FED Faiz Kararını Karşılıyoruz !
Bora Özkent⎪ABD Borsası & Teknoloji Yatırımları · 2026-09-16
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST ve fon piyasası: Panikle zararına satış yapma, aşırı getiri vadeden kaldıraçlı fonlardan kesinlikle uzak dur.
2. ABD Hisse Senedi Piyasası: Yüzde 88 hisse ve yüzde 12 nakit ile uzun pozisyonu (long) koru, panik satışı yapma.
3. Micron: Düşüşü bir konsolidasyon olarak gör; satma, yıl sonuna kadar 1500 dolar üstü yeni tarihi zirve beklentisiyle tut.
4. Bankacılık ve Sofi: Faiz artışı ve getiri eğrisinin yataylaşması nedeniyle Sofi ve geleneksel banka hisselerini alma.
5. Gayrimenkul / Konut: Yüksek uzun vadeli faizler ve kiralardaki durağanlık nedeniyle konutu yatırım amacıyla kesinlikle alma.
6. Meta: Güçlü nakit akışı ve tüketici yapay zekasındaki dağıtım üstünlüğüyle mevcut seviyelerden portföyde tut ve biriktir.
7. Google: Teknik olarak ucuzlamış olsa da yapay zeka yarışında geride kaldığı için alım yönünde acele etme, bekle.
8. Palantir: Siber güvenlik ve yazılım hisselerine kıyasla göreceli olarak ucuz kaldığı için yazılım tarafında biriktir.
9. Kripto Varlıklar (Bitcoin, Ethereum, Bitmine): Parasal gevşeme ve regülasyon desteği gelene kadar agresif alımdan kaçın, Bitmine hissesine bulaşma.
10. Circle: Kripto yasa tasarısının ertelenmesi baskı yaratsa da düşüşlerde sadece küçük miktarlarla kademeli biriktir (DCA).
11. Altın ve Petrol: Tahvil faizleri ile jeopolitik savaş gerilimi yatışana kadar yeni pozisyon için acele etme, bekle.
📊 Detaylı Açıklama
Borsa İstanbul'da yaşanan sert satış dalgası ve Terra Portföy fonlarının temerrüde düşmesi, piyasalarda ciddi bir likidite sıkışıklığına işaret ediyor. Konuşmacı, bir piyasanın çökmesi için yatırımcıların satmak istemesinden ziyade borç ve kaldıraç yüzünden satmak zorunda kalması gerektiğini vurguluyor. Geçmişte ABD'de yaşanan fon krizlerine benzeyen bu tabloda, aşırı getiri vadeden yapılara bilinçsizce hücum eden küçük yatırımcıların paniği büyüttüğü belirtiliyor. Fonlardaki çıkış kısıtlamaları kısa vadede rahatsız edici görünse de piyasa paniğini dindirmek adına mantıklı bir adım olarak yorumlanıyor; yatırımcılara panikle satış yapmamaları ve temeli olmayan kaldıraçlı enstrümanlardan uzak durmaları tavsiye ediliyor.
Fed'in 25 baz puanlık faiz artırım kararı ekonomik temeller açısından sert bir dille eleştiriliyor. Çekirdek enflasyonun 2021 Mart ayından bu yana en düşük seviyelerde seyrettiği bir ortamda faiz artırmanın teorik bir dayanağı olmadığı savunuluyor. Özellikle enerji ve tedarik şoklarından kaynaklanan fiyat artışlarının faiz silahıyla çözülemeyeceği, Fed'in bu kararla bağımsızlığını kanıtlamak yerine tahvil piyasasındaki hedge fonların baskısına boyun eğdiği ifade ediliyor. Ancak kararın komite içinde oy birliğiyle alınmış olması, kurum içindeki bölünme riskini ortadan kaldırdığı için piyasaya bir nebze güven vermiş durumda.
Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un toplantı sonrası yaptığı açıklamalar, piyasaların çöküş senaryosundan kaçınmasını sağladı. Warsh konuşmasına enflasyonla kararlı mücadele vurgusu yaparak şahin bir tonla başlasa da, gazetecilerin gelecekteki faiz adımlarına dair sorularına net bir artış taahhüdü vermeyerek karşılık verdi. Geleceğe yönelik peşin hüküm vermeyeceğini, tekil verilere değil genel eğilime bakacağını belirtmesi piyasa tarafından dengeli bir duruş olarak algılandı. Böylece toplantı çok güvercin olmasa da borsaları yıkacak sert bir şahinlikten uzak, nötr bir tonda tamamlandı.
Fed'in açıkladığı faiz projeksiyonları (dot plot), bu yılın geri kalanı için yalnızca bir faiz artışı daha öngörüldüğünü, 2027 yılı için ise yeni bir faiz artışı beklenmediğini ortaya koydu. Konuşmacı, daha önce dile getirdiği "Fed bu yıl üç kez faiz artırırsa Taksim Meydanı'nda anırırım" iddiasına atıfta bulunarak, bugünkü artışın ardından yıl sonuna kadar en fazla bir artış daha modellendiğini ve üç artış ihtimalinin zayıfladığını belirtti. Projeksiyonların 2028 için faiz indirimlerini koruması, piyasanın orta vadeli faiz patikasına dair korkularını önemli ölçüde hafifletti.
ABD borsalarındaki mevcut görünüme ilişkin olarak konuşmacı kendi portföyünü yüzde 88 hisse senedi ve yüzde 12 nakit ile tam anlamıyla uzun (long) pozisyonda tuttuğunu açıklıyor. Şirket karlarının güçlü gelmesi, serbest nakit akışlarının yüksekliği ve yapay zeka altyapı harcamalarının kesintisiz sürmesi nedeniyle 2022 yılındakine benzer derin bir ayı piyasası beklenmiyor. Faiz artışının hisse değerlemeleri üzerinde yaratacağı dalgalanmaların geçici olacağı, bilançosu kuvvetli büyük teknoloji şirketlerinin bu süreci sınırlı değer kayıplarıyla atlatacağı vurgulanıyor.
Tahvil piyasasında yaşanan dinamikler, ABD hazine kağıtlarındaki oynaklığın arkasında sadece enflasyonun değil, hedge fonların yüksek kaldıraçlı işlemlerinin olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 2 trilyon dolarlık hazine kağıdını ellerinde tutan bu fonların faizleri yukarı çekmek için Fed üzerinde manipülatif bir baskı kurduğu ifade ediliyor. Faiz kararının hemen ardından kısa vadeli faizler yükselirken 10 ve 30 yıllık uzun vadeli tahvil faizlerinin gerilemesi, finansal koşulların uzun vadede aşırı sıkılaşmayacağına dair ilk sinyal olarak değerlendiriliyor.
Yarı iletken sektörünün lokomotiflerinden Micron Technology tarafında yaşanan geri çekilmenin bir trend dönüşü değil, sağlıklı bir konsolidasyon ve kâr realizasyonu olduğu belirtiliyor. Şirketin devasa serbest nakit akışı yarattığı, kendi hisselerini geri alabilecek finansal güce ulaştığı hatırlatılıyor. İlk yapay zeka rallisindeki gibi 5-10 katlık sıçramalar artık gerçekçi olmasa da Micron'un bu yıl içinde 1500 doların üzerine çıkarak 2000 dolara doğru yeni bir tarihi zirve (all time high) yapacağı öngörülüyor; bu nedenle pozisyonların korunması gerektiği savunuluyor.
Büyük teknoloji şirketleri kıyaslamasında Meta ve Google arasında net bir ayrım yapılıyor. Meta'nın portföyde kuvvetli bir ağırlıkla tutulduğu, şirketin geliştirdiği açık kaynaklı yapay zeka modellerini nihai tüketiciye ulaştırma konusunda rakipsiz bir dağıtım ağına sahip olduğu ve mevcut çarpanlarıyla oldukça ucuz kaldığı belirtiliyor. Google ise teknik açıdan dip seviyelerde bulunup tepki yükselişi potansiyeli taşısa da, yapay zeka yarışında geride kaldığı algısı nedeniyle birincil tercih olarak görülmüyor ve alım için temkinli kalınması öneriliyor.
Apple için inovasyon kısırlığının aşıldığı yeni bir döneme girildiği ifade ediliyor. Yeni katlanabilir cihaz hamlesi, güncellenen işletim sistemi ve yapay zekayı devasa modeller üretmek yerine kullanıcı cihazlarına entegre etme stratejisi son derece akılcı bulunuyor. Hisse fiyatı çarpan bazında konuşmacı tarafından uzun süredir pahalı bulunsa da, şirketin güçlü müşteri sadakati ve cihaz satışlarındaki ivme sayesinde temel hikayesinin yeniden güçlendiği kaydediliyor.
Yazılım ve bulut altyapısı alanında Palantir ve Nebius öne çıkarılıyor. Siber güvenlik hisselerinin aşırı primlenip pahalandığı bir ortamda, kurumsal yazılıma akan sermayeden pay alan Palantir'in görece makul fiyatlandığı ve alım için değerlendirilebileceği belirtiliyor. Veri merkezi ve neo-cloud tarafında ise Nvidia ve Palantir ortaklıklarıyla dikkat çeken Nebius çok beğenilmekle birlikte, hissenin halihazırda ucuz olmadığı ve kontrolsüzce atlanmaması gerektiği konusunda uyarı yapılıyor.
Gayrimenkul ve konut piyasası yatırım açısından en olumsuz değerlendirilen alan oluyor. Konutun tamamen borçlanma maliyetlerine dayalı bir varlık sınıfı olduğu, yüksek uzun vadeli faizlerin ABD konut pazarını adeta felç ettiği aktarılıyor. Türkiye özelinde de duran nüfus artışı, yavaşlayan kira getirileri ve amortisman maliyetleri sebebiyle konutun kötü bir yatırım aracı olduğu savunuluyor. Bir evin ancak ailevi güvence ve barınma konforu gibi duygusal gerekçelerle alınabileceği, getiri amaçlı konut yatırımından ise kesinlikle kaçınılması gerektiği net bir dille ifade ediliyor.
Bankacılık sektörü ve tüketici finansmanı odaklı Sofi hisseleri için faiz artırımlarının son derece olumsuz bir zemin hazırladığı belirtiliyor. Bankaların kâr edebilmesi için kısa vadeli fonlama maliyetlerinin düşmesi ve getiri eğrisinin dikleşmesi gerektiği, mevcut faiz artışı ortamında ise kâr marjlarının daralacağı açıklanıyor. Bu gerekçeyle Sofi'de pozisyon taşınmadığı ve bankacılık hisselerinden uzak durulması gerektiği yineleniyor.
Kripto para piyasası (Bitcoin ve Ethereum) için Fed'in mevcut duruşundan olumlu bir katalizör çıkmadığı ifade ediliyor. Parasal gevşemenin olmadığı ve ABD Kongresi'nde beklenen kripto yasa tasarısının Demokratlar tarafından ertelendiği bir konjonktürde kripto varlıklarda sert bir boğa rallisi beklenmiyor. Özellikle madencilik ve staking gelirlerine bağlı Bitmine gibi hisselere geçmişte yaşanan kayıplar sebebiyle kesinlikle dokunulmaması gerektiği belirtilirken; Circle tarafında ise yasa ertelemesinin yarattığı sert düşüşlerde yalnızca küçük montanlı kademeli maliyet düşürme (DCA) yapılabileceği aktarılıyor.
Emtia tarafında altın ve petrol dinamikleri faiz kararından farklı değişkenlerle analiz ediliyor. Altının uzun vadeli bir varlık olduğu, kısa vadeli faiz artışına rağmen uzun vadeli tahvil getirilerinin gevşemesi sayesinde dirençli kaldığı ve yön tayini için Warsh'un açıklamalarının sindirilmesinin beklendiği belirtiliyor. Petrol fiyatlarının ise doğrudan İran-İsrail gerilimine kilitlendiği, piyasanın jeopolitik korkunun zirvesinde olduğu ve olası bir diplomatik uzlaşmada Brent petrolün hızla 70-80 dolar bandına gerileyebileceği öngörülüyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Fed'in makroekonomik verilerin işaret ettiği gevşeme ihtiyacına rağmen 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesi, para politikasının rasyonel ekonomik göstergelerden ziyade tahvil piyasasında kümelenen kaldıraçlı fonların baskısıyla şekillendiğini kanıtlamaktadır. Çekirdek enflasyonun tarihi dip seviyelere gerilediği ve talep yönlü bir baskının kalmadığı bir konjonktürde alınan bu karar, teorik olarak bir politika hatasıdır. Ancak kurumun karar metninde ve projeksiyonlarda agresif bir faiz artırım döngüsüne işaret etmemesi, piyasanın en büyük korkusu olan likidite şokunu şimdilik engellemiştir.
Konuşmacının yüzde 88 hisse senedi ağırlığıyla tam uzun (full long) pozisyonda kalma stratejisi, kısa vadeli faiz şoklarının güçlü bilançoya sahip yapay zeka ve yarı iletken şirketlerini yıkamayacağı tezi üzerine kuruludur. Şirketlerin yüksek nakit rezervleri ve devam eden altyapı harcamaları hisse başına karları desteklemeyi sürdürse de, sermaye maliyetinin yüksek kaldığı bu ortamda çarpan genişlemesi beklemek aşırı iyimserlik barındırır. Bu nedenle piyasada genel bir yükseliş dalgasından ziyade, yalnızca nakit akışı kusursuz olan şirketlerin ayrışacağı seçici bir rota takip edilmelidir.
Borsa İstanbul ve yerel fon piyasasında patlak veren likidite krizi, küresel piyasalarda da her an tetiklenebilecek kaldıraç çözülmelerinin bir mikro örneğidir. Kaldıraçlı ETF'ler, hedge fon pozisyonları ve türev piyasalardaki şişkinlikler her borsada benzer temerrüt zincirlerini başlatma potansiyeline sahiptir. Bireysel yatırımcıların aşırı getiri vaatlerine kapılmak yerine, derinliği olan ve kurumsal fonların ağırlıkta olduğu birincil piyasa varlıklarına odaklanması bir tercih değil, portföy sağkalım kuralıdır.
Yapay zeka devriminde ilk dalga donanım rallisinin olgunlaşma evresine geçtiği, konuşmacının da belirttiği üzere sermayenin artık değerleme disiplinine göre yeniden dağıtıldığı görülmektedir. Micron gibi temel göstergeleri çok ucuz kalmış donanım üreticileri konsolidasyon sonrası yeni zirvelere adayken, Meta gibi nihai tüketiciye doğrudan temas eden ve nakit üreten teknoloji devleri ön plana çıkmaktadır. Buna karşılık, iş modeli henüz net bir serbest nakit akışı üretmeyen kuantum, yapay zeka spekülasyonu hisseleri ve regülasyon baskısı altındaki kripto madencilik şirketleri için mevcut faiz ortamı yıkıcı olmaya devam edecektir.
Mevcut piyasa koşullarında yatırımcılar için en rasyonel pozisyonlanma; getiri eğrisi baskısı altındaki bankacılık hisselerinden, fahiş çarpanlara ulaşmış siber güvenlik şirketlerinden ve yatırım amaçlı konuttan kesinlikle uzak durmaktır. Kripto paralarda yasal ve likidite netliği sağlanana kadar temkinli bir bekleme sürecine geçilmeli, portföyler Micron ve Meta gibi güçlü nakit akışına sahip ucuz teknoloji hisselerinde biriktirme odaklı tutulmalıdır. Faiz patikasının tepe noktasına yaklaşıldığı bu geçiş döneminde panik satışlarından kaçınılmalı, ancak gereksiz kaldıraç ve risk artırımlarından da titizlikle uzak durulmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.