Fon krizinde 2. Perde: AK PARTİLİ SİYASETÇİLER, BÜROKRAKLAR BİRBİRLERİNE DÜŞTÜLER | Deniz Zeyrek
Deniz Zeyrek · 2026-11-01
💡 Hızlı Bilgi
1. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun, suç örgütüne üye olma ve rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı.
2. Savcı Sayan, BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nu fon krizinde batık şirketleri kurtarmak için 20 milyar lira istemekle suçladı.
3. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı görevine Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atçı atandı.
4. Olağanüstü tasfiyedeki yedi fonda 235 bini aşkın yatırımcıya 29,3 milyar liralık ara ödeme başladı ancak ödemeler beklentinin çok altında kaldı.
5. Azerbaycan'ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye'nin adayı Feridun Sinirlioğlu yerine Birleşik Arap Emirlikleri adayına destek sinyali vermesi diplomatik kriz yarattı.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun rüşvet ve suç örgütü üyeliği iddiasıyla gözaltına alındı. Ergun, 2021 yılından bu yana borsanın icra kurulunu yönetiyordu. Aynı zamanda Takasbank Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürütüyordu. Deniz Zeyrek, suç örgütü iddiasının operasyonun başka bürokratlara da uzanacağına işaret ettiğini vurguluyor.
Fon krizi iktidar içindeki dengeleri tamamen sarstı. Bir yanda Borsa İstanbul, BDDK ve Takasbank yer alıyor. Diğer cephede ise Sermaye Piyasası Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı bulunuyor. Bu iki grup haftalardır basına belge sızdırarak faturayı birbirine kesmeye çalışıyor.
Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, sosyal medyadan BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu'na doğrudan yüklendi. Sayan, Kavcıoğlu'nun Tera yöneticisi Emre Tezmen'i arayıp aramadığını sordu. İddiaya göre Kavcıoğlu, batmakta olan Pusula Holding ve Katılımevim için Tezmen'den 20 milyar lira istedi. Karşılığında Takasbank üzerinden 35 milyar lira kredi vaat etti. Bu parayla üst düzey bürokrat ve siyasilerin hisselerinin kurtarıldığı öne sürülüyor.
BDDK iddiaları yalanladı ve dava açacağını duyurdu. Savcı Sayan ise geri adım atmadı. Sayan, 9 ve 11 Eylül tarihlerinde BDDK binasında yapılan gizli görüşmeleri gündeme getirdi. İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve MİT Başkanına çağrıda bulundu. Bu toplantıların fon kriziyle bağının derhal soruşturulmasını talep etti.
Soruşturmada tutuklanan eski bürokrat Taha Çakmak cephesinde de ilginç bağlar ortaya çıktı. Çakmak'ın Türkiye Sigorta paralarını Tera'ya yönlendirdiği ve 1 milyon dolar rüşvet aldığı iddia ediliyor. Çakmak ile Emre Tezmen'in eylül ayında aynı günlerde Fethiye'de tatilde olduğu anlaşıldı. Bu temaslar bürokratlar arasındaki ağın ne kadar sıkı olduğunu gösteriyor.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ise krizin geçmiş krizlere kıyasla çok ufak kaldığını söyledi. Deniz Zeyrek bu açıklamaya sert tepki gösterdi. Fon tarafındaki kaybın 1 trilyon liraya, borsadaki erimenin ise 6 trilyon liraya yaklaştığını hatırlattı. Pasifik Holding'e iki kez savcılık kararıyla mal varlığı tedbiri konulduğunu, ancak kararların aynı gün hızla kaldırıldığını belirtti.
Eski milletvekili Şamil Tayyar da parti içindeki rahatsızlığı açıkça dile getirdi. Ankara Siteler esnafını gezen Tayyar, halkın büyük bir fon travması yaşadığını yazdı. Esnafın eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kadro atamalarını sorduğunu aktardı. Tayyar, bu krizin hafife alınamayacak bir kurşun yarası olduğunu vurguladı.
Hükümet, Sermaye Piyasası Kurulu yönetiminde acil bir operasyon yaptı. Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atçı SPK'nın yeni başkanı oldu. Ersin Başar Ekmekçi başkan vekilliğine, Yasemin Girici ise üyeliğe getirildi. Bürokrasideki tasfiyenin genişleyeceği konuşuluyor.
Tasfiye sürecindeki ödemeler ise yatırımcıyı hayal kırıklığına uğrattı. Yedi fondaki 235 binden fazla kişiye toplam 29,3 milyar lira dağıtılıyor. Ancak yüz binlerce lira alacağı olan kişilere sadece 19 bin lira gibi komik rakamlar yattı. Toplanan kaynak eridiği için mağduriyet derinleşiyor.
Ankara ile Bakü arasında da soğuk rüzgarlar esiyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için eski Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu'nu aday gösterdi. Azerbaycan yönetimi ise Birleşik Arap Emirlikleri adayını öven bir bildiri yayımladı. Bakü medyasında Sinirlioğlu aleyhine ağır yazılar çıktı. İlham Aliyev'in Ankara zirvesine katılmaması da iki başkent arasındaki mesafeyi ortaya koydu.
🎯 Siyaset Analisti Yorumu
Fon krizi artık salt bir finans skandalı değildir. Olay, iktidar bloğunun tam merkezinde patlak veren çok katmanlı bir güç savaşına dönüştü. Bürokratların birbirine yargı ve sosyal medya üzerinden kılıç çekmesi, devlet içi denetim mekanizmalarının nasıl çöktüğünü gösteriyor. Kurumlar kendi suç ortaklıklarını örtmek için karşı tarafı açıkça hedefe koyuyor.
Parti içindeki iki farklı yaklaşım dikkat çekiyor. Bir grup olayı sıradanlaştırıp hasarı sınırlamak istiyor. Diğer grup ise tabandan gelen büyük öfkeyi görüyor ve parti içindeki hizipleri tasfiye etmek için bu dosyayı kaldıraç olarak kullanıyor. Şamil Tayyar ile Savcı Sayan'ın çıkışları, krizin parti tabanında yarattığı erozyonun kontrol edilemez boyuta ulaştığını kanıtlıyor.
Ekonomik bedelin büyüklüğü siyasi maliyeti her geçen gün artırıyor. Borsada buharlaşan trilyonlarca lira ve fon mağdurlarının öfkesi doğrudan sandığa yansıyacak güçte. Hükümetin başlattığı ara ödemeler beklentiyi karşılamadı. Aksine, mağdurlara ödenen sembolik paralar adaletsizlik duygusunu daha da körükledi. Bu tablo, ekonomik istikrar programına duyulan güveni temelden sarsıyor.
Bundan sonraki süreçte izlenecek tek ana eksen, yargının siyasilerin kapısını çalıp çalamayacağıdır. Borsa İstanbul Genel Müdürünün tutuklanması operasyonun bürokraside kalmayacağının ilk işaretidir. Savcı Sayan'ın işaret ettiği 9 ve 11 Eylül görüşmelerinin detayları ortaya dökülürse, kabinede ve parti yönetiminde zorunlu bir tasfiye dalgası başlayacaktır.
Kanal: Deniz Zeyrek