Fon Sorunu Nedeni ile İnsanlar Ödemeleri Geciktirme Eğiliminde! Alaattin Aktaş Yorumladı!
CNBC-e · 2026-10-19
💡 Hızlı Bilgi
1. Nakit ve tahsilat riski kapıda; fon krizi tsunamisi kıyıya henüz vurmadı, alacak yönetiminde gevşeme yapma ve nakdi koru.
2. Politika faizinde indirim sinyaline aldanma; kredi büyüme sınırları gevşemedikçe faiz inse bile piyasada rahatlama bekleme.
3. Özel sektör tahvillerini ve yüksek borçlu şirketleri portföyüne alma; konkordato ve temerrüt dalgası büyüme tehlikesi taşıyor.
4. Takasbank ve faktoring piyasasında borçlanma tıkandı; kısa vadeli işletme sermayesi için ucuz kaynak arayışına girme.
5. Yıllık enflasyonda son çeyrekte düşüş bekleme; baz etkisi ve akaryakıt zamları yüzünden oran yüzde 29 ile 31 arasına çakılacak.
📊 Detaylı Açıklama
Alaattin Aktaş'a göre son haftalarda patlak veren fon krizi artık sadece para batıran tasarruf sahiplerinin sorunu olmaktan çıktı. Parası fonda hiç kalmayan şirketler bile "ben de battım, paramı alamıyorum" bahanesine sarılıyor. Bu durum piyasada korkunç bir ödeme erteleme alışkanlığı başlattı. Herkes nakdini elinde tutuyor. Kimse kimseye borcunu ödemiyor. Suistimal edilen bu süreç reel sektörde güveni yerle bir ediyor.
Piyasadaki bu tıkanıklık Takasbank para piyasasına ve faktoring sektörüne sıçradı. Takasbank havuzuna para gelmeyince kaynak kuruyor. Merkez Bankasının gecelik borç verme tavanı olan yüzde 40 sınırı yüzünden, ihtiyacı olan şirket daha yüksek faiz ödemeye razı olsa bile Takasbank'tan para bulamıyor. Aktaş, faktoring şirketlerinin de bankalardan çok yüksek faizlerle fon aramak zorunda kaldığını, çek kırdırmak isteyen KOBİ'lerin kapıda kaldığını vurguluyor.
Aktaş yaşanan likidite sıkışıklığını açık denizdeki depreme benzetiyor. Açık denizde deprem olduğunda tekneler hafif bir dalga hisseder. Asıl yıkıcı tsunami kıyıya saatler sonra ulaşır. Şirket tahvillerinde geri ödeme sorunları aylar önce ilk sinyalini vermişti. Özel sektör tahvillerindeki olası temerrütler domino taşı gibi birbirini devirecek. Aktaş'a göre büyük tsunami henüz kıyıya inmedi, yaklaşmakta olan sonbahar dalgasına karşı herkes gardını almak zorunda.
Perşembe günkü Para Politikası Kurulu toplantısında piyasa 1 ya da 2 puan faiz indirimi bekliyor. Ancak Aktaş'a göre faizin düşmesi reel piyasaya nefes aldırmaz. Aktaş bunu bir boru ve musluk örneğiyle anlatıyor. Merkez Bankası faiz musluğunu sonuna kadar açsa bile borunun çapını kredi artış sınırlarıyla daralttı. Su akmıyor. Mevcut faizle elindeki parayı kullandırmayan bankalar, faiz yüzde 37'den 35'e indiğinde hiç kullandırmak istemeyecek. Kredi limitleri gevşetilmedikçe faiz indirimine güvenip genişleme beklemek hayal olur.
Enflasyon cephesinde ise son iki ay için umutlar zayıf. Aktaş, geçen yılın Kasım ve Aralık aylarında sırasıyla yüzde 0,87 ve 0,89 gibi son yılların en düşük aylık oranlarının görüldüğünü hatırlatıyor. Bu yıl aynı aylarda bu kadar düşük oranlar çıkması imkansız. Dolayısıyla yıllık enflasyon yönünü yeniden yukarı çevirecek ya da yüzde 29 ile 31 bandında takılı kalacak. Otomatik akaryakıt zamları ve motorindeki mevsimsel artışlar da bu ateşi harlıyor.
Doğrudan yatırımlarda Türkiye ilk defa kırmızı bölgeye geçti. Aktaş verilerle ortaya koyuyor: 2026 yılı Ağustos ayı itibarıyla son bir yılda gayrimenkul hariç Türkiye'ye gelen yabancı yatırım 6,4 milyar dolarda kaldı. Türklerin yurt dışına götürdüğü yatırım ise 7,7 milyar dolara fırladı. Arada 1,3 milyar dolarlık aleyhte açık var. Hukuki kaygılar ve siyasi belirsizlikler kalıcı yabancı sermayeyi kaçırırken, yerli üreticiyi de fabrikasını sınır dışına taşımaya itiyor.
Cari denge tarafında Ağustos ayında turizm sayesinde 4,1 milyar dolarlık fazla verildi. Ancak Servet Yıldırım ve Alaattin Aktaş yılın ilk 8 ayındaki 31,5 milyar dolarlık açığın alarm verdiğini söylüyor. Sadece Ağustos'taki net enerji faturası 5 milyar dolar tuttu. Dış açığı kapatmak için Merkez Bankası son bir yılda 30 milyar dolarlık rezervini eritmek zorunda kaldı. Rezerv biriktirmek için ödenen yüksek faiz maliyeti, cari açığın kalitesiz finansmanıyla hızla eriyor.
New York temsilcisi Betül'ün aktardığına göre ABD borsalarında sert geçen haftanın ardından toparlanma başladı. JP Morgan'ın tavsiye artışı sonrası Intel öncülüğünde çip hisseleri yükseldi, Nasdaq dipten döndü. Ancak yapay zeka yatırımlarındaki yüksek borçluluk kâra dönüşmezse teknoloji hisselerindeki kırılganlık sürecek. Petrol tarafında ise Trump'ın yaptırımları 60 gün ertelemesine rağmen Brent petrol 108 dolar, ABD ham petrolü 101 dolar seviyesinde kalarak küresel enflasyon baskısını canlı tutuyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yayında ortaya konan en çarpıcı gerçek, piyasadaki fon krizinin bahane edilerek ticari ahlakın ve tahsilat zincirinin felç edilmesidir. Şirketler gerçekten batmasa bile "param fonda kaldı" diyerek vadeli borcunu ödemiyor. Bu durum klasik bir likidite sıkışıklığı değil, doğrudan bir güven krizidir. Böyle ortamlarda alacak takibi zayıf olan ve işletme sermayesini kısa vadeli borçla çeviren işletmeler çok hızlı şekilde konkordatoya sürüklenir.
Merkez Bankasının olası faiz indirimi piyasaya asla can suyu olamaz. Alaattin Aktaş'ın altını çizdiği musluk-boru benzetmesi son derece haklı bir teşhis. Bankaların elinde bol likidite var ama kredi büyüme limitleri yüzünden bu parayı dışarı salamıyorlar. Politika faizi bir iki puan düşse dahi, elindeki kaynağı yüzde 40 ile satmayan finans sektörü, tavan faiz yüzde 38'e gerilediğinde kapılarını tamamen kapatacaktır. Yani faiz indirimi kredi musluğunu açmaz, tam tersine krediye erişimi daha da kurutur.
Yatırımcı açısından özel sektör tahvilleri şu an en büyük risk yuvasıdır. Piyasada para dönmezken şirketlerin borçlanma senetlerini geri ödeme kabiliyeti hızla eriyor. Tahvil getirisi yüksek görünebilir ama anapara riski tavan yapmış durumda. Bu nedenle yüksek kuponlu şirket kağıtlarına hücum etmek yerine, nakit akışı net ve borcu sıfıra yakın şirketlerde kalmak şarttır.
Doğrudan yabancı yatırımların eksiye dönmesi ve portföy çıkışları, makro dengelerin ne denli kırılgan olduğunu kanıtlıyor. Türkiye kendi sermayedarına bile yatırım güveni veremediği için sermaye yurt dışına kaçıyor. Rezerv yakarak cari açığı kapatma stratejisi sonbahar ve kış aylarında petrol 100 doların üzerindeyken sürdürülemez. Borsa veya tahvil tarafında agresif alım yapma zamanı değil; temkinli bekle, nakitte kal ve riskli vadelerden uzak dur pozisyonu en akılcı duruştur.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: CNBC-e