Faiz, Enflasyon ve İhracatta Türkiye'yi Ne Bekliyor? | Beklenti Raporu
EKOTÜRK TV · 2026-10-19
💡 Hızlı Bilgi
1. TCMB faiz kararı: Politika faizinde bu toplantıda 100 baz puan indirim bekleniyor, ek makro ihtiyati gevşeme için bekle.
2. KOBİ kredileri ve likidite: Yeni kredi gevşemesi için acele etme, 2026 ilk çeyrek sonunu (Mart) bekle.
3. Brent petrol (107-110 dolar bandı): Yüksek enerji fiyatları enflasyon üstünde risk yaratıyor, 95-100 dolar senaryoları netleşene kadar temkinli kal.
4. Özel Sektör Tahvilleri (ÖST): Fon tasfiyeleri kaynaklı likidite ve borç çevirme riskleri yüksek, yeni alım yapma, gelişmeleri izle.
5. TEFAS yatırım fonları: İşlem hacmi zirveye kıyasla yüzde 72 düştü, fon piyasasında sert dalgalanma bitene kadar bekle.
📊 Detaylı Açıklama
Avrupa'da artan bütçe açıkları ve borç yükü, kamu harcamalarını doğrudan tıkıyor. Seltem İyigün'e göre Fransa ve İtalya'daki sokak eylemleri temelde kamu kaynaklarının eğitime ve sosyal desteklere ayrılamamasından kaynaklanıyor. Hazine bütçelerinde faiz ödemeleri devasa pay alıyor. Maastricht kriterlerine göre kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 60 altında kalması gerekirken birçok ülkede bu oran yüzde 100'ü aşıyor. Merkez bankaları da 2022'den beri tahvil alımını bırakıp bilanço küçülttüğü için faizler yukarı tırmanıyor.
Küresel ticarette açık pazar dönemi yerini sert korumacılığa bırakıyor. Avrupa Birliği, Çin tehdidine karşı Fransa ve Almanya öncülüğünde otomotivde korumacı adımlar atıyor. Türkiye, Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Made in Europe kapsamının dışında bırakılma riskiyle yüzleşiyor. İyigün, Türk ihracatçısının geleneksel Avrupa pazarını korumaya çalışırken pazar çeşitlendirmesine gitmek zorunda olduğunu vurguluyor. Ortadoğu'daki savaş ortamı riskleri artırdığı için yeni rotalarda alacak tahsilat sigortası ve risk yönetimi hayati önem taşıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararına odaklanmış durumda. Piyasa konsensüsü ve Seltem İyigün'ün beklentisi politika faizinde 100 baz puanlık indirime işaret ediyor. Yılın son iki toplantısında toplam faizin kademeli olarak yüzde 35 seviyesine çekilmesi öngörülüyor. Ancak piyasanın beklediği ek makro ihtiyati gevşeme hemen gelmeyecek. İyigün, Ekim başında KOBİ kredi büyüme sınırlarının esnetildiğini ve repo imkanlarının artırıldığını hatırlatarak TCMB'nin yeni adım atmadan önce bu kararların piyasadaki etkisini izleyeceğini belirtiyor.
Özel Sektör Tahvilleri (ÖST) piyasasında tasfiye edilen fonlar nedeniyle ciddi bir stres birikiyor. Tasfiye sürecine giren 131 fonun üçte birinde ÖST bulunuyor. Toplam büyüklüğü 1 trilyon lirayı aşan ÖST pazarında vadesi gelen borçların yeniden çevrilmesi (roll edilmesi) zorlaşıyor. Şirketler tahvil piyasasındaki likidite sıkışınca banka kredisine yönelmek zorunda kalıyor. Ancak bankalarda kredi limitleri sıkı tutuluyor. İyigün, TCMB'nin acil ek likidite önlemi almasını beklemiyor; şirketlerin kendi nakit tamponlarıyla bu dönemi atlatması gerekecek.
Enflasyon cephesinde düşüş trendi sürse de hedeflerin gerisinde kalınıyor. Coface, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini gerçekleşen verilerin ardından yüzde 31 seviyesine çekti; 2027 sonu beklentisi ise yüzde 24. Jeopolitik gerginlikler ve enerji fiyatları bu tahminler üzerinde yukarı yönlü en büyük baskı unsuru. Normal şartlarda enflasyonun yüzde 25-26 bandına inmesi beklenirken arz şokları süreci yavaşlatıyor. İyigün, enerji tarafında yeni bir şok gelmezse KOBİ kredilerinde ek gevşemenin ancak 2026'nın ilk çeyrek sonunda (Mart) gündeme gelebileceğini savunuyor.
Yatırım fonları piyasasında yatırımcı güveni ciddi yara almış durumda. Şeyda Uyanık'ın aktardığı verilere göre, TEFAS işlem hacmi 31 Ağustos haftasındaki 570 milyar liralık zirveden 12-16 Ekim haftasında 162 milyar liraya geriledi. Bu düşüş, fon piyasasında yüzde 72'lik sert bir hacim kaybı anlamına geliyor. SPK ise piyasa denetimlerini sertleştirerek Vişne Madencilik ve Işıklar Enerji'deki işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu, çok sayıda lisansı iptal etti ve Hedef Portföy fonlarının tasfiyesini başlattı.
Borsa İstanbul tarafında hisse geri alımları piyasaya tampon oluyor. Fon kaynaklı satış baskısını dengelemek isteyen 82 şirket geçtiğimiz hafta 2,45 milyar liralık pay geri alımı gerçekleştirdi. Sabancı Holding'in başlattığı 3 yıl vadeli, 7 milyar lira bütçeli ve 42 milyon nominal paylık geri alım programı öne çıkıyor. Şirketlerin kendi paylarını piyasadan çekmesi hisse bazlı taban arayışını destekliyor. Diğer taraftan VIOP 30 kontratları güne yüzde 0,35 kayıpla 14.659 puandan satıcılı başladı; Brent petrol ise 107-110 dolar aralığında yüksek seyrini koruyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Piyasadaki genel hava, faiz indirim döngüsünün başlamasıyla hemen bir rahatlama yaşanacağı yanılgısına dayanıyor. Oysa İyigün'ün altını çizdiği gerçek çok farklı: TCMB politika faizini 100 baz puan indirse bile piyasaya kontrolsüz para bırakmayacak. Manşet enflasyonun yüzde 30 sınırına ancak inebildiği ve küresel petrolün 107 dolar üzerinde tutunduğu bir ortamda para musluklarının erken açılması tüm dezenflasyon çıpasını kırar. Dolayısıyla faiz indirimini bir genişleme değil, teknik bir ayarlama olarak okumak gerekir.
Özel sektör tahvili (ÖST) piyasasında çalan tehlike çanlarını görmezden gelemeyiz. 131 fonun tasfiyeye gitmesi ve TEFAS hacminin yüzde 72 çökmesi, kurumsal şirketlerin borç çevirme mekanizmasını doğrudan vurdu. Şirketler tahville borçlanamadığında bankalara koşuyor ama banka bilançoları KOBİ sınırları nedeniyle kapalı. Bu tablo önümüzdeki 3-6 ay içinde borç çevirme kapasitesi zayıf şirketlerde nakit krizine yol açabilir. Bu nedenle içinde yüksek oranda özel sektör borçlanma aracı barındıran fonlardan uzak durulmalı, şirket bilançolarında borç/özkaynak oranı titizlikle incelenmelidir.
Yurt dışı tarafta Avrupa'nın otomotiv ve sanayide uygulamaya hazırlandığı korumacı duvarlar Türkiye için orta vadeli en büyük yapısal risktir. Yıllardır sırtımızı yasladığımız Gümrük Birliği avantajı, jeopolitik bloklaşma nedeniyle zayıflıyor. İhracatçının Ortadoğu'ya kaçma şansı da savaş ortamı yüzünden kısıtlı. Kar marjları daralan ve Avrupa'ya bağımlı çalışan sanayi şirketlerinin hisselerinde temkinli kalmak, yeni pozisyon açmak yerine süreci izlemek en sağlıklı stratejidir.
Genel portföy duruşu açısından bu dönem bir ralli kovalama dönemi değildir; mevcut sermayeyi koruma evresidir. BIST 100 ve vadeli tarafta güne satıcılı başlayan endeks sinyalleri, yukarı yönlü iştahın zayıf olduğunu gösteriyor. Ancak şirketlerin başlattığı güçlü pay geri alımları (özellikle Sabancı Holding örneğindeki gibi) nakit akışı güçlü, çarpanları ucuz kalmış büyük şirketlerde kademeli biriktir stratejisini destekliyor. Özetle: Riskli ÖST ve sığ hisselerden uzak dur, nakit akışı bozuk şirketleri sat veya alma, güçlü geri alım yapan büyük hisseleri kademeli biriktir, genel piyasa yönü içinse Merkez Bankası adımlarının piyasaya yayılmasını bekle.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: EKOTÜRK TV