DIŞ KONJONKTÜR DE BORSAYI BASKILIYOR! | Mert Yılmaz Yorumluyor | İnfo Yatırım
İnfo Yatırım · 2026-10-14
💡 Hızlı Bilgi
1. BIST 100: Endeks 13.300 üzerine yerleşmedikçe rahat nefes alınamaz; acele alım yapma, temkinli bekle.
2. BIST Kritik Seviyeler: 12.000 ve 11.900 kırılırsa 11.600 - 11.200 (orta nokta 11.500) bölgesine çekilme riskine karşı pozisyon açmakta acele etme.
3. Fon Tasfiye Süreci: Portföy yönetim şirketlerinin zorunlu hisse satışları piyasa üstünde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyor; süreç tamamlanana kadar borsada baskı sürecek.
4. Ons Altın: 4.000 doların altında ve 3.850 - 4.000 dolar bandında portföy çeşitlendirmesi amacıyla kademeli alıcı ol.
5. Ons Gümüş: Yaşanan sert geri çekilmenin ardından destek seviyelerinde kademeli alım ve biriktirme için takipte kal.
📊 Detaylı Açıklama
İstanbul'da yaşanan yoğun yağış ve sel felaketinin piyasa yansımalarına değinilerek, oluşan ciddi mal kaybının kısa vadede sigorta sektörü hisseleri üzerinde doğrudan baskı yaratabileceği belirtiliyor. Ancak sektörün çalışma prensibi gereği risklerin reasürans şirketlerine devredilmiş olması nedeniyle şirketlerin hasar paylaşımı yapacağı, açıklamalar geldikçe bu baskının dengelenebileceği ifade ediliyor.
Gündemi meşgul eden fon tasfiyeleri ve SPK nezdindeki ara ödeme tartışmalarında bilgi kirliliğine dikkat çekiliyor. Kanun teklifi yasalaşmadan ödeme yapılacağına dair teyitsiz haberlere itibar edilmemesi gerektiği, sürecin meclis aşamasından sonra netleşeceği vurgulanıyor. Ödemelerin para piyasası fonları öncelikli olmak üzere net varlık üzerinden maksimum 1 milyon TL sınırıyla yapılacağı, içeride kalan parasını alan yatırımcıların doğrudan hisse senedi piyasasına koşmasının beklenmediği, bu nedenle borsaya taze kaynak girişi yaratmayacağı aktarılıyor.
Dış piyasalarda artan risklerin Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı katladığına işaret ediliyor. ABD'de beklentiyi aşan enflasyon verisi, güçlenen dolar endeksi (DXY), 10 yıllık ABD tahvil faizlerinin yüzde 5'in üzerine çıkması ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi küresel risk iştahını kapatıyor. ABD tahvil faizlerinin yüzde 5 seviyesinde olduğu bir ortamda Türkiye'nin Eurobond ihracı ile arasındaki makasın daraldığı ve yüksek faiz ortamının hisse senetleriyle amansız bir rekabete girdiği, bu küresel tablonun BIST'e nefes aldırmayacağı değerlendiriliyor.
Borsa İstanbul'daki likidite ve hacim erimesi endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Yılbaşından eylül ortasına kadar günlük ortalama 186 milyar TL olan işlem hacminin 100 milyar TL'nin altına gerilediği, kademelerin 15-20 bin lotlara kadar inceldiği belirtiliyor. Piyasada ne mevcut fiyattan satmak isteyen ne de alacak nakdi olan bir kitle bulunuyor. Tek potansiyel alıcı olan kamunun ise zaten tasfiye süreçleriyle meşgul olduğu, bu sığlıkta yukarı yönlü ivme yaratacak güçte alıcı gelmediği sürece piyasanın toparlanmakta zorlanacağı ifade ediliyor.
Endeksin teknik görünümünde 12.000 puan civarındaki sıkışmanın tehlikeli olduğu ve aşağı yönlü kırılma riskini artırdığı uyarısı yapılıyor. Rahat bir nefes alabilmek için endeksin 13.300 puan üzerine yerleşmesi gerektiği, bu seviyenin altında kalınan her anın sadece cesareti olanlara dar al-sat imkânı sunduğu söyleniyor. Aşağıda ise 12.000 ve 11.900 kırıldığı takdirde 11.600 ve 11.200 desteklerinin (orta bant 11.500) gündeme geleceği; haftalık dolar bazlı uzun vadeli hareketli ortalamalara denk gelen bu bölgelerin kırılmasının piyasada çok daha ağır teknik bozulmalara yol açacağı vurgulanıyor.
Tasfiye sürecindeki portföy yönetim şirketlerinin elindeki hisse senedi fonlarının zorunlu satışları borsanın üzerinde açık bir baskı unsuru olarak tanımlanıyor. Tasfiye memurlarının ya da ilgili bankaların hissenin değerine, ucuzluğuna bakmaksızın nakit yaratmak adına piyasaya mal vereceği, bu durumun da endeks ve yan tahtalarda alıcı eksikliğiyle birleştiğinde düşüş baskısını derinleştirebileceği ifade ediliyor.
Sosyal medyada yayılan "aracı kurumlardan paranızı çekin, sistem riski var" şeklindeki manipülatif söylemlere sert tepki gösteriliyor. Sorunun aracı kurumlarla değil, tasfiye sürecine giren bazı portföy yönetim şirketleriyle sınırlı olduğu, hisse senetlerinin MKK nezdinde bireysel güvence altında bulunduğu ve hesap bakiyelerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi kapsamında korunduğu hatırlatılıyor. Benzer panik dalgasının BES için de yaratılmaya çalışıldığı ancak sistem güvenliği açısından hiçbir risk bulunmadığı, pire için yorgan yakılmaması gerektiği vurgulanıyor.
Döviz cephesinde kur hareketinin vites artırdığı ancak bunun bir kur atağı olarak yorumlanmaması gerektiği belirtiliyor. Enflasyonun yüzde 30 olduğu ortamda döviz kurundaki artışın geride kaldığı, yıl sonunda doların 51,5 TL seviyelerine yakınsamasının beklendiği hatırlatılıyor. Faiz indirimleriyle birlikte TL mevduat getirisi ile kur artışı arasındaki makasın daralacağı, bu nedenle yatırımcıların yeni tasarruflarında döviz ve kıymetli maden ağırlığını bir miktar artırmasının makul bir strateji olabileceği aktarılıyor.
Kıymetli madenlerde ise güçlü dolar baskısıyla yaşanan sert geri çekilmelerin alım fırsatı sunduğu ifade ediliyor. Ons altında daha önce öngörülen düzeltmenin gerçekleştiği, 4.000 dolar altındaki fiyatlamalarda ve 3.850 - 4.000 dolar aralığında kademeli olarak alıcı tarafa geçildiği açıklanıyor. Benzer şekilde ons gümüşün de sert düşüş sonrası destek bölgelerinde portföylere eklenmek üzere cazip seviyelere geldiği ve bireysel portföy dağılımında kıymetli maden payının artırıldığı belirtiliyor.
TCMB'nin para politikası tarafında ise ekim toplantısında yüzde 95 olasılıkla 100 baz puanlık bir faiz indirimi beklendiği ifade ediliyor. Yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına gelme eğilimiyle birlikte alan oluştuğu, sene sonu politika faizinin yüzde 34-35 bandında şekillenebileceği değerlendiriliyor. Ancak piyasa kırılganlıkları ve döviz talebi riski göz önüne alındığında, 100 baz puanı aşan agresif bir faiz adımının çok büyük bir hata olacağı ve düşük ihtimal taşıdığı savunuluyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yayın boyunca çizilen makro çerçeve, içsel kurumsal kırılganlıklar ile küresel sıkılaşma koşullarının eşanlı olarak Borsa İstanbul'u kıskaca aldığını net biçimde teyit ediyor. İçeride fon tasfiyelerinden kaynaklanan zorunlu satış baskısı ve hacimsizlik kronikleşirken, dışarıda ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5 seviyesine tırmanması hisse senedi piyasasını risksiz getiri karşısında zayıflatıyor. Konuşmacının "dış konjonktür borsaya fırsat tanımıyor" tespiti, mevcut teknik sıçramaların kalıcı bir boğa trendine dönüşmesini engelleyen temel bariyeri oluşturuyor.
BIST 100 için belirlenen 13.300 direnci aşılmadıkça genel pozisyonun "bekle" ve "nakit koru" ekseninde kalması oldukça rasyonel bir yaklaşımdır. Kademelerin sığlaştığı ve günlük hacmin 100 milyar TL altına gerilediği bir piyasada 12.000 desteğinde kalıcılık aramak yüksek risk taşır; nitekim 11.900 seviyesinin altı test edilirse 11.500 bölgesine kadar sert marj açılabilir. Dolayısıyla endekste yeni pozisyon açmak için acele edilmemeli, tasfiye kaynaklı zorunlu blok satışların piyasada karşılanma kapasitesi izlenmelidir.
Sosyal medyadaki sistemik kriz söylemlerine karşı MKK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi vurgusuyla getirilen kurumsal güvence açıklaması piyasa sağlığı açısından kritik bir uyarıdır. Yatırımcıların portföy yönetim şirketlerindeki tekil usulsüzlükler ile aracı kurumların saklama ve takas altyapısını birbirine karıştırmaması gerekir. Sisteme küsüp zararına varlık tasfiye etmek veya BES'i bozmak, orta vadede getiri erozyonunu derinleştirmekten başka bir sonuç üretmeyecektir.
Varlık dağılımı tarafında konuşmacının kıymetli madenlere yönelik "kademeli al" duruşu küresel jeopolitik ve faiz indirim döngüleri açısından sağlam bir temele oturuyor. Ons altının 3.850 - 4.000 dolar aralığında portföy payının artırılması, kurdaki kontrollü hızlanma beklentisiyle birleştiğinde yerel yatırımcı için güçlü bir denge unsuru sağlayacaktır. Net bir özetle: Borsa İstanbul'da agresif alımdan uzak durulmalı ve 13.300 görülene kadar beklemede kalınmalı; buna karşılık portföylerdeki nakit akışında altın, gümüş ve kontrollü döviz ağırlığı kademeli şekilde artırılmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: İnfo Yatırım