Fonlarda Tasfiye Süreci Nasıl İşleyecek? | Alpha Masası
EKOTÜRK TV · 2026-10-08
💡 Hızlı Bilgi
1. Manipülasyona konu olan taban serisindeki hisseleri (Odin, Kuyaş, Destek Finans vb.) kesinlikle alma; tasfiye ve taban kilitleri çözülmeden bu varlıklardan uzak dur.
2. BIST 100 genelinde değerleme açısından ucuzlayan hisselerde hemen agresif alım yapma; fon tasfiyesindeki likidite mekanizması netleşene kadar bekle.
3. Kredili hisse senedi pozisyonu taşımaktan kaçın; tabandaki hisselerde kilitlenen krediler nedeniyle aracı kurum riskleri tepe noktada.
4. İçinde ters repo ve hisse riski barındıran şüpheli Para Piyasası Fonları'ndan (PPF) çık; en düşük risk kategorisinde dahi likidite boşluğu mevcut.
5. TL mevduata fonlardan çıkan likidite için kısa vadeli güvenli liman olarak geç; ancak olası TCMB faiz indirimlerine karşı getiriyi yakından izle.
📊 Detaylı Açıklama
Küresel piyasalarda gelişmekte olan ülkeler teknoloji ve yapay zeka rallisiyle, özellikle Tayvan ve Güney Kore öncülüğünde dolar bazında yüzde 80'i aşan getiriler sağlarken; Borsa İstanbul küresel benzerlerinden yüzde 24, dünya endekslerinden ise yüzde 12 geride kalmış durumda. Yabancı çıkışının durmasına rağmen yeni bir hikaye yazılamaması bu ayrışmanın ana nedeni. BIST çatısı altında küresel teknoloji rallisine yanıt verebilecek yegane ihracatçı şirket olarak Aselsan ile birlikte Tüpraş'ın dolar bazında yüzde 90'lık performansı ve BİM'in katkısı dahi endeksi genel çöküşten kurtarmaya yetmedi.
Borsada yaşanan asıl kriz, işlem hacmi ve derinliğin dramatik biçimde eridiği likidite boşluğundan kaynaklanıyor. Türkiye'nin en büyük sanayi gücü Koç Holding'de dahi kademeler 25-30 bin lottan 7-15 bin lot seviyelerine kadar gerilemiş durumda. BIST 100 genel işlem hacminin birkaç ay önceki 230-250 milyar TL bandından 113 milyar TL seviyelerine inmesi, en sağlam büyük hisselerde dahi satış geldiğinde kademelerin anında boşalmasına ve fiyatların sert kırılmasına yol açıyor.
Son bir yılda borsada işlem gören 588 şirketin yaklaşık yüzde 30'u dolar bazında yüzde 50 ile yüzde 95 arasında değer kaybetmiş durumda. Bu hisselerde yatırımcının sadece ana parasını yerine koyabilmesi için yüzde 100 ve üzeri prim yapması, yani hissenin en az ikiye katlanması gerekiyor. Borlis, Gezinomi ve Emkel gibi hisselerde yaşanan yüzde 90'lık çöküşler, küçük hisse tarafında uzun vadeli yatırım algısını ve tasarruf bilincini asrın depremi niteliğinde sarsmış vaziyette.
Hükümet kanadından açıklanan ve Meclis süreciyle 6 aya kadar yayılacak kamu desteksiz fon tasfiye planı, piyasanın önündeki en büyük belirsizlik düğümünü oluşturuyor. İçinde Odin Teknoloji, Kuyaş, Destek Finans gibi son bir ayda yüzde 80 ila 98 değer kaybetmiş ve her gün taban açan hisseleri barındıran 131 fonun nasıl nakde çevrileceği belirsiz. Hazine desteği olmadan bu hisseler satılmak istendiğinde tahtalarda alıcı bulunmuyor; dolayısıyla SPK devreye girip özel bir müzayede ya da Yakın İzleme Pazarı benzeri kontrollü bir işlem mekanizması açmadıkça fonların tasfiyesi kilitlenmiş kalacaktır.
Krizin en tehlikeli boyutu ise Para Piyasası Fonları (PPF) tarafındaki ters repo aranjmanlarında gizleniyor. En düşük risk parametresine (Risk 1-2) sahip olarak tanıtılan bu fonların taban serisi yaşayan hisselerle ters repo bağlantısına girmesi, fon dünyasında güveni temelden sarstı. Yatırımcıların "sıfır risk" zannederek girdiği fonlarda karşı taraf riski ve likidite tıkanması doğması, bu enstrümanlardan kaçışı hızlandırıyor.
Piyasada halının altına süpürülen en büyük risk faktörlerinden biri de aracı kurumların kredi bilançoları. Son bir ayda soluksuz taban olan hisselerde kredili pozisyonları zamanında kapatmayan aracı kurumlar, her gün tabana satış yazılmasına rağmen işlem geçmediği için teminatları eriyen ve kilitlenen müşterilerle baş başa kaldı. Bu kilitlenme, belirli aracı kurum bilançolarında ciddi hasarlar yaratabilecek ve sistemi zorlayabilecek potansiyele sahip.
Tüm bu enkazın içinde değer yatırımı açısından 150 civarında şirket rasyonel fiyatlama sınırlarının çok altına inmiş durumda. Ancak bu hisseler "almamak cinayet" denecek çarpanlara gerilemiş olsa dahi, tasfiye sürecindeki hisselerin nasıl likit hale getirileceği ve fonların satış baskısının nerede biteceği netleşmeden alım yapmak büyük risk barındırıyor. Bu soruya yasal otoriteler net bir çözüm üretmeden tam pozisyon açılmamalı; yalnızca likidite mekanizması netleştiğinde yüzde 20'lik dilimlerle kademeli toplama stratejisi izlenmeli.
Yaşanan güven krizinin ardından portföy yönetim şirketlerinden çıkan sermaye ilk etapta TL mevduata ve düşüş trendlerinde dahi talep gören altına yönelecektir. Ancak enflasyonist baskıların kırılmasıyla Merkez Bankası'nın önümüzdeki iki toplantıda en az 300 baz puan faiz indirimine gitmesi durumunda mevduat getirisi zayıflayabilir; bu da paranın tekrar döviz ve altına kaymasına yol açabilir. Krizin uzun vadeli tek kurumsal kazananı ise merdiven altı yapılardan kaçan yatırımcıyı toplayacak olan güçlü banka aracı kurumları olacaktır.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Borsa İstanbul'daki mevcut tablo klasik bir konjonktürel düzeltme değil; portföy yönetim mimarisi ve gölge finansman kanallarının çarpışması sonucu doğan yapısal bir likidite krizidir. Sermaye piyasalarının temeli olan güven mekanizması, en likit ve risksiz kabul edilen Para Piyasası Fonları'nın dahi spekülatif hisse finansmanında araçsallaştırılmasıyla ağır yara almıştır. Dolayısıyla şu an karşı karşıya olduğumuz fiyatlamalar makroekonomik verilerden veya şirket kârlılıklarından ziyade, zorunlu teminat tamamlama ve taban kilitlerinden kaynaklanan mekanik bir tasfiyeyi yansıtmaktadır.
Konuşmacının pozisyonu kesinlikle aceleci bir "al" çağrısı içermemektedir; aksine 150 şirketin defter değerlerinin çok altına indiğini tespit etmesine rağmen piyasaya girmek için "bekle ve gör" tavrını net bir şekilde korumaktadır. Tasfiye sürecine giren 131 fonun portföyündeki taban serisi hisseler için kamusal bir müzayede veya şeffaf bir takas penceresi açılmadığı sürece, düşen bıçağı tutmaya çalışmak değer yatırımcısı için dahi sermaye intiharı anlamına gelir. Konuşmacının "sorunun cevabını alırsam kademeli alırım" şartı, kurumsal disiplinin bir gereğidir.
Risk parametreleri açısından piyasa, aracı kurum temerrüt risklerinin zirve yaptığı bir evrededir. Taban kilitleri nedeniyle satılamayan kredili pozisyonlar, sadece ilgili hisselerdeki yatırımcıyı değil, aracı kurumların özkaynaklarını ve dolayısıyla genele yayılan kredi musluklarını tehdit etmektedir. Bu ortam küçük yatırımcı, kredili işlem yapanlar ve kısa vadeli getiri arayanlar için son derece tehlikelidir; sermayesini korumak isteyen bireysel yatırımcının tabandaki hisselere dip avcılığı amacıyla yaklaşmaması hayati önem taşır.
Nihai pozisyon değerlendirmesinde strateji üç aşamalı kurulmalıdır: Birincisi, manipülatif ve taban serisindeki hisselerden tamamen uzak durulmalı, fon seçimlerinde portföy dağılımı şeffaf olmayan PPF'lerden çıkılmalıdır. İkincisi, mevcut likidite kısa vadede TL mevduat ve geri çekilmelerde gram altın biriktirerek korunmalıdır. Üçüncüsü ise SPK ve Meclis regülasyonlarıyla tasfiye mekanizması resmileşip tahtalardaki kilitler çözüldüğünde, krizden pazar payı kaparak çıkacak banka iştiraki aracı kurumlar ile endeksin ihracatçı, nakit akışı güçlü 150 ucuz hissesine kademeli dilimlerle uzun vadeli giriş yapılmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: EKOTÜRK TV