Fon Soruşturmasında Yeni Operasyon: TCMB, Fed ve Yuan Piyasaları Nasıl Etkileyecek? | Paranın İzinde
Nasıl Bir Ekonomi TV · 2026-09-21
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul'da acele alım yapma; fon tasfiyesinin getireceği 1 aylık kritik satış baskısını ve taban oluşumunu bekle.
2. BIST destek seviyeleri daha rahat kırılabilir; dolar bazında dip seviyelere yakın olunsa da düşüş yönlü riskler için temkinli kal.
3. TCMB'den ekim ayında faiz indirimi bekleme; açılan likidite muslukları ve finansal istikrar riskleri nedeniyle pas geçilmesini bekle.
4. Sorunlu fonlardan çıkan paranın dövize kayma riskine karşı kurdaki reel değerli görünümü ve döviz talebini izle.
5. ABD tahvil piyasasında 10 yıllıkta %5 ve 30 yıllıkta %5,30 eşikleri aşılmadıkça küresel tahvil riskine karşı pozisyon alma, bekle.
6. Yurt dışı borsalara geçişte acele etme; Fed'in geleceğe dönük faiz belirsizliği ve küresel tahvil kırılganlığı nedeniyle temkini elden bırakma.
7. Çin Yuanı 3,5 yılın zirvesinde seyretse de aralıksız değer artışı bekleme; deflasyonist baskılar nedeniyle mevcut hareketi izlemede kal.
8. Pay geri alımı yapan 91 şirketi destek unsuru olarak izle; hisse bazlı aşırı yoğunlaşmalardan ve sığ kağıtlardan uzak dur.
9. Olağanüstü getiri vadeden araçlara ve dumanlı havayı fırsat bilen sahte yatırım tuzaklarına kesinlikle girme.
📊 Detaylı Açıklama
Sermaye Piyasası Kurulu'nun sorunlu fonların tasfiye sürecini 3 aydan 6 aya çıkarması ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda ilgili şirket ve yöneticilerin mal varlıklarının dondurulması, piyasada yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Tasfiye sürecinin güvenilir iki büyük kamu/özel banka eliyle yürütülecek olması ve sürecin zamana yayılması, anlık bir likidite krizini ve sistemik risk oluşmasını şimdilik engellemiş durumda. Ancak fon kapsamındaki teminatların zayıflığı, portföylerdeki sorunlu hisse senetleri ve özel sektör tahvillerinin (ÖST) boyutu henüz tam netleşmediği için belirsizlik korunuyor.
Borsa İstanbul tarafında satış baskısının bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Tasfiye süreci 6 aya yayılmış olsa da piyasa üzerindeki en yoğun ve kritik baskının önümüzdeki bir aylık dönemde hissedileceği öngörülüyor. Bu süreçte temel analiz açısından güçlü görülen destek seviyeleri dahi zorlanabilir veya aşağı yönlü kırılabilir. Dolar bazında bakıldığında borsa tarihsel dip seviyelere oldukça yakın ve aşağı yönlü marj sınırlı görünse de, toparlanmanın hızlanması için soruşturma ve tasfiyenin rotasının netleşmesi gerekiyor. Bu nedenle borsa tarafında yeni pozisyon açmak için acele edilmemeli, dengelenme beklenmelidir.
Piyasada 91 şirketin pay geri alım programı açıklayarak hisselerine sahip çıkması önemli bir destekleyici faktör olarak öne çıkıyor. Ana endeks belirli aralıklarda tutunmaya çalışsa da geniş piyasada ve BIST 500 genelinde çok sayıda hissenin taban ya da tabana yakın seviyelerde işlem görmesi stresin tabana yayıldığını gösteriyor. Buna karşın iki yıllık gösterge tahvil faizinin %40 civarında dengelenmesi ve TLRF'nin %36,5 seviyesinde bulunması, krizin genel bankacılık ve para piyasasına sıçramadığını teyit ediyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikası açısından denklem oldukça zorlaşmış durumda. Daha önce gıda ve hizmet enflasyonundaki baz etkileriyle ekim ayında faiz indirimi için bir alan olduğu düşünülürken, son finansal istikrarsızlık süreci bu beklentiyi zayıflattı. Merkez Bankası'nın piyasadaki likidite sıkışıklığını önlemek adına repo ihaleleriyle muslukları açması (100 milyar TL beklenirken 300 milyar TL verilmesi gibi), faiz indirimine gerek kalmadan parasal gevşeme etkisi yaratıyor. Bu çerçevede finansal istikrar önceliği nedeniyle ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısında faizlerin pas geçilmesi olasılığı çok daha yüksek görünüyor.
Fonlardan çıkacak olan sermayenin hangi yatırım araçlarına yöneleceği döviz piyasası açısından kritik bir risk unsuru barındırıyor. Yurt içi yerleşiklerin döviz talebi dezenflasyon sürecinin ve reel değerli liranın etkisiyle uzun süredir zayıf seyrediyordu. Ancak içeride sermaye piyasalarına yönelik güven sarsıldığında bu likiditenin dövize veya Muhteşem Yedili gibi yurt dışı hisse senetlerine kayma riski bulunuyor. Bu geçişin hızı ve boyutu, döviz kurlarındaki dengenin korunmasında belirleyici olacak.
Küresel tarafta ABD Merkez Bankası (Fed) eylemde şahin bir tutum sergileyerek faiz indiriminde aceleci olmayacağını gösterse de geleceğe yönelik belirsiz sinyaller tahvil piyasasında kırılganlığı sürdürüyor. ABD 2 yıllık tahvil faizleri %2,74-%2,76 bandında seyrederken, 10 yıllık tahvillerde %5 ve 30 yıllık tahvillerde %5,30 seviyeleri kritik direnç eşikleri olmayı sürdürüyor. Bu seviyelerin kalıcı olarak altına inilememesi küresel tahvil piyasasındaki tedirginliğin sürdüğünü ve Fed yetkililerinin vereceği şahin mesajların gelişen piyasalar üzerindeki baskıyı canlı tutacağını gösteriyor.
Çin Yuanı ise 3,5 yılın zirvesine çıkarak küresel piyasalardan belirgin biçimde ayrışıyor. Çin ekonomi yönetiminin ihracata dayalı modelden iç talebi canlandırmaya yönelik modele geçiş çabası, değerli Yuan'a doğrudan müdahale edilmemesini beraberinde getiriyor. Ancak Yuan'daki aşırı değerlenmenin deflasyon döngüsünü tetikleme riski barındırması nedeniyle aralıksız bir yükseliş trendi beklenmemeli; yine de ticaret kanallarındaki dönüşüm tamamlanana kadar Yuan'daki görece güçlü görünümün bir süre daha masada kalması bekleniyor.
Piyasalarda yaşanan bu güven testi döneminde, olağanüstü getiri vaat eden enstrümanlardan ve dolandırıcılık tuzaklarından kesinlikle uzak durulması gerekiyor. "Dumanlı havayı seven" sahte linkler, ses taklitleri ve regülasyona tabi olmayan yönlendirmelerle mağduriyetlerin arttığı bu süreçte, yalnızca SPK lisanslı, kurumsal ve denetlenebilir yapılarla işlem yapılması şarttır. Sürdürülebilir makul getiri ile olağanüstü yüksek getiri arasındaki risk farkının unutulmaması gereken bir dönemden geçiliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Fon soruşturması ekseninde yaşanan gelişmeler, sermaye piyasalarının derinleşme sancılarını ve regülasyon denetiminin hayatiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Konuşmacının çizdiği çerçeve, sistemik bir bankacılık veya likidite krizinin şimdilik önlendiğini ancak mikrodaki sermaye tahribatının hisse piyasası üzerinde zaman alıcı bir hasar bıraktığını net şekilde göstermektedir. Bu bağlamda, tasfiye sürecinin 6 aya yayılması bir yandan temerrüt ve yangın satışı risklerini zamana yayarak hafifletirken, diğer yandan BIST genelinde düşük işlem hacmi ve bezdirici bir yatay-negatif bant hareketini kaçınılmaz kılmaktadır.
Borsa İstanbul için takınılan pozisyon net bir şekilde "acele etme ve bekle" şeklindedir. Dolar bazlı ucuzluk argümanı uzun vadeli bir çıpa sunsa da, önümüzdeki kritik bir aylık süreçte portföylerdeki teminat tasfiyeleri piyasa desteklerini aşağı yönlü zorlama potansiyeline sahiptir. 91 şirketin pay geri alımı yapması endeksin taban arayışına kalkan olsa da genele yayılan likidite çekilmesi karşısında agresif alım yapmak yerine, soruşturma takviminin netleşmesini ve kurumsal güvenin yeniden tesis edilmesini beklemek çok daha rasyonel bir yaklaşımdır.
Para politikası cephesinde ise TCMB'nin eli fon operasyonlarıyla birlikte oldukça zora girmiştir. Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme normal şartlarda bir faiz indirimi tartışmasını meşru kılacakken, finansal istikrarı korumak adına açılan repo ihaleleri piyasaya zaten örtülü bir likidite genişlemesi sağlamaktadır. Bu aşamada yapılacak bir faiz indirimi, fonlardan serbest kalan sermayenin döviz piyasasına kaçışını tetikleyebileceğinden, Merkez Bankası'nın ekim ayını pas geçerek temkinli tarafta kalması neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Tahvil piyasasındaki %40 seviyeleri de bu bekleme modunu teyit etmektedir.
Küresel tarafta Fed'in eylemde kararlı fakat sözlü yönlendirmede belirsiz duruşu, ABD tahvil faizlerindeki katılık ve Çin'in Yuan üzerinden yürüttüğü iç talep stratejisi, gelişen piyasalara yönelik sermaye akımlarının seçici kalacağını gösteriyor. Küresel tahvil kırılganlığı aşılmadan içerideki fon krizini tamamen arkada bırakmak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla yerli yatırımcının mevcut konjonktürde portföyünü koruma odaklı tutması, yüksek getiri vadeden sığ varlıklardan kaçınması ve BIST'te dip oluşumu tamamlanana kadar nakit/likit pozisyon ağırlığını koruyarak "bekle-gör" stratejisine sadık kalması gerekmektedir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Nasıl Bir Ekonomi TV