Finans Merkezi | 26 Ekim 2026
BloombergHT · 2026-10-27
💡 Hızlı Bilgi
1. TL Cinsi Tahviller (Deutsche Bank): AL / Ağırlık Artır — 3 ve 5 yıllık tahvillerde uzun pozisyonu koruyun, getiri eğrisi hala çok cazip.
2. TL Carry Trade (Deutsche Bank): BİRİKTİR / TUT — Yıllık yüzde 30 seviyesini aşan getiri imkanıyla TL pozisyonları güçlü kalmaya devam ediyor.
3. Brezilya Varlıkları (Erdağ Gerçek): Panikte KADEMELİ AL — Lula zaferi sonrası piyasadaki yüzde 15-20 düşüş aşırı tepkidir, bu seviyelerden alış tarafında olun.
4. BIST 100 Endeksi: 11.000 puan üstünde BEKLE — Bankalar endeksi tutuyor fakat sanayi ve ulaştırmadaki satışlar nedeniyle acele alım yapmayın.
5. Asya Teknoloji ve Çip Hisseleri (G. Kore & Tayvan): BU SEVİYEDEN ALMA / SAT — Zirveden sert dönüş başladı, hedef fiyatlar aşağı çekiliyor.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul tarafında endeks 11.000 puan eşiğinde tutunma mücadelesi veriyor. Geçtiğimiz hafta 10.700 puan seviyelerinden gelen tepki alımları piyasayı rahatlattı. Ancak yükselişin genele yayılmadığını görüyoruz. Bankacılık hisseleri yüzde 1.1 primle endeksi sırtlıyor. Sanayi tarafında yüzde 0.5, ulaştırmada ise yüzde 0.2 oranında geri çekilme var. Bu tablo, 11.000 puan üzerinde kalıcılık sağlansa bile seçici olmak gerektiğini net şekilde ortaya koyuyor.
Deutsche Bank Direktörü Christian Vietoska, TL cinsi tahvillerde oldukça yapıcı bir duruş sergiliyor. Kurum, Türk tahvilleri için tavsiyesini güçlü bir şekilde ağırlık artır olarak koruyor. Vietoska, Merkez Bankası'nın faizi yüzde 36'ya indirmesine rağmen reel faizlerin hala cazip olduğunu söylüyor. Özellikle 3 ila 5 yıllık tahvillerde uzun pozisyon almanın kısa vadeli tahvillere göre daha yüksek getiri vadettiğini vurguluyor. Yıl sonuna kadar, özellikle aralık ayında 100 baz puanlık bir indirim daha bekliyor.
Döviz kuru ve carry trade tarafında iyimserlik sürüyor. Dolar/TL 49.76, Euro/TL ise 55.73 seviyelerinde işlem görüyor. Deutsche Bank, Merkez Bankası'nın TL'deki aylık yüzde 1.6 ila 1.8 civarındaki kontrollü değer kaybı stratejisini doğru buluyor. Yıllık değer kaybının yüzde 20-22 bandında kalması bekleniyor. Bu patika, carry trade yatırımcısına kur farkından arındırılmış yüzde 30 üzerinde getiri bırakıyor. Bireysel taraftaki dolarizasyon oranının yüzde 38'in altına inmesi de TL için önemli bir kalkan oluşturuyor.
Brezilya'daki başkanlık seçimleri piyasalarda deprem etkisi yarattı. Lula da Silva'nın zaferi sonrasında Bolsonaro rallisi tamamen tersine döndü. Dolar/real kuru açılışta yüzde 11'e yakın sıçrayarak 5.53 seviyesine fırladı. Hisse senedi vadelilerinde ve fonlarda yüzde 15 ile 20 arasında kayıplar yaşandı. Ancak piyasa uzmanı Erdağ Gerçek bu satış dalgasını fırsat görüyor. Brezilya'nın devasa bir emtia ve nadir mineral deposu olduğunu belirten Gerçek, aşırı satılan bu varlıklarda portföyü için alış tarafında olacağını söylüyor.
Emtia cephesinde yüksek volatilite korunuyor. Spot altının ons fiyatı yeniden 4.000 dolar barajını aşarak 4.016 dolara yerleşti. Petrol piyasasında ise Orta Doğu risk primi fiyatların içine tamamen yerleşmiş durumda. Amerikan ham petrolü 101.20 dolara, Brent petrol ise 115.35 dolara çekilse de riskler sürüyor. Christian Vietoska, petrolün 90 dolara inmesi halinde merkez bankalarının rahatlayacağını, ancak 150 dolara çıkması durumunda faiz indirim döngüsünün tıkanacağını aktarıyor.
Gelişmekte olan ülkeler kendi aralarında sert bir şekilde ayrışıyor. Mehmet Özdemir'in paylaştığı verilere göre MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi zirvesinden sert geri çekildi. Çin CSI 300 endeksi ayı piyasasına girerken Çin hisseleri yıl başından bu yana yüzde 17 değer kaybetti. Yapay zeka rüzgarıyla coşan Güney Kore endeksi ise yüzde 130 primden yüzde 60 kazanca kadar geriledi. Çip sektöründe hedef fiyatlar hızla düşürülüyor. Petrol üreticisi Kolombiya gibi ülkeler ayakta kalırken teknoloji ağırlıklı Asya pazarları kan kaybediyor.
İç piyasada makro veriler enflasyon tarafında temkinli kalmayı gerektiriyor. Aslı Savranoğlu'nun aktardığı güven endekslerine göre ekim ayında hizmet sektörü güveni yüzde 2.4 geriledi. Daha kritik olan detay ise perakende ve hizmet sektörlerinin önümüzdeki 3 aya ilişkin satış fiyatı beklentilerinin yeniden yukarı dönmesi. Piyasa ekim ayı enflasyonunu yüzde 2.5 ile 2.8 aralığında bekliyor. Enerji maliyetlerindeki artış ve taze meyve-sebzedeki düzeltme, yıllık enflasyondaki düşüş trendini geçici olarak durdurabilir.
Avrupa tarafında ise yapısal borç krizi kapıyı çalıyor. Fransa'daki sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bütçe açıklarını tetikliyor. Erdağ Gerçek, Fransa'da özel sektör borcunun milli gelire oranının yüzde 151'e çıktığını hatırlatıyor. Kamu borcu para basılarak yönetilse bile özel sektör borcunun krize davetiye çıkardığını belirtiyor. Christian Vietoska da Euro/Dolar paritesi için şu an nötr olduklarını, ancak enerji krizi çözülmeden Euro için kalıcı bir yükseliş beklemediklerini ekliyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasalarda sermayenin yönü artık ezberleri bozuyor. Deutsche Bank'ın Türk lirasındaki ağırlık artır duruşu temelsiz değil. Yüksek faiz ortamında iç talebin ilk kez belirgin biçimde yavaşlaması, sıkı para politikasının reel ekonomiye geçmeye başladığını gösteriyor. Ancak yerel tarafta enflasyon katılığı tam olarak kırılmış değil. Bu nedenle tahvil cephesindeki pozitif tavrı desteklemekle birlikte, hisse senedi tarafında risk iştahının yalnızca bankalarla sınırlı kalmasını bir uyarı işareti olarak görüyorum.
Erdağ Gerçek'in Brezilya varlıklarına yönelik yaklaşımı klasik bir kriz alımı örneğidir. Siyasi değişimlerin yarattığı ilk şoklar genelde duygusal panik satışları doğurur. Brezilya gibi nadir toprak elementleri ve petrol zengini bir ekonominin para biriminde yaşanan yüzde 10'luk erime, uzun vadeli düşünen fonlar için giriş kapısıdır. Yatırımcıların Lula'nın mali disiplinsizliğinden korkması normaldir. Ancak ülkenin doğal kaynak gücü bu maliyetleri telafi edecek büyüklüktedir.
Enflasyon tarafındaki sinyaller ise faiz indirim hızının sanıldığı kadar rahat olamayacağını söylüyor. Hizmet ve perakende sektöründeki firmaların önümüzdeki 3 ay için fiyat artırma niyetleri hala çok diri. Enerji maliyetleri küresel tarafta 100 dolar üzerindeki petrolle beslendikçe Merkez Bankası'nın faiz indiriminde aceleci davranması carry trade girişlerini baltalayabilir. Yıllık yüzde 30 üzerindeki reel getiri vaadi bozulursa kurlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşur.
Net bir portföy duruşu belirlemek gerekirse; TL sabit getirili enstrümanlarda ve 3-5 yıllık tahvillerde kalmak en mantıklı seçenek olmaya devam ediyor. Borsa İstanbul'da 11.000 seviyesinde yeni pozisyon açmak yerine bir miktar nakitte bekleyip sanayi bilançolarını görmek şart. Küresel piyasalarda ise çip hisseleri ve teknoloji fonlarından kar realizasyonu yaparak Brezilya gibi aşırı hırpalanmış emtia varlıklarına kademeli geçiş yapmak en dengeli pozisyon olacaktır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT