Veciz AI — YouTube videolarının yapay zekâ özetleri

Fon Krizinin En Büyük Etkisi Yatırım Alışkanlıklarının Değişmesi Oldu!

CNBC-e · 2026-11-06

▶ Videoyu YouTube'da izle

💡 Hızlı Bilgi

1. Borsa İstanbul: Kısa vadeli tepki yükselişine aldanma; piyasaya yeni güven ve taze para gelene kadar bekle.

2. ABD Yapay Zekâ ve Çip Hisseleri: Bilançolarda kâr karşılığı henüz yok; teknoloji hisselerini bu seviyeden alma.

3. Altın ve Bitcoin: Fonlar nakde dönerken iki varlığa da sığınmıyor; güvenli liman sanıp acele alım yapma.

4. Türkiye Fon Piyasası: Tasfiyelerde şeffaflık yok ve güven zedelendi; fon tarafına giriş için bekle.

5. TL Tahvilleri: Yabancı yatırımcı likidite korkusuyla uzak duruyor; tahvilde acele pozisyon alma.


📊 Detaylı Açıklama

Wall Street tarafında ara seçimlerin hemen ardından gelen coşku çok kısa sürdü. Tufan Cömert ve Ali Perşembe, teknoloji devlerinin yapay zekâ yatırımları ile bilançoya yansıyan net kârlar arasında ciddi bir uçurum olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler devasa harcamalar yapıyor ama alt satırda kâr görünmüyor. Kongrede dengelerin değişmesiyle birlikte Demokratların veri merkezleri ve yapay zekâ harcamalarına yasal sınır getirme ihtimali satışları hızlandırdı. Philadelphia Çip Endeksi (SOX) ve büyük teknoloji hisselerindeki sert düşüşler bu belirsizliğin doğrudan sonucu olarak öne çıkıyor. Konuşmacılara göre bu hisseleri mevcut seviyelerden almak ciddi risk barındırıyor.

Piyasalarda kaldıraçlı işlem yapan hedge fonların teminat tamamlama çağrılarıyla karşılaşması satış dalgasını daha da büyüttü. Korku endeksi (VIX) hızla 28 seviyesinin üzerine fırladı. Tufan Cömert, nakde dönen küresel sermayenin güvenli liman arayışında altını ya da Bitcoin'i tercih etmediğini net bir dille vurguluyor. Yatırımcılar kripto ve değerli metaller yerine doğrudan ABD devlet tahvillerine sığınıyor. Bu nedenle konuşmacılar altın ve Bitcoin tarafında güvenli liman teziyle alım yapma fikrine katılmıyor.

ABD tahvil piyasasında ise dengeleri bozan yeni bir borçlanma furyası yaşanıyor. Yapay zekâ altyapısı kuran dev teknoloji şirketleri, sadece hisse arzıyla değil devasa tahvil ihraçlarıyla borçlanıyor. Meta ve benzeri devler yaklaşık 40 milyar dolarlık tahvil satışına hazırlanıyor. Cömert, şirketlerin yüksek faizle borçlanmasının Amerikan Hazine faizlerini yukarı ittiğini söylüyor. Bu durum özel sektörün devlet borçlanmasını dışlaması gibi ters bir tablo yaratıyor.

Küresel merkez bankaları tarafında Fed için Aralık ayında faiz artırımı ihtimali masada duruyor. Tufan Cömert, petrol ve emtia kaynaklı dışsal şoklara karşı sadece faiz artırmanın enflasyonu çözemeyeceğini savunuyor. Buna karşın petrol fiyatlarının 70-80 dolar aralığına gerilemesi durumunda, 2027 yılı içerisinde Fed, İngiltere ve Avrupa merkez bankalarından faiz indirimleri gelebileceğini ifade ediyor. Şimdilik faiz baskısı büyüme üzerinde kalmaya devam ediyor.

Borsa İstanbul'da fonların elindeki hisselerin satış sürecinin durmasıyla görülen yüzde 5'lik toparlanma yanıltıcı bulunuyor. Ali Perşembe, yaşanan olayı sadece finansal değil derin bir sosyolojik kriz olarak nitelendiriyor. İnsanların hem vicdanı hem cüzdanı zarar gördü. Tasfiye edilen kurumların durumu, ara ödemelerin akıbeti ve planlar şeffaf yürütülmüyor. Perşembe'ye göre bu güven kaybı pazartesiden cumaya hemen çözülecek bir konu değil; BIST tarafında yukarı yönlü kalıcı bir trend beklenmemeli.

Tufan Cömert de Borsa İstanbul için benzer çekinceleri paylaşıyor. BIST 30 hisselerinin çok ucuz olduğunu herkes kabul ediyor ancak yabancı yatırımcı salt ucuzluğa değil hikâyeye ve güvene bakıyor. MSCI ve S&P gibi kurumların Türkiye'ye yönelik inceleme ve uyarıları sürüyor. Denetimlerin ve yasal soruşturmaların tamamlandığı şeffaf bir zemin kurulmadan yabancının hisse senedi alması zor görünüyor. Yerli yatırımcının da küstüğü bu ortamda hissede yeni bir alım dalgası için acele edilmemesi tavsiye ediliyor.

Yabancı sermayenin Türkiye'deki tek adresi swap piyasası olmaya devam ediyor. Türk bankaları üzerinden dönen yaklaşık 50 milyar dolarlık swap hacminin en az 30 milyar doları yabancı yatırımcılara ait. Cömert, tahvilde sene başından bu yana eksi 1,5 milyar dolar çıkış olduğunu hatırlatıyor. Yabancı, piyasa sıkıştığında likiditenin hemen kuruduğunu bildiği için sadece Merkez Bankası ve kamu bankalarının anında kotasyon verdiği döviz swap kanalını kullanıyor; hisseye veya TL tahvile doğrudan giriş yapmıyor.

Türkiye'nin enflasyon ve büyüme dengesi 2027'de daha çetrefilli bir yola giriyor. Tufan Cömert, Ekim verisiyle birlikte 2026 sonu için yüzde 30 altı enflasyon hayalinin bittiğini belirtiyor. 2027'nin ilk yarısında baz etkisiyle enflasyon yüzde 25-27 aralığına gerilese bile, 2028 yılındaki erken seçim hazırlıkları ve yılın ikinci yarısında başlayacak kredi genişlemesiyle ibre yeniden yüzde 30'a dönebilir. Bu görünüm Merkez Bankası'nın faiz indirim alanını ciddi şekilde daraltıyor.


🎯 Finans Uzmanı Yorumu

Programda çizilen küresel ve yerel tablo, piyasalarda yapay iyimserlik döneminin kapandığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle küresel borsalarda yapay zekâ rüzgârıyla yaratılan değerleme balonu, reel gelir yaratma testine tosladı. İki uzmanın da hemfikir olduğu temel gerçek çok net: Gelir tablosunun en altında kâra dönüşmeyen hiçbir teknoloji vaadi sonsuza kadar prim yapamaz. Düzenleyici kurumların ve yeni Amerikan Kongresi'nin teknoloji devlerini hedef alması, teknoloji hisselerinden çıkışı kaçınılmaz hale getiriyor.

İç piyasada patlak veren fon krizi ise Türkiye sermaye piyasalarında yıllardır biriktirilen güven sermayesini tek kalemde tüketti. Uzmanların tespiti son derece yerinde: BIST hisselerinin ucuz kalması artık bir alım gerekçesi değil. Şeffaflığın olmadığı, zararların nasıl tazmin edileceğinin açıklanmadığı ve yatırımcının hak arama kanallarının tıkandığı bir iklimde rasyonel sermaye tahtalara gelmez. BIST 30 hisselerine gelen satış molasının yarattığı tepki alımları kalıcı bir boğa piyasası başlatamaz.

Yabancı sermayenin davranış modeli Türkiye için riskin boyutunu net biçimde kanıtlıyor. Türkiye'de faiz yüksek olmasına rağmen tahvile gitmeyip sadece 30 milyar dolarlık swap hattında bekleyen yabancı, aslında tek bir mesaj veriyor: "Sana güvenmiyorum, kapı çalındığında anında kaçabileceğim yerde dururum." Bu likidite korkusu aşılamadığı ve kurumlar şeffaf denetim yapmadığı sürece Borsa İstanbul yalnızca kendi içinde dönen dar hacimli bir havuz olarak kalmaya mahkûm.

Yatırım pozisyonu açısından karar son derece açıktır: Bekle ve koru. Ne içeride hisse senedi ve fon tarafında ne de dışarıda yapay zekâ ve teknoloji endekslerinde yeni alım yapma zamanı. Nakitte kalmak, portföyü kısa vadeli döviz swapı veya güvenli faiz enstrümanlarında tutmak en mantıklı savunma hattıdır. Piyasada güven ve şeffaflık yeniden tesis edilene kadar hiçbir varlıkta dip avcılığına soyunulmamalıdır.


⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kanal: CNBC-e