Fed ve ECB Faiz Artıracak mı? Küresel Piyasaları Neler Bekliyor? | Beklenti Raporu
EKOTÜRK TV · 2026-10-28
💡 Hızlı Bilgi
1. Fed faizi (yüzde 3,75 bandı) — Bu akşam faiz artışı yok, piyasada yön bulmak için bekle.
2. BIST 100 hisseleri — 18 yılın en sert topyekun düşüşü sonrası hemen hisseye koşma, acele etme.
3. Özel sektör tahvilleri — Fon kaynaklı temerrüt dalgası durulana kadar yeni kağıt alma.
4. Brent petrol (111 dolar üstü) — Jeopolitik gerilim fiyatı besliyor, enerji maliyetleri için tedbir al.
5. VİOP BIST 30 (13.989 seviyesi) — Güne hafif artıyla başlasa da piyasadaki stresi gör, pozisyon açmakta bekle.
📊 Detaylı Açıklama
Murat Ferman, Fed cephesinde bu akşam faiz tabelasında bir değişiklik beklemiyor. Fed faizi yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutacak. Kevin Warsh kürsüye çıkınca net bir yön vermeyecek. Toplantılarda soruları hızla savuşturuyor. Kendi elini bağlayacak hiçbir söz söylemiyor. Piyasanın asıl beklediği 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali ise Aralık ayına kalmış görünüyor.
Küresel merkez bankaları cephesinde sadece Amerika yok. Avrupa Merkez Bankası ile Japonya Merkez Bankası da faiz kararlarını açıklayacak. Ferman, her iki bankanın da bu toplantıda faize dokunmayacağını söylüyor. Ancak aralık ayında faiz artırımı ihtimali oldukça yüksek. Özellikle Japonya 31 yılın zirvesi olan yüzde 2,65 seviyesinde denge arıyor. Avrupa ise Fransa kaynaklı borç sorunlarıyla boğuşuyor.
Brent petrol 111 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Günlük yükseliş yüzde 1,5 düzeyini aşıyor. Ferman, Orta Doğu geriliminin ve İsrail seçimlerindeki kilitlenmenin petrolü tetiklediğini vurguluyor. Yüksek petrol fiyatı özellikle motorin üzerinden Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri vuruyor. Nakliye karayoluna bağlı olduğu için motorin fiyatı içeride enflasyonu doğrudan yukarı çekiyor.
Borsa İstanbul tarafında yakın tarihin en ağır hasarlarından biri yaşandı. Murat Ferman, BIST 100 hisselerinin tamamının aynı anda değer kaybettiği 18 yılın en büyük düşüş dalgasına dikkat çekiyor. Piyasaya yeni gelen küçük yatırımcı bu tür manipülatif dalgalanmalar yüzünden ürküyor. Halka arz furyasında açılan yaralar ve bazı fonların yaptığı hatalar borsanın ufkunu kapatıyor.
Özel sektör tahvilleri tarafında ciddi bir kriz havası esiyor. Merkez Bankası sisteme likidite vererek yangının yayılmasını önlemeye çalışıyor. Ferman, bankaların elinde 100 milyar liranın altında özel sektör kağıdı olduğunu belirtiyor. Bu kağıtlar temerrüde düşse bile bankacılık sistemi sarsılmaz ama ciddi yara alır. Şirketlerin borç çevirme sıkıntısı yüzünden piyasada yeni kağıtlara karşı çok temkinli durmak gerekiyor.
Avrupa Birliği ile ticarette yeni bir tehlike beliriyor. Ferman, Avrupa'nın kendi iç sanayisini korumak için attığı adımların Türkiye'yi dışarıda bıraktığını anlatıyor. Türkiye'de üretilen ticari araçlar ve parçalar Made in Europe standartları dışında kalma riski taşıyor. Bu durum Türk sanayicisine yüzlerce dolarlık fiyat dezavantajı getirir. İhracatçı sanayi şirketleri için bu tablo ciddi bir kâr uyarısı anlamına geliyor.
İç piyasada işsizlik oranları yeniden yükselişe geçti. Şevket Sayılgan, manşet işsizliğin yüzde 8,4 düzeyine çıktığını, atıl iş gücünün ise yüzde 31,2 seviyesine dayandığını söylüyor. İnşaat ve turizm gibi mevsimlik sektörler çekildikçe işsizlik daha da belirginleşiyor. İmalat sanayisinde çarklar yavaşlıyor ve şirketler konkordato ilan ettikçe istihdam kaybı hızlanıyor.
Yıl sonu enflasyonu için piyasada farklı beklentiler var. Şevket Sayılgan, ekim ayı tüketici enflasyonunu yüzde 2,40 ile 2,50 arasında bekliyor. Kamunun yönettiği fiyatlar yıl sonuna doğru baskılanırsa yıllık enflasyon yüzde 28 bandına inebilir. Ancak serbest piyasa koşullarında fiyat artışları sürerse yılı yüzde 30 seviyelerinde tamamlarız. Sayılgan, asıl fiyat düzeltmesinin her zamanki gibi ocak ayında patlak vereceğini belirtiyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacıların piyasa analizi fazlasıyla gerçekçi bir tabloya dayanıyor. Fed ve Avrupa tarafında faiz indirim rüzgarı esmiyor. Aksine merkez bankaları aralık ayında yeniden artırıma gitme ihtimalini masada tutuyor. Bu ortamda küresel risk iştahının güçlenmesini beklemek hayal olur. Murat Ferman'ın işaret ettiği gibi 15 Kasımdan sonra yabancı fonlar pozisyon kapatma telaşına girecektir. Dolayısıyla küresel varlıklarda yeni risk almak yerine nakit dengesini korumak şart.
İç piyasada BIST 100 tarafında yaşanan topyekun düşüş hafife alınamaz. Bütün endeksin aynı anda çökmesi piyasadaki güvenin zedelendiğini kanıtlıyor. Konuşmacılar çok net uyarıyor: Yangın anında piyasaya atlanmaz. Fon piyasasında ve özel sektör tahvillerinde yaşanan sarsıntı henüz tamamen temizlenmedi. Merkez Bankasının piyasaya likidite pompalaması sadece zaman kazandırır, şirketlerin temel borç sorununu tek başına çözmez.
Petrol fiyatlarının 111 doların üzerine yerleşmesi Türkiye ekonomisinin en yumuşak karnını zorluyor. İthal enerji maliyetleri artarken ihracatta da Avrupa kapısı daralıyor. Made in Europe baskısı otomotiv ve yan sanayi şirketlerinin kâr marjlarını doğrudan tehdit ediyor. Sanayi hisselerine yatırım yapanların bu dış ticaret risklerini hesaba katmadan pozisyon almaması gerekiyor. Kısa vadeli sıçramalara aldanıp sanayi ağırlıklı portföy büyütmek ciddi zararlar yazabilir.
Özetle piyasalarda şu an tek doğru pozisyon bekle-gör tutumudur. Borsa tarafında dip arayışı bitmeden, fon tasfiyeleri netleşmeden yeni alım yapılmaz. Faizlerin yüksek kaldığı, şirketlerin kredi bulmakta zorlandığı bir dönemden geçiyoruz. Yatırımcı için en akılcı hareket nakitte kalıp aralık ayındaki küresel merkez bankası kararlarını ve enflasyonun reel seyrini izlemektir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: EKOTÜRK TV