceğini vurgularken; piyasa uzmanı İsmail Güner, sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin piyasayı sulandırdığını belirtiyor. Konuşmacıya göre yatırımcılar yalnızca SPK bültenleri ve Fon Rehberi açıklamalarını referans almalı; fon krizine ilişkin yasal ve idari adımlar hızla tamamlandığı takdirde Borsa İstanbul'da hızlı bir tepki yükselişi gelecektir.
15 Eylül'den bu yana Türk lirası varlıkların genel dengesi incelendiğinde, geçmiş krizlerdeki gibi kontrolsüz bir oynaklık yaşanmadığı görülüyor. Dolar/TL tarafında kontrollü ve ılımlı bir değer kaybı patikası korunurken, tahvil-bono tarafında düşen enflasyon dinamikleriyle birlikte pozitif bir görünüm söz konusudur. Hazine kaynaklarının piyasaya müdahale için kullanılmayacak olması bütçe disiplini açısından güven verici bulunuyor. Satış baskısının ve fiyatlama sapmalarının tamamen pay piyasasına (hisse senetlerine) sıkıştığı, TL makro göstergelerinde ise alarm durumunun olmadığı aktarılıyor.
Borsa İstanbul 100 endeksi özelinde teknik görünüm, son bir haftadır dip seviyelerde üçgen şeklinde daralan bir sıkışmaya işaret ediyor. Uzun vadeli maliyet ortalamalarından oldukça uzaklaşıldığı için risk iştahı teorik olarak yükselse de piyasa sis perdesinin kalkmasını bekliyor. İsmail Güner'e göre bu hafta içinde kırılma kaçınılmaz görünüyor. En kötü senaryoda üçgenin aşağı kırılmasıyla 600-700 puanlık bir düşüş marjı doğabilir ve en güçlü destek seviyesi 11.400 puan olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü hareketin teyidi ve alımların ivme kazanması içinse 12.500 direnç seviyesinin aşılması şart koşuluyor.
1 Ekim itibarıyla BIST 100 endeks bileşenlerinde yapılan revizyonun piyasa sıhhati açısından kritik bir filtreleme olduğu belirtiliyor. Sorunlu ve manipülasyona açık hisselerin endeksten çıkarılması sayesinde, BIST 100 içerisindeki şirketlerin büyük kısmı operasyonel ve mali açıdan sağlıklı yapılardan oluşuyor. Bu durum, piyasayı rahatlatacak bir haber akışında BIST 100 endeksinin tabana kıyasla çok daha sert ve sağlıklı bir pozitif refleks göstermesine zemin hazırlıyor.
Şirketlerin başlattığı hisse geri alım programları yatırımcı güvenini tesis etmek için önemli bir hamle olsa da piyasa etkisi şirketin büyüklüğüne göre değişiyor. Yayında 41 şirketin geri alım yaptığı belirtilirken, uzman bu hisselerin çoğunun piyasa ağırlığı düşük tahtalar olduğunu ve endeksi sürükleme gücünün bulunmadığını ifade ediyor. Şirketlerin sadece hisse geri alımı yapmasına değil; nakit akışlarına, finansal dayanıklılıklarına ve operasyonel karlılıklarını sürdürüp sürdüremediklerine odaklanılması gerektiği vurgulanıyor.
Yaklaşan üçüncü çeyrek (3Ç) bilanço sezonunda hisse seçiminde teknik ve temel analizin kesişimi kilit strateji olarak sunuluyor. İkinci çeyrekte zarar açıklayan birçok şirkete karşın, kârını sürdürülebilir kılan şirketlerin fon krizine rağmen pozitif ayrıştığı hatırlatılıyor. Örneğin Aselsan gibi düzenli iş ilişkileri ve güçlü sipariş backlog'u bulunan şirketler öne çıkıyor. Teknik tarafta ise piyasadaki genel çalkantıya rağmen 200 günlük ve özellikle 60 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde kalmayı başaran hisselerin güvenli liman olduğu belirtilerek, bilançosu kötü olup sadece fiyatı şişen hisselerden uzak durulması öğütleniyor.
Son dönemde halka arz endeksinde yaşanan ve üçte ikiyi aşan (%58 civarı) erime, fon portföylerinde yer alan sorunlu şirketlerle doğrudan ilişkilendiriliyor. Destek Finans Faktoring ve Bien Yapı gibi hisselerde %86'yı aşan sert kayıplar, halka arz fiyat tespit raporlarının ve değerlemelerin piyasa gerçeklerinden ne denli koptuğunu ortaya koyuyor. Konuşmacı, halka arz tarafındaki sis perdesi kalkana ve fiyatlama mekanizmaları rasyonel zemine oturana kadar bu hisselere karşı son derece mesafeli olunması, spekülatif fiyat hareketlerine kapılınmaması gerektiğini net bir dille belirtiyor.
VİOP 30 tarafında güne yatay-negatif (%0,14 düşüşle 15.220 puandan) başlandığı aktarılırken, hem yurt içi hem yurt dışı piyasaların tam bir bekle-gör modunda olduğu ifade ediliyor. Küresel tarafta ABD-İran, ABD-Rusya gerilimleri, Orta Doğu eksenli çatışmalar ve yüksek seyreden petrol fiyatları belirsizliği tırmandırıyor. Yurt içinde fon düğümü çözülmeden, yurt dışında ise jeopolitik riskler durulmadan agresif yön arayışlarının erken olduğu, piyasaların haber akışlarına göre yön tayin edeceği belirtiliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yatırım danışmanı İsmail Güner'in BIST 100 ve TL varlıklara yönelik sunduğu çerçeve, piyasa gerçekleriyle son derece uyumlu ve rasyonel bir temele dayanıyor. Fon piyasasında yaşanan türbülansın kamu bütçesine yük bindirilmeden temizlenmesi kararlılığı, uzun vadeli piyasa disiplini adına sevindirici olsa da kısa vadeli güven krizinin pay piyasasını esir aldığı su götürmez bir gerçektir. Dolayısıyla konuşmacının "hemen agresif alıma geçmek yerine sis perdesinin dağılmasını bekleme" tezi piyasanın mevcut likidite kırılganlığı karşısında en doğru duruştur.
Konuşmacının pozisyonu açık bir "bekle-gör" ve "seçici biriktir" stratejisidir; asla genel bir piyasa rallisi beklentisi veya körü körüne alım tavsiyesi içermemektedir. Endekste 11.400 seviyesi nihai dip riski olarak masadayken ve 12.500 direnci aşılmamışken BIST 100 geneline yönelik yeni pozisyon açmak gereksiz bir risk barındırır. Teknik göstergelerde üçgen sıkışmasının sonuna gelinmiş olması yüksek volatiliteye gebe olunduğunu gösterir; bu tip kırılma evrelerinde yön teyidi almadan işlem yapmak sermaye erimesine yol açabilir.
Halka arz endeksinde yaşanan %60'a yakın çöküş, Türkiye sermaye piyasalarında değerleme şişkinliklerinin ve fon mekanizmalarının kötüye kullanımının yarattığı tahribatı gözler önüne sermektedir. Konuşmacının halka arz hisselerine yönelik koyduğu net "alma/uzak dur" rezervi son derece yerindedir. SPK onaylı halka arz fiyatlarının bile spekülatif şekilde katlanıp ardından taban serileriyle çökmesi, finansal okuryazarlığı düşük küçük yatırımcının sistemden çekilmesine neden olmaktadır; bu alanda net bir temizlik tamamlanmadan halka arz hisselerinde dip avcılığı yapmak intihardan farksızdır.
Sonuç olarak piyasada genel bir yükseliş değil, şirket bazlı derin bir ayrışma dönemi yaşanmaktadır. Risk toleransı yüksek ve orta-uzun vadeli düşünen yatırımcılar için 60 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde tutunan, Aselsan gibi sürdürülebilir nakit akışına sahip güçlü BIST 100 şirketlerinde kademeli biriktir yaklaşımı benimsenebilir. Ancak portföyün ana gövdesi için BIST 100'de 12.500 puan yukarı kırılana ve fon regülasyonları resmiyet kazanana kadar agresif alımdan kaçınılmalı, TL cinsi faiz/tahvil gibi defansif varlıklarda kalarak piyasanın yönü beklenmelidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e