Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Hem gotik hem prenses tarafım var!" / Melis Sezen
Fatih Altaylı · 2026-06-07
💡 Hızlı Bilgi
1. Aile kökleri Selanik ve Makedonya'ya dayanıyor, bu da güçlü bir karakter ve inatçılık getiriyor.
2. Çocukluğu Silivri'de, babasının iş yerinde ve çiftlik benzeri bir ortamda geçti, bu da çalışkanlık ve doğayla iç içe olmayı öğretti.
3. Ergenlik döneminde kitap okuyarak içine kapanık halden daha sıcakkanlı birine dönüştü.
4. Annesiyle ilişkisi ergenlikten sonra güçlendi, annesi hayatında önemli bir figür haline geldi.
5. 99 depremi sonrası annesi, çocukların toprakta büyümesi için onları köye taşıdı.
6. Ailece sokak hayvanlarını sahiplendiler, bu da doğa ve hayvan sevgisini pekiştirdi.
7. Küçük yerde büyümenin avantajlarını yaşadı; mahalle kültürü ve oyunlarla dolu bir çocukluk geçirdi.
8. Hem kız oyunları hem de PlayStation gibi oyunlarla büyüdü, erkek-kız ayrımı yapmadan sosyalleşti.
9. Anadolu Lisesi ve Koç Üniversitesi gibi iyi bir eğitim aldı, çalışkanlığıyla okul birincisi oldu.
10. Medya ve Görsel Sanatlar bölümünü seçti çünkü birçok alanı kapsıyordu.
11. Oyunculuk merakı çocukken başladı, amcasının aldığı kamera ile kısa filmler çekti.
12. 10 yaşında Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde drama derslerine başladı ve ilk sahne deneyimini yaşadı.
13. Bugüne kadar birçok dizi ve filmde rol aldı, en sevdiği rolü "Sadakatsiz"deki Cansu karakteriydi.
14. Set ortamında yönetmenin ve yapımcının enerjisinin ekibi etkilediğini düşünüyor.
15. Profesyonellik, egonun olmaması ve alan korumanın set ortamında önemli olduğunu vurguluyor.
16. Harley Quinn gibi karakterleri oynamak istediğini, gotik tarzı sevdiğini belirtiyor.
17. "Hamnet" filmindeki Jessie Buckley'nin oyunculuğundan etkilendi.
18. Kendi parfümünü yaratma heyecanı yaşıyor, kokuya ve hafızaya olan ilgisi büyük.
19. Otomobil kullanmanın ona özgürlük ve köklenmişlik hissi verdiğini söylüyor.
20. Venedik Film Festivali'ne katılımı sırasında Türk sanatçılara ilgi olduğunu gözlemledi.
21. "Leyla ile Mecnun" dizisindeki Leyla karakterinin kokularla olan bağına dikkat çekiyor.
22. Soğan doğrama konusunda başlangıçta zorlansa da zamanla öğrendiğini ve yemek yapmaya başladığını belirtiyor.
23. Yönetmenlik yapmak istediğini, senaryo yazdığını ve okulunda ders verdiğini söylüyor.
24. Ailesinin yaptığı her şeyle gurur duyduğunu, iyi insan olmanın önemli olduğunu vurguluyor.
25. Somer Şef'in bir cümlesini kullanmak için izin istemesi, zarif ve etik bir davranış sergilediğini gösteriyor.
26. Tek kız olması ve sülalede ilk doğan kız olması nedeniyle özel bir yere sahip olduğunu düşünüyor.
27. Seyahat etmeyi seviyor ve ileride daha fazla seyahat etmek istiyor.
28. Özel hayatını gizli tutuyor, bu konuda oldukça ketum davranıyor.
29. Erkeklerin mal olduğu yorumunu yapıyor, doğru kısmeti bulmanın zorluğundan bahsediyor.
30. Kendini prenses gibi hissettiğini ve zarafetinin buradan geldiğini düşünüyor.
📊 Detaylı Açıklama
1. Aile kökleri Selanik ve Makedonya'ya dayanıyor, bu da güçlü bir karakter ve inatçılık getiriyor: Melis Sezen, aile geçmişinin Selanik ve Makedonya gibi köklere sahip olmasının kendisine güçlü bir karakter ve belirgin bir inatçılık verdiğini belirtiyor. Bu durum, onun hayata karşı duruşunu ve kararlılığını şekillendiren önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Bu miras, onun hem kişisel hem de profesyonel hayatında zorluklarla başa çıkma gücünü besliyor.
2. Çocukluğu Silivri'de, babasının iş yerinde ve çiftlik benzeri bir ortamda geçti, bu da çalışkanlık ve doğayla iç içe olmayı öğretti: Silivri'de babasının iş yerinde (Aygaz ve Erikli bayiliği) büyüyen Melis, çocukluğunun önemli bir kısmını orada geçirdiğini anlatıyor. Babasının dükkanında kasada oturup resim yapıp sattığı, hatta tüplerin üstüne resim çizdiği anılarından bahsediyor. 99 depremi sonrası annesinin onları köye taşımasıyla başlayan çiftlik hayatı, toprağa basarak büyümelerini sağladı. Bu süreç, ona çalışkanlığı, doğayla iç içe olmayı ve hayvan sevgisini erken yaşta öğretti. Bu deneyimler, onun hayata bakış açısını ve değerlerini derinden etkiledi.
3. Ergenlik döneminde kitap okuyarak içine kapanık halden daha sıcakkanlı birine dönüştü: Melis, ergenlik öncesinde daha kapalı, içine kapanık ve insanlara karşı biraz mesafeli olduğunu itiraf ediyor. Ancak kitap okumaya başlamasıyla birlikte karakterinde büyük bir değişim yaşadığını, daha sıcakkanlı ve dışa dönük bir hale geldiğini anlatıyor. Bu dönüşüm, onun sosyal becerilerini geliştirmesine ve insanlarla daha kolay iletişim kurmasına yardımcı oldu.
4. Annesiyle ilişkisi ergenlikten sonra güçlendi, annesi hayatında önemli bir figür haline geldi: Ergenlik dönemine kadar annesiyle çatışmalar yaşadığını belirten Melis, bu dönemi atlattıktan sonra annesiyle arasındaki ilişkinin çok daha güçlendiğini ve annesinin hayatındaki en önemli figürlerden biri haline geldiğini söylüyor. Bu, birçok genç kızın anneleriyle yaşadığı benzer bir sürece işaret ediyor ve annenin hayatındaki dönüştürücü rolünü vurguluyor.
5. 99 depremi sonrası annesi, çocukların toprakta büyümesi için onları köye taşıdı: 1999 depreminin ardından annesinin, çocuklarının toprakla ve doğayla iç içe bir ortamda büyümesi isteğiyle onları Silivri'deki bir köye taşıdığı anlatılıyor. Bu karar, ailenin yaşam tarzını tamamen değiştirdi ve Melis'in doğayla olan bağını güçlendirdi.
6. Ailece sokak hayvanlarını sahiplendiler, bu da doğa ve hayvan sevgisini pekiştirdi: Köy hayatına geçişle birlikte aile, babasının köpeklerle olan sevgisi ve annesinin başlangıçtaki korkusuna rağmen sokak hayvanlarını sahiplenmeye başladı. Köpekler, kediler ve diğer hayvanlarla dolu bir ortamda büyüyen Melis, bu deneyimin kendisini hiçbir şeyden tiksinmeyen, toprağı ve doğayı seven biri haline getirdiğini belirtiyor.
7. Küçük yerde büyümenin avantajlarını yaşadı; mahalle kültürü ve oyunlarla dolu bir çocukluk geçirdi: Silivri gibi küçük bir yerde büyümenin, mahalle hayatının sıcaklığını ve samimiyetini yaşamasını sağladığını ifade ediyor. Saklambaç, yakar top gibi oyunlarla dolu bir çocukluk geçirmesi, onun neslinin kaçırdığı bir deneyim olduğunu düşünüyor.
8. Hem kız oyunları hem de PlayStation gibi oyunlarla büyüdü, erkek-kız ayrımı yapmadan sosyalleşti: Melis, Barbie bebeklerle oynamanın yanı sıra PlayStation'da Call of Duty gibi oyunlar da oynadığını anlatıyor. Babasının mahallenin tüm çocuklarını toplayıp ATV'lerle gezdirme anısı, erkek-kız ayrımı yapmadan, birlikte büyüdüğü bir sosyal çevreye sahip olduğunu gösteriyor.
9. Anadolu Lisesi ve Koç Üniversitesi gibi iyi bir eğitim aldı, çalışkanlığıyla okul birincisi oldu: Eğitim hayatında da başarılı olan Melis, Anadolu Lisesi ve Koç Üniversitesi'nde eğitim gördü. Çalışkanlığını vurgulayan Sezen, okul birincisi olduğunu ve özellikle Balkan Koleji'nin eğitim kalitesinden övgüyle bahsediyor.
10. Medya ve Görsel Sanatlar bölümünü seçti çünkü birçok alanı kapsıyordu: Koç Üniversitesi'nde Medya ve Görsel Sanatlar bölümünü tercih etmesinin nedeni, bu bölümün birçok farklı alanı (medya, görsel sanatlar, eşit ağırlık) kapsamasıydı. Seçim yaparken zorlanan Melis, bu bölümün hepsini bir araya getirmesiyle kararını netleştirdiğini belirtiyor.
11. Oyunculuk merakı çocukken başladı, amcasının aldığı kamera ile kısa filmler çekti: Oyunculuk isteğinin çocukluğundan beri var olduğunu, odasında kendi kendine oyunlar kurduğunu anlatıyor. Rahmetli amcasının aldığı kamera ile kardeşiyle birlikte kısa filmler çektiği anılarından bahsediyor.
12. 10 yaşında Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde drama derslerine başladı ve ilk sahne deneyimini yaşadı: Okulda drama dersinde yeteneği fark edilen Melis, annesi tarafından Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne götürülmeye başlandı. 10 yaşında ilk kez sahneye çıktığını ve bu deneyimin kendisi için çok önemli olduğunu belirtiyor.
13. Bugüne kadar birçok dizi ve filmde rol aldı, en sevdiği rolü "Sadakatsiz"deki Cansu karakteriydi: Sayısız dizi ve filmde rol aldığını belirten Melis, en sevdiği rolünün "Sadakatsiz" dizisindeki Cansu karakteri olduğunu söylüyor. Dizinin yüksek reyting almasına rağmen erken final yapmasının kendisini şaşırttığını ifade ediyor.
14. Set ortamında yönetmenin ve yapımcının enerjisinin ekibi etkilediğini düşünüyor: Set ortamının havasını ve ruhunu belirleyen en önemli faktörün yönetmen olduğunu düşünüyor. Yönetmenin tavrı, enerjisi ve yaklaşımının tüm ekibi, oyuncuları ve teknik ekibi etkilediğini vurguluyor. Yapımcının da bu noktada önemli bir rolü olduğunu ekliyor.
15. Profesyonellik, egonun olmaması ve alan korumanın set ortamında önemli olduğunu vurguluyor: Set ortamında herkesin profesyonel olması, kişisel algılamadan kaçınması ve egolarını bir kenara bırakması gerektiğini belirtiyor. Herkesin aynı amacı (iyi bir iş çıkarmak) paylaştığını ve birbirlerinin alanına saygı duyması gerektiğini vurguluyor. Bu prensiplere uyulduğunda, birlikte yaratılan sihirli bir atmosferin oluştuğunu ifade ediyor.
16. Harley Quinn gibi karakterleri oynamak istediğini, gotik tarzı sevdiğini belirtiyor: Melis, ilham aldığı ve oynamak istediği karakterler arasında Harley Quinn'i sayıyor. Ayrıca Victoria dönemi tarzı, gotik estetiği sevdiğini ve bu tür karakterleri canlandırmaktan keyif alacağını dile getiriyor.
17. "Hamnet" filmindeki Jessie Buckley'nin oyunculuğundan etkilendi: Yakın zamanda izlediği "Hamnet" filmindeki Jessie Buckley'nin oyunculuğunun kendisini çok etkilediğini belirtiyor. Bu filmin, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin insanlara dokunabilen filmlerden biri olduğunu düşünüyor.
18. Kendi parfümünü yaratma heyecanı yaşıyor, kokuya ve hafızaya olan ilgisi büyük: Melis'in en büyük heyecanlarından biri kendi parfümünü yaratma süreci. Kokulara olan ilgisi çok eskilere dayanıyor; sürekli koklar, notaları ayrıştırmaya çalışır. Kokuya, hafızaya ve anılara olan bu derin bağ, onun için sihirli ve fizik ötesi bir alan.
19. Otomobil kullanmanın ona özgürlük ve köklenmişlik hissi verdiğini söylüyor: Otomobil kullanmanın kendisine özgürlük hissi verdiğini, aynı zamanda köklenmiş ve sağlam hissettirdiğini belirtiyor. Yeni yolculuklara açılma hissiyle birlikte, araba kullanmanın ona güven verdiğini ifade ediyor. Mevcut olarak Lexus RX500 kullanıyor ve bu deneyimden çok memnun.
20. Venedik Film Festivali'ne katılımı sırasında Türk sanatçılara ilgi olduğunu gözlemledi: Venedik Film Festivali'ne marka yüzü olarak katıldığında, Türk sanatçılara ve özellikle kendisine yönelik büyük bir ilgi olduğunu gözlemlediğini anlatıyor. Bu ilgi, "Sadakatsiz" gibi dizilerin yurt dışındaki başarısının bir yansıması olarak değerlendiriyor.
21. "Leyla ile Mecnun" dizisindeki Leyla karakterinin kokularla olan bağına dikkat çekiyor: Dijitalde oynayan "Leyla ile Mecnun" dizisindeki Leyla karakterinin, kokuları ve tatları ayrıştırabilme yeteneğiyle kendisiyle benzerlikler taşıdığını belirtiyor. Bu karakterin, kokunun notaları gibi her detayı ayrıştırabilmesi, Melis'in kokuya olan ilgisiyle örtüşüyor.
22. Soğan doğrama konusunda başlangıçta zorlansa da zamanla öğrendiğini ve yemek yapmaya başladığını belirtiyor: Başlangıçta soğan doğrama konusunda zorlanan Melis, bu durumun izleyiciler tarafından tiye alınmasına rağmen, "Leyla ile Mecnun" dizisi için şeflerden ders alarak bu becerisini geliştirdiğini anlatıyor. Artık yemek yapmaya başladığını ve domates doğramayı da öğrendiğini ekliyor.
23. Yönetmenlik yapmak istediğini, senaryo yazdığını ve okulunda ders verdiğini söylüyor: Medya ve Görsel Sanatlar bölümünü seçme nedenlerinden biri olan yönetmenlik isteğini dile getiriyor. Kendi senaryolarını yazmak ve çekmek istediğini belirtiyor. Ayrıca, kendi okulu Koç Üniversitesi'nde öğrencilere senaryo dersi vererek deneyimlerini paylaştığını söylüyor.
24. Ailesinin yaptığı her şeyle gurur duyduğunu, iyi insan olmanın önemli olduğunu vurguluyor: Ailesinin, kendisinin ne yaptığına bakmaksızın, kalbiyle ve dürüstçe yaptığı her şeyle gurur duyduğunu belirtiyor. Onlar için en önemli şeyin iyi bir insan olmak olduğunu vurguluyor ve bu değerlerin kendisini şekillendirdiğini söylüyor.
25. Somer Şef'in bir cümlesini kullanmak için izin istemesi, zarif ve etik bir davranış sergilediğini gösteriyor: Somer Şef'in bir cümlesini kendi projesinde kullanmak için kendisinden izin istemesi, Melis'in ne kadar zarif, etik ve düşünceli bir insan olduğunu gösteriyor. Bu durum, başkalarının emeğine ve yaratıcılığına duyduğu saygıyı ortaya koyuyor.
26. Tek kız olması ve sülalede ilk doğan kız olması nedeniyle özel bir yere sahip olduğunu düşünüyor: Ailede tek kız olması ve sülalede ilk doğan kız olması nedeniyle kendisini şanslı ve özel hissettiğini belirtiyor. Bu durumun, anne ve babası için de büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu düşünüyor.
27. Seyahat etmeyi seviyor ve ileride daha fazla seyahat etmek istiyor: Melis, seyahat etmeyi sevdiğini ve gelecekte daha fazla seyahat etmek istediğini ifade ediyor. Kardeşiyle birlikte seyahat etme fikri de gündeminde.
28. Özel hayatını gizli tutuyor, bu konuda oldukça ketum davranıyor: Özel hayatıyla ilgili hiçbir detayın magazin basınına yansımaması, Melis'in bu konudaki ketumluğunu ve gizliliğe verdiği önemi gösteriyor. Bu konuda oldukça dikkatli davrandığını ve bu durumun kendi tercihi olduğunu belirtiyor.
29. Erkeklerin mal olduğu yorumunu yapıyor, doğru kısmeti bulmanın zorluğundan bahsediyor: Günümüzde erkeklerin bazılarının parası veya yakışıklılığı nedeniyle gereksiz bir havaya girdiklerini, bu durumun doğru kısmeti bulmayı zorlaştırdığını ifade ediyor. Kısmet ve Allah'ın işi olduğunu belirterek, iyi bir insanla karşılaşmayı umduğunu dile getiriyor.
30. Kendini prenses gibi hissettiğini ve zarafetinin buradan geldiğini düşünüyor: Yürüyüşünden oturuşuna kadar her hal ve tavrında bir zarafet olduğunu kabul ediyor. Kendini prenses gibi hissettiğini ve bu durumun ilk ve tek kız olmasından kaynaklandığını düşünüyor.
🎯 Uzman Yorumu
Melis Sezen ile yapılan bu sohbet, onun sadece yetenekli bir oyuncu olmanın ötesinde, derinlikli, düşünceli ve köklerine bağlı bir birey olduğunu ortaya koyuyor. Aile bağları, çocukluk deneyimleri ve aldığı eğitim, onun bugünkü karakterini şekillendirmiş. Özellikle Silivri'deki çocukluğu ve annesinin köye taşıma kararı, doğayla kurduğu bağı ve hayvan sevgisini pekiştirmiş. Bu, günümüz şehirli insanında nadir görülen, değerli bir özellik.
Oyunculuk kariyerindeki başarısı ortada. "Sadakatsiz" gibi popüler dizilerdeki performansları, onun ne kadar çok yönlü bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Ancak benim dikkatimi çeken, set ortamına dair yaptığı analizler. Yönetmenin ve yapımcının enerjisinin ne kadar kritik olduğunu vurgulaması, sektördeki dinamiklere dair derin bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor. Profesyonellik, ego kontrolü ve alan koruma prensipleri, sadece set ortamı için değil, genel olarak iş hayatı için de altın değerinde tavsiyeler.
Kendi parfümünü yaratma süreci ise onun sanatsal ve duyusal zekasının bir göstergesi. Koku, hafıza ve kimlik arasındaki bağı kurma yeteneği, onu sıradan bir ünlüden çıkarıp, duyusal bir sanatçı kimliğine taşıyor. Bu proje, onun sadece oyunculukla sınırlı kalmayıp, farklı alanlarda da kendini ifade etme isteğini ve potansiyelini gösteriyor. Parfümün sadece bir koku olmanın ötesinde, bir kimlik beyanı haline gelmesi, günümüzdeki kişiselleştirilmiş ürün trendinin de bir yansıması.
Özel hayatını gizli tutması, günümüzün şeffaflık çağında dikkat çekici bir durum. Bu, onun kendi sınırlarını belirleme ve özel alanını koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Bu tavrı, onu daha gizemli ve ilgi çekici kılıyor.
Yönetmenlik isteği ve senaryo yazma çabası, onun oyunculuk kariyerine ek olarak yaratıcı yönünü de beslediğini gösteriyor. Medya ve Görsel Sanatlar eğitimi, bu isteğini destekleyen sağlam bir temel oluşturuyor. Kendi okulunda ders vermesi, bilgi ve deneyimini paylaşma isteğini ve bir mentor olma potansiyelini ortaya koyuyor.
Son olarak, ailesine olan bağlılığı ve onların değerlerine verdiği önem, onun karakterinin temel taşlarından. "İyi insan olmak" vurgusu, günümüz dünyasında giderek daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir değer. Melis Sezen, hem sanatsal yeteneği hem de insani değerleriyle, gelecekte de adından söz ettirecek, ilham veren bir isim olmaya devam edecek.
Kanal: Fatih Altaylı