Fon Vurgunu, Borsa Çöküşü ve Batık Krediler: Sistem Tıkandı! | Erdal Sağlam
Mesele Ekonomi · 2026-10-25
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul: Düşüş baskısı sürüyor; Varlık Fonu müdahalesine aldanma, yeni hisse alımı için bekle.
2. Bankacılık hisseleri: Batık krediler hızla artıyor ve özkaynaklar eriyor; banka hissesi alma.
3. Altın: Yatırımcı güvenli liman olarak ABD tahviline kaçıyor; altından umut kesildiği için bu seviyeden alma.
4. Şirket Eurobondları: Fon kriziyle birlikte yabancı satışı başladı; eurobond tarafında alım için acele etme.
5. Döviz ve Dolar: Vatandaşta panik döviz talebi yok ama rezerv erimesi hızlandı; kurda gevşeme bekleme.
📊 Detaylı Açıklama
Erdal Sağlam, Merkez Bankası'nın politika faizini beklendiği gibi bir puan indirdiğini belirtiyor. Banka, indirimlerin devam edeceği sinyalini verdi. Yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 35 seviyesine çekmek istiyorlar. Ancak enflasyondaki gidişat ve baz etkisinin zayıflaması bu adımları oldukça riskli hale getiriyor.
Faiz indirimine rağmen borsa tarafında sert bir satış dalgası yaşandı. Cuma günü endeksteki kayıplar bir ara yüzde 4'ün üzerine çıktı. Kapanışa doğru Varlık Fonu piyasaya girdi ve düşüşü yüzde 0.9 seviyesine kadar toparladı. Sağlam'a göre fon vurgununun yarattığı sarsıntı henüz bitmedi; piyasadaki tedirginlik ve satış dalgası daha yeni başlıyor.
Finansal sistemi en çok zorlayan konu batık kredilerdeki sert sıçrama oldu. KOBİ'lerde batık kredi oranı yüzde 4.11 seviyesine çıktı. Bu oran daha önce hiç yüzde 4'ün üzerini görmemişti. Tüketici kredileri ve kredi kartlarında ise batık oranı yüzde 5.40'a ulaştı. Üstelik bankaların yakın izlemeye aldığı riskli krediler yüzde 8 bandında seyrediyor. Yani mevcut batıkların iki katı kadar potansiyel batık kredi sırada bekliyor.
İktidar, ekonomiyi canlandırmak için Merkez Bankası'na kredi sınırlarını gevşetmesi yönünde baskı yapıyor. Sağlam, kısıtlar kalksa bile özel bankaların kredi vermeyeceğini vurguluyor. Bankaların özkaynakları enflasyon karşısında zaten eriyor. Batık oranları bu kadar hızlı tırmanırken hiçbir banka yeni kredi verip parasını batırmak istemez.
Merkez Bankası rezervlerinde ciddi bir kan kaybı var. Toplam rezervler 169 milyar dolara indi. Swap hariç net rezervler ise 36.7 milyar dolara geriledi. Sadece geçen haftanın son iki gününde 4 ila 5 milyar dolarlık yabancı çıkışı yaşandı. Şimdilik yerli yatırımcının dövize hücum ettiği bir tablo yok ama rezervlerdeki hızlı erime tedirginliği artırıyor.
Yurt içinde vatandaş ve şirketler döviz satışı yapıyor. Sağlam, bu satışların arkasında altından çıkışın yattığını söylüyor. Yatırımcılar altından uzun bir süre için umudunu kesti. Küresel tarafta savaş riski sürerken sermaye artık altına değil, getirisi yüksek olan ABD 10 yıllık tahvillerine yöneliyor. Petrol ise 116-117 dolar bandına geriledi ancak Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle her an yeniden fırlayabilir.
Erdal Sağlam'a göre fon skandalı birkaç kişinin suçu değil, doğrudan sistemin çöküşüdür. Bağımsız kurumlar ortadan kalkınca denge ve denetleme mekanizması bitti. SPK ve BDDK gibi kurumlar siyasi müdahalelere açık hale geldi. Uzmanların uyarıları yıllarca görmezden gelindi. Kuralların değil kişilerin yönettiği bir yapıda bu tür soygunların yaşanması kaçınılmaz oluyor.
Piyasadaki adaletsizlik ve şeffaflık eksikliği sermaye güvenini kökten sarsıyor. Varlıklarına el konulan bazı patronlar, fona milyarlarca lira ödeme taahhüdü verince aniden serbest kalıyor. Hangi kurala göre anlaşıldığı halka açıklanmıyor. Çıkarılan geriye dönük yasalar ise çok sayıda yeni davaya zemin hazırlıyor. Sağlam, kurallar ve bağımsız kurumlar geri gelmeden makroekonomik istikrarın sağlanamayacağını net bir şekilde ifade ediyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Erdal Sağlam'ın aktardığı veriler, Türkiye'de kredi döngüsünün tıkandığını açıkça kanıtlıyor. Merkez Bankası faiz indirse bile bu gevşeme reel sektöre ucuz kredi olarak yansımıyor. Bankacılık kesimi kâr üretemezken ve sermayesini korumakta zorlanırken kredi genişlemesine dayalı bir büyüme modeli artık çalışmaz. Siyasi baskıyla kredi açtırma planı iflas etmeye mahkumdur.
Konuşmacının duruşu borsa ve TL varlıklar açısından net bir şekilde savunmacı ve temkinlidir. Varlık Fonu'nun son dakika alımlarıyla endeksi tutma çabası yapısal bir çözüm sunmuyor. Şirket bilançoları zayıflarken ve batık krediler fırlarken borsada kalıcı bir yükseliş trendi beklemek gerçekçi değildir. Sağlam'ın sinyali çok açık: Borsada hisse almak için acele etme, beklemede kal.
En büyük tehlike, yüzde 8'e ulaşan yakın izlemedeki kredi hacmidir. Bu oran, bankaların kredi defterinde saatli bir bombanın çalıştığını gösteriyor. KOBİ'ler ve dar gelirli vatandaş borcunu çeviremez hale geldi. Fon krizinin şirket eurobondlarına sıçraması ve rezervlerdeki ani erime, yabancı yatırımcının güvenini yitirdiğine işaret ediyor.
Şu aşamada agresif pozisyon açmak yerine nakitte kalmak ve defansif duruşu korumak gerekir. Hisse senedi tarafında risk almak için zemin oldukça kaygan. Bankacılık sektöründen ve yüksek borçlu şirketlerden uzak durulmalıdır. Fon skandalının hukuki ve kurumsal faturası ödenmeden piyasaya taze para girişi beklemek aşırı iyimserlik olur.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Mesele Ekonomi