Faiz İndirimi Yerine Makro İhtiyati Tedbirleri Ön Plana Almalıyız | Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu
BloombergHT · 2026-10-28
💡 Hızlı Bilgi
1. Faiz indiriminde acele etme; Merkez Bankası temkinli duruşu korumalı.
2. Politika faizinde Aralık toplantısı için en fazla 100 baz puan indirim bekle.
3. Yıl sonu enflasyonunda yüzde 29 ile 30 bandını bekle; altına kalıcı iniş umma.
4. Ekim ayı tüketici enflasyonu için yüzde 2,30 ile 2,50 aralığını izle.
5. Petrol ve enerji maliyetlerinde risk sürerken piyasada erken gevşeme bekleme.
📊 Detaylı Açıklama
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Merkez Bankası'nın faiz indirim alanının oldukça dar olduğunu vurguluyor. Politika faizini 100 ya da 200 baz puan indirmenin reel sektör üzerinde kalıcı bir rahatlama yaratmayacağını söylüyor. Piyasayı toptan gevşetmek yerine, zora giren sektörleri ve firmaları hedef alan terzi usulü mikro önlemlere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Aslanoğlu'na göre son dönemdeki talep düşüşü doğrudan para politikasının başarısından kaynaklanmıyor. Tüketici güvenini sarsan farklı etkenler harcamaları frenledi. Bu yavaşlama geçici bir döngüden ibaret kalabilir. Bir ya da iki çeyrek sonra iç talebin yeniden toparlanması ve enflasyon üzerinde yeniden baskı kurması güçlü bir ihtimal.
Maliyet cephesinde petrol ve hammadde fiyatları ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Jeopolitik gerilimler sürdükçe enerji maliyetleri dezenflasyon sürecini baltalıyor. Hava şartlarının iyi gitmesi sayesinde sebze ve meyve fiyatları şu an sürece destek veriyor. Ancak tarla üretiminden sera üretimine geçişle birlikte gıdadaki olumlu hava da zayıflayabilir.
Gelecek veriler için net rakamlar veren Aslanoğlu, Ekim enflasyonunun yüzde 2,30 ile 2,50 arasında geleceğini tahmin ediyor. Kasım ve Aralık aylarında ise geçen yılın düşük baz etkisi çalışmayacak. Bu yüzden yıl sonu enflasyonu yüzde 29 ile 30 civarında takılacak. Rakamın 29,5 ya da 30,5 çıkmasının sembolik olduğunu, asıl meselenin hedeflenen düzeyin iki katında kalması olduğunu ekliyor.
Ücret artışları da enflasyonun geleceğinde belirleyici bir risk olarak duruyor. Seçim döneminin yaklaşması ve enflasyonun yüksek seyretmesi sebebiyle ücretlerde görece yüksek artışlar gelebilir. Aslanoğlu, tüm bu baskılar yüzünden Merkez Bankası'nın Aralık sonrasında temkinli moda geçeceğini ve gelecek yıl faiz indirimlerinin çok sınırlı kalacağını öngörüyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Aslanoğlu'nun genel faiz indirimi yerine sektörel tedbirleri öne çıkarması son derece yerinde bir tespit. Talepteki yavaşlamayı görür görmez faiz indirmeye kalkmak, henüz kırılmamış enflasyon ataletini yeniden alevlendirir. Piyasada genel bir parasal genişleme başlatmak yerine, seçici kredi mekanizmalarıyla çarkları döndürmek çok daha akılcı bir yol.
Konuşmacının duruşu net bir şekilde temkinli kalmaktan yana. Piyasadaki erken ve hızlı faiz indirimi beklentilerini doğru bulmuyor. Aralık ayında sembolik bir 100 baz puan gelse dahi, bunu kesintisiz bir indirim serisinin başlangıcı saymamak gerekiyor. Aslanoğlu'nun çizdiği çerçeve, 2025 yılı boyunca gevşemenin çok sınırlı kalacağını açıkça gösteriyor.
Yatırımcı ve piyasa aktörleri açısından bakarsak, enflasyonun yüzde 30 bandında katılaşması faiz getirisinin uzun süre cazip kalacağını anlatıyor. Enerji maliyetlerindeki jeopolitik riskler ve seçim kaynaklı ücret ayarlamaları masadayken, agresif bir faiz indirimi fiyatlamasına girmek büyük risk taşır. Borçlanma planı yapan şirketlerin de ucuz kredi dalgası beklemek yerine mevcut finansman maliyetlerine göre pozisyon alması gerekiyor.
Özetle piyasa tarafında erken bir faiz indirimi hikayesini satın alma, bekleme modunda kal. Enflasyonun yüzde 30 eşiğine direnç göstereceğini hesaba katarak nakit akışını ve portföy dengeni sıkı para koşullarına göre yönet.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: BloombergHT