Ekim Enflasyonu, Rezervler ve TCMB’nin Faiz Yolu | Ekin Çınar | Tacirler Yatırım
Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. · 2026-11-06
💡 Hızlı Bilgi
1. Agresif faiz indirimi beklentisine girme; aralık indiriminden sonra duraksama bekle.
2. BIST ve TL hisse senetlerinde acele alım yapma; yabancı çıkışı sürüyor, temkinli kal.
3. TL mevduat ve sabit getirili varlıklarda kalmaya devam et; reel getiri korunmak zorunda.
4. Dövizde panik alımı yapma; bireysellerin döviz talebi yatay ve sınırlı seyrediyor.
5. Tahvil piyasasında yeni pozisyon için bekle; haftalık 750 milyon dolarlık yabancı satışı var.
📊 Detaylı Açıklama
Ekin Çınar, ekim ayı enflasyonunun piyasa ve kurum beklentisi olan yüzde 2,4'ün üzerine çıkarak yüzde 2,6 gerçekleştiğini belirtiyor. Bu sapmada özellikle taze meyve ve sebze gibi işlenmemiş gıda ürünleri ile enerji maliyetleri belirleyici oldu. Kurumun yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 29,2 düzeyinde bulunuyor ancak risklerin net biçimde yukarı yönlü olduğu vurgulanıyor.
Manşet enflasyon yüksek kalsa da harcama kalemleri iç talepte belirgin bir soğuma gösteriyor. Giyim ve ayakkabı tarafında sezon geçişi nedeniyle mevsimsel fiyat artışları görülse de diğer kalemler hızla yavaşlıyor. Dayanıklı tüketim mallarındaki aylık artış yüzde 0,9 düzeyine, diğer temel mallarda ise yüzde 0,3 seviyesine gerilemiş durumda. Hizmet enflasyonunda ve kira artış hızında da katılığın kırıldığına dair net işaretler var.
Sanayi tarafındaki göstergeler reel sektörün çok zorlandığını kanıtlıyor. İstanbul Sanayi Odası imalat PMI verisi ekim ayında 47,3 değerine indi ve 31 aydır daralma bölgesinde kalmayı sürdürüyor. Rapora göre üretimdeki daralma son 4 ayın, yeni siparişlerdeki gerileme ise son 3 ayın en yüksek hızına ulaştı. İncelenen 10 sanayi sektöründen 9'unun daralma bölgesinde kalması üreticinin baskı altında olduğunu gösteriyor.
Yurt dışı yerleşiklerin Türk varlıklarından çıkışı hız kesmeden sürüyor. 23-30 Ekim haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedi piyasasından 66,3 milyon dolar, tahvil piyasasından ise 750 milyon dolar net çıkış yaptı. Tahvil tarafındaki bu satış, 3 Nisan haftasından bu yana kaydedilen en sert yabancı çıkışı oldu.
Rezerv cephesinde ciddi bir erime yaşanıyor. 11 Eylül haftasından bu yana brüt rezervler 21 milyar dolar, net rezervler ise 24 milyar dolar geriledi. Altın fiyatları, kamu mevduatları ve swap işlemleri arındırıldığında Merkez Bankası'nın piyasaya bu süreçte yaklaşık 23,5 milyar dolarlık net döviz satışı yaptığı hesaplanıyor. Çıkışların büyük kısmını yabancıların döviz talebi oluşturuyor.
Yabancı çıkışına rağmen yerli bireysel yatırımcının dövize yönelmemesi olumlu bir veri sunuyor. Bireysel döviz tevdiat hesapları 11 Eylül haftasından bu yana yalnızca 2 milyar dolar arttı. Üstelik bu artış tek yönlü ve sürekli değil; haftalık bazda dalgalı bir seyir izliyor. Hanehalkının portföyünde TL mevduat ağırlığını koruması sistem için kritik bir denge unsuru olmaya devam ediyor.
TCMB'nin aralık ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yılı yüzde 35 seviyesinde kapatması bekleniyor. Ancak bu adım seri bir indirim döngüsünün başlangıcı anlamına gelmiyor. Rezerv baskısı, asgari ücret artışı ve yılbaşındaki vergi ayarlamaları nedeniyle 2025'in ilk çeyreğinde faiz indirimlerine geçici olarak ara verilmesi öngörülüyor. Merkez Bankası'nın TL'yi cazip tutmak adına reel getiriyi mutlaka koruyacağı ifade ediliyor.
Hanehalkı finansmanı tarafında zayıflama belirginleşiyor. Özel tüketim ilk iki çeyrekte daralırken, takipteki tüketici kredilerinde yıl başından bu yana yüzde 50'nin, kredi kartlarında ise yüzde 60'a yakın artış yaşandı. Bu borçluluk tablosu nedeniyle Tacirler Yatırım 2024 yılı büyüme beklentisini yüzde 3,2'den yüzde 2,8 seviyesine indirdi. Önümüzdeki salı günü açıklanacak eylül sanayi üretiminde aylık yüzde 0,5 gibi sınırlı bir artış beklense de üçüncü çeyrek sanayi üretimi genel olarak daralma kaydedecek.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Konuşmacının makroekonomik görünüm analizi oldukça dengeli ve gerçekçi temellere dayanıyor. Manşet enflasyonun beklenti üzeri gelmesine rağmen iç talepteki sert yavaşlamayı ve hizmet enflasyonundaki çözülmeyi doğru tespit ediyor. Reel sektördeki çarkların yavaşladığı bir ortamda iç talebe sırtını dayayan sektörler için büyüme hikayesi kısa vadede zayıf görünüyor.
Videodaki ana duruş net biçimde temkinli kalmayı ve acele etmemeyi öğütlüyor. TCMB'nin aralıkta 100 baz puan faiz indirmesi bekleniyor ancak bunu bir indirim serisi olarak yorumlamamak gerekir. Rezervlerde net 23,5 milyar dolarlık doğrudan müdahale varken ve tahvilden tek haftada 750 milyon dolar çıkmışken, agresif bir faiz indirimi döngüsüne girmek döviz talebini hızla tetikleyebilir.
Takipteki kredilerdeki sert yükseliş ve PMI verilerinin 47,3 seviyesine gerilemesi, hisse senedi piyasası açısından seçici olmayı şart koşuyor. İç tüketime bağımlı perakende, dayanıklı tüketim ve borçluluğu yüksek sanayi şirketleri ciddi ciro baskısı altında kalacaktır. Bu konjonktürde yüksek borçlu şirketlerden uzak durulmalı, ihracat kabiliyeti ve nakit akışı güçlü kurumlara odaklanılmalıdır.
Sonuç olarak piyasa için doğru pozisyon: TL varlıklarda yüksek faiz getirisinde kalmaya devam etmek, hisse senetlerinde agresif alım yapmamak ve tahvilde yabancı çıkışının durulmasını beklemektir. TCMB'nin TL'nin reel getirisini gözetmek zorunda olduğu bu dönemde aceleci riskler almak yerine mevcut yüksek faiz kalkanından faydalanmak en rasyonel stratejidir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.