Dikkatler Fed’e Çevrildi! Faiz Kararı Ne Olacak? | Ekonomi Masası | 28 Ekim
Nasıl Bir Ekonomi TV · 2026-10-28
💡 Hızlı Bilgi
1. Fed faiz kararı için bekle: Bu toplantıda faiz pas geçilecek, piyasada sert bir dalga beklenmiyor.
2. Küresel tahvil piyasasında acele alım yapma: Bütçe açıkları krizi tetikleme riski taşıyor, tansiyon hala yüksek.
3. BIST genelinde bilanço fiyatlaması bekleme: Fon krizi ve likidite sıkışıklığı hisse performanslarını gölgeliyor.
4. BIST bankacılık hisselerini biriktir: Çarpanlar çok cazip seviyelere indi ve sektör güvenli liman rolünü koruyor.
5. Özel sektör tahvil ve bonolarını (ÖST) alma: Şirketlerin geri ödeme ve itfa güçlükleri zincirleme risk yaratıyor.
📊 Detaylı Açıklama
Vahap Taşan'a göre Amerikan Merkez Bankası (Fed) bu akşamki toplantıda faiz oranını sabit bırakacak. Piyasada Aralık ayı için ek bir faiz artırımı fiyatlaması sürse de metinde veya iletişim dilinde sert bir yönlendirme gelmeyecek. Fed üyeleri bu toplantıda yeni ekonomik tahmin ve projeksiyon raporu açıklamayacak. Başkan Powell yerine metin odaklı sakin bir iletişim bekleniyor. Bu sebeple küresel piyasalarda karar anında sert bir kırılma yaşanması beklenmiyor.
Küresel tahvil piyasasında Vahap Taşan net bir ferahlama görmüyor. Amerika, Almanya, Fransa ve Japonya gibi dev ekonomilerde bütçe açıkları kontrol sınırlarını çoktan aştı. Amerika coğrafi olarak başvursa dahi mevcut bütçe açığıyla Avrupa Birliği kriterlerini karşılayamayacak durumda bulunuyor. Taşan, geçmiş krizlerin bütçe açığı kaynaklı olduğunu hatırlatarak yeni bir küresel krizin tahvil faizleri ve yükselen CDS (kredi risk primi) kaynaklı çıkabileceğini vurguluyor. Tahvilde tansiyonun yatışması kısa vadede zor görünüyor.
Borsa İstanbul tarafında finansal sonuçlar ile hisse fiyatları arasındaki bağ kopmuş durumda. ASELSAN beklentilerin yüzde 75 üzerinde kâr açıklamasına ve Akbank ilk 9 ayda 45,9 milyar lira net kâr getirmesine rağmen borsa bunu fiyatlayamıyor. Ereğli örneğinde görüldüğü gibi iyi tablolara rağmen hisseler haksız satış baskısı yiyor. Taşan'a göre bunun temel nedeni şirket bilançoları değil, piyasanın üzerine karabasan gibi çöken fon krizi ve genel likidite problemidir.
BIST bankacılık sektörü için Vahap Taşan seçici bir iyimserlik taşıyor. Kredi büyümesindeki yavaşlama ve çeyreklik kâr erimeleri kısa vadeli bir baskı oluştursa da hisse çarpanları aşırı ucuzladı. Takibe düşen sorunlu kredilerin toplam içindeki payı şu an yüzde 2,5-3 bandında seyrediyor. 2001 krizindeki yüzde 18-20 seviyelerine kıyasla sektör oldukça sağlam duruyor. Taşan, olası kredi yapılandırmalarının getireceği yüke rağmen bankaların mevcut borsada güvenli liman olarak biriktirilebileceğini söylüyor.
Özel sektör tahvil ve bono (ÖST) piyasasında ciddi bir tıkanma yaşanıyor. Tonguç Erbaş ve Talip Aktaş, faizlerin yüksek olduğu ortamda şirketlerin borçlanmak için ihraç ettiği tahvillerin vadesi geldikçe ödeme krizine dönüştüğünü belirtiyor. Tahvillere piyasada yeni alıcı gelmiyor. Şirketler borçlarını çevirebilmek için arka arkaya bankaların kapısını çalarak yapılandırma istiyor. Erbaş, bu alandaki panik havasının yasal düzenlemelerle dağılmasının ancak Ocak ayı sonunu bulacağını ifade ediyor.
Emtia ve enerji tarafında Brent petrol 100 doların üzerinde kalmaya devam ediyor. Suudi Arabistan'daki saldırıların ardından petrolün 116 dolara kadar fırlaması küresel dezenflasyon sürecini baltalıyor. Vahap Munyar ve Vahap Taşan, petroldeki bu yangın sönmeden enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşamayacağını belirtiyor. Jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski, merkez bankalarının elini kolunu bağlayan ana faktör olmaya devam ediyor.
Reel sektörde ve Anadolu sanayisinde çarklar sert biçimde yavaşladı. Düzce ve Diyarbakır ziyaretlerindeki izlenimlerini aktaran Vahap Munyar, krizin geçmişteki gibi kısa sürmediğini ve tüm sektörlere yayıldığını söylüyor. Tekstilde 13 fabrikadan 7'sini kapatıp 5 bin işçiyi çıkaran firmalar var. Şirketler yüzde 40'ın altına inen ticari kredi faizlerine rağmen borçlanamıyor. Avrupa pazarında rekabet gücü kaybedilirken yurt dışı borçlanma faizleri de aşırı pahalı kalıyor.
İç piyasada fon krizine yönelik mağduriyetleri gidermek için tasfiye adımları hızlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın duyurduğu 1 milyon liraya kadar olan nakit ödemeleri cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden başlayacak. Talip Aktaş, küçük işletmelerin ve vatandaşların günlük nakit akışını bu fonlara bağladığını, erken yapılacak ödemelerin piyasadaki yıkıcı güven kaybını onarmak için şart olduğunu vurguluyor.
🎯 Finans Uzmanı Yorumu
Yayın boyunca ortaya konan tablo, piyasanın derin bir likidite ve güven darboğazından geçtiğini net biçimde belgeliyor. Konuşmacıların ortak tezi çok açık: Enflasyonla mücadele adımları sanayi ve şirket kârlılıklarını doğrudan vurmuş durumda. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini piyasanın önceden fiyatlaması mevduat faizlerini yüzde 37 seviyesine, ticari kredileri yüzde 40 altına çekse de para kanalları reel sektöre akmıyor. Şirketlerin peş peşe kredi yapılandırması istemesi, borç krizinin kapıda olduğuna dair ciddi bir ikaz niteliğindedir.
Vahap Taşan'ın çizdiği Borsa İstanbul çerçevesi aşırı temkinli bir duruş gerektiriyor. Analistlerin ve yatırımcıların harika gelen bilançolara sevinemediği bir ortamda hisse seçimi tek başına kurtarıcı olamaz. Şirket kârları beklentileri aşsa dahi fon krizinin yarattığı satış dalgası fiyatları aşağı çekiyor. Bu nedenle borsada genel bir yükseliş dalgası beklemek yerine, Taşan'ın işaret ettiği gibi çarpanları tarihi dip seviyelere gerileyen bankacılık tarafında sabırla ve kademeli biriktirme yapmak en rasyonel stratejidir.
Tahvil ve borçlanma araçları piyasasında ise tam anlamıyla kırmızı alarm veriliyor. Özel sektör borçlanma araçları (ÖST) tarafında vadesi gelen tahvillerin ödenememesi veya devredilememesi, küçük yatırımcı için büyük bir tuzaktır. Şirketlerin fon krizine takılması ve bankalara borç öteleme kuyruğuna girmesi, sabit getirili özel sektör enstrümanlarından kesinlikle uzak durulması gerektiğini gösteriyor. Ocak ayı sonuna kadar bu alanda herhangi bir toparlanma emaresi beklemek aşırı iyimserlik olur.
Makroekonomik hedefler cephesinde ise 2027 programındaki büyüme ve enflasyon rakamları sahadaki gerçeklerle uyuşmuyor. İmalat sanayisinde 280 bin kişinin işini kaybetmesi, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31'i bulması ve petrolün 100 dolar üzerine yerleşmesi enflasyon hedeflerini hayalci kılıyor. Yatırımcı için mevcut pozisyon: Hisse tarafında sadece bankalar gibi defansif ve çarpanı ucuz varlıklarda çok uzun vadeli 'biriktir', fon krizindeki belirsizlik bitene kadar genele yaygın BIST alımlarından 'uzak dur', riskli şirket tahvillerini kesinlikle 'alma' ve küresel piyasalarda Fed kararı sonrası toparlanmayı 'bekle' şeklinde kalmalıdır.
⚠️ Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Kanal: Nasıl Bir Ekonomi TV