Ekim Enflasyonu Piyasada Nasıl Fiyatlandı? | Ekonomi Masası | 04 Kasım
Nasıl Bir Ekonomi TV · 2026-11-04
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100 için 10.000–11.000 bandı güçlü destek; 4-6 çeyrek vadeli bakanlar için hisse biriktir.
2. Borsa İstanbul'da V tipi hızlı ralli bekleme; yıl sonu en iyi ihtimalle 12.500–13.000 bandını izle.
3. ABD teknoloji ve Nasdaq vadelilerinde satış baskısı sürüyor; teknoloji hisselerinde yeni alım için bekle.
4. Dolar/TL 50 seviyesini aştı diye panikle döviz alma; spekülatif atak ihtimali zayıf görünüyor.
5. Otomotiv, beyaz eşya ve çimento gibi faize duyarlı döngüsel hisselerden uzak dur; bilançolar zayıf kalacak.
📊 Detaylı Açıklama
Stratejist Volkan Dükkancık, ABD ara seçimlerinde Demokratların Temsilciler Meclisi'ni ezici farkla kazanmasını değerlendiriyor. Piyasalar, Trump'ın hareket alanının kısıtlanmasını ve kararların karşılıklı veto edileceği kilitlenme sürecini satıyor. Nasdaq vadelileri yüzde 2'nin üzerinde gerilerken, küresel risk iştahı bozuldu. Dükkancık, bu tablonun dünyada başına buyruk bir lider istemeyen seçmenin tercihi olduğunu söylüyor. Kısa vadeli belirsizlik yaratsa da orta vadede jeopolitik gerilimlerin sakinleşmesi adına bu tabloyu piyasalar için felaket görmüyor.
Volkan Dükkancık, Borsa İstanbul için en kötünün geride kaldığını savunuyor. BIST 100 endeksinde 10.000 ile 11.000 puan arasının taban oluşturduğunu belirtiyor. Endeksin bu seviyelerin altına inse bile kalıcı olmayacağını vurguluyor. Ancak borsada V şeklinde dik bir toparlanma beklemiyor. Yıl sonu için en iyi ihtimalle 12.500–13.000 seviyelerine işaret ediyor. Dükkancık'a göre borsa tarihinin en ucuz çarpanlarına ulaştı. Kısa vadeli işlem yerine 4-6 çeyrek sonrasını hedefleyen yatırımcıların şirket hisselerini kademeli biriktirmesi gerekiyor.
Dükkancık hisse seçiminde ayrışmanın şart olduğunu söylüyor. Yüksek faize aşırı duyarlı olan otomotiv, beyaz eşya ve çimento gibi döngüsel sektörlerden uzak durulmasını öneriyor. Buna karşılık yüksek rafineri marjlarıyla öne çıkan Tüpraş, Petkim ve Aygaz gibi petrokimya şirketlerini öne çıkarıyor. Bankacılık sektöründe de Garanti Bankası'nın başlattığı hisse geri alımlarının taban oluşturduğunu anlatıyor. Şirketlerin kendi hisselerini piyasadan toplaması yükseliş için tek başına yetmese bile düşüşü sınırlıyor.
Dolar/TL tarafında 50 eşiğinin aşılması piyasada tedirginlik yarattı. Volkan Dükkancık bu korkunun yersiz olduğunu belirtiyor. Merkez Bankası'nın kuru tamamen serbest bırakmayacağını, kurun enflasyona paralel biçimde kontrollü yükseleceğini söylüyor. Dolar kurunda spekülatif bir patlama beklemiyor. Aynı zamanda ABD tahvil faizlerinin gerilemesi ve dolar endeksinin gevşemesi Türkiye gibi gelişmekte olan piyasaları bir miktar rahatlatıyor.
Profesör Doktor Sinan Alçın, ekim ayı tüketici enflasyonunun aylık yüzde 2,58 geldiğini hatırlatıyor. Yıllık enflasyon yüzde 29,77 seviyesine çıktı. Alçın, yaz aylarındaki baz etkisinin bittiğini vurguluyor. Okul masrafları, yakıt giderleri ve sebze-meyvedeki mevsimsel azalma fiyatları yukarı itti. Özellikle motorin maliyetlerindeki artış, Çukurova'dan büyük şehirlere taşınan gıda ürünlerinin fiyatlarını doğrudan vurdu.
Profesör Doktor Evren Bolgün, Türkiye'nin yüzde 30 bandında bir enflasyon katılığında sıkıştığını ifade ediyor. Yüksek enflasyonu düşürmenin orta seviyelerdeki enflasyonu tek haneye indirmekten daha kolay olduğunu anlatıyor. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 29'un hemen üzerinde kalacağını öngörüyor. Bolgün'e göre 2027 boyunca enflasyonu yüzde 25'in altına çekmek neredeyse imkansız görünüyor.
Evren Bolgün, borsa ve fon krizinin iç talebi sert biçimde frenlediğini belirtiyor. Son iki ayda Borsa İstanbul'dan yaklaşık 170 milyar dolarlık portföy değeri silindi. Fon piyasasındaki küçülme ve servet kaybı, reel sektörde büyük bir nakit sıkışıklığına yol açtı. Otomotiv satışlarında aylık yüzde 28'i aşan daralma görülüyor. Şirketlerin birbirine ödeme yapamadığı bir zincirleme tıkanıklık riski sürüyor. Hizmet fiyatlarındaki yavaşlama talebin çöküşünden kaynaklanıyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Programdaki uzmanlar piyasaya aşırı pembe gözlüklerle bakmıyor. Borsa İstanbul tarafında Volkan Dükkancık'ın çizdiği dip arayışı mantıklı bir temele oturuyor. Şirketlerin çarpan bazında aşırı ucuzlaması ve patronların hisse geri alımlarına başlaması 10.000 puan civarında bir zemin yaratıyor. Fakat yerli yatırımcının fon krizinde yediği dayak ve yabancının henüz gelmeyişi, borsada hemen güçlü bir ralli başlamasını engelliyor. Pozisyon alacakların acele etmeden, nakit akışı sağlam şirketlerde uzun vadeye yayarak biriktirme yapması şart.
Evren Bolgün'ün iç talep ve nakit akışı tespitleri son derece gerçekçi bir uyarı niteliğinde. BIST piyasa değerinden 170 milyar doların erimesi sadece ekran başındaki oyuncuyu etkilemiyor. 6 milyonu aşkın borsa yatırımcısı ve 800 bin BES katılımcısı doğrudan servet kaybı yaşadı. Bu kayıp lüks tüketimi, perakendeyi ve otomotiv pazarını doğrudan vuruyor. Dolayısıyla iç pazara mal satan, borcu yüksek ve işletme sermayesi zayıf şirket hisselerini taşımak şu aşamada büyük bir tuzak barındırıyor.
ABD ara seçimleri ve Trump cephesindeki kilitlenme küresel risk varlıklarını bir süre baskı altında tutacak. Temsilciler Meclisi'nin Demokratlara geçmesi, teknoloji devlerinin yapay zeka harcamalarını ve devasa bütçe açıklarını sorgulatıyor. Bu durum Nasdaq ve küresel büyüme hisselerinde kâr satışlarını tetikliyor. Bu yüzden küresel hisse tarafında agresif alım yapmak yerine, dengelerin oturmasını beklemek gerekiyor.
Dolar/TL tarafında 50 sınırının geçilmesi bir çöküş sinyali değil. Merkez Bankası'nın kontrollü kur patikası aynen işliyor. Kur artışı enflasyonun hemen ardında adım adım ilerliyor. Panikle döviz büfesine koşmak ya da kur korumacı bir panik havasına girmek getiri sağlamaz. Mevcut konjonktürde yüksek faiz ortamı iç talebi baskılamaya devam ederken, en akılcı duruş seçici hisselerde sabırlı biriktirme yapmak ve nakit dengesini koruyarak beklemektir.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Nasıl Bir Ekonomi TV